KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

VAHM OLAN, NSANýN SAKAT OLMASý DEðL, DüZENN SAKAT OLMASýDýR!

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         VAHM OLAN, NSANýN SAKAT OLMASý DEðL, DüZENN SAKAT OLMASýDýR!
Vahim olan, insanýn sakat olmasý deðil, düzenin sakat olmasýdýr!
 
Türkiye sakatlar konfederasyonu Baþkan yardýmcýsý ve Türkiye Sakatlar Derneði Genel Baþkaný Þükrü Boyraz, KHA’ya yaptýðý açýklamada vahim olan, insanýn sakat olmasý deðil, düzenin sakat olmasýdýr diyerek sözlerini þöyle sürdürdü…
 
Ülkemizde sakatlar 5378 sayýlý özürlüler yasasý geçici 2.maddesine raðmen kendi yaþam alanlarý içerisinde adeta cezaevi hayatý yaþýyorlar.’’
 
Hapishaneyi yaratan, engellileri toplumdan tecrit eden kapitalizmdir. Kapitalist sistemde, dünyaya bir engelli olarak gelmek, bütün sorunlarý iki kat daha fazla yaþamak demektir. Yoksulluk, iþsizlik, eðitimsizlik, saðlýk hizmetlerinin yetersizliði, sosyal güvencenin olmayýþý, iki kez vurur onlarý. Tüm bunlara bir de dýþlanmýþlýk, horlanma, yok sayýlma eklendi mi evlerinden bile çýkamaz olurlar. Yaþam çekilmez hale gelir. Seslerini duyan olmaz. Sorunlarýný, taleplerini kimse dinlemez.
 
Tüm bu sorunlar yumaðý içinde yaþayan 8,5 milyon insanýmýzdan söz ediyoruz. Sakat, engelli ya da özürlü, nasýl tanýmlanýrsa tanýmlansýn, sorun; insanlarýmýzýn bir engelinin, özrünün ya da sakatlýðýnýn olmasý deðildir. Asýl sakatlýk, insanýmýzý böyle bir yaþama mahkûm eden düzenin sakatlýðýdýr. Asýl ‘’engelli’’ olan, insanlarýmýzýn her türlü hakkýný engelleyendir.
8.5 milyon insanýmýzýn sorunlarýna karþý kör, saðýr olan bu düzenin sahipleri, onlarý yalnýzca 10-16 Mayýs Sakatlar Haftasý’nda ya da 3 Aralýk’taki Engelliler Günü’nde hatýrlýyor. Bu hatýrlamalar da zaten göstermelik, þov amaçlý törenlerin, demeçlerin ötesine geçmiyor. Engelliler için bir iki panel düzenlenir, engellilere sunulan hizmetlerin ‘’kanýtý ’’ olarak mutlaka bir tesis hizmete açýlýr, ‘’ hayýrseverler ‘’ birkaç tekerlekli sandalye hibe ederler, þovun en aymazca ve aþaðýlayan bölümü ise TSK’ de engellilere ‘’ bir günlük askerlik ‘’ yaptýrýlmasýdýr. Klasik olarak da vaatler verilir ve bunlar bir sonraki yýla kadar da unutulur.
 
Anlayýþ böyle olunca da ne engellilerin sorunlarýnýn çözümüne yönelik bir politika belirlenir ne de buna uygun yasal düzenlemelere gidilir. Bunlar yapýlmadýðý gibi, yasal güvence altýna alýnmýþ gibi görünen haklarý da iþlevsizleþtirilir. Çünkü sistem engellileri sahiplenmek, olara deðer vermek, haklarýný korumak üzerine þekillendirilmemiþtir. Sistem, kapitalizmin yasalarýna göre iþlemektedir. Böyle bir sistemde insanýn bir deðeri olmadýðý gibi, engelli insanýn hiçbir deðeri yoktur.
 
Kapitalizm için ancak sömürebildiði emeðin ‘’ deðeri ‘’vardýr. Üretimde bulunmayan kesimler, yani yaþlýlar, emekliler, ev kadýnlarý kapitalizm için külfettir. Kapitalizm, her þeye ‘’ kar ‘’ gözüyle bakar; mesela, eðer kapitalist üretimin verimliliðini, dolayýsýyla karýný artýracaksa, o durumda iþçiler için dinlenme tesisleri yapar, iþçinin tedavi ve muayene için harcayacaðý zamaný asgariye indiren düzenlemeler yapar ve bunlar ‘’ sosyal hak ‘’ olarak sunulur. Ama üretime yararý olmayan hiçbir yatýrým yapýlmaz.
 
Engelliler, kapitalizm için kar getiren bir unsur deðildir. Bu nedenle de kapitalizmin varlýðý, engellilerin dýþlanmasýnýn nesnel zeminini oluþturur. Bugün emperyalist ülkelerde engellilere belli ölçülerde haklar tanýnmýþ olsa da, bu, kapitalizme dair sözünü ettiðimiz nesnelliði deðiþtirmez. Ýþçilerin ekonomik – demokratik mücadelesinin etkisi ve kapitalizmin sosyalist sistemle rekabet edebilmek için geliþtirdiði ‘’ sosyal devlet ‘’ modeli çerçevesinde emperyalist ülkelerde engelliler oldukça geniþ haklara sahip olmuþlardýr. Ancak bugün hak gasplarýndan ilk nasibini alanlarýn içinde onlar da var.
 
Lütuf ve istismar: kapitalizmin dýþlayýcýlýðý, faþizmin aþaðýlayýcý anlayýþý, engellilere karþý olumsuz toplumsal önyargýlarýn ve davranýþlarýn da asýl kaynaðýdýr. Bu anlayýþýn sonucunda milyonlarca engelli insan toplumdan dýþlanýr. Onlara ya acýnýr ya aþaðýlanýrlar, ya da yoklarmýþ gibi davranýlýr. Ülkemizde okullarýn, iþyerlerinin, hastanelerin, devlet dairelerinin, sosyal tesislerin, parklarýn, sinema, tiyatro, konser gibi kültür – sanat etkinliklerinin gerçekleþtirildiði binalarýn mimarileri, yollar, ulaþým araçlarý onlara göre düzenlenmemiþtir. Aslýnda daha özet olarak þöyle diyebiliriz; HÝÇBÝR ÞEY ONLARA GÖRE DÜZENLENMEMÝÞTÝR. Eðitimleri bireysel çabalarýna, saðlýk sorunlarý’’ paraya ‘’ kalmýþtýr. Üretim sürecine katýlmalarý için gerekli düzenlemeler yapýlmaz.
 
Devlet için engellilerle ilgili yapýlacak her þey bir ‘’ lütuf ‘’ tur. Bu yaklaþým, tüm iktidarlar tarafýndan sürdürüle gelmiþtir. Engellilere bakýþ açýlarý bu kadar çarpýk olan iktidarlarýn ortak karakteristik özelliklerinden biri de, engelliler konusunu sürekli istismar etmeleridir. Düzen partileri, hem engellilerin sorunlarýnýn çözümü için bir þey yapmaz hem de engellileri istismar etmekten geri kalmazlar.
 
Ýþ baþýndaki AKP iktidarý da, düzen partilerinin bu çizgisini sürdürmüþtür. AKP’nin özürlü bir kiþiyi milletvekili yapmasý, bu konuda farklý bir yaklaþýma sahip olduðunun deðil, tersine, istismarda önceki tüm iktidarlarý geride býraktýðýnýn bir göstergesidir. Nitekim ayný AKP, (halk tarafýndan engelli maaþý diye bilinen)sosyal devletin 2022 sayýlý yasa gereði vermekle hükümlü olduðu sosyal yardýmý vermemek için engellilerin rapor derecelerini düþüren yönetmenliði 2006 yýlýnda çýkardý ve bir çok engelli yurttaþ bu haktan da mahrum býrakýldý.
Keza, yine AKP, zihinsel engellilerin eðitim sürelerine kýsýtlama getirmiþ, iþitme engellilerin iþitme cihazý alýmlarýnda fiyatýný aþaðý çekmiþ ve sürelerini uzatmýþ olmasý sebebiyle zihinsel engelli ve iþitme engelli çocuklarýmýzýn eðitimlerinin almasý engellenmiþtir.
 
SOSYALÝZMDE ENGELLÝLER:
Yapýlmasý gereken, engelleri ‘’doyurmak ‘’ deðildir; halkýn engellilere vereceði en iyi destek, onlarýn ekonomik, demokratik haklarýný kazanmalarýna destek vermektir. Engellilerin sorunlarý yardýmlarla, baðýþlarla deðil, onlarýn üretim sürecine ve toplumsal yaþama katýlmalarýný saðlayarak, ekonomik, demokratik, sosyal haklarýný saðlayarak çözülür. Kuþku yok ki, engellilerin sorunlarý da son tahlilde bir düzen sorunudur. Kapitalizmin ve faþizmin temelde ‘’ insana deðer vermeyen ‘’ özü, engellilere iliþkin doðru politikalarýn üretilmesinin önündeki en büyük engeldir.
 
FAÞÝZM DE
Hitler, ‘’iyileþmesi mümkün olmayan zihinsel özürlülerin ortadan kaldýrýlmasý’’ emrini vermiþtir. Nazi Almanya’sýnda 1939 – 1945 yýllarý arasýnda ‘’ sisteme yük ‘’ olarak görülen 200 bin engelli insaný iðne yapýlarak, Luminal isimli bir ilaç içirilerek, aç býrakýlarak gaz odalarýnda karbondioksit verilerek katledilmiþtir. Naziler ‘’ üstün bir ýrk yaratmak ‘’ adýna ‘’ iþe yaramayan asalaklardan ‘’ kurtulmayý hedeflemiþtir. Bu politika kapitalizmin doðasý ve tekellerin çýkarlarý ile uyumludur. Çünkü engellileri iyileþtirmek, topluma uyumlu hale getirmek, saðlýk ve eðitim hizmeti sunmak tekeller için ek bir maliyettir.
 
Bugün engelli insanlar Hitler faþizmindeki gibi öldürülmüyor! Ancak yaþamlarý çekilmez bir hale getirilerek, canlarýndan bezdiriliyorlar. Ýnsanlýk onuruna yakýþmayacak muamelelere maruz býrakýlýyorlar.
 
Engellilerin sorunlarý ancak ‘’insana deðer veren ‘’ bir sistemde çözülebilir. Bu da ancak sosyalizmde mümkündür. SSCB Anayasasý’nýn 120. maddesinde; ‘’ SSCB halký, hastalýk, sakatlýk olsun tüm yaþamý boyunca saðlýklarýnýn korunmasý hakkýna sahiptir. Bu hak sosyal güvenlik hizmetleriyle, saðlýk hizmetlerinin parasýz verilmesiyle, çalýþan her kiþinin ulaþabileceði saðlýk kurumlarýnýn kurulmasýyla garanti altýna alýnýr.’’ denilir.
 
SSCB’ de zekâ özürlü çocuklar için özel okullar açýlmýþ ve çocuklar eðitilirken, üretime katýlmalarý da hedeflenmiþtir. Çocuklarýnýn eðitimlerinde daha etkin rol oynamalarý için ailelerine kurslar verilmiþtir. Çalýþabilir hale gelen engelliler fabrikalarda, kolektif çiftliklerde istihdam edilmekte, engelleri buna izin vermeyenler, sosyal yardýmcýlarýn yönettiði özel evlerde yaþamlarýný sürdürmektedir.
 
Küba’da saðlýk önleyici, koruyucu týbba öncelik vererek, hastalýklarýn ve sakatlýklarýn ortaya çýkmasýný önlemeye yönelmiþtir. Küba’da BÜTÜN SAÐLIK HÝZMETLERÝ parasýz ve halkýn temel hakký olarak yasal güvence altýna alýnmýþtýr.
 
KAPÝTALÝZMDE SAKATLARIN DÜNYASI: ise durum tam tersinedir. Mesela ABD’de ise devlet, saðlýk iþlerinde hiçbir sorumluluk üstlenmemektedir. Ýnsanlarýn saðlýk sorunlarý özel sigorta þirketlerine devredilmiþtir. Yaþlý ve sakatlarýn saðlýk maliyetlerinin ise yarýsýndan azý karþýlanmaktadýr. Ýngiltere’de çalýþan nüfusun %10’unu ( 4.5 milyon ) engellilerden oluþturmasýna raðmen yalnýzca 1.8 milyonu istihdam edilmiþtir.
Ülkemizde aile ve sosyal politikalar bakanlýðý yaþlý ve özürlüler müdürlüðünün ’ 2002 yýlý itibariyle yaptýðý araþtýrmaya göre, 8,5 milyon engelli bulunmaktadýr ki bu nüfusun % 90’ýna evde bakýlmaktadýr. 140 binine maaþ baðlanmýþtýr. Meslek edinme kurslarýna sadece 180 bin kiþi katýlmaktadýr. 27 bin engelli, özel araçlarla okula getirilip götürülmektedir. Milyonlarcasý bunlardan mahrumdur. Engellilerin % 94’lük bir kýsmý okuma yazma bile bilmemektedir.
Dünya çapýnda engellilerin%80’i yoksulluk sýnýrýnýn altýnda yaþýyor. Engelliliðin%80’i, önlenebilir engelli, kötü beslenme ve bulaþýcý hastalýklardan oluþuyor. Körlüklerin % 70’i önlenebilir ya da tedavi edilebilir hastalýklarýn sonucu. Saðýrlarýn %50’si önlenebilir nedenlerden kaynaklanýyor.
 
Peki, neden önlenemiyor?
Yukarýda anlattýklarým iþte bunun cevabýdýr.
Dünyada günde 1800 iþçi hayatýný kaybediyor, yaralanýyor veya sakat kalýyor. Yeni sömürge veya sömürge ülkelerde, sakatlarýn %98’i okula gitmiyor. Okuryazar oraný %6. Kadýnlar için bu oran %1 engellilerin SADECE %2’si bakým ve iyileþtirme hizmetlerine ulaþabiliyor. 20 milyon kiþinin tekerlekli sandalyeye ihtiyacý var. Zihinsel özürlülerin %90’ý çocukluklarýnda cinsel tacize uðruyor. Engelli çocuklarýn þiddete maruz kalma oraný engelli olmayanlara kýyasla 7 kat daha fazla.Bu insanlýk dýþý tabloyu yaratan, her þeye kar penceresinden bakan aþaðýlýk ve asalak bir sistemdir.
 
Kapitalizm dünyanýn her yerindeki engelli insanlar için zulüm demektir. Engellilerin hak ve özgürlüklerini kazanabilmesinin yolu da mücadele etmekten, örgütlenmekten ve güçlerini birleþtirmekten geçiyor. Bunca yaþanan sýkýntý, acý kader deðildir. Bu kaderi deðiþtirecek bir sistem vardýr: Sosyalizm. Kapitalizm koþullarýnda, faþizm altýnda, baðýmlýlýk altýnda engellilerin hiçbir sorununun çözülmeyeceðini anlamak için daha fazla acý çekmeye gerek yoktur.
  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 4188 Defa Okundu
2012-08-27

SON YAZILARI

Ötekileþtirme! Sevgi Kalpte Olmadan, Bilgi Beyinde Olmaz Eriþebilirlilik Eriþebilirlilik ve Ulaþýlabilirlik Farklý Bir Mevsim: Empati Tarihimizde Engelliler Özürlü Topluma Sevgiyi Anlatan Dostluk Ýnanmak mý, güvenmek mi? Bir Dakikalýðýna Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır