KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

AADANEM KURUCUSU PROF. DR. AYþEGüL ATAMAN:

  Arzu KILIÇ

          arzu.kilic@tbd.org.tr
         AADANEM KURUCUSU PROF. DR. AYþEGüL ATAMAN:

 AADANEM Kurucusu Prof. Dr. Ayþegül Ataman:

“Üstün zekâ” yerine, “mutlu zekâ”nýn peþine düþün…

Kafkas Haber Ajansý (KHA) Yazarý Arzu Kýlýç’ýn, AADANEM Kurucusu Prof. Dr. Ayþegül Ataman ile yaptýðý söyleþi:

Rekabetçi olabilmek için bilime önem veren, yaratýcý bireyler yetiþtirmek gerektiðine iþaret eden Ataman, “sýradan” deðil, “kiþilerin farklýlýklarýna hürmet eden, ötekileþtirmeyen” bireyler yetiþtirilmesi gerektiði uyarýsýnda bulundu. Ataman, toplumdan topluma deðiþen ortalama zekâya sahip olanlarýn, yargýlama yapabilen, kendine yeten, mutlu olabilen, dürüstçe para kazanabilen kiþiler olduðunu vurguladý.

Arzu Kýlýç

Geçtiðimiz günlerde Ankara’da 2. Zekâ ve Yetenek Kongresi vardý. Alanýnda uzman birçok konuk katýldýðý Kongre’de ele alýnan ve tartýþýlan kavramlar çok ilginçti;“Zekâ ve Yetenek”, Beynimiz ve Ýþlevleri”, “Bilinçsel Yetenekler”, “Üstün Zekâ”, “Mutlu Zekâ” ve “Yaratýcýlýk”…

Günümüzde birçok anne-baba ve eðitmen, çocuklarýn baþarýsýný okuldaki ders durumuna göre deðerlendiriyor. Yani çocuðunuz derslerden düþük puan alýyorsa çocuk baþarýlý deðil demek oluyor bu. Ancak çocuklarýn baþarýsý, sadece puanlardan mý ibaret? Hayýr… Her anne-baba, üstün zekâlý çocuk ister mi bilemem ancak hayatta baþarý için üstün yeteneðe/yeteneklere sahip olmak olmazsa olmaz deðil. Zeki, özgür düþünebilen, sistematik düþünceyi benimseyen, yaratýcý, yenilikçi, araþtýrmacý bireyler yetiþtirmemiz þart. Peki, bunu nasýl baþaracaðýz?

Bu ay sizler için Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Dr. Fazýl Küçük Eðitim Fakültesi Özel Eðitim Öðretmenliði Bölüm Baþkaný ve AADANEM Özel Gereksinimli Çocuklar Dayanýþma Merkezi Kurucusu Prof. Dr. Ayþegül Ataman ile zekâ, zekâ testleri ve üstün yetenekli çocuklar hakkýnda söyleþi gerçekleþtirdik. 1972’den beri Türkiye’de üstün yetenekli çocuklar konusunda ilk araþtýrmalarý yapan ve bütün kariyerini üstün yetenekliler üzerine yapan Ataman, çok þey biriktirdiðini ve biriktirdiðini paylaþmak istediðini belirtti.

“Anne babalar bilinçli ancak bilgisizler” diyen Ataman, ailelerin çocuklarýný daha iyi yetiþtirme konusunda bilinçleri olduðunu ancak bilgi kirliliði ile karþý karþýya kaldýklarýný söyledi. Öðretmenlerin büyük bir kýsmýnýn üstün zekâlý çocuklarý aþaðýya çekip diðerlerini ona yaklaþtýrmaya çalýþtýklarýna deðinen Ataman, “Sivrilen bir kiþiyi çok istemiyoruz. Deðiþik bir kültürüz ve yetenekli bizi rahatsýz ediyor” dedi.

Ataman aileler kendi geleceklerini de garantiye almak istedikleri için toplumda iyi para getiren mesleklere çocuklarýný yönlendirdiklerini anlatýp zekâ testlerinin çok talep gördüðünü söyledi. Zekânýn toplumdan topluma deðiþtiðine dikkat çeken Ataman, ortalama zekâya sahip olanlarýn yargýlama yapabilen, kendine yeterli olan, mutlu olmayý bilen, dürüstçe para kazanabilen kiþiler olduðunun altýný çizdi.

Aileler üstün yetenekli çocuklarýnýn olduðunu öðrendiklerinde yetersizliði olan bir çocuðun ailesinin yaþadýðý þoka benzer bir þok yaþadýklarýný belirten Ataman, tablet ve bilgisayarýn 15 yaþa kadar kontrollü kullandýrýlmasýný gerektiðini söyledi.

Umarým bu söyleþimiz yeni yýlda hayata ve çocuðunuza karþý size farklý bir bakýþ açýsý kazandýrýr. Dürüst ve samimi insan olmanýn ayrýcalýklý bir özellik olduðu günümüzde “Üstün zekâ”lý deðil “Mutlu zekâ”lý çocuklar yetiþtirmek dileðiyle…

- AADANEM-Özel Gereksinimli Çocuklar Dayanýþma Merkezi’nin kuruluþ hikâyesi ve amaçlarýný kýsaca anlatabilir misiniz? Bu merkezi neden kurdunuz?

-Kurmuþ olduðum bu merkez, bir eðitim ve danýþma merkezi. Merkezimizde özel gereksinimli çocuklar ve ailelerinin eðitsel ihtiyaçlarý doðrultusunda deðerlendirme, danýþma ve eðitim hizmetleri sunuluyor.

AADANEM ismi biraz ilginç gelebilir. Öðrencilerimle düþündük merkeze ne ismim verelim diye. Hem alaný kapsasýn hem de kulakta hoþ bir yanký býraksýn. Öðrenciler, “Hocam siz markasýnýz ve o nedenle sizin adýnýzý koyalým” dediler. Böylece Ayþegül Ataman Danýþma Eðitim Merkezi (AADANEM) ismini verdik. Neden gerekli oldu böyle bir merkez kurmak? Bildiðiniz üzere üniversitede belli bir noktaya ulaþýnca devlet size “Git. Çalýþma artýk, emekli ol” diyor. Bence en verimli bu dönemdir. 2013 yýlýnda emekli olmak durumunda kaldým. Çok þey biriktirmiþtim ve biriktirdiðimi paylaþmak istiyordum. Gazi Üniversitesi’nde Eðitim Bilimleri Bölüm Baþkaný iken Görme, Öðrenme Yetersizliði olan çocuklar için bir eðitim merkezi. GÖÇEM diye adlandýrýlan “Görme, öðrenme yetersizliði olan çocuklar için bir eðitim” merkezini kurdum. Bu merkezde bu iþi yapýyordum. Aileler çocuklarýyla ilgili tavsiye ve deðerlendirmeler alýyorlardý. Aile eðitimleri yapýyorduk. Üniversiteden emekli olunca aileler beni bir yerde görmek istedi.

1972 yýlýndan beri Türkiye’de üstün yetenekli çocuklar konusunda ilk araþtýrmalarý yapan kiþiyim. Benden önce alanýmýzýn kurucusu Mithat Enç’in yazmýþ olduðu kapsamlý “Üstün Beyin Gücü” adlý kitap var. Benim hocamdý ve danýþmanlýðýmý yapmýþtýr. Onun ayak izinden gidiyorum. Beni bu alana yönlendiren de o oldu.

6600 sayýlý yasayý incelemiþtim. Ýlk kez yurtdýþýna giden özel yetenekli çocuklarý incelemiþtim. Sonra Ankara Fen Lisesi’nde çalýþmalarým oldu. Ankara’daki resmi devlet okullarýnda üstün yetenekli çocuklar üzerine çalýþmam var. Bütün kariyerimi üstün yetenekliler üzerine yaptým.

Aileler benden danýþmanlýk yapmamý istediler. Benim de bir þeyler yapmam, bir þey açmam gerekiyordu. Tek bir alan olmaz. Çünkü alan kapsamlý. O nedenle özel gereksinimli çocuklarýn büyük bir kýsmýna hitap edebilecek bir merkez açalým dedik. Böylece 2013 yýlýnýn aðustos ayýnda bu iþe baþladýk. Merkezi açar açmaz duyan bütün veliler geldi. Tavsiye eden oldu birbirine.

Özel eðitim öðretmeni yetiþtiriyorum

Verdiðimiz eðitimlerde önerdiklerimizi uygulayanlar mutlu sonuç alýnca veli memnuniyeti artýyor. Veliler memnun olunca da herkes birbirine söylüyor. Çorum’dan, Ereðli’den, Ýstanbul’dan, Kýbrýs’tan olmak üzere ülkenin dört bir tarafýndan yoðun talep ve ilgi olmaya baþladý. Bu arada Kýbrýs’ta Lefke Avrupa Üniversitesi Fazýl Küçük Eðitim Fakültesi’nde iddialý bir biçimde özel eðitim merkezi kurdum.

Görme, iþitme ve zihin olmak üzere özel eðitim öðretmeni yetiþtiriyorum. En az bir iki alanda yeterliliði olan öðretmenler yetiþiyor. Bizim mezunlarýmýz özel eðitim öðretmeni olacaklar. Kýbrýs’ta 78 öðrenci ikinci, 58 öðrenci de birinci sýnýfta olmak üzere 150 öðretmen adayýmýz var.

Bir Kýbrýs’tayým bir Türkiye’deyim. Lefke Avrupa Üniversitesindeki bölümümüze Türkiye’den ÖSYM ile gelen öðrenciler de var, Kýbrýs’tan gelenler de var. Kýbrýs’takiler bu iþi orada yapacaklar. Henüz Kýbrýs’ta yetersizliði olanlarla ilgili bir özel eðitim yasasý yok. Bu konuda planlarý ve programlarý olmadýðý için onlara bu konuda kanun çýkmasýyla ilgili destek veriyorum.

Çok yoðun çalýþýyorum. Ýnsanýn belli bir yaþa gelince bilgilerini paylaþmasý gerektiðini düþünüyorum. Bilgi paylaþýlýnca geliþiyor. Geliþtikçe siz de kendinizi daha çok geliþtiriyorsunuz. Yoðun çalýþma tempomda eþim artýk beni durduramadýðý için o da bana uydu

Ankara’daki merkezde hem gelen çocuklarý deðerlendiriyoruz hem de denetleme ve disipline etmeyi bilmeyen anne-babalara bir çocuðun nasýl terbiye edilebileceðini öðretiyoruz. Çeþitli eðitim programlarý veriyoruz. Ayný zamanda özgün öðrenme güçlüðü çeken disleksi (öðrenme bozukluðu) çocuklar için program uyguluyoruz. Onlarýn daha yeterli hale gelmelerine yardýmcý oluyoruz.

Zihin yetersizliði olan otizm ile ilgili gelen velilere sýcak bakmýyorum. Onlarý farklý bir alan olduðu için çeþitli kliniklere yönlendiriyorum. Ben daha çok çocuklarýn geliþim profilleri üzerinde duruyorum. Anne ve babadan öykülerini alýyorum ve anne-babalar çocuklarýný büyütürken neyin farkýndalar?

Çocuklarýn bir kýsmý, okul öncesi dönemde anneanne, babaanne veya bakýcý tarafýndan büyütülüyorlar. Anne çalýþýyorsa süt izni ile yaklaþýk bir yýl bakabilmiþtir. Çocuklarýn en kritik dönemlerinde anneler yanlarýnda deðil.

Beyin geliþimi açýsýndan en kritik yaþ 1,5 yaþtýr. 1,5-3,00 yaþ arasý olan bu kritik dönemde bir çocuðun kasýtlý olarak bazý etkilere maruz kalmasý gerekiyor. Yani tüm duyu kanallarýný kullanacak tarzda girdilerin verilmesi gerekiyor.

Anne babalar bilinçli ancak bilgisiz geliyorlar

Biz daha çok “anadan babadan görme” usulü gidiyoruz. Tabii bunu kötülemek için söylemiyorum ama yeni geliþmeler, daha deðiþik þeylerin verilmesi gerektiðini söylüyor.

Anne babalar bilinçli ancak bilgisiz geliyorlar. Bir þeyler yapma ve çocuklarýný daha iyi yetiþtirme konusunda bilinçleri var ama bilgi kirliliði ile geliyorlar. Ýnternet’te çok fazla bilgi kirliliði ve kulaktan dolma bilgiler var.

Öðretmenler özellikle eski öðretmenler okula baþlamadan hýzlý okuyan çocuklarýn okumamalarý yönünde anne babalara baský yapýyorlar. “Sakýn okutmayýn ve defter kalem vermeyin” diyorlar. Okumadan gelsin. Ýþleri zor olur diye. Uçmak isteyen kelebeðin kanatlarýný kopartmak gibi bir þey.  Ailelerin büyük bir kýsmý bunlarýn etkisinde kalýyor.

- Aileler üstün yetenekli çocuklarýnýn olduðunu öðrendiklerinde neler hissediyor, nasýl davranýyorlar? Üstün yetenekli bir çocuða sahip olmanýn iyi/kötü yanlarý hakkýndaki deðerlendirmenizi alabilir miyiz?

-Örnek verecek olursam geçen haftalarda bir veli geldi. Herkes “Senin çocuðun farklý, gidip deðerlendir” diyormuþ. Bana geldi, çocuðu deðerlendirdim ve “Sizin çocuðunuz üstün yetenekli”  dedim. “Hayýr, olamaz. Kabul etmiyorum” dedi. “Ýster kabul et ister etme ama çocuðun durumu bu. Üstün yetenekli ve bazý alanlarda hýzlý geliþiyor” dedim. “Peki, ben ne yapacaðým?” dedi. Þimdi aþaðý yukarý yetersizliði olan bir çocuðun ailesinin yaþadýðý þoka benzer bir þok yaþýyor aileler. Ne yaptým da baþýma bu geldi? Her þeyi normal gidebilecek bir çocuk bekler iken þimdi ben ne yapacaðým bu çocuða? Ben bu çocuða yetemeyeceðim, ortam sunamayacaðým. Ya bu, çok problem olursa?

Hemen üstün yetenekli çocuklar ile eþleþtirilen önyargýlar devreye giriyor. Çocuðun olumluluklarýný çok fazla görmüyorlar. Hissettikleri bir þok… “Tabii benden olacak ben de zeki adamým. Bizden farklý bir þey çýkmaz” diyor veli.

Bazý aileler çocuðu getiriyor ve çocuklarýnýn farklý olduðunu söylüyorlar. Ben bakýyorum her þey çok normal çocukta. Ama hocam bankanýn reklamýný okudu diyor. Logo okumayý her yaþtaki çocuk yapýyor.

Erken okuma için çocuðuna fiþ çalýþtýran ve ezberletip getiren annelerle karþýlaþtým. Özellikle çocuðun etiket almasý için uðraþýyorlar. Bu nedenle de zekâ testleri çok talep ediliyor aslýnda. Bu çok ayaða düþtü maalesef. Birçok merkez aileleri suiistimal ediyor.  Önemli olan çocuðun tüm geliþim alanlarýný desteklemek. Çocuðun hýzlý gittiði alanlarda onu biraz yönlendirmek lazým.

- Üstün zekâ potansiyeline sahip çocuk ve gençlerde sosyal çevreye uyum sorunlarý oluyor mu? Bu çocuklarýn iletiþim sorunlarý var mý? Varsa aileleri veya diðer insanlarla ne tür iletiþim sorunlarý yaþýyorlar?

-Büyük bir kýsmýnda uyum sorunu olmuyor. Örnek olarak üçüncü sýnýfa giden bir çocuðun annesi þunlarý anlattý:

Çocuk satranç yarýþmasýnda çok baþarýlý ve yarýþmada beþinci, altýncý sýnýflarý yenmiþ. Yedinci sýnýflarda berabere kalmýþ. Herkes bu duruma harika demiþ. Çocuk neden berabere kaldýðýný þöyle açýklamýþ; onu yenebilirdim ama düþündüm ki üçüncü sýnýftaki bir öðrenciye yedinci sýnýf bir öðrencinin yenilmesi zor olsa gerek. O nedenle berabere kaldým. Bu çocuk empati yapýyor ve duygusal zekâsý çok yüksek.

Üstün zekâ potansiyeline sahip çocuklarýn büyük kýsmýnda hýrs yok

Üstün zekâ potansiyeline sahip bu çocuklarýn büyük kýsmýnda hýrs yok. Risk almaktan çekinmiyorlar. Bunun yanýnda çok hýrslý olanlar da var tabii. Hep ben hep ben diyenler…

Uyum sorunu, çocuktan çocuða deðiþen bir durum. Eðer öðretmen çok anlayýþlý deðilse ve çocuðun durumunda düzenlemeler yapamýyorsa arkadaþlarýna tahammül edemeyen çocuklar oluyor. Hocam, “Arkadaþlarým çok aptalca sorular soruyorlar” diyor mesela. Bu kadar çocukça soru sorulur mu diyor. Bunu söyleyen çocuðun ilgi alaný fizikte karadelikler. Karadelikleri öðrenen bir çocuk, diðer öðrencilerin öðretmenim bu ses nedir, bu da ses geçirir mi diye soru sormasý ona çok aptalca geliyor.

Annelere ve çocuklara hep þunu söylüyorum; rol yapacaksýnýz. Çünkü çocuðun drama ve duygusal yanlarý güçlü olduðu için çok ilginç bir soruymuþ gibi davranacaksýnýz.

Öðretmenlerin büyük bir kýsmý üstün zekâlý çocuklarý aþaðýya çekip diðerlerini ona yaklaþtýrmaya çalýþma yönündeler. Geçen bir öðretmen þöyle diyor, “Oooh çok þükür öðrencileri onun seviyesine getirebildim”. Yani çocuðu bekletmiþ iki yýl. Hiçbir þey çocuða vermeden iki yýl beklemiþ ve öðrenmemiþ bu çocuk. Yeteneði beslediðiniz zaman geliþir, beslemezseniz körelir.

Neden Türkiye’de Nobel’ler ve büyük icatlar yok. Çünkü “icat çýkarma” diyen bir söz var bizde. Çocuðun bütün yaratýcýlýðýný öldürüyoruz. Kültür olarak böyleyiz. Sivrilen bir kiþiyi çok istemiyoruz. Ayaðýndan çekip tutuyoruz. Deðiþik bir kültürüz var, yetenekli kiþiler bizi rahatsýz ediyor.

- Üstün yetenekli çocuklarý yetiþtirmede aileler nelere dikkat etmelidirler?

-Sadece üstün yetenekli çocuklar için söylemiyorum. Aileler çocuklarýn geliþimini çok dikkatli gözlemeli. Fiziksel, duygusal özellikle dil geliþimlerini. Örneðin aileye soruyorum çocuk ne dedi? “Köpek var” dedi.” Diyorum ki çocuðunuz “bahçede kahverengi renkli bir köpek çiçekleri eþeliyordu” türünde bir cümle kurdu mu? “Hayýr” diyor veli. Bütün çocuklar köpek var der zaten. Çocuklarýnýn konuþtuklarý þeyleri kayýt altýna almalarýný, not almalarýný istiyorum ailelerden. Çünkü çocuðu buraya getiriyorlar ve ben 45 dakikada gözlem yapýyorum. Bana doneler tam gelirse, o zaman ben o donelere kendi gözlemlerimi, çocuðun buradaki performansýný, ölçeklemeleri de ekleyip çocukla ilgili daha saðlýklý bir sonuca varabilirim.

Ortam zengin olsun diyoruz. Bunu anlamý her þeyi doldurmak deðil. Hazýr olmayan, yapýlanmamýþ oyuncaklar. Örneðin yoðurt kaplarý, tahta kaþýklar vs… bunlar çocuklarýn çok daha fazla iþine yarýyor.

Daha yaratýcý oluyorlar. Aileler çocuklarýn yastýklarla, kilimlerle, koltuklarla ev yapmasýna, çadýr yapmasýna izin versinler. Çocuk eline tahta kaþýk alýp onunla direk yapsýn. Bu çeþit oyunlara izin verilmesi lazým.

Çocuk iki yaþýndan itibaren anne ile birlikte oynamalý

Mutlaka annenin çocuk ile oyun oynamasýný istiyorum. Bir çocuk iki yaþýndan itibaren anne ile birlikte evcilik oynamalý, arabacýlýk oynamalý, öðretmencilik oynamalý. Sonra yuvaya baþladýðýnda arkadaþýyla doktorculuk oynamalý. Bu önemli bir oyundur. Çünkü çocuk cinsiyeti keþfediyor. Rol vermeli aileler çocuklarýna. Örneðin Süpermen olmalý ve babasý onu uçurmalý vs gibi… Burada önemli olan birlikte oynamalarý. Özellikle birlikte kitap okumalýlar.

Çocuk, sonsuz biçimde televizyon karþýsýnda tutulmamalý. Çünkü tek yönlü iletiþim olduðu için çocuk otistik olabiliyor. Sadece müzik kanalýný açýp çocuðu TV karþýsýna oturtan aileler var. Çocukla bol bol konuþmak ve betimlemek yapmak lazým. Örneðin “Anne þimdi yemek yapýyor. Ne koymuþ iþine karabiber”. Bütün her þeyi betimleyerek beþ duyuya hitap edecek ortamýn olmasý gerekiyor. Birlikte oyun oynanmasý lazým. Çocuðun oyuncaðý olsun demiyoruz, kendisinin icat edeceði oyuncaklar olsun. Örneðin legolar gibi.

Tablet ve bilgisayar, 15 yaþa kadar kontrollü kullandýrýlmalý

Tablet ve bilgisayar 15 yaþa kadar kontrollü kullandýrýlmalý. Sadece bu aletlerde parmaklarýný kaydýrýyorlar.  California’da Silikon Vadisi’nde Bill Gates gibi üst düzey çocuklarýn gittiði bir okulda kara tahta var. Tebeþir var. Bilgisayar ve telefon yok. Köy Enstitüsü’ne benzer bir program uygulanýyor. Orada örgü örüyorlar, tahtalarla çivi çakýyorlar. Çocuklarýn bütün geliþim ihtiyaçlarýný destekleyici aktiviteler uygulanýyor.

El yazýsý Türkçe ’ye uygun deðil

Þuan ki eðitim sistemimizde çocuklar el yazýsýyla öðreniyorlar ve bu nedenle Türkçe’yi ve okumayý sevmiyorlar. Çocuklarýn etrafýnda el yazýsýyla kitap yok. El yazýsý, teknolojinin olduðu yerde imza atmaya yarayan bir iþ. El yazýsýyla yani ses temelli öðretim yerine Türkçe’ye uygun olan cümle temelli öðretim gidilmelidir. Çünkü Türkçe yazýldýðý gibi okunan, okunduðu gibi yazýlan bir dildir. Ýngilizce gibi deðil. El yazýsý Türkçe’ye uygun deðil. Bu ses temelli sisteme baþlandýðýndan beri bana gelen çocuklarýn büyük bir kýsmýnda okuma ve yazma güçlüðü, Türkçe’den nefret etme, kitap okumak istememek gibi þeyleri gözlemliyorum.

Aileler, öðrenmeye hevesli olan çocuklarý okulda zorluk çýkarýr diye kýsýtlamamalý. Onlara fýrsat tanýsýnlar. Çocuk hazýr olduðu andan itibaren okul öncesi eðitime gönderilmeli.Aileler çocuklarla birlikte yaþayacaklarý zengin bir ortam oluþturmalýlar.

-  Zekâ ve yetenek kavramlarýný açýklar mýsýnýz? Her zeki insan yetenekli midir ya da yetenekli insanlar zeki midir?

- Zekâ ve yetenek kavramlarý birbirinin içerisinde olan þeyler. Birbirlerini bütünlerler. Yeteneði kocaman bir yelpaze olarak düþünün. Zekâ da bunun içinde. Yeteneklerin büyük bir kýsmýnda ortalamamýn üstünde olup kendine odaklama, vazgeçmeme, yaratýcý ürün vermeyi gerektiren üç boyutlu bir yapý. Bunun sayýsý az. Yeteneðin sayýsý çoktur. Hepimizde yetenek var. Hepimizin diðerinden farklý yaptýðýmýz bir yanýmýz var. Ama üstün yetenekli, üstün özel yetenekli, psiko motor alanda yetenekli olan çocuklar, liderlik özelliði yüksek olan çocuklar var. Bir de bunlarýn hepsi olup artý olarak yaratýcý ürün yapan ve vazgeçmeyen çocuklar var. Örneðin Thomas Edison ampulü bulmak için bin kere denemiþ bin bir de bulmuþ. Bu kiþilere üstün zekâlý diyoruz. Hatta bunun biraz üstü dâhiliktir. Dahi her kuþakta bir tane bulunan ve milyonda bir rastlanan bir özelliktir.

Biz maalesef dâhimiz olan Atatürk’ü yerden yere çalmakla meþgulüz. Atatürk’ümüzün zekâsýný, dehasýný kabul etmek zorundayýz. Onun sayesinde þu an kulluktan vatandaþlýða terfi ettik. Bunu unutmamalýyýz.

- Zekâ geliþimi tek baþýna bir önem taþýyor mu? Zekâ ve sosyal iletiþim arasýndaki denge nasýl kurulmalý?

-Tek baþýna zekâ olmuyor. Çevre ve aile önemlidir. Ýkisinin birbiriyle etkileþimi özellikle. Ayrýca içinde bulunduklarý ortam önemli. Tek yönlü zekânýn hiçbir önemi yok.

Zekâ ve Yetenek Kongresi’nde Prof.Dr. Ferhunde Öktem’in söylediði bir cümle vardý; “Üstün zekânýn peþine düþmeyin mutlu zekânýn peþine düþün”. Bu mutlu zekâ betimlemesi çok hoþuma gitti. Çünkü geliþimin bütün alanlarýný geliþtirmemiz lazým. Sosyal iletiþimde çok iyi olmalý, duygusal yandan özgüveni geliþmiþ olmalý, psiko motor beceriler ve bilinçsel alanda. Bunlarý dengeli hale getirecek bireyler yetiþtirmek hedef olmalýdýr.

- Günümüzde zekâ testlerinin güvenirliði sorgulanýyor… IQ testinin yaný sýra duygusal zekâ testleri de var… Zekâ testlerine iliþkin bilgi verir misiniz?

-Evet, zekâ testlerinin güvenirliði sorgulanýyor. Çünkü zekâ testleri önüne gelenin uyguladýðý bir ölçek haline geldi. Zekâ testi geliþtirmek çok zor. Belli bir kuramýnýzýn olmasý ve o kurama dayalý olarak bir þeyler geliþtirmeniz gerekiyor. Ehil insanlar tarafýndan uygun ortamlarda ve sürede zekâ testleri yapýlmalýdýr. Pahalý ve bireysel bir ölçümdür.

Grup testleri vardýr. Bunlar tarama için yapýlýr. Zekâ bölümü aðýrlýklý olarak yapýlan testler de vardýr ve bunlar isebir sayý verir. Bu sayý çocuðun nasýl öðrendiðini, geliþim alanlarýndaki durumunu çok fazla vermemekle beraber alt testleri vardýr. Sözel alan, performans alaný gibi. Bu alanlarýn iyi yorumlanmasý gerekiyor. Ýki satýr deðil de koca bir kitapçýk þeklinde çocuðun bütün performansýnýn yorumlanabilmesi lazým ve ona göre bir þeylerin söylenmesi gerekiyor. Örneðin 139 ise çocuðunuzun zekâ düzeyi bunun alt sýnýrý alýnmalý.

Türkiye’de 130 üstü alýnýyor üst sýnýr olarak. Ýstatistiksel olarak 130’un alt sýnýrý 129,5’tur. Üst sýnýrý da 130,5’tur. 130 sayýsýnýn aralýðý, 129,5-130,5 arasýdýr. Siz 130’u alýrsanýz 129 puanlý çocuðu da normal sýnýfýna koyarsanýz 129’un üst puaný 129,5’tur. Öbürünün alt puaný ile çakýþýr. Yarým puandan az bir þey ile siz bir grup çocuða bir etiket koyuyorsunuz. Öbür gruba da baþka bir etiket koyuyorsunuz.

Benim doktora tezim þuydu; Fen Lisesi’ni kazanan 286 çocuk ile kazanamayan 360 çocuðu takip ettim. Üst puanda ve alt puanda kaybedenler sýralamada kazananlarla çok farklý deðildi. Dolayýsýyla zekâ puaný eðitimciler için bir þey ifade etmiyor. Anne babalara etiket açýsýndan bir þeyler ifade ediyor sadece.

“Çocuðun zekâsý ölçülebilir” buna itirazým yok. Bunun yanýnda çocuðun diðer geliþim yanlarý da ele alýnmalý. Çocuk bütün olarak deðerlendirilmeli. Biz daha çok eðitim aðýrlýklý gidiyoruz. Burada bir zekâ testi, ölçme yapmýyorum. Zekâ testi ile bir çocuðun deðerlendirilmesini çok uygun bulmuyorum. Çünkü bir sayý veriyor size ve bu sayýnýn hiçbir anlamý yok. Bir veli çocuða test uygulatmýþ ve 165 puaný çýkmýþ. Diðer velinin çocuðunun zekâ testi, 185. Uçuk rakamlar bunlar. Çocuklar yetenekli tabii ki ancak bazý alanlarda desteklenmeleri gerekiyor.

-Ortalama zekâya sahip bir insanýn zekâ seviyesi kaç olmalýdýr?

-Toplumda zekânýn daðýlýmý, normal daðýlým gösterir. Toplumun yüzde 68’i, ortalama zekâdadýr. Artý ve eksi standart sapma arasýndayýz. Ortalama zekâdayýz. Ortalama zekâyý, 100 kabul ederseniz 90-100-110 arasý ortalama zekâ olarak kabul edilebilir. Bu ortalama ayný ölçek açýsýndan 1950’te doðruydu. O ölçeði þimdi uygulasanýz bunun saða doðru eðildiðini göreceksiniz. Ortalama zekâ 100’den 110’a kaydý. Neden? Çünkü 20-30 yýl önceki bilgi ile þimdiki bilgi arasýnda çok fark var. Girdiler çok farklý. Ne kadar girdi fazla olursa ölçümlerinizdeki vermiþ olduðunuz yaklaþýmlar deðiþir.

Ortalama zekâ, gruba göre fark eder, sosyal çevreye göre fark eder. Doktora tezimi yaparken ortalama 120’yi almýþtým. 120’de olan çocuklarýn üst-orta-alt sosyo ekonomik düzey. Alt sosyo ekonomikte 120 bulamadým. Ortada çok az buldum. Üst de ise çok az buldum. Temsil etmiyordu. Bunun üzerine istatistikçilerle düþündük ne yapalým diye. Her grubun üst yüzde 10’unu alalým dediler. Her grubun üst yüzde 10’unu karþýlaþtýrdýk zekâ bölümünü bir tarafa koyarak. Fiziksel ve sosyal geliþim açýsýndan karþýlaþtýrdýk. Üstü alýnca üst tarafta 120, ortada 110, altta ise 90 gittik. 120 üst grubun, 110 orta grubun, 90 ise alt grubun üstüydü. Onun için ortama ve gruba göre ortalama deðiþir.

Ortalama bir insanýn zekâ seviyesi ne olmalýdýr? Beynimizin ön tarafýndaki frontal lob’un (beynimizi oluþturan dört ana lob’dan biri) gelmiþ olmasý lazým. Yani bizim insansý varlýklardan insan varlýðýna dönüþmemiz için frontol lobumuzu geliþtirmemiz gerekiyor. Frontol lob yargýlama, sentezleme, analiz, eleþtirmedir. Bunu siz okul sisteminden alýrsanýz frontol lobu geliþmemiþ insansýlar yetiþir. Bu sistem ile birkaç tane yetiþen üstün zekâlýlar toplumda da kalmýyor. Beyin göçü olarak gidiyorlar. Bu konuda Türkiye en fazla kaybeden ülkelerden birisi. Ortalama zekâ derken þunu sormalýyýz;  nerenin ortalama zekâsý? Bu toplumdan topluma deðiþir. Ortalama dediðimiz þey yargýlama yapmasýný bilen, kendine yeterli olan, mutlu olmayý bilen, dürüstçe para kazanabilen kiþiler olmasý gerekiyor.

- Hangi zekâ seviyesi kiþinin toplumsal/sosyal konumunda nasýl bir önem taþýyor?

-Zekâ seviyesinden çok bizde çocuklarýn akademik becerilerinin yüksek olup üniversiteye girmelerini bekliyoruz. Çocuk doðduðu andan itibaren ona beklentiler yüklüyoruz. Örneðin Ferhat Göçer’i doktor olarak kimse bilmiyordu. Ama þu an müzisyen olarak onu herkes biliyor. O daha yolun baþýnda konservatuarlarda okuyup, sesini daha iyi geliþtirebilseydi dünya çapýnda bir tenor olarak çýkabilirdi.

Derler ki týp fakültesinden her þey çýkar arada bir doktor çýkar diye. Ýlla çocuklar doktor, mühendis mi olmalýlar? Aileler kendi geleceklerini de garanti almak istiyorlar aslýnda. Onun için iyi para getiren meslekleri yönlendiren zekâ hangisi ise toplumda o kabul görüyor. Ailelerin en büyük endiþesi çocuðun hayatýný nasýl idame ettireceði konusu. Eðer mutluysa limon satsýn… Bunun yaratýcý noktasýný bulabilir. Biraz çocuklarý rahat býrakalým. Çocuklarýn 7/24 her þeyini planlýyoruz. Buna hakkýmýz yok.

Hangi zekâ popüler? Yükseköðrenime götüren, iyi bir meslek edinmesini saðlayan zekâ gündemde.

TEOK sýnavýnda yüksek puan alsýn, ÖSYM’de birinci aþamayý ve LYS’yi geçsin, LYS’de iyi bir puanla bir yeri tuttursun ve mezun olsun. Sýnav kapýlarýný görmüyor musunuz hepsinde analar-babalar sýnava giriyor.

Benim için bütün zekâ önemlidir. Müzik, resim, spor hepsi güzel benim için. Neden uluslararasý alanlarda bizi temsil eden kiþiler yok? Neden toplum olarak bilimin söylediði þeyleri dikkate almýyoruz? Neden bilim bu kadar dýþlandý? Onun için en popüler olan neyse onu yapýyoruz. Zekâ bir bütündür ve onun hangi yönünü kullandýðýmýz çok önemlidir.

- Sizce iyi bir insan mý olmak daha önemli yoksa zeki bir insan olmak mý? Duygusal ve mantýksal zekâmýzý nasýl dengeleyebiliriz?

-Zeki bir insan olmak deðil mutlu zekâya sahip insan olmak daha önemlidir. Mutlu zekâ önemli.

-  Son olarak, uluslararasý arenada rekabet edebilirlik açýsýndan doðru bilgiye ulaþmak kadar bilgiyi üretmekte önemli. Sadece bilgiyi kullanan ve tüketen deðil, yeni bilgi üreten ve teknikler geliþtiren bir ülke haline gelebilmek için neler yapmalýyýz?

-Yeteneðe önem vermemiz gerekiyor. Yeteneðin geliþeceði imkânlarý tanýmamýz lazým. 1992’de Bill Clinton ulusa sesleniþ konuþmasýnda þöyle dedi; “Dünya hükümdarlýðýna ve liderliðe devam etmek istiyorsak bizim yaratýcý çocuklar yetiþtirmemiz lazým” dedi. Eðitimi hedef gösterdi. Amerika yetiþmiþ insan gücüne çok önem veriyor ve yatýrým yapýyor. Gençlerimizin büyük bir kýsmý burada yetiþiyor ancak Amerika gibi ülkelere gitmek istiyor.

Rekabetçi olabilmeniz için bilime önem vermeniz ve yaratýcý bireyler yetiþtirmeniz lazým. Yeteneði ön planda tutmanýz gerekiyor. Sýradan kiþi deðil farklý kiþilerin farklýlýklarýna hürmet ederek, ötekileþtirmeden bir bütün halinde hep birlikte yetiþtirmeniz lazým. Yoksa olmaz... Tüketim toplumundan bir adým öteye geçemeyiz.

 

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 4079 Defa Okundu
2015-01-05

SON YAZILARI

TOBB Türkiye Yazýlým Meclisi Baþkaný Melek Bar Elmas: Minyatip söyleþisi Yazar Kýlýç’tan Nezih Kuleyin ile Söyleþi AÞKIN BEDEN DÝLÝ, NEZAKETÝN BEDEN DÝLÝDÝR Üç kere “AYN” deyin… “Neþeli Günüm” ile neþelenin! “Kurum kimliðiniz ile yaptýðýnýz paylaþýmlara özen gösterin!” Gazeteci Þeref Oðuz: Ar-Ge genellikle bizde Ür-Ge’ye dönüþüyor Yazar Kýlýç’tan Prof. Dr. Alkin ile Söyleþi Azeri sanatçý Cavit Tebrizli ile söyleþi

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır