98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması

98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Tarih Araştırmacısı Sultan Aydın’ın “98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması” yazısı:

98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması


98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması

KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Tarih Araştırmacısı Sultan Aydın’ın “98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması” yazısı:

            1- İSTİKLAL HARBİMİZ, KAZIM KARABEKİR PAŞA VE ŞARK CEPHESİ

    30 EKİM 1920 KARS’IN KURTULUŞU

2- 2-3 ARALIK 1920 GÜMRÜ ANTLAŞMASI, GÜMRÜ ANTLAŞMASI İLE ERMENİLERİN SEVR MUAHEDESİNDEKİ İMZALARI GERİ ALDILAR

3- İSMET PAŞANIN KAZIM KARABEKİR PAŞAYA YAZDIĞI MEKTUP

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HÜKÜMETİNİN İLK ZAFERİ VE TÜRK DEVLETİNİN İLK ZAFERİ

‘‘BOĞAZLAR BOĞAZIMIZ, KARS-ARDAHAN BELKEMİĞİMİZDİR

 ORASI ELDE BULUNDURULMADIKÇA ANADOLUNUN MÜDAFAASI ZAYIFLAR.’’                            (KAZIM KARABEKİR PAŞA)

 İSTİKLAL HARBİMİZDE KAZIM KARABEKİR PAŞA VE ŞARK CEPHESİ

   ( 30 EKİM 1920 KARS’IN KURTULUŞU, KARS’A TAARUZ EMRİ)

             23.10.1336 (1920) tarihli istihbarat emrinde bildirilen vaziyet alınıp istihbarat ve istikşafat ikmal edildikten sonra ahval başka türlü hareketi icab ettirmezse 20.10.1336 (1920) tarihli emirde bildirilen tarzda 27.10.1336’da (1920)  harekât-ı taarruziyeye geçilecektir. Harekât-ı taarruziyenin hedefi Ermeni kuva-yi asliyesini Kars içerisinde veya Kars’ı müteakip takip ile imha eylemektir.

Bundan maksat Üçler Tepesi ve Akbaba hattına ilerleyecek olan 12. Fırka’nın mukavemete uğraması halinde hareketi teshil etmektir. 9. Fırkanın Yahnılar - Vezin Köy-Mağaracık hattını işgal ettikten sonra süvarilerini Halefoğlu ve daha şarkdan şimale sürerek demir yolu ve şosaları biran evvel kat-ı ve tahrib ettirmesi kısm-ı küllisi ile Kars’ın tabyalarına çarpmayarak tabyalar hattının haricinden Kars’ı şark ve şark şimalinden ihata ve geri ile olan muvasalatı tamamen kat ederek ordusunu inhizama uğratması pek mühimdir.

             Kars’ın ileri mevzilerindeki Ermeni birliklerini tamamıyla Kars kalesine kadar sürdükten sonra cephede fazlaca top ve piyade alayı bıraktıktan sonra iki fırka ile ve gece yürüyüşleri ile cüretli ve maharetli büyük bir kuşatma hareketi ile  Yahnilar Tepeleri ve Vezin Köy - Üçler Tepesi hattını baskın ile işgal ettik.

            30 Ekim’de Üçler Tepesindeki gözetleme yerinden idare ettiğim bir taarruz ile Ermeni ordusu üç saat içinde perişan oldu. Sıkı takiple doğu cephesindeki tabyaları işgal ettik. Kale dışındaki Ermeni birlikleri Kars’ın kuzey cephesine karşı taarruza başladılarsa da iki yıl önce yine kumandam altında Kars’ı işgal etmiş bulunan birliklerim süratli ve maharetli hareketleriyle bu sarp ve pek kuvvetli ve modern olan cepheyi de -Karadağ Arap tabyaları -onlardan önce işgal edebilmiştik.

            15. 30’da ben de karargâhımı Kars’ta kurmuş bulunuyordum. Hala mukavemet eden Tahmas tabyası da ikindi vakti düşürüldü. Kars’ın zapt edildiğini Karadan Ankara’ya müjdeledim.

            Akşama kadar istasyonda karargahımda toplanan esirler şunlardır, 3 general, 6 albay, 12 yarbay, 16 yüzbaşı ) teğmen, 16 sivil memur, 12 astsubay,i erbaş. Esir askerlerin sayısı olan 1150 idi, Sayılan Ermeni ölüsü 1110 idi.           Faydalanabilecek 337 top, tamire muhtaç 339 top, pek çok miktarda makinalı tüfek, her türlü mermi ve mühimmat ve diğer harb aletleri, projektör vesaire idi. Esirler arasında Harbiye Nazırı Araratof ile Genel Kurmay Başkanı Vekilof, Kars Kale Grup Kumandanı Primof, bir de sivil Nazır vardı.

            Ters cephe ile yaptığım bu taarruz, tarihteki emsalleri gibi bize büyük bir zafer kazandırmış, bir düşman ordusunun mühim bir kısmını ezmek ve modern bir kaleyi almaya karşılık bize çok az bir kayba mal olmuştur: 9 şehit, 47 yaralı;

            Kars’a taarruz emrimde aynen şöyle demiştim:” Taarruz hareketinin hedefi Ermeni asıl kuvvetlerini Kars içerisinde veya Kars’tan sonra takip ile yok etmektir.” Hakikaten askerlerim Türk ordusunun en medeni ordulardan üstün bir kudrette ve insanlık duyguları da üstün bir halde olduklarını göstermişlerdi.

            Kars gibi modern bir kaleye karşı arslanlar gibi saldırdıkları halde Ermeni halkına karşı en ufak bir tecavüzde dahi bulunmamışlardır. Bunu oradaki Amerika heyeti de gördü ve 31 Ekim’de Amiral Bristol’ a yazdıkları telgrafda:

Türk ordusunun büyük disipline sahip olduğunu ve katliam yapılmadığını ve Ermeni çocuklarına karşı gösterdiğimiz şefkati cihana ilan eden Kars’taki bu Amerika heyeti’nin elinde 6000 fakir veya kimsesiz çocuk vardı. Gümrü’de de aynı vaziyeti muhafaza ettirdik.

            31 Ekim’de Kars telgrafhanesinden Ankara’da, Milli Müdafaa Vekili Fevzi Paşa ile görüştük. Kars’taki ganimetlerin on yıl İstiklal Harbimizin devamına yetişecek derece de çok olduğunu bildirdim.

            Ferikliğe (orgeneral) terfi ettiğimi müjdelediler. İki yıl önce de yine Kars ve Gümrü’nün zaptındaki hizmetlerime karşılık Osmanlı ordusunun en genç liva paşası (korgeneral) olmuştum.

            Bu rütbenin en kısa süresini doldurmak üzere iken ferikliğe terfiim maddeten olmasada milli hükümetimizin bir tevcihi olmasından manevi kıymeti büyüktü. Kars’ın kurtarılışının ertesi günü neşredilen beyanname: -Rusça, Ermenice ve Türkçe olarak;

ERMENİ MİLLETİNE;

            “Memleketinizi senelerden beri uzayan harbin musibet ve sefletlerine sürükleyen ve hükümetimizin göstermek istediği dostluğu sizden habersiz reddeden Taşnaklardır.

            Taşnaklar ki bütün dünyayı kendisine hazine ve bütün insanlarıda servet ve saltanatına bir köle gibi kullanmak isteyen sermayedarlara hizmet eden ve milletini rahatda yaşatma düşüneceğine sefahat alemlerindeki zevkli, alayişli hayatı tercih eyleyen hainlerdir.

            Bütün Ermeni milleti bunların istibdat ve hıyanetlerinin hakikatini uğradıkları elini akibetlerde görmelidir.

            Maksat ve hedefimiz, hayali ve vahi gayeler peşinde bila tefrik Müslüman ve Ermeni fıkara halkını kırdıran Taşnakların elinden masum halkı kurtarmak, karşımızda daha medeni ve müdrik ve İslam ve Hıristiyan ahalinin refah ve saadetine hadim ve komşusu olan Türkiye ile dost ve münasebat-ı hasene tesisine hahişkar olan bir Ermeni hükümeti bulmaktır.

            Taşnakların, kuvvetli ordumuzun önündeki hezimeti de, hakkın ve adaletin kudret ve muvaffakiyetini ishata kâfi bir delildir.

            Türk hükümetinin Ermeni ahaliye dahi nimet ve adalet göstereceğinden tamamen emin olarak evlerinizde, iş ve gücünüzde daima müsterih olunuz.

            Ancak şehrin asayişine, ordumuzun emniyetine dokunacak en ufak bir teşebbüsün büyük bir şiddetle hareketi icab ettireceğini ehemmiyetle nazar-ı dikkate alarak her tehlikeli ve memnu teşebhüsden derhal sakınınız ve böyle teşebbüsde bulunanları da derhal hükümete haber veriniz.

            Herkes evinde ve üzerinde bulundurduğu av tüfeklerinden maada olan her nevi tüfek, tabanca, rovelver kılıç, hançer, kama ve pala ile bomba ve dinamit nevinden her türlü mevadd-ı infilakiyeyi nihayet 48 saat zarfında Kars sehrindeki hükümetimize teslim edecektir.

            Bu müddetin hitamında bulunacak o kabil eslaha sahipleri ve hanelerinde Ermeni ordusuna mensub zabit ve efradı saklayıp Türk ordusuna haber vermeyen ve teslim etmeyenler şiddetle cezalandırılacaktır. Bilhassa hain ve casuslar yakalanırsa kendileri ile onları saklayan ve koruyanlar selamet-i umümiye namına derhal idam olunacaklardır.”

      1 Teşrin-isafi 1336 (1920) Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Şark Cephesi Kumandanı  Kazım Karabekir

            3 Kasım 1920’de Kars’a yeni gelen 1000 mevcutlu Samsun gönüllü taburun bırakarak Gümrü-Aleksandrapol- üzerine harekete başlattım.

            5 Kasım’da ben de karargâhımla Petsepaviesk’e gittim. Hareketimi ve Gümrü’ye taarruz edeceğimi Genel Kurmay Başkanlığı’na bildirdim. Gelen cevapta: “Bu hareketin tehlikeli olduğunu, Gürcülerin Kars üzerine hareketleri muhtemel olduğundan bizim de hemen Kars’a çekilmemiz” emir olunuyordu. Şu cevabı verdim: “Temasda bulunduğum mağlup bir düşmanı bırakarak muhtemel yeni bir düşman hareketini önleyeceğim diye Kars’a çekilmeyi uygun bulmuyorum. Hakikaten Gürcülerin böyle bir hareketi olursa ben Ermenilere yeni bir darbe daha vurduktan sonra Gürcülere döner ve ters cephe ile onları da hezimete uğratabilirim. Hare kata devam ediyorum.”

            5 Kasım akşamına kadar Ermeni birliklerini Gümrü batı sırtlarına kadar tardettik.

     6 Kasım sabahı Erivan hükümetinin 3 Kasım tarihli sulh teklifi ile Gümrü grubu kumandanını dün akşam ileri birliklerimize gönderdikleri mütareke teklifini aldım. Ankara’ya bildirmekle beraber, eğer Gümrü müstahkem mevkiini bize teslim ederse mütarekeyi kabul edeceğimi bilirdim.

     7 Kasım’da teklifimizi kabul ile Gümrü’yü bize teslim ettiler. Nahcivan müfrezemiz de bugün öğleyin Şahtahtını muharebe ile zaptetti. 4 top, 11 makinalı tüfek, vesair ganimetlerle 170 esir aldılar.

     8 Kasım’da kurmay başkanımla Gümrüye gittim. Hariciye Vekletimizin mütareke şartlarını havi notasını Ermeni hükümetine gönderdim. Belediye heyeti ile de görüştüm. Zaten çoğunu iki yıl önceki işgalimizden tanırdım. Buradaki Amerika heyetinden de İstanbul’ a hakkımızda takdir telgrafı yazdırdım.

    8 Kasım’da Gürcülerin o yıllık askeri silâhaltına aldıkları haberini 9’da aldım. Kars’tan hareketim günü de Ardahan’dan asker kumandandan bir nota almıştım. Kars’ın bir günlük yaya mesafesinde bir tarafsız hat göstererek onu birliklerimizin geçmemesi, aksi halde aleyhimize harbe kalkacaklarını bildiriyordu.

     Ben de Gümrü’ye yürümekle beraber, Gümrü ile Kars arasına iki fırka bıraktığımı ve dedikleri hattı geçmeyeceğim hakkında Gürcülere haber göndermiştim.

SULH ŞARTLARIMIZ

Hariciye vekilimizin Ermeni Hariciye Nezaretine gönderilmek üzere yazdığı şifre:

1-Türk Ermeni hududunun tahdidi basit bir istatistik ve rey-i âm .meselesi olacaktır. Münazaünfih olan bilcümle menatık halkı Bolşeviklerle reis Vilson tarafından ilân edilen ve milletlerin kendi mukadderatlarını bizzat tayin etmeleri esasını ihtiva eden prensip mucibince kendi istikbal-i siyasisini bizzat tayin etmeye davet edilecektir.

Bu halk ya müstakil bir hükümet halinde teşekkülü veya hükümetten birisine tâbi olmaları hak¬kında kemâl-i serbestî -ile beyanı rey edecektir. Ârânın kemâl-i hürriyetle itâsım temin etmek için münazaünfih olan menatıkda polis vezaifininârâ¬nın derci hitamına kadar tarafeyn hükümetlerine mensub muhtelit jandar¬ma tarafından icrasını kabul ediyoruz

Ârânın toplanması tabiî mümkün mertebe süratle icra edilmelidir. Ankara Hükümeti bu tarz-ı hallin mahz-ı adalet olduğunu ve bütün insaniyetin menafi ine ve bi’n-netice Türk ve Ermeni kavimleriyle münazaünfih arazide yaşayan ahalinin de men af iine tevafuk ettiği hakkında amik ve samimî bir kanaat besler.

Maatteessüf korkarız ki Erivan hükümeti garp ve bilhassa ingiltere emperyalistlerine hoş görünmek için bu tarz-ı halli red eder. Bu hal kendi garp hamilerinin Asya ve Afrika halkına vaz’ ve tatbik ettikleri desatir-i siyasiyeye pek bariz bir teaddi ve tecavüz teşkil eder.

                                   2-Türkiye komşu kavmin temami-i. istiklâl ve emniyetle inkişafını temin için vüs’üdahilinde her türlü teshilât ibrazını taahhüd eder. Biz kendi vesaitimizin müsaadesi nisbetinde Ermenistan’ın iaşesine ve bumemlekette vaziyet-i tabiiye-i iktisadiyenin teessüsüne yardım edeceğiz.

 

                                   3- Tarafeyn hükümetleri taraf-ı a her e mensup eşhas ve eşyanın kendi hutut-ı had id iyesi ve suret-i umumiyede bütün turuk-ı muvasalası üzerinden temami-i serbestî ile mürurunu ve taraf-ı a herler merkez veya herhangi bir memleket arasında transit icrasına hiç bir veçhile mümanaat eylememeyi mütekabilentaahhüd eylerler.

                                   4-Türkiye, Harb-i Umumî esnasında kendi arazisinden hicret eyle¬miş olan Ermenilerin yurdlarına tekrar avdetle yerleşmelerini ve bunların en medenî memleketlerdeki ekalliyetlerin istifade ettikleri hukuktan tamamı ile müstefid olmalarını taahhüd eder.

                                   5-Türkiye kendi emniyeti için Ermenistan’ın teminat-ı fiiliye verme¬sini ta leb eder.

Murahhaslarımız sulh müzakeresine ve imzasına salâhiyettar Ermeni, Murahhaslanna Gümrü’de intizar ederler.

                                   6-Müzakeratı sulhiyenin devamı müddetince muhasamatı tatil ede¬cek olan mütareke şeraiti şark cephemiz başkumandanı tarafından size tebliğ olunacaktır.

ANKARA 8.11.1336

ŞARK CEPHESİ KUMANDANLIĞINA

Ermenistan’ın sulh talebi, garp ve şark âleminden ayrı düştüğü bir zamanda teveccüh eden felâketi muvakkaten savuşturmak maksadına mebni olduğundan şüphe yoktur.

Sevr Muahedenamesi Ermenistan’a veri¬len bizim şark ile ittisalimizi kesmek ve Yunanlılarla müştereken hayat ve inkişafımıza mâni daimî bir bekçi olmak vazifesini Ermenistan payi¬dar oldukça bittabi ifaya çalışacaktır.

Büyük bir İslâm muhiti ortasında bulunan Ermenistan’ın o zalim jandarma vazifesinden kanaat-i kalbiye ile feragat ederek mukadderatını şerâiti Türkiye ve İslâmiye ortasında tama-men kaynaştırmak istemesi gayr-i mümkündür.

Binaenaleyh Ermenistanı siyaseten ve maddeten ortadan kaldırmak elzemdir.

Mamafih bu gayenin istihsali kuvvetimize ve vaziyet-i umumiye-i siyasiyenin bahşedeceği müsaadelere tâbi bulunduğundan tatbikatında nikat-ı mezküreyetevfik-i icraat Iâzımedendir.

Bu cihetle bizim Ermenilerle alelade bir sulh mua¬hedesi akdiyle geri çekilmekliğimiz

mevzubahis olamaz. Tebliğ olunan sulh esasatı Ermenistan’dan çekilmekliği değil, Ermenileri iğfal ile beraber Avrupa’ya karşı müsalemetperver görünmeye ve fakat hakikatte vesait-i tedriciye ile gayeyi tahsile matufdur.

Şimdilik Ermenistan ordusunun terhisi ile silahının alınması ve yeni baştan teşkilât-ı askeriye yaptırılmaması ve demir yollarının kontrolü ve ekalliyet-i İslâmiyenin müdafaa-i hukuku vesilesiyle tekmil Ermenistan’ı işgali askeride tutarak Türkiye’yi Azerbaycan’a rapteden bütün yolları elimizde bulundurmak cihetlerine istihsali gayret iktiza eylemektedir.

 Ermenilere daima müsalemetperver gözükmek şartıyla gerek müsalâhat- namenin metninde ve gerek tatbikatında mübhem ve mülayim şekilde işbu gaye temin buyrulmalıdır.

Ermeni hükümetine tebliğ için bu gün zât-ı devletlerine gönderilen şerâit-i su İhiyen in birinci maddesinde hudud hakkında plebisit (rey-i âm) usulünün kabulü hududun tayinine mâni olmak arzusuna mübtenidir.

Mamafih bu hususta evvel emirde Ermenilerin elinden bir hudud teklif¬li a mesi almaya gayret edilmek ile beraber müzakeratı akamete mahkûm etmemek için şimdilik muvakkaten Brestlitovsk hattı hududunu kabul edebilirsiniz. Yalnız bu hududun öbür cihetinde kalacak müslüman ekal¬liyetlerinin hukukunu muhafaza vesilesiyle o cihette daimî müdahaleye zemin hazırlamak icab eder.

Düşman elinden silahlarının biran evvel alın¬ması ordusunun terhisini müstacelen temin edecek mevaddin ahidnameye vaz’i ve peyderpey o havalideki Türklerin teslihi ile orada şark ve garbı raptedecek ve Azerbaycan’ı müstakil bir Türk hükümeti haline koyacak bir kuvve-i milliye ihzarı hususuna başkaca gayret buyrulacaktır.

Heyet-i vekilenin makasid-i hakikiyesini muhtevi bulunan işbu talimat mahremdir. Yalnız zât-ı devletlerine mahsusdur.

İşbu şifrenin tamam hallolunup olunmadığının lütfen iş’arımüster- hamdır.

       Hariciye Vekili Ahmet Muhtar

MÜTAREKE ŞARTLARIMIZI KABUL ETMEYEN ERMENİLERE KARŞI TEKRAR HARP

Mütareke şartlarımızı kabul etmeyen Ermeniler ileri kıtalarımıza da taarruz ederek bir kaç neferimizi esir almışlardı.

11 Teşrinisani’de karargâhımı Gümrü’ye naklettim. Ve Gümrü şark sırtla¬rında mevzi alan Ermenilere karşı taarruz hazırlığına başladım ve Arpaçay’ın şarkında bazı mevkileri de işgal ettirdim. Ermeniler de 12 Teşrinisani’de Iğdır’ı boşaltarak Aras şimaline çekildiler.

14        Teşrinisani sabahleyin Ermeni mevzilerine karşı taarruza başlattım. Bir kaç saatte Ermenileri yine iyi hırpaladık. 7 şehit ve 50 yaralı verdik.

15        Ermeniler şarka doğru çekildiler. 582 maktul bıraktılar, fakat sağ yanımızda¬ki Ermeni kıtaları yerlerinde duruyorlardı. Bunlara da 17 Teşrinisani’de taar¬ruz ettik. Öğleye doğru bunları da mağlûp ederek cenuba doğru tardettik.

Ermenilerin Şahtahtı müfrezemize taarruzu zayiatla tard olundu. 3’ü zabit olmak üzere 210 esir alındı.

16        Alınan esirlerin sayısı iki bine vardı. Son darbelerden sonra Ermeniler" mütareke şartlarımızı kabul ettiler.

17 Teşrinisani’de saat 3 de karargâhıma gelen bir Ermeni erkân-ı harp yüzbaşısı Ermeni başkumandanı ve hariciye nazırının mütareke şartlarımızı kâmilen kabul ettikleri mektubunu getirdi.

18’de Ermeni dahiliye nazırı bir erkân-ı harp yüzbaşısı ile karargâhıma geldi. Bolşeviklik ihtilâlinden kurtulduklarından sulh muahedesi başlar başlamaz istediğimiz silahları vereceklerini ve hafif makinalı tüfekleri az olduğundan tedricen vermelerine müsaade rica etti, muvafakat ettim.

Mütareke şartı olarak Ankara’nın istediği biner mermisi ile 2000 tüfek, 3 batarya seri ateşli koşulu dağ topu, yine koşulu 40 makinalı tüfengi Ermenilerden alarak şark cephesinin ilk zafer hediyesi olarak garp cephemi¬ze yola çıkardım.

25 Teşrinisani’de Gümrü’de reisliğim altında Ermeni Hatisyan heyeti ile muahedesini müzakereye başladık. 27 Teşrinde Ermeni heyetine Sevr muahedesindeki imzalarını geri aldırdık. Bu günü bu meş’um muahedenin yırtıldığı bir gün olarak tes’id ettik. Ve Ankara’ya da müjdeledim.

3 Kânunıevvel’de Gümrü Muahedesini imzaladık.

 5 Kânunıevvel’de de nezdimizdeki Rus murahhası sonradan sefir olan Mdivani ve hariciye komiserinden bir telgraf aldığını bildirdi. "Muhadenet ahitnamesini Türkler aldı mı ne zaman ve nereye, hangi heyetleri gelecek? Ermenilerle sulhu Taşnaklarla yapmayıp Bolşeviklerle de yapsanız aynı esas dahilinde olabi¬lir."

Ben de şu cevabı verdim: "Ahitnameyi hükümetimiz aldı. Yusuf Kemal Bey Ankara’ya döndü. Hal-i hazıra, göre esaslar yapılıyor.

Heyet hakkında emir almadım, sorarım. Taşnaklarla sulhu imzaladık."Şimdi yapılacak şey Ermenilere bir darbe daha vurmaktı.

Bu da kendiliğinden hasıl oldu. Ermeniler mütareke şartlarımızı ağır bulduklarından kabul edemeyeceklerini 10 Kasım’da bildirdiler.Ancak 2/3 Aralık 1920 Gümrü Antlaşmasını imzaladılar.   Ermeniler Bolşevikliği ilân ettiler.

Şark Muvaffakiyetlerimizin Takdir Olunuşu

Bu hususta resmî olarak Mustafa Kemal ve Fevzi Paşalar vesaireden aldığım tebriklerin üstünde bir kıymeti haiz olan İsmet Bey’in bir mektubu ile bir telgrafıdır. Çünkü İstiklâl Harbinde Şark Cephesinin gördüğü vazife¬yi ve millî davamıza yardımını sıcağı sıcağına olduğu gibi tarihimize tevdi etmiştir. Aynen yazıyorum:

( İSMET PAŞANIN KAZIM KARABEKİR PAŞAYA YAZDIĞI MEKTUP )

28 Teşrinisani 1336 tarihi ile Eskişehir’den yazdığı mektup aynen:

Sevgili kardeşim pek sevgili kardeşim Kâzımcığım,

         Saffet bugün gidiyor. Fuat Paşa ile yanınıza uğrayacaklar. Ne mutlu onlara. Seninle görüşmek ne saadettir. O kadar mütehassirim o kadar müştakım ki tasavvur edemezsin. Şimdi gaye-i emel benim için, senin muhitinde on on beş gün mezun kalabilmektir. Şimdilik hayali muhal...

         Şark harekâtı bizi ve davamızı ihya etti. O kadar sıkılmış idik, o kadar daralmış idik ki vaziyetin nefes alacak bir menfeze ihtiyac-ı katisi vardı. Allah’ımın inayetiyle bunu sen kemâl-i muvaffakiyet ve intizam ile açtın. Milletimize, tarihimize daha büyük hizmetler senin için mukadder ve mev’uddur. Allah seni milletimize bağışlasın. Bilhassa Mustafa Kemal şükranını izhar ve ifade için ne yapacağını bilmiyordu. Herkes böyle idi.Mahaza şark nazik bir safhaya girmiştir. Mümkün olur da bu cihet bir neticeye ererse, necat yolu fiilen açılmış olur. Nasıl ne suretle olacak bura¬da münakaşasına sebeb yok, zaten iş yürüyüp gitmektedir.

            Garpta sıkıntıdayız Kâzım. Malzeme, anarşi, entrika sıkıntıları, en mühimi tabii, malzemedir.

                                                                                     İSMET PAŞA

Bu mektup Ermenilerin Sevr Muahedesindeki imzalarını geri aldıkları 27 Teşrinisani’nin ertesi günü yazılmıştı.

3 Kânunıevvel’de Gümrü Muahedesinin imza¬lanmasından ve Bolşeviklerin de 5 Kânunıevvel’demuhadenet ahitnamesini imzalamak için heyetimizi istedikleri ve Ermeni ordusundan mütareke şartı olarak aldığım silahların garp cephesine ilk hediye olarak göndermekte oldu¬ğumuzu bildirdiğimden sonra garp cephesinden bana 9/12/1336 da yazıl-mıştır. No. 1619 Garp cephesi9/12/1336

“MİLLETİN VE TARİHİN HAKKI OLAN HAKİKATI BERABER GÖMMEK FECİ BİR CİNAYETTİR. HER İŞİN EVVELA HAKİKATINI ÖĞREN,SONRA MÜNAKAŞASINI YAP.BİRİNCİSİ VİCDANINA İKİNCİSİ SECİYE İRFANINA DAYANIR.

ÇÜNKÜ YANLIŞ BİLGİ FELAKETİN KAYNAĞIDIR.”

                                                               (KAZIM KARABEKİR PAŞA)

KAYNAKLAR

1-         KAZIM KARABEKİR PAŞA İSTİKLAL HARBİMİZ

2-         TİMSAL KARABEKİR (ARŞİVİ )

3-         YILDIRIM ÖZTÜRKKAN ( FOTOĞRAFLAR )

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) / KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK

2-3 ARALIK 1920 YILINDA GÜMRÜ ANTLAŞMASININ YAPILDIĞI BİNA




Bu Haberin Manşeti :

98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması
Bugün Atılan Manşetleri Görmek İçin TIKLAYINIZ
Etiketler :   98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması 
<< Önceki Haber 98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması Sonraki Haber >>

98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması

DMCA.com Protection Status

98. Yıldönümünde Kars’ın Kurtuluşu ve Gümrü Antlaşması

  Yukleme: 0.060321