KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

ÝSRAL, MESCD AKSA VE FARKLý ÝSRALYATLAR!..

  Prof. Dr. Ali Osman ENGÝN

          aosmanengin@gmail.com
         ÝSRAL, MESCD AKSA VE FARKLý ÝSRALYATLAR!..

 Ýsrail, Mescidi Aksa ve Farklý Ýsrailiyatlar!..

Sevgili dostlar, öncelikle selam ve sevgilerimi iletirken saðlýklý bir ömür ve çalýþmalarýnýzda baþarýlar diliyorum.

Ancak etrafýmýzda geliþen olaylar ve zalimlerin yeri ve göðü inleten zulümleri tabiri caiz ise Arþa ulaþmýþken saðlýklý bir yaþantýnýn nasýl gerçekleþeceðini düþünmek bile, kendi deðerlerimizle çeliþmek anlamýný taþýdýðýný da biliyoruz. Bizim kast ettiðimiz saðlýklý yaþamýn kodlarý, dünyanýn her tarafýnda sýnýrlarý Ýlahi adaletin sahibi Ýlahi kudret, mutlak irade ve otorite tarafýndan kesinlikle belirlenmiþ olan ölümlü güçleriyle, Ýslam dünyasý tarafýndan ihmal olarak açýk býrakýlan yollardan birisini veya birkaçýný kullanma fýrsatý yakalayarak, zulüm yapan zalimlerin güçlerinin ve etkinlik alanlarýnýn bittiði; Ýsrail askerlerinin Mescidi Aksa’ ya yaptýklarý çirkin saldýrý ve saygýsýzlýkta þekillenmeye baþlamýþtýr. Müslümanlarýn ilk kýblesi ve mabedi olan Mescidi Aksa, tüm Ýslam aleminin arzu, niyet, dua ve beklentilerinin odaklaþtýðý bir kutsal mekândýr. Zulüm ordularý buraya saldýrýrken sadece Gazze gibi bir þehirde ibadet edilen herhangi bir mabede saldýrmamýþtýr. Bu saldýrýyla bütün Ýslam aleminin birbirlerine kenetlenip, topyekun birleþtikleri bir kutsal mekaný hedef almýþtýr. Hedef seçimi sýradan deðildir ve çok ince hesaplar yapýlmýþtýr. Esas maksat ve hedef ustaca saklanmýþ ve sanki basit bir adi kavga sonucuymuþ gibi bir izlenim verilmiþtir. Bu müthiþ ve yaratýlan riskleri çok aðýr bir algý operasyonudur. 25. karelere düþürülen hedeflerden birisi, tüm Ýslâm aleminin çaresizlik ve ümitsizlik içerisine düþürülmesi ve öðrenilmiþ çaresizlik olarak kendilerine koþulsuz itaat ettirilmesidir. Ýþte bu açýdan bakýldýðýnda, olayýn maddi boyutundan ziyade, psikolojik boyutu çok daha önemlidir.

Ýslâm alemine yayýlan en etkili algý ve bu algýya dayalý olarak sorulan soru; haþa yüce ALLAH’ ýn bu insanlýktan çýkmýþ zalimlere neden bu fýrsatlarý veriyor olmasýdýr. Elbette ki yaþanýlan süreçler çok sýð deðerlendirmelerle ele alýndýðýnda varýlan yer orasýdýr. Ancak ALLAH’ ýn gönderdiði dinin koruyucusu olduðunu açýkça belirttiði halde, bu yaþanýlanlarý gerekçelendirmek çok önemli bir zorunluluk halini almýþtýr. Yaratýlmak istenilen algý ancak o zaman terse döndürülebilir ve Kaderin adalet etmesinin yolu açýlabilir. Aslýnda Ýsrail’in yaptýklarýný, kendisinin de farkýnda olmadýðý, bedeli çok aðýr uyandýrma seanslarý olarak deðerlendirmek yerinde olacaktýr. Çünkü tartýþmasýz, Ýslâm alemi rotasýný kaybetmiþ ve kendisine baþka baþka kýbleler ihdas etmiþtir. Bu yüzden odaklaþamadýðý ana kýblesinin de elinden çýkmasý gibi bir doðal sonucu yaþamaya baþlamýþtýr. Güce boyun eðme ve konfor yeni çekim merkezleri olmuþtur. Gerçekten sadece ALLAH’ a kul olunarak, baþkalarýna kulluk etmeden özgürleþmek yerine, bundan uzaklaþýp ortaya çýkan her yeni bir güç merkezine biat edilerek ve yeni yeni kýblegâhlar yaratýlarak adeta köleleþilmiþtir. Böylece geliþtirilen yeni iman anlayýþýnýn þartlarý da  kendiliðinden ortaya çýkar ve artýk inandýðý gibi yaþamak yerine yaþadýðý gibi inanýp iman etmeye baþlar. Dünya genelinde birbirlerinin gýrtlaðýna sarýlan güya Müslüman cemaat, cemiyet ve geometrik yapýlarýn varlýk gerekçeleri de bunlardýr. Zalimlerin zulüm stratejileri, yaratýlan bu kaos ve riskler arasýndan çýkarýlmaktadýr. Bu durum bir anlamda yaratýlan risklerin bedavaya satýn alýnmasý ve yeni yeni risk alanlarýnýn oluþturulmasýdýr. Sað-sol, Türk-Kürt, Nur Cemaati ve Nurculuk-Tasavvuf ve Tarikatlar, Alevi, Azeri-Sünni, iktidar-muhalefet, seçilen-seçen, þu sendika-bu sendika, falan partinin sendikasý-filan partinin sendikasý gibi yapýlanmalar çok çarpýcý örneklerdir. Nasýl ki zalim olma rolünü icra edenler stratejilerini yarattýklarý riskler arasýndan yapýlandýrýyorlar, o halde bizlerde Ýslâm alemi olarak çareleri ayný þekilde o risklere baðlý yaþanýlan durumlardan bulup çýkarmak zorundayýz. Çareler ve sebepler birbirlerini var eden ana paydaþlardýr. Böyle bir okuma ve deðerlendirmeyi yapabilen toplumlar mutlaka çýkýþ yollarýna ulaþacaklardýr. 

Çünkü; Þüphesiz ALLAH nurunu tamamlayacak ve indirdiði en son dinini de beyan ettiði gibi ilelebet koruyacaktýr. Beþeri olarak sýnýrlý bir þekilde anlaþýlabildiðinin ötesinde, bu korumanýn ve korunmanýn inananlara yansýyan maliyeti ve bedeli oldukça aðýrdýr. Çünkü musibet ve nasihat ikilemi arasýndaki alýþ veriþler, sürecin teorik boyutunu tam olarak karþýlamaktadýr. ALLAH, bütün hata ve yanlýþlarýna raðmen yine de kendilerini uyandýrmak istediði kullarýyla alýþ-veriþler yapar. Suç- günah ve yaptýrým – ceza gibi ikilemler sistem kurucusunun sistemin devamlýlýðý için vazgeçilmezleridir. Bu bilinç ve vizyonla Ýslam alemi hiç vakit geçirmeden kendisini sorgulamak ve çare üretmek zorundadýr.

Günümüzde Ýslâm aleminin içerisinde bulunduðu duruma baðlý olarak yüzleþtiði zulüm ve iþkencelerin bire bir, bire iki, bire sýnýrsýz olarak yaþanýlan sonuçlarý olarak düþünülüp, bu sonuçlara sýký sýký tutunarak ulaþýlacak sebepler alemini keþfetmek zorundayýz. Bugün yaþananlar sadece yapýlamayan tarihi eleþtiri ve keþiflerin sonucudur. Eðer geliþtirilmesi gereken tarihsel bakýþ ve tarihsel bilinçle geçmiþteki sosyal, kültürel, siyasal ve iktisadi yaþantý, tecrübe ve deneyimlerden gerekli dersler çýkarýlarak geleceðe dönük plânlar yapýlmazsa, ALLAH nurunu tamamlamak için vereceði musibetlerden nasihat çýkarýlarak tarafýmýzdan nispeten daha akýlcý ve þüphesiz bedeli þu an yüzleþtiklerimizde olduðu gibi daha aðýr öngörülerle geleceðin tanzim edilmesini saðlar. Dolayýsýyla Ýsrail zulmü altýnda inim inim inleyen Müslümanlar, gerçek çýkýþ yollarýný, daha önce deðindiðim gibi, iþte bugün kendilerine reva görülen zulüm yaþantýlarý arasýndan bulup çýkarmak zorundadýrlar ve þüphesiz çýkaracaklardýr. Aslýnda Ýsrail den bu akýbeti hazýrlamak için kendisine verilen kötü adam rolünü gerçekleþtirmektedir diye bahsetmek abartýlý olmayacaktýr. Ýþte bu akýbeti hazýrlayan sebep ve gerekçelerden bahsederken ve yaþananlara bire bir yaþanýlan somut durumlar olan olaylar boyutuyla bakýldýðýnda, Müslüman olduklarýný ifade eden adý, meþrebi ne olursa olsun, birbirlerinin boðazýna yapýþacak kadar kin ve nefret içerisinde olmalarýný ifade etmek galiba yeterli olacaktýr. Ýsrail karþýsýnda zulme uðramanýn en temel sebebi iþte bu bölünmüþlükler ve ayrýþmadýr. Herkes bir türlü imtihan edilmektedir. Bütün mesele nerede hata yaptým? Diye öz eleþtiride bulunmaktýr.

Ýsrail ve onun oynadýðý rolleri için kendisine verilen statüsünü yazanlarýn Ýslâm alemine olan hiddet, þiddet, kin ve nefretlerinin nitelik ve nicelik olarak deðeri her ne düzeyde olursa olsun, onlarýn üstesinden gelip heveslerini kursaklarýna tepecek nitelik ve niceliklere sahip altýn nesil o þiddet ve yýkýntýlar arasýndan çýkacaktýr. Sýrf inançlarýndan dolayý zulme ve þiddete uðrayan mazlumlarýn þimdilik baþlarýna yýkýlan ev ve yuvalarýný anlamsýz viraneler olarak görmeyiniz. Oralarýn ALLAH’ ýn adaletini gerçekleþtireceði ve nurunu tamamlayacaðý definelere malik viraneler olduklarý unutulmamalýdýr. Ýniþler ve çýkýþlar bazen örtüþen kaderlerin ortaklarýdýr. Her iniþin kendisini esasta var eden bir yokuþa ve yükseliþe ulaþtýðý nesnel bir gerçekliktir. Dolayýsýyla her çöküþ ve ýstýrabýn da muhakkak ki yeni bir diriliþ ve ferahlýða iþaret ettiði söylenebilir. Bu yaklaþým ve bakýþ açýsý yaþanýlan süreçlerin mazlum tarafýný ifade eden birey veya gruplar arasýnda asla rehavete ve nasýl olsa sonuçta þöyle veya böyle olacak diyerek pasif bir beklentiye düþürmemelidir. O beklentilerin gerçekleþmesi herkesin üzerine düþeni her boyutta yapmasýna baðlýdýr. Aktiviteler zalim tarafýn yaptýklarýnýn bir adým önüne geçtiði zaman beklentilerin adým adým gerçekleþmeye baþladýðý fark edilecektir.

Ýsrail’in yaktýðý Kuran ve kirli postallarýyla çiðnediði Mescidi aksa, Yüce Yaratanýn nurunu tamamlayacaðý gelecekte yapanlarýn ayný þekilde yakýlacaklarý ve çiðneneceklerinin kendi imzalarýyla kayýt altýna alýnmýþ belgeleri olmuþtur. Neyi nasýl yaparlarsa yapsýnlar, hazýrladýklarý kendi sonlarýdýr. Kendileri de bu sonun geleceðinden it gibi korktuklarý için, hep daha fazlasýný yaparak bu sonu ertelemeye çalýþýyorlar. Firavunun saltanatýný sonlandýracak olan Hazreti Ýsa’ nýn gelmesini engellemek ve erteleyebilmek adýna, erkek çocuklarý toplatýp öldürtmeye çalýþmasý önemli ip uçlarý veriyor. Kýsacasý o ve onun gibi zalimler zulmettikçe, ALLAH’ýn kurguladýðý kader adalet ediyor. O adalet öyle bir güç ki, her tutunaný ayaða kaldýrýyor ve Yüce Yaratýcý hükmünü icra ediyor.

Aziz milletimiz geçmiþte kurduðu üstün medeniyetlerle bütün insanlýða huzur ve güven veren hizmetlerin götürülmesinde öncü rol oynamýþtýr. Görünen odur ki, þimdi ve gelecekte de bu misyonun bu alanda oldukça deneyimli olan yine bu necip millete verilmiþ ve verilecek olduðu açýktýr. Buna bizler inanmasak da, onlar inanmaktadýrlar ve bundan dolayý da bu milleti böyle bir rol üstlenmemesi için tarih sahnesinden silmeye çalýþýyorlar. Sayýn Baþbakanýmýz Prof. Dr. Ahmet DAVUTOÐLU’ nun  Filistin ziyaretlerinde bir Müslüman kardeþimizin, sayýn Baþbakanýmýzýn boynuna sarýlarak; “siz bütün Müslümanlarýn izzetisiniz” demesi çok manidardýr. Bütün mesele o izzete sahip olmak ve onu sonsuzluða kadar taþýmaktýr.

Zamanýnda gereken tedbirler alýnmazsa, Ýsrail’in Mescidi Aksa ve dolayýsýyla Filistin de uyguladýðý terör ve barbarlýðýn benzer versiyonlarý dünyanýn her tarafýnda yaþayan Müslümanlara reva görülecektir. Nitekim görülmektedir de. Ortadoðu’ yu ele alalým. Masa baþýnda kalem ve cetvelle çizilen sýnýrlarla oluþturulan devletçiklerde, kültürüyle, sanatýyla, toplumsal birlik ve beraberlik ruhuyla, geliþtirip olgunlaþtýramadýklarý demokrasi ve insan haklarý kültürü ve sosyal sermayesiyle kabile ruhundan kurtulup tam olarak devletleþme örnekleri yaþanmamýþtýr. Yýllar içerisinde çoðalan nüfusu oluþturan farklý etnik yapý ve farklý mezhep gruplarý anlamsýz yýðýn ve kalabalýklar halini almýþtýr. Sürü psikolojisinin ön plânda olduðu bu tür toplumsal yapýlarý uzaktan kumandayla da olsa yönetmek artýk çok zor deðildir. Çünkü bu tür toplumlarda çok güçlü toplumsal yapýlar ve kurumlar yaþayamadýðý için, hep iradeleri ipotek altýna alýnmýþ veya kiralanmýþ göstermelik þablonlar ortaya çýkar. Öyle de olmuþ, batý ve özellikle Amerika, satýn alarak hazýrlayýp yetiþtirdiði memurlarýyla seçtiði küçük ve zayýf gruplarý güçlendirmiþ ve bu suni devletçikleri yönetmiþtir. Böylece yer altý ve yerüstü zenginlikleri fazla yorulmadan sadece desteklediði azýnlýklarla paylaþmýþ ve pastadan en büyük paylarý almýþtýr. Kendi doðal seyri içerisinde eþya ve tabiat kanunlarý çerçevesinde geliþen, daha fazla demokrasi ve insan haklarý talep eden toplumsal yapýlarý yeniden dizayn etme gerekliliði ortaya çýkýnca, kendi töretmeleri olan idarecileri günah keçileri yapmýþtýr. Bu günah keçilerini yerlerde süründürüp öldürterek halklarýn gazýný almýþ, hazýrlanan yeni toplum ve nüfus mühendislikleri projelerini devreye sokmuþtur.

Hani bir söz var ya; “zalimin zulmü arþa ulaþýnca Cenabý ALLAH ingýlazýný verir”. Yani zalimlerin zulümleri artýk yere göðe sýðmayacak hale gelirse, ALLAH artýk onun da belasýný verir. Ýnsanlýk tarihinde birçok yaþanmýþ örneklerde görüleceði gibi, zamanýnýn seçilmiþ zalimleri aldýklarý sýnýrsýz gibi gözükse de, unutulmasýn ki mutlaka sonu olan  destek ve güçle yaptýklarý zulüm ve iþkenceler, mazlum konumunda olanlarýn yeteri kadar musibetlerden nasihatler çýkarmaya baþladýðýnda, kendilerine dönmüþtür ve misliyle bedelini ödemiþlerdir. Yakýn veya uzak gelecekte de zulüm organizatörleri ayný akýbetlerle yüzleþeceklerdir. Bundan kaçýþ yoktur. 

 Bizim ülkemizde de eðer denildiði gibiyse, türlü þekil ve kýlýklarla benzer senaryolar hep sahne almýþtýr. Son dönemlerde ortaya çýkarýlan alternatif devletleþme veya devleti ele geçirme yapýlarý çok tehlikeli bir þekilde din veya dinsizlik maskelerini kullanarak devleti temelinden çökertip, farkýnda olarak veya olmayarak, ayný istikametlere yol alan beynelmilel çýkar odaklarýna hedef paydaþlýðý etme çabalarý da ayný Ýsrailiyattýr. Yada devlet içerisinde devletleþilerek, ana gövdeden koparýlmasý düþünülen parçalardan yeni ve küçük devletçikler oluþturma sevdasýna düþenlerin çok dar alanlarda kulaç atmalarýný ifade ediyor. Eðer denildiði gibi varsa ve gerekçeleri saðlam deðilse, yapýlan usulsüz dinlemelerle elde edilen ham verilerin, gönderilerek iþlenmiþ istihbari bilgiler olmasý kavþaðýnda veri iþleyici olarak Ýsrail ve Ýsrailiyatlar vardýr. Diðer yandan KCK gibi devlet içerisinde illegal olarak devletleþme çabalarýnýn da  þüphesiz bir hedefe dönük olmamasý düþünülemez. Uzun yýllardýr bu milleti dini alanda cari olan tüm inançlarýmýzý kullanarak; ALLH ile, Kuran ile, hak ve adalet ile, mezhep ve meþrep ile, siyaset, yalan ve dolan ile aldatanlarýn niyet ve nihai hedefleri insanýmýz tarafýndan anlaþýlýp deþifre edilemediðinden, maalesef vurgulamaya çalýþtýðým aðýr bedeller ödenmek suretiyle ALLAH’ ýn adaleti gerçekleþmiþtir ve eðer iddialar doðru ise, kurduklarý tuzaklara kendileri düþerek rezil rüsvay olmuþlardýr.

Polislerimizi 12 Eylül öncesinde þu taraf, bu taraf haline getirenlerin kendilerine belki kýsa vadede çeþitli dünyevi çýkarlarý olmuþtur. Ancak sonunda anlaþýldý ki, kaybeden topyekun bu millet olmuþtur. Kurulan çok gizli amaçlý tezgâh sahipleri Toplumumuzun hiçbir grubunu ayýrt etmeden, milletimizin tamamý için biçtikleri kefenlerini iþleyen tezgâhlarýný çalýþtýrmaya baþlamýþlar, ancak ALLAH’ ýn bu millete bir lütuf ve korumasý olarak nihai hedeflerine ulaþamamýþlardýr. Sanki denildiði gibi oyunlarýn yeni versiyonlarý sahneleniyor. Yinede ne olursa olsun, elbette ki bu güvenlik görevlilerinin tamamýnýn vatana ihanetinden bahsedilemez. Eðer gerçekten yapýlmýþsa, toplanan çok gizli bilgilerin dolaþým seyri incelenmeli, tüm bu maksadýný çok aþan faaliyetleri yöneten üst akýl netleþtirilmelidir. Ýnanýyoruz ki, iþte o zaman farkýnda olmadan birtakým yanlýþlar içerisine girmiþ olanlar da, elbette ki durumlarýný yeniden gözden geçirip, gereken tedbirlerini alacaklardýr. En problemli kýsým; iþte o yöneten üst aklýn netleþmesi ve uluslar arasý kesiþim noktalarýnýn belirlenmesidir. Daha aþaðýdakiler yaptýklarý iþte beklide ALLAH rýzasýný gözetmiþler, vatan millet sevdasýna iþ yapmýþlardýr. Ülkemizde birçok dini ve hayýr hizmetleri yürüten cemaat, dernek, tasavvuf ve vakýf türü yapýlar bulunuyor ve bunlar hiçbir zaman devleti ele geçirerek, farkýnda olmadan karanlýk odaklarýn iþtahlarýný kabartan bir çaba içerisine girmemiþlerdir. Bu ve benzeri sömürü anlayýþlarý dünyanýn diðer taraflarýnda da ayný veya farklý þekillerde devam etmektedir. Sonuçta zararý inanan mütedeyyin insanlar görmektedir. Ýmam Hatip liselerini açan irade ve daha sonra çoðaltan siyasi erk sahiplerinin kendi çocuklarýný bu okullara göndermediði, uzun yýllar inandýðý deðerlerinin öðretildiðini düþünen, vatan, millet ve deðerler duyarlýlýklarý yüksek geniþ kitleler çocuklarýný doðal olarak bu okullara göndermiþler ve akabinde o pýrýl pýrýl gençlerin nasýl gadre uðratýldýklarý acý örnekleri hep beraber kendi çocuklarýmýzdan yaþadýk. Evet halk bu okullarý sahiplenmiþtir ancak, birkaç nesil çok aðýr bir þekilde hýrpalanmýþ ve bu ülkeye hizmet üretme imkân ve fýrsatlarý açýsýndan engellenmiþlerdir.

Bana öyle geliyor ki, bu tür çoklu üst yapýlarýn üstlendiði ana rollerden birisi de; bu aziz milletin aþýndan ekmeðinden keserek, parasýný da ödeyip, herhangi bir ayrým yapmaksýzýn  eðitim kurumlarýna gönderdiði ve bu ülkenin beklide geleceðinde çok önemli roller üstlenme potansiyeli olan gençleri; Cemaatçi, Ýrticacý, Nur talebesi, Ýmam Hatipli, Milli Görüþçü, Dindar, Tarikatçý, Ülkücü, Milliyetçi, Turancý, Türkçü, Kürtçü, Solcu, Ulusalcý diye bilinçli ve inanýn sistematik bir þekilde fiþleterek, birbirlerine asla bir araya gelemeyen düþman taraflar haline getirmiþler ve dahasý bu guruplarýn içlerinden zaman zaman kendilerine uygun olanlarý ayýrt seçip, diðerlerinin hiçbirini uzun bir süre askeri okullara ve diðer önemli eðitim kurumlarýna alýnmalarýný engellemek olmuþtur. Peki ortaya çýkan boþluklarý kimin ve kimlerin doldurduðu üzerinde çalýþma yapýldýðýný gördünüz mü? Hayýr, deðil mi? Daha yakýndan bakýldýðýnda; çok tartýþýlan askeri vesayetlerle alttan ve yakýn bir baðlantý olmadan bu sonuçlar elde edilemez. Anlaþýlýyor ki bu askeri cuntalar da iþlerine geldiði noktalarda, bu gruplardan seçtikleriyle beraber çalýþýyor izlenimi vermiþ ve onlardan istifade bile etmiþtir. Bu çok çirkin bir projedir. Çanakkale’de bu milletin altýn bir nesli nasýl yok edilmiþse, ayný þekilde toplumu suni kavram kargaþasýna iten organizatörler, bu milletin geleceðinde belki de dahi olma özellikleriyle çok önemli hizmetler yapabilecek gençleri fiþleterek devre dýþý býraktýrmýþlardýr. Bunu baþardýklarý ölçüde de yine o masum gençleri kendilerine köle haline getirmiþlerdir. Bütün bunlarý yapabilmek için ihtiyaçlarý olan para ve fýrsatlarý da alabildiðine kullanmaktan geri durmamýþlardýr. Zaman zaman devlete paralel çalýþarak elde ettikleri komuta kontrol merkezleriyle sýnavlara ve kadro alýmlarýna müdahale edip, ellerinde bulundurduklarý kitlelere, sadece kendileri kullanabilecekleri kadar görev ve sorumluluklar verilmesinin önünü de açmýþlardýr. Birilerini yine kendileri kontrol edebilecekleri þekilde zengin de etmiþler ve halk nezdinde bir çýkar cazibe merkezi olma düzeyini bile yakalayabilmiþlerdir. Bu tür yapýlanmalarýn hedeflediði nihai bir noktaya ulaþmak için her yol mubahtýr. Çocuklarýn aileden koparýlmasý, insan olma onuru olan özgür iradenin yok edilmesi, kendileri dýþýnda kalan her kesimin her türlü öteleme ve iftiraya müstahak olduðu kanaatinin geliþtirilmesi doðal sonuçlardýr.  Bu tür organizasyonlara, sýrf inandýðý deðerlerinden dolayý, ALLAH rýzasý için hizmet etme sevdasýna inandýrýlýp ikna edilen gerçekten saf ve temiz kardeþlerimiz için asla bir ön yargýnýn da olmamasý gerekir. Bu insanlarýmýz zaten durumun farkýna vardýktan sonra o yoldan geri dönmüþler ve devlet ve milletle beraber olmaya koþmuþlardýr. Sanýyorum bizim ifadelerimizin esas muhatabý; bu yapýyý yöneten üst akýlla ilgilidir. Van’ da yanan araçlarýn yanýna itilen polis aracý ve diðer araçlar için neler söylenebileceði üzerinde çok düþündüm ve bu tablonun tüm önyargýlardan uzak bir þekilde en ince ayrýntýsýna kadar detaylandýrýlmasýný önemli olacaðýný fark ettim.

12 Eylül döneminde yaþanýlan sað-sol olaylarý da üzerinde durmaya çalýþtýðým beynelmilel projelerin sonucudur. O dönemde de ister saðcý denilsin, ister solcu denilsin cýmbýzla seçilerek katledilen gençlerin çok büyük bir çoðunluðu ayný þekilde bu ülkenin geleceðinde önemli rol ve hizmetler üstlenme potansiyeli olabilecek gençlerdir. Ne gariptir ki, her iki tarafta kalan gençlerin ideali; cihanþümul bir nizam anlayýþýdýr. Birisi sol ve materyalist temelde dünyaya eþitlik ve adalet getirmeyi, diðer taraftakiler de, idealist bir anlayýþ ve manevi deðerler temelinde mazlumlarýn ezilmediði, hakkýn ve hakikatlerin hakim olduðu bir düzenin evrensel ölçekte tanzim edilmesini savunuyorlardý. Görüldüðü gibi düþüncelerin merkezinde bir evrensellik ve bütün insanlýðý kuþatan talepler söz konusudur. Bu yapýyý ben imparatorluk bakiyesi ve genetik kodlarla iliþkilendiriyorum. Maalesef hain þer odaklarý bu iki yapýyý birbiriyle çatýþtýracak pozisyonlara taþýmýþ ve ufuklarý alabildiðine daraltarak bir grubu diðerinin celladý haline getirmiþlerdir. Hangi güç merkezi toplum içerisinde satýn aldýðý risklerle yarattýðý bir grubu sürekli diðer toplumsal gruplardan ayrýþtýrarak öne çekiyorsa, orada bir bit yediðinin olduðu akýldan çýkarýlmamalýdýr. Baþlangýçta çok avantajlý gruplar gibi görüntü olsa da, sonunda çok önemli ýstýrap ve maðduriyetler yaþanýr. Netice itibariyle bu aziz millete vurulan en büyük darbe; kaybedilen birlik, beraberlik ruhu, dayanýþma kültürü ve öyle veya böyle sýkýntýsý yaþanan ise; birbirlerine düþman hale getirilen, birbirine tahammülü olmayan kuþaklarýn yetiþtirilmiþ olmasýdýr. Sosyal yapýnýz bu durumda ise, mutlaka uygun zaman ve zemini kollayan þer odaklarý bu ayrýþan gruplarýn birine veya birkaçýna müdahale eder ve sonuçta kaybet-kazan ilkesini temele alan çatýþmalar baþlar ve bu çatýþmanýn kazananý hiçbir  zaman olmaz ve her iki tarafta kaybeder.

Son dönemlerin en aðýr toplumsal sorunlarýmýzýn baþýnda gelen terör olayýna da, bana göre, ayný pencereden bakýlabilir. Ýþin sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarý yanýnda çok derin psikolojik boyutlarý da bulunuyor. Dikkat edilirse burada da þehit edilen devlet görevlileri ve kaybedilip heba edilen insanlar  yine genç kuþaklar olmaktadýr. Etrafýmýzda gerçekleþen olaylar gösteriyor ki, Kürdün Türk’ten, baþka dostu yoktur. Ýþte bu kardeþlik baðýna yýðýnak yapýlmalýdýr. Milyona ulaþan yaþlý, kadýn ve çocuklardan oluþan Kürt, Yezidi ve Arap kardeþlerimize evini açan, sofrasýný paylaþan bu ülkenin insanlarýdýr.  Kobanide yaþanan savaþ ve çatýþmalar, kimin elinin kimin cebinde olduðunu göstermiþtir. Diðer tarafta Halep katil Eset tarafýndan harabeye döndürülüp yýkýlýrken ve yaþanmasý muhtemel bir katliam sinyalleri gelirken, hiçbir batý ülkesinin dikkatini çekmemiþ gibi gözükürken, Kobaninin hep gündemde olmasýnýn arka plândaki gizli gerekçeleri iyi analiz edilmelidir. Elbette ki Kobanide yaþanan drama sessiz kalýnmamalýdýr ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ta kalýnmamýþtýr. Bunu söylemeye bile gerek yoktur. Ancak bu durum ortadayken, ülkemizin her tarafýnda kamu mallarýna ve düzenine yapýlan acýmasýz ve haddini aþan saldýrýlar kabul edilemez. Hiç kimse bunun barýþ ve kardeþlik adýna yapýldýðýný iddia edemez. Sivil kýyafetli güvenlik görevlilerinin hunharca arkalarýndan sýkýlan kurþunlarla þehit edilmeleri çok vahim sonuçlarýn beklentisini ifade edebilir. Bingöl’de emniyet mensuplarýna gerçekleþtirilen suikast de ayný kategoridendir. Eðer terörün bitirilmesi ve ülkemizin yeniden kardeþlik ve beraberlik sürecine girmesi isteniyorsa, herkesimin üzerine düþen sorumluluklarýný yerine getirmesi beklenir. Bu manada çözüm sürecine dayalý terörün bitirilmesi bu ülkede yaþayan her kesimin ana beklentisi ve hayalidir. Bunun gerçekleþtirilmesi için; “tek vatan, tek bayrak ve tek millet” birlikteliði temelinde sarsýntý yaratacak yönelimlere fýrsat vermeden, demokrasi, insan haklarý, eþitlik, adil paylaþým, eðitim, yatýrým boyutlarýyla yapýlmasý gerekenler hiç vakit geçirilmeden yapýlmalýdýr. Doðusuyla, batýsýyla ülkemizde yaþayan herkes bunu bekliyor. Konjonktürel þartlar bunu gerekli kýlýyor. Artýk terör örgütünün silahlý mücadeleyi seçme dönemi kapanmýþtýr ve en seri bir þekilde silah býrakarak, sürecin doðru çalýþtýrýlmasýna katký saðlamalýdýr. Süreç uzadýkça çok farklý ve beklenmedik paydaþlar devreye giriyor ve ilgili aktörlerin ve taraflarýn kontrolleri de zorlaþýyor.

Ýnþallah o güzel günleri hep beraber en kýsa zamanda birlikte göreceðiz ve dostlarýmýzý sevindirip, düþmanlarýmýzý çatlatacaðýz. Selam ve sevgilerimle.

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 6245 Defa Okundu
2014-12-10

SON YAZILARI

Amerika’nýn yeni dünya düzeni ve PDY/PKK’ya biçilen yeni rol!.. Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fýrsat Bu Fýrsat diyenler! Ýhanet ateþinde aklýný ýsýtanlar kendi bedenlerinin yanýþýný seyredecekler!.. Ýhanet Çeteleri ve Terör Yapýlarýyla Beraber Kayýran ve Koruyanlara da Amasýz, Fakatsýz Dokunulmalýdýr!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yýl Geçti Devleti Baþsýz Býrakmaya Niyet Edenler… Ýnfaz timlerinin varlýðýna iþaret etmiþtim, eyvah haklýymýþým!.. Neye Evet Neye Hayýr!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayýr yer deðiþtirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eðitim Sen Genel Baþkanýnýn Sözleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır