Birtane, Türk Dil ve Tarih Kurumu’nun isim değişikliği hakkında kanun teklifi verdi
2012-02-13 - 17:13
KARS
Birtane, Türk Dil ve Tarih Kurumu’nun isim değişikliği hakkında kanun teklifi verdi
BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de geçen kimi ibarelerin değiştirilmesine dair kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu
Birtane’nin gerekçeleri şöyle:
“Türkiye’de yaşayan onlarca etnik grup bulunuyor. Bu gruplardan en kalabalığını ise Kürtler ve Türkler oluşturuyor. Bunun doğal biri sonucu olarak da her etnik grubun bir tarihi ve anadili bulunuyor. Ancak Türkiye’deki mevcut yasalara ve uygulamalara bakıldığında, sanki bu ülkede yalınızca Türkler yaşıyor gibi bir tablo çıkıyor karşımıza. Başta 20 milyonu geçen Kürt’lerin anadili olan Kürtçe olmak üzere hiç Türkiye’de yaşayan başkaca etnik gruplara ait diller hakkında ne bilimsel bir araştırma ne de yaşatılmasına dönük bir çalışma yürütülmektedir. Uluslararası insan hakları savunucuları Türkiye nüfusunun yüzde 20 ile yüzde 25’inin Türkçe dışındaki anadilleri konuştuğunu ve bu dillerin yazılı hale getirilmezse yok olacağını ön görmektedirler. Şu an Türkiye’de mevcut tek kurum Türk Dil Kurumu olup bu kurum da yalnızca Türk dili hakkında araştırmalar yapmaktadır. Yine başka bir kurum olan Türk Tarih Kurumu da aynı felsefe ile kurulmuş ve benzer bir işlev görmektedir. Sitesinin açılış sayfasında Atatürk’e ait olduğu söylenen şu söz yer almaktadır. “Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir, yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” Türk Tarih Kurumunun tarih kitaplarına ve diğer yayınlarına bakıldığında, tarihi yapana sadık kalınmadığı görülüyor. Tarihi gerçek ve tarafsız bir biçimde aktarmak yerine, bu toprakların en kadim halkı olan Kürtlere resmi Türk tarih kitaplarında yer vermemiştir. Bu topraklardaki tarihi Türklerden önce başlayan Kürtlere ait bilgiler tarihsel gerçeklikle örtüşmüyor. Bu kurumların misyonu ve vizyonu değişmelidir. Kurumların kadrolarına şu an Kürt Dili ve Kürt tarihi üzerinde çalışma yapan, akademik araştırmalar yürüten kişi ve kurumlardan kadro alınarak idari yapıları da değiştirilmedir. Bu kurumlar, Türkiye’nin sosyolojik ve tarihsel gerçekliğine uygun bir işlev gören kurumlar haline getirilmelidir.
Kurumlar kuruluş felsefesine uygun olarak işlevini sürdürmektedir ancak bu ilkelerin evrensel bilim kurallarına ve Türkiye’nin toplumsal, tarihsel gerçekliğine uygun olup olmadığı hiç kuşkusuz tartışma konusudur. Bu kurumlar aslında, bu ülkenin tek bir ırktan oluştuğu, bu ülkede yaşayan başkaca bir etnik gurubun kendi dilini ve kültürünü yaşatmasına gerek olmadığı, gerçek tarihi inkar eden anlayışın üründür. İttihat ve Terakkicilerin, geliştirdikleri milliyetçi anlayışın, cumhuriyet döneminde de geliştirilerek bütün topluma yayma ve benimsetme amaçlı bir projesidir. Türkü ve Türk dilini dünyanın bütün milletleri ve dillerinden üstün gören, dünya üzerindeki bütün uygarlıkların Türklerden etkilendiğinin, diğer dillerin yetersiz ve gereksiz olduğu, Kürtçenin bir medeniyet dili olmadığını savunan zihniyetin tezahürüdür. Kürtlerin tarihi, edebiyatı, dili, müziği hakkında hiçbir belge Kürtler adına Türk Dil ve Tarih Kurumunda mevcut olmadığı gibi, bu dil üzerinde sistematik bir asimilasyon uygulanmış, Kürtlerin tarihten adeta silinmiştir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde Kürtçeden alındığı belirtilen bir tek kelime bile bulunmamaktadır. Oysa asırlardır bir arada yaşamış olmanın getirdiği sosyolojik bir gerçeklik olarak, bu halkların dili ve kültürleri birbirlerinden etkilenmişlerdir.
Bu kurumlar bu ülkede yaşayan sadece bir halkın dili ve tarihi üzerinde çalışmalar yürütmektedir ancak ülkemizde bir de baskısız, insanların “ötekileştirilirim” korkusu olmaksızın yapılacak objektif bir nüfus sayımı olduğu takdirde, Türk nüfusu kadar Kürt ve başka halkların nüfusunun da var olduğu gerçeği ortaya çıkacaktır. Biliyoruz ki bilimsel olarak bir dilin yaşayabilmesi için ancak ve ancak eğitim dili olması gerekiyor. Resmî ideoloji uyguladığı politikalarla milyonlarca Kürt’ün ve diğer halkların dillerini kendilerine unutturulduğu gibi tarihleri de çarpıtıldı. Türkçe dili geliştirilmeye, diğer diller unutturulmaya çalışıldı. Kusursuz yeni bir Türk tarihi yazıldı. Bu kurumlar isim ve işlevler ile eşitsizliğin, inkârın açık bir göstergesidir. Bu isimler diğer grupların aidiyet duygularını zedeliyor.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1- Bu madde ile Türkiye’de yaşayan diğer etnik grupları dışlayıcı, tarihlerini, dillerini ve kimliklerini yok sayan “Türk “kavramı çıkarılmış;” Türk” kavramı yerine, bu ülkenin etnik ve sosyolojik yapısına uygun ve tarihsel gerçekliğini ortaya koyan “Anadolu ve Mezopotamya” ibaresi; Kanunda yer alan “Türkçe” ibaresinden sonra gelmek üzere ise “Kürtçe ve Türkiye’de yaşayan diğer etnik grupların” ibaresi getirilmiştir.
Madde 2-.Yürürlük maddesidir.
Madde 3-Yürütme maddesidir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de geçen kimi ibarelerin değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi
Madde 1-Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de bölüm başlıkları, madde başlıkları ve kanun ismi ve başlığı dahil olmak üzere kanun metininde kullanılan “Türk” sözcüğü yerine “Anadolu ve Mezopotamya”, “Türkçe” ibaresinden sonra gelmek üzere ise “Kürtçe ve Türkiye’de yaşayan diğer etnik grupların” ibaresi kullanılır.
Madde 2-Bu kanun yayım tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”
(BA-BA-S) KARS (KHA)
KHA
Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN
|