Kadınlar birinci planda tutulmalıdır
2012-01-02 - 12:22
KARS
Kadınlar birinci planda tutulmalıdır
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Bilinçli Gençler Kulübü tarafından geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen “Kadın Hakları-Kadının Sosyal Çevrede Konumu ve Ötelenmişlik Durumlarına Çözüm Arayışları” konulu panelde kadın ve kız çocuklarının toplumda süre gelen ataerkil bir aile yapısının hâkim olması nedeniyle ikinci plana itilmesine yönelik çözüm arayışları ön plana çıkarıldı.
Kadın ve kız çocuklarının toplumda ki yerlerini alabilmesi için çözüm önerilerinin düşünüldüğü panelde konuşan KAÜ Okutmanlarından Sertaç Demir, “Toplumda ataerkil bir aile yapısı hâkim olduğundan ötürü kadınlar ikinci plana atılmıştır” dedi.
Kars Aktif İş Kadın Hakları Derneği Başkanı Filiz Civa ise kadına yönelik şiddete dikkat çekerek, “Kadınların kız çocuklarının hak ettiği değeri alamaması gerçekten canımızı yakıyor. Buna bir çözüm önerisi getirilmelidir” diye konuştu.
KADINLAR İKİNCİ PLANA İTİLMİŞTİR
Eğitim Fakültesi Öğretim elemanlarından ve Okutman Sertaç Demir, “Bugünkü asıl konumuz kadın hakları üzerine olup bunu iki oturum şeklinde yapacağız. Kadın haklarının tarihsel gelişimi anayasal düzlemde hukuksal, toplusal gerek her yönüyle ele alınması gerekmektedir. Kadının iş hayatındaki ev hayatındaki durumu ele alınıp incelenecek. Toplumda ataerkil bir aile yapısı hâkim olduğundan ötürü kadınlar ikinci plana atılmıştır. Yoksa haram ya da helallik yönünden her ikisi de aynı haklara sahiptir. Yani kadına ayrı hitap erkeğe ayrı hitap söz konusu değil. Burada görev aileye düşmekte anne ve babalar çocuklarını aynı görmeli ikisine eşit davranmalı erkek çocuğu ne ise kız çocuğu da değer görmeli, birine çok görev ve sorumluluk verirken diğeri ihmal edilmemelidir. Toplumda ki cinsiyet ayrımının yada erkeğin daha fazla hakka pozisyona sahip olduğu bilgilendirmesinin zamanla değişeceğini ve ortadan kalkacağını umuyoruz.” dedi.
KADINLAR DAİMA BİRİNCİ PLANDA TUTULMALIDIR
Kars Aktif İş Kadın Hakları Derneği Başkanı Filiz Civa da, “Toplumun verdiği sorumluluklar toplumsal toplumsal bireyi hedef alır. Aktif iş kadınları olarak toplumdaki cinsiyet ayrımı ile ilgili konulara değineceğim. Toplumsal hayatta kadınlar yapılan ayrımlar sonucu sosyal siyasal ekonomik vb haklarından maruz kalıyor ya da bu haklar ellerinden alınıyor. Kız çocuklarının eğitime tabi tutulmaması, ya da iş bulamaması toplumsal cinsiyet ayrımının en bariz örneğidir. Toplumda kadınlar daha çok düşük miktarda az para ile aile işçiliğinde çalıştırılması diğer önemli bir sorundur bu sorunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Diğer önemli bir sorun da aile içi şiddet ne yazık ki kadınlarımız aile de şiddete maruz kalıyor. Şiddetten kasıt sadece dayak değil aynı zaman da sözlü şiddet de mevcuttur kadın evde ikinci bir plana atılıp önemsenmeye biliyor. Kadınların kız çocuklarının hak ettiği değeri alamaması gerçekten canımızı yakıyor. Buna bir çözüm önerisi getirilmelidir. Ne yapılmalı mesela sivil toplum kuruluşları ve hükümet bir araya gelerek bu konuyu enine boyuna konuşulması gerekmektedir ancak hükümeti ajandasında dahi kadın alt satırlarda yer alıyor. Biz kadının ailesiyle daha barışık daha mutlu huzurlu yaşamasından yanayız. Bunun için bu problemin çözülmesi kesin bir şekilde gerekmektedir. Kadının verimli üretken olmasını istiyoruz burada en büyük görev sivil toplum kuruluşları ve hükümete düşmektedir. Türkiye’de kadın istihdamı Avrupa Birliliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında rekor denecek oranda düşüktür; çalışmayan ya da pasif olarak nitelendirilen kadın oranı çok yüksektir. Buda kadının kültürel sosyal ekonomik değerlerini elde edememesine sebep oluyor. Ben bir kadın olarak şunu belirtmek isterim kadınlarımıza gerekli olanaklar yaratılmalı daima birinci planda tutulmalıdır.” diye konuştu.
KADININ EVDEKİ ROLÜ AZIMSANMAMALI
Kars Engelliler Turizm Geliştirme Kooperatifi Eğitim Uzmanı Belgi Kesemen ise Kadının iş hayatında karşılaştığı engellere dikkat çekerek, “Kadın toplumsal hayatta olsun gerek iş hayatında olsun çeşitli engeller olanaksızlıklarla karşılaşmaktadır. Ben bir kadın olarak empati kurmak kadının ne istediğini neyi amaçladığını hedef ve gayesinin ne olduğunu çok iyi bilmekteyim. İnsanların en büyük hakkı yaşama hakkıdır bu hak onların ellerinden alınmamalı diğer haklar olan eğitim hakkı sağlık hakkı gibi her türlü hak onlara sunulmalıdır; en başta onlara özgürlük hakkı tanınmalıdır, kendilerini rahat ifade edebilecek bir ortam yaratılmalıdır, ben kimim sorusunun onları kamçılamasına izin verilmemelidir.” ifadelerini kullandı.
Kesemen daha sonra şunları söyledi:
“GKız çocuklarının eğitimine izin verilmeli onların en güzel hakkı ellerinden alınmamalıdır. Diğer bir sorun kadın cinayetleri, kız çocuklarının bebeklerin öldürülmesi, töre cinayetlerinin ortadan kaldırılması bunlara bir son denmesi lazımdır. Kız çocuklarımızın okula gönderilmesi ve teşvik politikalarının desteklenmesi gerektiğini belirtmek istiyorum, bu hem toplumumuzun gelişmesini hem de kadının statüsünü yükselmesine zemin hazırlamaktadır. Eğitim alanında hem kız çocukları hem de erkek çocukları okutulmalı ancak ekonomik yetersizlikten ötürü kızlar ikinci plana alınıp erkek çocukları ön planda tutuluyor gerekçe olarak da kız çocukları elin malı erkek çocuğu ise soyun ailenin devamını sağlar düşüncesiyle hareket ediliyor. Ancak kız çocuklarının topluma anne ve babalarına daha yararlı olduğu apaçık gözler önündedir. Kızını dövmeyen dizini döver ile başlar ailede şiddete kadar gider bu olay işte bu çok yanlış bir yaklaşım. Eğitim hakkı verilmeyen kadın okuryazar olmadığından hiçbir sektörde yer bulamaz dolayısıyla tarım alanında işçi olarak çalışır.”
Kesemen ayrıca, “Türkiye’de her üç kadından biri okuma yazmaya sahip oysaki kadına okuma şansı verilse daha iyi noktalara gelinirdi. Kadının evde ki rolü de azımsanmamalı hem çocuklarına bakıyor hem evin ihtiyaçlarını karşılıyor. Diğer bir yandan aileyi ayakta tutuyor. Erkek ise çalışıp getiriyor ve sanki eşi hiç zorluk çekmiyormuş gibi bir muamele yapıyor. Oysa çamaşırından bulaşığına ütüsünden yemeğine kadar her şeyi kadın yapıyor. İstense çamaşırlar kuru temizlemeye verilir ancak bu kadının görevi olarak görülüp kolaya kaçılıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar gününde alınan kararların uygulanmadığı erkek ve kadının aynı pozisyona sahip olmadığı ortadadır. Türkiye’de bir işsizlik sorunu var az işçi alımı var burada kim alınacak erkekler peki neden olarak ne sunuluyor kadın bu işi yapamaz beceremez yok anlamaz, ya da çalıştırıldığında da ucuz iş gücüyle çalıştırılıyor ve sosyal güvencesi olmadan. Kadınlar aynı zamanda eşlerinden tek değil aile büyüklülerinden akrabalarından baskı görüyor ve çalışmasına izin verilmiyor. Oysa kadınlarımızın kendilerine özgüveni olmalı sağlam durmalı ve şiddete karşı göz yummamalarını istiyorum ve şunu asla unutmamalıdırlar ki son görev onlara düşüyor başarı verimlilik isterse çaba sarf etmeli bunun karşılığını göreceği muhakkaktır.” dedi.
(BA-BA-S) KARS (KHA)
KHA
Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN
|