Gazetecilerin sorunları Ankara’da
2012-01-11 - 19:14
ANKARA
Gazetecilerin sorunları Ankara’da
-GAZETECİLER SORUNLARINI MECLİSE TAŞIDI, YIPRANMA HAKKININ İADESİNİ İSTEDİ
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 36. Başkanlar Konseyi toplantısı için Ankara’da bulunan aralarında Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Feridun Fazıl Özsoy’un da bulunduğu 60’a yakın gazeteci meslek örgütü başkanı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la görüşerek, başta yıpranma hakkının geri verilmesi olmak üzere, basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması ve gazetecilerin sosyal güvenceye kavuşması adına taleplerini ilettiler.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 36. Başkanlar Konseyi toplantısı için Ankara’da bulunan 60’a yakın gazeteci meslek örgütü başkanı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la görüşerek, başta yıpranma hakkının geri verilmesi olmak üzere, basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması ve gazetecilerin sosyal güvenceye kavuşması adına taleplerini ilettiler.
GÜL’ÜN KABULÜ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Çalışan Gazeteciler Günü” vesilesiyle Gazeteciler Cemiyeti başkanlarından oluşan heyeti Çankaya Köşkü’nde kabul etti.
Heyette; Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, Federasyon Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Eser, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Foto Muhabirleri Derneği Başkanı Rıza Özel, Haber Kameramanları Derneği Başkanı Talay Ulusu, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Feridun Fazıl Özsoy, Anadolu Spor Gazetecileri Derneği Başkanı İbrahim Erdoğan ve bazı illerin gazeteciler cemiyeti başkan ya da yardımcıları yer aldı.
SAYIN CUMHURBAŞKANIM; “YIPRANIYORUZ”
Kabülde konuşan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, Cumhurbaşkanlığı makamının devleti temsil ettiğini ve gazetecilerin sorunları için destek istediklerini dile getirdi. Sertel,
“1961 yılında elde ettiğimiz haklar tek tek geri alındı. Sendikalar, sosyal haklar ortadan kalktı. Eskiden gazeteciler başı dik bir şekilde toplum içinde dolaşan, topluma örnek gösterilen, ailesini de aldığı maaşla geçindirebiliyordu. Ancak bugün aynı koşulllarda değil” dedi.
Sertel, “Sayın Cumhurbaşkanım, biz gazeteciler yıpranmıyoruz. Van’da depremde ölüyoruz. Haber takiplerinde can verebiliyoruz. Birçok çatışmanın ortasında kalıp biber gazı yiyebiliyoruz, yaralanabiliyoruz. 2008 yılına kadar var olan yıpranma hakkımızı 2008 yılında ne yazık ki kaybettik. Bu hakkın geri verilmesini istiyoruz” diye konuştu.
Sertel Avrupa Birliği ilerleme raporlarında Türkiye’nin düşünce özgürlüğüyle ilgili eleştirilere maruz kalmasından Türk gazeteciler olarak büyük üzüntü duyduklarını belirterek, “Türkiye’nin yaşadığı bu tablo yurt dışında olumlu karşılanmıyor. Bunları çözecek tek yer parlamentodur. Size kadar Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana tüm cumhurbaşkanları devleti temsil eder. Bu makamın çok önemli bir yeri var bizim için. Sizden gazetecilerin haklarını savunmada destek bekleniyoruz” dedi.
GÜL:SORUNLARI TAKİP EDİYORUM
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, gazetecilerin yaşadığı sorunları takip ettiğini ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun bu sorunları sürekli olarak dile getirmesinin de büyük önem taşıdığı söyledi. Dile getirilen konularda ilgili bakanlarla görüşeceğini belirten Gül, “Yazılarından, konuşmalarından ötürü yargılamalar olmamalı. Uzun tutukluluk süreleri vicdanları yaralıyor. Bazı mahkemelerde hukuk ve yasadan ziyade uygulamadan kaynaklanan sorunlar çıkıyor. Tutukluluk sürelerinin cezaya dönüşmemesi konusunda duyarlıyım. Çözüm noktasında başta Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç olmak üzere gazetecilerin sosyal haklarını kavuşması için gerekli görüşmeleri yapacağım. Sizlerin de sürekli dile getirmesini olumlu buluyorum” diye konuştu.
Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Gül, TGF üyesi meslek örgütü başkanları ve yönetim kurulu üyeleriyle toplu fotoğraf çektirdi.
ANAYASA’YA DESTEK TALEBİ
TGF heyeti, ilk olarak Meclis Başkanı Cemil Çiçek’i de ziyaret etti.
TGF heyetini meclis başkanlık divanı toplantı salonunda kabul eden Cemil çiçek, çalışan gazetecilerin gününü kutladı. Demokrasilerde basının ne kadar önemli olduğunun farkında olduklarını belirten Meclis Başkanı Cemil Çiçek, şöyle konuştu:
“Biz ifade özgürlüğünü önemsiyoruz. Demokrasi ve özgürlükler noktasında daha büyük bir çaba içinde olmalıyız. Önümüzde yeni anayasa ile ilgili önemli bir süreç var. Ciddi bir hazırlık içindeyiz. Bu işin öncülüğünü de meslek örgütlerinin yapmasını istiyoruz. Federasyon olarak anayasa konusunda bize görüş bildirmenizi de bekliyoruz. Anayasa da ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ciddi bir yer tutar. O nedenle bu konuda görüşlerinizi bekliyorum. Düzenleme olduğunda aksaklıkların ortaya çıkmaması adına görüş bildirilmesi çok önemli. Türkiye içinde bulunduğumuz süreçte her alanda büyük bir mücadele veriyor. Bu mücadelede siz meslek kuruluşlarına da çok önemli görevler düşüyor. Bir tarafta bugünleri kutlayalım öbür tarafta da bu ülkenin vatandaşları olarak, meslek kuruluşları olarak üzerimize düşen görevleri de unutmayalım.”
“ÇALIŞAN GAZETECİLER HAKLARINDAN MAHRUM”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel’in başkanlığındaki heyet, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’le görüştükten sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı Başbakanlık’ta ziyaret etti. Basının içinde bulunduğu sorunları içeren özet raporu Arınç’a sunan TGF heyeti, basın ve ifade özgürlüğü, yıpranma hakkı, sosyal ve sendikal haklar ve tutuklu gazetecilerin durumu hakkında destek beklediklerini ifade etti.
Görevi gereği basınla iç içe olduğunu ve meslek örgütleriyle iyi bir ilişki yakaladığını belirten Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, basın yayın konusunda yaptıkları iyileştirme çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gazetecilerin yıpranma hakkı konusuna değinen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şunları söyledi:
“Yıpranma payı geçmişten bu yana çalışan gazetecilerin üzerinde durdukları çok önemli bir haktır. Bir zamanlar vardı, şimdi kalktı. Bu konuda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Çalışan gazetecilerin haklarından mahrum oldukları bir gündeyiz. Ben patronlar zaviyesinden değil bir başka zaviyeden baktığım zaman gazetecilerin haklarından mahrum olduğunu görüyorum. Bizim bunları söylememizle bunları gerçekleştirilmesi çok kolay değil. İşveren onlar, patron onlar. Ve onları bu konularda sıkıştıracak, zorlama altına alacak sendikalar da yok. Meseleye sadece bir açıdan bakmamak lazım. Ama bin liraya çalışıp evine ekmek götürmeye çalışan gazeteciler var ve bunların hiçbir güvenceleri yok. Bu arkadaşlarımızı düşünüyoruz. Bu arkadaşlarımızla ilgili neler yapabileceğimizi de paydaşlarımızla görüşüyoruz. Ve biz bu meseleye ideolojik olarak bakmıyoruz. Emek kutsaldır ve benim inancımda da teri kurumadan ödenmelidir. Bütün bu emeğin karşılığı da teminat altına alınmalıdır. Bunu yapacak güçteyiz ancak patronların iyi niyetli davranışlarına, çalışanların da örgütlü gücüne ihtiyacımız var.”
Fikir ve düşünce özgürlüğü bütün özgürlüklerin üstündedir” diyen Arınç, basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması noktasında Adalet Bakanı’nın bir çalışma yürüttüğünü söyledi. Bu çalışmayı yürütürken muhalefetin de desteğine ihtiyaç duyduklarını kaydeden Başbakan Yardımcısı Arınç, “Terörle sonuna kadar mücadele edelim ama ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün önünde engel gibi görünen hususlarda da mutlaka bir iyileştirme yapalım. Bu konuda hazırlıklarımız var. Meslek örgütlerinin de lojistik desteğine ihtiyacımız var” dedi.
“TUTUKLULUK İSTİSNAİ OLMALI”
Konuşmasında tutuklu gazetecilerin durumuna da değinen Bülent Arınç, şunları söyledi:
“Tutukluluk süreleri konusunda dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Kimsenin cezaevine atılması ve uzun süre içerde kalması bizi memnun etmez. Şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza bir insan için en büyük işkencedir. Bugün içeride gazeteci milletvekili arkadaşımız var. Her zaman söylüyorum milletvekilinin yeri parlamentodur. İçerideyken seçilmiş olması onun derhal tahliye edilmesini gerektirir. Milletin oy vererek parlamentoya gönderdiği insanı hiçbir sebeple içeride tutmaya hakkınız yok. Milletin verdiği karara yargının da saygı duyması lazım.
Gazeteciler veya hangi meslekten olursa olsun tutukluluk istisnai olmalı. Bir kişi kaçtı diye bunu içeridekilerin hepsine kaçacak gözüyle bakamazsınız. Biz insani olandan yanayız. Ben tutuklama sürelerinin uzun olmaması gerektiğini burada bir kez daha ifade ediyorum. Ancak burada bütün iş yargıya düşüyor. Yargı bağımsızdır, benim söylemem onlara talimat olarak algılanmamalı. Ben temennimi ifade ediyorum. Yargıç olsaydım böyle karar verirdim diyorum. Ama onların nasıl karar vereceğini benim burada söylemem mümkün değil. Bizim burada beklentimiz yazılı hukukun yanına biraz da vicdanlarını koyacaklar. Yargı bu sorunu kendisi çözecek.”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel daha sonra hazırladıkları raporu Arınç’a sundu.
Kabüllerde Türkiye Gazeteciler Federasyonu adına Başkan Atilla Sertel ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin tarafından Cumhurbaşkanı Gül, Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a birer plaket sunuldu.
(BA-BA-S) ANKARA (KHA)
KHA
Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN
|