KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

PELESYER SANATçýSý, ODTÜ ÖðRETM ÜYES AL ÞENTüRK LE SöYLEþ

  Arzu KILIÇ

          arzu.kilic@tbd.org.tr
         PELESYER SANATçýSý, ODTÜ ÖðRETM ÜYES AL ÞENTüRK LE SöYLEþ

 Pelesiyer Sanatçýsý, ODTÜ Öðretim Üyesi Ali Þentürk ile söyleþi

Kafkas Haber Ajansý ( KHA ) Yazarý Arzu Kýlýç’ýn, Pelesiyer sanatçýsý ve ODTÜ öðretim üyesi Ali Þentürk ile yaptýðý söyleþi:

Pelesiyer Sanatçýsý, ODTÜ Öðretim Üyesi Ali Þentürk:

Anýt heykel ya da heykel, çok konuþulacak durumda deðil ülkemizde

Türkiye’ye çaðdaþ sanatýn gecikmeli olarak geldiðini anýmsatan Þentürk, artýk anýt heykellerin belediyelerce “bir hayrat” gibi yapýldýðýna dikkat çekti. Þentürk, pelesiyer çalýþmalarý konusunda, “Bir eski mekân bulalým ve orada bir etkinlik yapalým diye yola çýkma yerine, mekânýn dokusunu, hikâyesini araþtýrýyoruz” dedi. 

Söyleþi sayfalarýmýz için Hacettepe’de tez çalýþmalarýný devam ettirirken Orta Doðu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) Öðretim Üyesi olarak ders veren, CerModern konuk sanatçý programý kapsamýnda CerModern atölyelerinde çalýþmalarýna devam eden ve Pelesiyer adlý sanat inisiyatifinin çekirdek kadrosunda yer alan Ali Þentürk ile görüþtük.

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel Bölümü’nü bitiren Þentürk, 2012’de Nowartis hastayla 24 saat kýsa film yarýþmasýnda arkadaþlarýyla en iyi senaryo ödülüne layýk görülürken 2013’te, Mamut Art Projects yarýþmasýnda 7 adet eseri, sergiye katýlma hakký kazandý.

Kendisi için “birçok þeyin birleþimi” diyen Þentürk, hayatýnýn büyük bir bölümünün babasýnýn dükkanýnda geçtiðini, endüstri meslek lisesinin mobilya bölümünde okuduðunu ve el becerilerinin bir kýsmýnýn da burada geliþtiðini anlattý. Þentürk, pelesiyer inisiyatifinin nasýl oluþtuðunu, amaçlarýný, çalýþmalarýný, Türkiye’de heykel sanatýna iliþkin düþüncelerini bizimle paylaþtý.

- Ali Þentürk kimdir, kendinizden biraz söz eder misiniz? Sanat serüveninizi anlatýr mýsýnýz? Neler yapýyorsunuz, þimdiye kadar hangi sanatsal etkinliklerde isminiz geçti? Kaç sergi açtýnýz?

-Ali Þentürk, birçok þeyin birleþimi demem doðru olabilir. Hayatýmýn büyük bir bölümü babamýn dükkanýnda geçti bir, iyi bir esnaf olmayý ve þu an iþlerimi yaparken kullandýðým birçok tekniði ondan öðrendim. Liseyi Ankara’da bir endüstri meslek lisesinin mobilya bölümünde okudum. El becerilerimin bir kýsmýnda burada geliþti diyebilirim büyük bir okuldu ve lisede öðrencilerin isimlerini kazýdýklarý sýralarý biz tamir ediyorduk. Lise sonrasý Hacettepe Üniversitesi’nde mobilya dekorasyon okudum ama güzel sanatlara hazýrlanmak için okulu býraktým. Büyük bir heyecanla ve hýzla ile býraktýðým okula tekrar girmem o kadar kolay olmadý. Güzel sanatlara 2-3 hazýrlandým. Hatta kurs hocamý dinlemeliydim sanýrým kendisi ilk 6. ayýmda “Senden bir þey olmaz býrak istersen kursu” demiþti. Hacettepe Üniversite Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde lisans okudum þimdi de ayný bölümde master yapýyorum. Þimdiye kadar 20 karma sergide iþlerim sergilendi, iki kiþisel sergi açtým. Ama sanat hayatýna ne zaman girdiniz derseniz Mamut Art Project sonrasý diyebilirim. Bizimle kontaða geçmeyecek belki de hiçbir zaman varlýðýnýzdan haberi olmayacak galeri, küratör, sanat tarihçiler ile tanýþtýk.

- Günümüzde hâlâ birçok sanatçý tarafýndan terk edilmiþ mekânlarda, sosyal mesajlar içeren çalýþmalar (Pelesiyer) yapýlýyor. Pelesiyer projesinde yer aldýnýz. Þimdiye kadar bu kapsamda hangi çalýþmalar yapýldý? Bu çalýþmalara yeni mekânlar eklenecek mi?

-Terk edilmiþ mekânlarda çalýþan çok fazla sanatçý var ama “ terk edilmiþ” lafý ile kullanýldýðýnda eylem fazla sadeleþiyor. Bizim, okuldaki ciddi sanat tarihi ve sanat üretimi eðitiminde sýkýlan 3 arkadaþýn kurduðu ve þu anda çekirdek ekibi 5 kiþi olan bir oyun alanýdýr, pelesiyer. Bir eski mekân bulalým ve orada bir etkinlik yapalým diye yola çýkma yerine, mekânýn dokusunu, hikâyesini araþtýrýyoruz. Bu mekânlar þimdinin kamusal alanýn zeminini oluþturan mekânlar. Dikkatli seçimlerle ilerlemeye çalýþýyoruz ve bir galeride sergilemiyoruz iþlerimizi. Belki ileride, dokümantasyon niteliðinde bir þeyler yapmayý planlýyoruz.  Ýlk etkinliðimizi iki yýl önce, kan davasý yüzünden terk edilmiþ bir köyde, 5 kiþi gerçekleþtirdik. Þimdi yeni projeler için hazýrlanýyoruz.

- Sergi ve farklý nitelikteki çalýþmalarýnýza isim seçerken nelerden ilham alýyorsunuz? Ýsim seçiminde sizi ne etkiliyor?

-Ýsim konusuna çok takýlmýyorum genelde ilk aklýma gelen þeylerdir iþlerimin ismi. Ýþleri üretirken zaten o kadar çok vakit geçirince onlarla isimler bir þekilde çýký veriyor.

- Türkiye’de son günlerde kadýna karþý þiddet çok gündemde. Kadýna karþý þiddete dikkat çekmek için hangi mekâný seçerdiniz ve nasýl bir heykel yapardýnýz?

-Ben bu durumlarda gündem konularýný sanata taþýmayý doðru bulmuyorum. Hassas bir durum eðer gündemdeyse, kýsa sürede bir þeyler üretip ve bunu insanlarla paylaþýrsam, ahlaksýzca bu konudan rant elde etmiþim gibi geliyor bana.

- Ýstanbul Tophane’deki Ýþçi Bulma Kurumu’nun önündeki parkta duran “Ýþçi Anýtý”, 42 yýl önce Cumhuriyet’in kuruluþunun 50. yýlýnda gerçekleþen, Türkiye’nin ilk sivil kamusal sanat etkinliði olan “Cumhuriyet’in 50. Yýlý etkinlikleri” kapsamýnda heykeltýraþ Muzaffer Ertoran tarafýndan yapýldý. Ancak heykel yapýldýktan sonra defalarca tahrip edildi, saldýrýya uðradý ve defalarca da onarýlmaya çalýþýldý. O heykel Türkiye’nin modernleþme sürecinin bir sembolü, bir göstergesi gibi yerini korumaya devam etti. Sizin yeni yapýtýnýz “operasayon; kamusal alan”ýn bu anýtla ilgisi nedir? Bu çalýþmanýzda neyin göz önüne sermeyi hedeflediniz?

-Muzaffer Ertoran’ýn heykeli ile direk bir baðlantýsý yok bu çalýþmanýn fakat iyi bir örnek olarak yazýyý yazan arkadaþým Ahmet Aydýn Atmaca kullandý. Evet, iyi bir örnekti zira, heykel bir tehdit aracý mý hem devlet hem de halk için. Bildiðiniz üzere Ordu’da bir heykel sempozyumda heykelin üzerine “Edep yahu!” yazýlarak üstü siyah örtü ile kapatýlmýþtý. Bu haberleri uzun zamandýr topluyorum ve haberlerin birbiriyle olan baðlantýlarýný kurmaya çalýþýyorum. Bu haberler arasýnda fikir ayrýlýðý olan yayýn kuruluþlarýndan çýkmýþ gerçek olmayan haberler dahi var. Çalýþma disiplinimin çok dýþýnda ve eðitimini aldýðým alan olmasý beni heyecanlandýrýyor, araþtýrma süreci çok zaman isteyen ve bitmeyecek bir çalýþma oldu benim için.

-  Bilindiði üzere demokratik toplumlarda heykel, anti-demokratik toplumlarda “anýt” vardýr.  Bizde anýt çok maalesef. Türkiye’de heykel sanatýnýn geçirdiði aþamalara baktýðýnýzda neler görüyorsunuz? Ülkemizde heykel sanatýnýn geliþimi ve þu anki durumu hakkýnda neler söylemek istersiniz?

-Türkiye’ye çaðdaþ sanat, gecikmeli olarak geldi. Ýlk dönem sanatçýlarý yurt dýþýna gönderildiler, orada aldýklarý eðitimle burada eðitim verdiler. Bu durum sonrasýnda fikir ve disiplin ayrýlýklarý oluþturmaya baþladý. Ýlk anýt heykellerimizin birçoðu, bizim ellerimizden çýkmadý yabancý sanatçýlara yaptýrýldý. Biz de kendi anýtlarýmýzý yaptýðýmýzda, dönemin ustalarý çok iyi eserler býraktýlar. Bu, zamanýn anýt heykelleri ve ilk dönem heykelleri arasýnda bir kýrýlma oldu sanýrým. Bunu seri üretim- tüketim toplumu oluþumuza baðlayabiliriz. Yakýn dönemde anýt heykelleri, artýk belediyeler tarafýndan yarýþma düzenlenmeden, sanki “bir hayrat” yaptýrýr gibi yapýlýyor. Atölyelerini ziyaret ettiðim anýt heykel yapan sanatçýlar, daha önce yaptýklarý Atatürk heykel kalýplarýný yapboz gibi birleþtirerek belediyeden proje tamamlýyor. Yani anýt heykel ya da heykel, çok konuþulacak durumda deðil bugün de ülkemizde. Bir de bunlarýn dýþýnda heykel sempozyumlarý var, onlar daha eðlenceli. Bir grup, belediye ile anlaþýr ve arkadaþlarýný çaðýrýrlar, ama yarýþma varmýþ gibi olur bütün süreç. Bu sempozyumlar için heykeltýraþlar en basit iþlerinin maketlerini yaparlar. Çünkü belirli bir sürede bitmesi gerek. Çok iþ çýkar, sanatçýlar yorulur ama ne gereði var. Önemli olan park, bahçeler dolsun yeter. Bu arada hakkýný yemeyelim, bu sempozyumlarýn gereðini yapan, emeðini el iþçiliðini ortaya koyan sanatçýlarýmýzda az da olsa var elbette.

- Sanatçýnýn “güne uyan mý yoksa günü ileri götürmesi mi” gerekiyor?

-Sanatçý için þöyle bir tanýmla hatýrlýyorum, “Salça, domatesten yapýlýr ama kendisi domates deðildir. Sanatçý, toplumdan çýkar ama toplumu temsil etmez, bir bireydir.” Sanatçý günü ileri götürmelidir ama bu misyonu yükleyemeyiz ona. Bir þekilde mutfaðýnda hesaplaþmalarýný yaþar ve bunu yani heyecaný ya da sýkýntýsýný izleyici ile sergide paylaþýr. Güne uymaz sanýrým, disiplinsiz ama kendi içinde yeni disiplinler oluþturan bir alandýr, sanat.

(BA-BA-S) GAZÝ KARS (KHA) 

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 18852 Defa Okundu
2015-04-09

SON YAZILARI

TOBB Türkiye Yazýlým Meclisi Baþkaný Melek Bar Elmas: Minyatip söyleþisi Yazar Kýlýç’tan Nezih Kuleyin ile Söyleþi AÞKIN BEDEN DÝLÝ, NEZAKETÝN BEDEN DÝLÝDÝR Üç kere “AYN” deyin… “Neþeli Günüm” ile neþelenin! “Kurum kimliðiniz ile yaptýðýnýz paylaþýmlara özen gösterin!” Gazeteci Þeref Oðuz: Ar-Ge genellikle bizde Ür-Ge’ye dönüþüyor Yazar Kýlýç’tan Prof. Dr. Alkin ile Söyleþi Azeri sanatçý Cavit Tebrizli ile söyleþi

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır