New York’da toplu mezarlık: Kimsesiz cesetlerin adası - Amerikan hapishanelerindeki tutuklular her yıl binlerce sahipsiz cesedi Hart Island adasına gömüyorlar.
2010-08-25 - 21:47
ALMANYA
New York’da toplu mezarlık: Kimsesiz cesetlerin adası
Amerikan hapishanelerindeki tutuklular her yıl binlerce sahipsiz cesedi Hart Island adasına gömüyorlar.
New York’un kapısı önünde “Kimsesiz cesetlerin adası” olarak bilinen Hart Island adasına her yıl 15 bin sahipsiz ceset gömülüyor. Sokakta yatan evsizler, uyuturcu bağımlıları, parasız ailelerin ölen aile fertleri... Hepsinin son durağı Hart Island adasıdır.
Burası hüzünlülerin yeri, saygının, gururun, yalnızlığa çekilmek isteyenlerin adası da olabilirdi. Fakat bu ada kapalı bölgedir. Kimsenin çıkmasına izin verilmiyor. En fazla helikopter veya uçaktan bu uğursuz ve sırlarla dolu adayı görmek mümkündür. Adaya çıkış yasağı olmasına rağmen her gün çalışan insanlar ceset gömmekle meşguller. Adada çalışanların tek korkunç görevi sahipsiz cesetleri ortadan kaldırmaktır.
Hemen her gün bu uğursuz adaya gemiler tahta tabutlarla yeni cesetler getiriyorlar. Tabutların üstünde eğer ölenlerin kimliği belli ise ismi yazılıdır. New York şehir sınırları içinde ölenlerin aile fertlerine, iki hafta içinde hastane morgundan cesetleri alıp gömmeleri için vakit tanınıyor.
Bu süre içinde hiç kimse gelmezse veya mezarlık için parası yoksa cesetler otomatik olarak Hart Island adasına gönderiliyor. Her yıl ortalama bu adaya 15 bin ceset defnediliyor. Toplam 800 bin civarında insanın rahat uyuyacağı son mekan burası oldu. Cesetlerin yakılmamasının sebebi dini motiflerdir. Katolikler ve Yahudiler cesetlerin ateşte yakılmasına karşı çıkıyorlar.
Burası neden var? Bu soruyu kendisine 20 yıldır kadın sanatçı Melinda Hund’da soruyor. Sanatçı ömrümü ve enerjisini adadaki ölüleri hatırlatmakla meşguldür. Onun sözlerine göre, “Şehir belediyesi burayı görünmez hale getirmeye çalışıyor. Sanki kanıtlar yok ediliyor. Fakirler sağken hayatın dışında tutulduğu gibi, öldükten sonrada ayrımcılığa uğruyorlar.” diyor.
Melinda Hund cesetler adası hakkında topladığı resimleri çok sayıda galerilerde sergiledi. Şimdi bir bilgi bankasına adaya gömülen 800 bin sahip çıkılmayan insanın isimlerini toplamaya çalışıyor. Sanatçı şöyle söylüyor: “Belediyenin görünmez hale getirdiği adayı, ben görünür duruma getirmeye çalışıyorum.”
New York halkı cesetler adasına yalnız uyuşturucu bağımlılarının ve evsizlerin gömüldüğüne inanıyor. Oysa bu fikir tam doğru değil. Şehirdeki hastaneler cesetleri yalnız iki hafta saklıyorlar. Bu vakit içerisinde ölüye sahip çıkan olmazsa, belediye devreye girip adaya gönderiyor. Buzdolapları çok pahaldır.
Bazen fakir aileler iki hafta zarfında onurlu bir defin için para bulamıyorlar. Veya yakınları çok uzaklarda yaşıyorlar. Geç haber alanlar cenazeye verilen zamanda yetişemiyorlar. Ayrıca New York`da yaşayıp İngilizce bilmeyen çok göçmen var. Bunlar yakalanıp sınır dışı edilme korkusundan ne polise gidiyorlar, ne de hastanelerde bir yakınlarını arıyorlar.
Büyük şehirlerin başka bir kaderi de umursamazlıktır. Bazen bir kişi kayıp olduğu zaman, en yakınları bile, bir gün döner düşüncesiyle kaybı aramıyorlar. Mezara gömseler bile kaç kişi gidip mezarı temizliyor?
Büyüklerle birlikte çocukların küçük tabutlarda bu mezarlığa getiriliyor. Hastanede çocuğu ölen anneler şok geçirip ölen evlatlarına sahip çıkmıyorlar. Toplu mezardan çoğunun haberi bile yok. Günün birinde sevemedikleri çocuklarının mezarını sorunca korkunç gerçek ortaya çıkıyor.
MEZARI YOK!
New York’da aniden ölen turistlerde bu toplu mezarlığa gömülebilinir. Hiç kimse haber alamazsa götürüp gömülüyor. Daha sonra mezarlığı açtırıp yakınını bulup, kendi ülkesine götürmek belediyeyle uzun uğraş ve kanun savaşları istiyor. Ölüler gömülmeden hepsinin resmi çekilip, parmak izi alınıyor. İleride mezarların açılması ihtimaline karşı önlem alınıyor.
Hard Island adası bir hapishanedir. Bu adada çok sayıda tutuklu bulunuyor. Adaya yabancıların çıkmasına güvenlik gerekçesinden dolayı izin verilmiyor. Aslında ada hapishane yönetiminin kontrolündedir.
Ölülerin üstünde bir mezar taşı bulunmuyor. Buna rağmen hangi bölümde kim gömülüdür kayıt ediliyor. Ölürken yanında kimliği olanlar gömüldükten yıllar sonra yine bulunabilinirler.
“Hart Island adası derin bir üzüntü yeridir.” diyor. Kenneth Jackson Columbia University tarih profesörü. “En kötüsü adanın ziyaretçilere kapalı olmasıdır. Gelecekte tarihçilere ve araştırmacılara adaya çıkış izini verilirse, bizim zengin toplumda fakirlerin yaşam hakkı olmadığı ortaya çıkacak.”
Sağ iken fakir insanların gördüğü adaletsizlik, onları ölümlerinde bile rahat bırakmıyor.
(MA-BA-S) ALMANYA (KHA) - MEMET AYDEMİR
Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN
Bu Haber 1843 Defa Okundu
|