KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

ÖLüLER ÝçN DEðL, DRLER ÝçN EL FâTHA!

  Mustafa ALTUNOK

          maltunok@hotmail.com
         ÖLüLER ÝçN DEðL, DRLER ÝçN EL FâTHA!

 Ölüler Ýçin Deðil, Diriler Ýçin El Fâtiha!

Kovulmuþ þeytanýn þerrinden Allah(c.c.)’a sýðýnýrým,

Rahman, Rahim olan Allah(c.c.)’ýn adýyla;  

Öncelikle; hüküm verenlerin en hâyýrlýsý olan Allah(c.c.)’a hamd olsun, þükürler olsun. O’nun; tüm hikmet sâhibi kullarýna selam olsun!

Kur’an, bildiðiniz gibi insanoðlunun hayatýna dâir her türlü konuyu kapsayan ve bu anlamda bir rehber niteliði taþýyan ilâhi kitaptýr. O ki oturmamýzdan kalkmamýza, durmamýzdan yürümemize ve susmamýzdan konuþmamýza kadar gerekli olan her çeþit bilgiyi barýndýran bir yol göstericidir. Þöyle ki örneðin bir kiþinin nasýl bir evlat, nasýl bir baba, nasýl bir iþçi veya nasýl bir patron olmasý gerektiðini belirleyen kaynak odur. Onda ki yok yoktur. Kýsacasý bir insanýn yaþayacaðý veya yaþayabileceði bütün anlar, onda mevcuttur. Her soruya cevap, her soruna çözüm ve her derde derman ondadýr. O, ilâhi bir bilgi definesidir. Ki o, hayatýn tümünü kapsayan bir mesajdýr. Ýþte tüm bu sebeplerden dolayýda ölüler için deðil, diriler için indirilmiþ olan bir kitaptýr!

Evet! Kur’an gerçektende bir ölü kitabý deðil, diri kitabýdýr. Þu ki her âyet hayatýn canlý bir alanýyla ilgili olup, insan yaþantýsýný bütünüyle kaplamaktadýr. Sûreler, bu anlamda âdeta yaþamýn deðiþik bölümleridir. Ki bu sûrelerin baþýnda gelen ve en önemlilerinden biri de; ‘Fâtihâ Sûresi’dir!’

Fâtihâ Sûresi gerçekten de bir çok yönden diðer tüm sûrelerden farklý özelliklere sâhiptir. En önemli özelliklerinden birisi de, her rekât namazda okunan bir sûre oluþudur. Özetle bu ve buna benzer daha bir çok açýdan, çok bilinen ve çok tekrarlanan bir âyetler bütünlüðüdür. Fakat ele alacaðýmýz bir yönü daha vardýr ki, o da þudur: ‘Özellikle ölüler için okunmaya çalýþýlan bir sûre oluþu!’ Þöyle ki: ‘Kur’an’ýn hatmedilmesi veya belli bir bölümünün kýrâat edilmesi gibi durumlarýn sonunda, bu mübârek sûre ölülerin rûhlarý için okunup baðýþlanmaktadýr!’ Ki tâbir þudur: ‘El Fâtihâ!’ Ýþte bu sözle insanlarýn zihninde oluþan, bu âziz sûrenin okunmasý ve sevabýnýn ölülere baðýþlanmasýdýr. Yâni algýlarda oluþan budur. Oysaki hakikat farklýdýr!

Kur’an’daki her sûre gerek genel anlamda, gerekse özel olarak âyetlerine bakýldýðýnda sayýsýz anlamlarý, mânalarý ve hikmetleri barýndýrýr. Her sûrenin, açýk ve net olarak belirttiði hakikatler vardýr. Ki bu sûreye de baktýðýmýz zaman görürüz ki, vurgulanmak istenen hususlar açýktýr; ‘Allah(c.c.)’a yâni âlemlerin terbiye edicisi olup her türlü övgüye lâyýk olana yapýlmasý gereken kulluðun ve yardým dilemenin, baþka hiçbir varlýða olmamasý gerektiði ve din günü gelmeden önce bu konuyla ilgili gayret edilmesi zorunluluðu!’

Ýþte böyle! Sûremizi incelediðimiz zaman görürüz ki, içeriðinde ölüler ile ilgili her hangi bir bölüm yoktur. Tam aksine; ‘Bütünüyle dirilerle ilgili mevzûlardýr!’ Ki sýrf bundan dolayý sûrenin dördüncü âyetinde din günü diye bir ifâde geçmektedir. Din günü, bildiðiniz gibi hesaplarýn ele alýnacaðý gündür. Yâni kýyâmete atýftýr! O halde vurgu þöyle olabilir: ‘Din günü gelmeden önce yâni ölmeden önce dosdoðru yola girin ve bu konuda yapmanýz gereken mevzû olarak da, duâ edin!’ Yâni talep edin! Dikkat ederseniz doðru yolda olmak için yapýlan duâ ifâdeleri, tamda din günü ifâdesinden sonra gelir. Dedik ya, mevzû açýktýr; ‘Dünyâ hayatýnýz sona ermeden önce, hidâyete ermeye çalýþýn!’ Ki sûremiz genel anlamda tevhitten bahsettiði için, âdeta vahyin özeti gibidir. Bir nevi þunu der: ‘Allah(c.c.)’týr her türlü övgüye lâyýk olan. Çünkü her türlü güzelliðin, iyiliðin ve üstünlüðün kaynaðý O’dur. Rahman’dýr yâni rahmeti varlýðýndan olandýr. Râhim’dir yâni merhametli olmayý kendi zâtýna farz kýlandýr. Din gününün dolayýsýyla herkese yaptýklarýnýn tastamam ödeneceði günün mâlikidir. Her türlü otorite ve yetkinin sâhibidir. O halde sakýn baþkasýna kulluk etmeyin ve sakýn baþkasýndan yardým dileyip medet ummayýn. O’ndan sâdece dünyâlýk metâlar dilemek yerine, âhiretlik güzellikle de dieyin. Yâni hidâyet talep edin. Ki hidâyete ulaþabilmek içinde, böyle bir nimete kavuþmuþ olanlarýn yolunu takip edin. Ve o gazaba uðramýþ ve sapmýþlarýn yolundan ise kaçýnýp, merhametlilerin en merhametlisine sýðýnýn!’

Gördüðünüz gibi! Sûremizin hakikaten ölülerle ilgili her hangi bir boyutu yoktur. Ana hususu, ölmeden önce dosdoðru yola girmenin gerekliliðidir. Fakat ne var ki bu muhteþem sûre anlaþýlýp yaþanacak yerde, anlayýp dinlenilmeden resmen bir ölü sûresiymiþ gibi okunmaktadýr. Hem de sýrf sevâbýndan daðýtýlmak üzere! Öyle ki üflenerek, ölmüþ kiþilerin rûhuna sevâp hediye edilmek üzere gece gündüz tilâvet edilmektedir. Oysaki bir âyetin meâlinde þöyle buyrulmaktadýr:

‘Þüphesiz ki insana kendi emeðinden baþkasý yoktur!’

                                                                                     Necm Sûresi / 39.Âyetin Meâli

Âyet meâlinde de açýkça belirtildiði üzere, insana ancak kendi çalýþmasýnýn karþýlýðý verilecektir. Yâni insan ancak kendi yaptýðý amellerin sevâbýný kazanabilir. Doðal olarak hiç kimse bir baþkasýnýn amelinden sevâp elde edemez. Bunun içinde her hangi bir amel iþleyip sevâbýný baþkasýna hediye etmek, gerçekten de anlamsýzdýr. Kur’an okuma konusunda özellikle bir gelenek hâline getirilmiþ olan bu durum, kesinlikle bir ibâdet deðildir. Kur’an’a aykýrý olan bu husus, dolayýsýyla peygamberimizin hayatýnda da mevcut deðildir. Efendimiz(s.a.v.), asla âyetler okuyupta sevâbýný kimseye hediye göndermemiþtir. Tam aksine! Kýzýna, babasý peygamber diye sakýn güvenmemesini tembih etmiþtir. Bunun için hiç kimsenin bir baþkasýna sevap daðýtma yetkisi yoktur. Çünkü; ‘Allah(c.c.) hiç kimseye böyle bir yetki vermemiþtir!’ Herkesin sevâbý da, günâhý da kendisinedir. Tâbi ki bir sevâba veya günâha vesile olmak farklýdýr. Fakat bu husustaki incelik ise þu þekildedir: ‘Her hangi bir hâyra vesile olunduðunda o hâyrý elde eden kiþinin sevâbý deðil, o hâyra olunan vesileleðin sevâbý kazanýlýr!’ Yâni kiþinin sevâbýna deðil, kiþiye vesile olmanýn sevâbýna ulaþýlýr!’ Þunu da unutmayalým ki; ‘Allah(c.c.) her iþini belli bir ölçüye göre yapar ve her þeyin ölçüsü kendisinde belirlidir!’ Yâni kim ne yaptýðýnda ne kadar sevâp kazanacak diye bir endiþeye düþmekten münezzehtir. Ayný zamanda sýrf bir çeþme yaptýran kuluna sevâp yazmak için, o çeþmeden yýllarca su içecek kiþileri beklemesine gerek yoktur. Ki iki kiþinin ayný niyet ve ücretle yaptýrmýþ olduðu iki çeþmeden birisi daha kalabalýk bir semtte bulunup dolayýsýyla daha fazla kiþinin su içtiði bir hâyrat olabilir. Diðeri ise tam aksine daha az kalabalýk bir semtte olduðu için daha az kiþinin su içtiði bir hâyrata dönüþebilir. O halde daha az su içilen çeþmeyi yaptýran hâyýr sâhibi diðerinden daha mý az sevâp kazanacaktýr? Veya hâyýrlý yetiþsin diye ömrünüzü harcadýðýnýz bir evlâdýnýz hâyýrsýz çýktýðý takdirde sevâp almayacak mýsýnýz? Oysaki peygamberimiz bir hadisin meâlinde þöyle buyurmuþtur:

‘Ameller niyetlere göredir!’

                                                                                     Hz.Muhammed(s.a.v.)

                                                                                                 (Buhâri)

Evet! Amelin deðeri, niyetin deðeri ile orantýlýdýr. Önemli olan ilâhi rýzaya sunulan takvâdýr. Bu yüzden az önce de ifâde ettiðimiz gibi; ‘Allah(c.c.), her þeyi en ince ayrýntýsýyla bir ölçü üzerine belirlemiþtir!’ Ve bu da kendisi için zor deðildir. Burada önemli olan þudur: ‘Herkes kendi amellerinin karþýlýðýný görecektir!’ Ki bu konuyla ilgili bir âyetin meâlinde þöyle buyrulmaktadýr:

‘Kendiniz için hâyýr adýna önceden ne gönderirseniz, onu; ‘Allah(c.c.) katýnda daha üstün bir hâyýr ve daha büyük bir mükâfat olarak bulusunuz!’ 

                                                                                    Müzzemmil Sûresi / 20.Âyetin Meâli

Dikkat ettiyseniz, âyetin meâlinde þöyle bir ifâde olduðunu görürsünüz; ‘Kendiniz için!’ Evet! Demekki insan ancak kendisi için gönderdiklerini görecektir. Nitekim yine konumuzla ilgili baþka bir âyetin meâlinde ise þu þekilde belirtirlmektedir:

‘Güneþ dürüldüðünde, yýldýzlar döküldüðünde, daðlar yürütüldüðünde, gebe develer kendi baþýna terkedildiðinde, vahþi hayvanlar bir araya toplandýðýnda, denizler kaynatýldýðýnda, nefisler eþleþtirildiðinde, diri diri gömülen kýz çocuklarýna hangi günahtan ötürü öldürüldükleri sorulduðunda, amel defterleri açýldýðýnda, gök sýyrýlýp alýndýðýnda, cehennem tutuþturulduðunda ve cennet yaklaþtýrýldýðýnda, her kiþi neyi hazýrladýðýný öðrenmiþtir!’

                                                                                     Tekvir Sûresi / 1-14.Âyetlerin Meâli

Âyetlerin de vurguladýðý gibi, amel defterleri açýldýðýnda herkes önceden ne yapýp göndermiþse onunla karþýlaþacaktýr. Rabbimiz, iþte sýrf bunun için þimdiden bizi uyarmaktadýr. Þu âyet meâli bu hususa en önemli örnektir:

‘Ey imân edenler! Allah(c.c.)’tan korkup sakýnýn. Ve herkes yârýn için ne hazýrladýðýna bir baksýn. Allah(c.c.)’tan korkup sakýnýn. Allah(c.c.), muhakkak ki yaptýklarýnýzdan haberdardýr!’

                                                                                      Haþr Sûresi / 18.Âyetin Meâli

Ýþte bu! Rabbimiz þimdiden bize þunu demektedir: ‘Sizler ancak kendi amellerinizle kurtuluþa erebilirsiniz. Bu yüzden baþkasýna sevâp daðýtacaðýnýza veya baþkasýnýn daðýtacaðý sevâba güveneceðinize, kendiniz ne yapýyorsunuz ona bakýn!’ Nitekim þunu söyleyelim ki; ‘Bizler bile bir iþ yaptýrdýðýmýz zaman ücreti kenardan izleyene deðil, çalýþana veririz!’ O zaman neden iþ sevap konusuna gelince yan çiziyoruz? Allah(c.c.), ancak kendisi için amel iþleyenlere cennet nimetlerini ikram edecektir. Öyle baþkasýnýn yaptýklarýna güvenmenin anlamý yoktur. Kur’an’da sürekli þu tâbir kullanýlýr: ‘Yaptýklarýnýzýn karþýlýðýný göreceksiniz!’ Bütün bunlardan dolayý; ‘Kur’an okuyacakak eðer, birilerinin ölmesini beklememize gerek yoktur!’ Allah(c.c.) bizden sað iken okumamýzý ister. Bu yüzden gerek kendimiz için gerekse baþkalarý için okuyacaksak eðer, hem bizler hem de o baþkalarý hayatta olduklarý zaman okuyalým. Ki amel iþlenebilmesi için, anlamýyla berâber tilâvet edelim! Ölülerimize ise, duâ edelim. Kur’an ise zâten bu anlamda duâ âyetleri barýndýrmakta ve bizler için bu duâlarý öðretmektedir. Örneðin bir âyetin meâlinde þöyle bir duâ öðretilmektedir:

‘Rabbimiz! Bizi ve bizden önce imân etmiþ olan kardeþlerimizi baðýþla ve kalplerimizde imân edenlere karþý bir kin býrakma. Rabbimiz! Gerçekten sen çok þefkatlisin, çok esirgeyicisin!’

                                                                                      Haþr Sûresi / 10.Âyetin Meâli

Ýþte böyle! Yâsin Sûresi gibi ölmüþ kardeþlerimizin arkasýndan en fazla okunan bir sûrede bile, bakýn nasýl bir hakikat açýklanmýþtýr;

‘Biz ona þiir öðretmedik. Zâten ona gerekmezdi de! Bu bir öðüt ve apaçýk Kur’an’dýr. Diri olan kimseyi uyarsýn ve verilen söz de inkârcýlarýn aleyhine çýksýn diye indirilmiþtir!’

                                                                                     Yâsin Sûresi / 69,70.Âyetlerin Meâli

Öyle ya! Ölmüþ olan kardeþlerimiz artýk dirilip namaz mý kýlacaklar veya oruç mu tutacaklar? Oysaki o gece gündüz ölüler için okunan âyetlerde ifâde edilen sözler bunlardýr. Yâni âyetlerde namaz kýlmak ve oruç tutmak gibi amelleri gerçekleþtirmemiz istenmektedir. Ki bunlarda bildiðiniz gibi dirilerin yapabileceði eylemlerdir. Bu yüzden; ‘Kur’an’ý sýrf okumak için hatmedeceðimize, yaþamak için hatmetsek olmaz mý?’ Ya da; ‘Onu ayda bir kere okuyarak hatmedeceðimize, ömürde bir kere yaþayarak hatmetsek daha iyi deðil mi?’ Ama ne var ki bütün bunlara raðmen bizler toplum olarak hâlen daha diriler için inmiþ olan bir kitâbý veya içeriðinde bulunan bir sûreyi, ölüler için okumaktayýz. Bu arada þunu da belirtelim ki: ‘Kur’an’ýn mezarlýklarda okunmamasýna dâir bizim bir iddiâmýz yoktur!’ Kur’an her yerde okunmasý gereken bir kitaptýr. Önemli olan þudur: ‘Okuyup sevâbýndan ölülere baðýþlamak yanlýþtýr!’ Yâni kim okumuþsa, sevâbýný kendisi alýr. Ki kendisinin bile almasý için, okuduðunu uygulamasý gerekir!

Umarýz ne demek istediðimiz anlaþýlmýþtýr. Onun için bizler þöyle demeliyiz: ‘Allah(c.c.)’tan baþkasýna kulluk etmemek ve yardým dilememek için, dosdoðru yolda yâni kendilerine nimet verilenlerin yolunda olup gazaba uðramýþlarýn ve sapmýþlarýn yolundan sakýnmak için, din gününün vâkýfý olan, varlýðýnda rahmetli olup ve merhameti kendi zâtýna farz kýlan ki hamdin kendisine âit olduðu ve âlemlerin rabbi olan; ‘Allah(c.c.) rýzasý için; ‘El- Fâtihâ!’ Kýsacasý ne için indirilmiþse, o sebep üzerine okunmak için; ‘El-Fâtihâ!’

Allah(c.c.) kabul etsin inþâallah! 

Rabbimiz, Kur’an’ý okuyan, anlayan, yaþayan ve teblið eden kullarýndan etsin.

Rabbimiz, Efendimiz(s.a.v.)’i örnek alan kullarýndan etsin.

Rabbimiz, Ümmet-i Muhammed’in her bir mensubuyla kardeþ olan kullarýndan etsin.

Rabbimiz’in selamý hepimizin üzerine olsun!

(Âmin!)                                                                                 

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 9152 Defa Okundu
2013-08-17

SON YAZILARI

Kur’an’ý Okuyarak Deðil, Yaþayarak Hatmedenler Cennet’e Girer! Hüdhüd Kuþu’nun Süleyman(a.s.)’a Öðüdü! Yurdunuzda Üç Gün Daha Yaþayýn! Para Ýle Ýmanýn Kimde Olduðu Belli Olur! Kur’an Kardeþliði Derneði’nin Tanýtýmý! Allah (c.c.)’a Ýtaât Etmek Kur’an’a Uymaktan Geçer! Haksýza Hakký, Haklýya Sabrý Tavsiye Etmek! Bir Ümmet Kitabýna Bu Ancak Kadar Yabancý Olur! Kur’an’ý Anlamaya Çalýþmamak Allah(c.c.)’a Hakarettir! Cennet’i Vatan Bilene Dünyâ Gurbet Olur!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır