KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

ALLAH (C.C.) DİLEYENİN KALBİNİ MÜHÜRLER

  Murat AYDIN

          murataraydin@hotmail.com
         ALLAH (C.C.) DİLEYENİN KALBİNİ MÜHÜRLER

 Allah (c.c.) Dileyenin Kalbini Mühürler

Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah(c.c.)’a Sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah(c.c.)’ın adıyla

Öncelikle; Allah(c.c.)’a hamd olsun, şükürler olsun. O’nun meleklerine, peygamberlerine ve yaratılan bütün salih kullarına selam olsun.

Mühürlemek kelime anlamı olarak bir kuruluş veya kişinin adının yazılı olduğu işareti koymak veya bir şeyin açılıp açılmadığı anlaşılsın diye biri tarafından işaretlenerek kapatmaktır. Bizi, ilgilendiren ikinci anlamıdır ve Kur’an’da mühürlemek kapatmak anlamında kullanılmıştır. Rabbimiz bir ayet mealinde şöyle buyurmaktadır:

“Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azap onlaradır.”

 (Bakara Suresi 7. Âyetin Meâli)

Evet! Bu ayete bakıldığı zaman Allah(c.c.)’ın o kişi ya da kişilerin kalplerini mühürlediğini artık onların inanmayacağını belirtilmiştir. Bu durumda akla gelen soru şudur: “Pekiyi Allah(c.c.) o kişinin kalbini mühürlemişse ve artık o kişi Allah(c.c.)’ın dilemesi hariç inanmayacaksa o kişinin günahı nedir?” Bu sorudan sonra kimlerin kalplerinin mühürlendiğine, nasıl ve neden mühürlendiğine bakılmalıdır.

Evet, kimlerin kalpleri mühürlenmiştir? Bu ayetlerin, yani mühürlenme olayının anlatıldığı ayetlerin önceki ya da sonraki ayetleri incelendiğinde bu kişinin özelliklerini Allah(c.c.) belirtmektedir. Örneğin Bakara suresinin 7. Ayeti kalplerin mühürlenmesiyle ilgilidir ama önceki altı ayet ise bu kişilerin neden kalplerinin mühürlendiğinin izahatıdır. Önceki ayetler neleri yapmadıkları için kalplerinin mühürlendiğini izah etmektedir.

Kalbin mühürlenmesi sistematik kurallar bütünüdür. Allah(c.c.) bizi bu duruma karşı uyarmakta, kalbin nasıl mühürleneceğini öğüt niteliğinde anlatmaktadır. Zira Allah(c.c.) hiçbir kulunun kalbini mühürlemez. Bizler de kimlerin bu zulme uğrayacaklarını ki Allah(c.c.) zulmedici değildir; insanlar kendi elleriyle kendilerine zulmederler, bir ayet mealiyle anlatmaya çalışalım:

“Bu kendi ellerinizin (önceden yapıp-ettiklerinizin) karşılığıdır. Allah kullarına asla zulmedici değildir.”

 (Al-i İmran 182. Âyetin Meâli)

İşte insanlar kendi elleriyle, yapıp ettikleriyle kendi kalplerini mühürler, gözlerini kapatır ve kulaklarını tıkarlar. Bu durumda Allah(c.c.)’ta sünnetullahı gereği son mührü vurur ki artık o kişi sapıklığını bu dünyada ispatlamış olur ve geri dönüşü imkânsız bir hal alır. Bu Allah(c.c.)’ın bir kuralıdır. Allah(c.c.) özellikle kimsenin kalbini mühürlemez. Koymuş olduğu kurallar çerçevesinde, emir ve buyruklarına uymayanlar, koymuş olduğu kuralları çiğneyenler - bu kurallar insanın hem bu dünya saadeti hem de ahiret saadeti içindir - kendi kalplerini mühürlemişlerdir.

 Şöyle ki; Allah(c.c.)’ın merhametinden yüz çevirip tövbe etmeyenler dolayısıyla Allah(c.c.)’ın bu vasfını yani affediciliğini inkâr ederler. Bu kişiler günah işleyerek o günahta iyice ileri gitmiş kişilerdir. Kendimize baktığımız zaman; işlediğimiz bir kötülükten sonra bir iç acıması, üzüntü duyarız ki bu insanın yaratılışında var olandır. Bu vicdandır, akıldır. Bu günahı tekrarladıkça duyduğumuz üzüntü, iç acısı ve vicdan sesi azalır. Her geçen gün o günah bizim için normalleşir. Artık onun bir günah bir yanlış olduğunu unuturuz. Artık o günah bizim hayat tarzımız olmuş olur. Bizim günahımız sıradanlaşmıştır ve biz bunu kendi elimizle yapmışızdır. Biz o günah ya da kötülüğe karşı gözümüzü, kulağımızı, içimizden gelen sesi kapatmışızdır ve aklımızı örtmüşüzdür.

“Ve çirkin bir hayâsızlık işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen bağışlanma dileyenlerdir. Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Birde onlar yaptıkları kötü şeylerde bile bile ısrar etmeyenlerdir.”

 (Al-i İmran 135. Âyetin Meâli)

Evet, kötü işler (günahlar) ve iyi işler (salih ameller ve Allah(c.c.)’ın zikri) birbirini tamamlayan ve devam eden nitelikte olan zincir gibidirler. Bir günah seni yeni bir günaha ve o da yeni bir günaha götürür. Bu zincirleme bu şekilde devam edip gider. Aklını kullanmamak, pişmanlığın olmaması, üzüntünün ve takvanın bitmesi, günahların zincirleme insanı sarmasına neden olur. Bu Allah(c.c.)’ın koymuş olduğu çok mantıklı bir kuraldır.

 “Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları (günahları) kalplerini paslandırmıştır.”

 (Mutaffifin Suresi 14. Âyetin Meâli)

 “Evet, kim bir günah işleyip o günah onu çepeçevre kuşatmışsa, o kimseler var ya işte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.”

 (Bakara Suresi 81. Âyetin Meâli)

İyi işlerde bunun gibidir. Zincirlemedir yani. Örneğin; oruç sabrı ve merhameti, sabır ve merhamet, insanlara yardımı, insanlara yardım dostlukları, dostluklar huzuru getirir. İşte bu salih amellerle gelen huzur da kini öldürür gururu kırar.

Evet, aklını kullanmayıp gerçeklerden yüz çevirenler, vicdanının sesine kulak vermeyenler (Mülk Suresi 10. Ayet incelenebilir) isteseler de istemeseler de günaha bulaşırlar. Günahlardan pişman olunup dönülmezse bu günah yeni günahlara davetiye çıkarır. Böylelikle insan günah işledikçe yeni günah iştahlarını açığa çıkararak günahta doyumsuzluğa yelken açar. Saklı olan ya da bilmediği arzularını açığa çıkararak uyuyan nefsini uyandırmış olur. Bu günahkârlık onun günaha karşı koyma direncini törpülemeye başlar ve zamanla bu direnci yok eder. Tıpkı bir vidanın setlerinin ya da yivlerinin yıpranarak yalama olması gibidir. Artık o vida işlemez hal almıştır. İşte rabbimizin kalpleri mühürlemesi budur. Aslında rabbimizin koymuş olduğu insani kurallara isyan ederek başka koymuş olduğu kurallar çerçevesinde kendi kalbimizi kendimiz mühürlemiş oluyoruz.

Sonuç olarak yaratan için değil de kendi nefsi için okuyanlar ve bunda ileri gidenler günahta sınırsızlaşır ve normalleşirler. Bu normalleşmede Allah(c.c.)’ın ayetlerine (öğütlerine) karşı sağır, kör ve dilsiz olmalarına sebebiyet verir. Artık onları uyarsan da birdir uyarmasan da. Onlar kendi kendilerinin kalplerini mühürlemelerine sebep olmuşlardır. Olayları, musibetleri, ikramları kendilerini terbiye eden Rableri adına okuyanlar ise salih amel ve öğütlerle (Kur’an) arınırlar. Onlar kalplerini, gözlerini, kulaklarını, dillerini, akıllarını ve vicdanlarını kötülüklerden arındırıp temizlemiş olurlar.

Allah(c.c.) bizleri dosdoğru yola iletsin, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, sapmışların ve dalalette olanların yoluna değil. (Amin) Allah(c.c.)’ın selâmı üzerinize olsun.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 223566 Defa Okundu
2013-11-14

SON YAZILARI

Allah (c.c.) Dileyenin Kalbini Mühürler Yaratılmanın Dayanılmaz Mantığı Bilimden Kopuk Bir Din Anlayışı! Kur’an Ancak Yaşandıkça Sevap Kazanılır! Namaz Allah(c.c.) İle Konuşmaktır! Cihat Dirilip Diriltmektir! Şükredenlerden miyiz, Nankörlük Edenlerden mi!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır