KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

FARKLýLýKLAR HOþGöRü VE TOLERANSý GETRRKEN AYNýLýKLAR VE BENZERLKLER çATýþTýRýYOR!

  Prof. Dr. Ali Osman ENGÝN

          aosmanengin@gmail.com
         FARKLýLýKLAR HOþGöRü VE TOLERANSý GETRRKEN AYNýLýKLAR VE BENZERLKLER çATýþTýRýYOR!

 Farklýlýklar hoþgörü ve toleransý getirirken aynýlýklar ve benzerlikler çatýþtýrýyor!

Kafkas Haber Ajansý (KHA) Yazarý Doç. Dr. Ali Osman Engin’in, “Farklýlýklar hoþgörü ve toleransý getirirken aynýlýklar ve benzerlikler çatýþtýrýyor!” yazýsý:

FARKLILIKLAR HOÞGÖRÜ VE TÖLERANSI GETÝRÝRKEN AYNILIKLAR VE BENZERLÝLLER ÇATIÞTIRIYOR!

Bilindiði gibi; I. Dünya Savaþýndan yenik çýkan Osmanlý Devleti’nin Ýtilaf Devletlerince iþgali sonucunda Misak-ý Milli sýnýrlarý içinde ülke bütünlüðünü korumak için giriþilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadele 1919-1922 yýllarý arasýnda gerçekleþmiþ ve 11 Ekim 1922’ de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen, 24 Temmuz 19923’ te imzalanan Lozan Antlaþmasý ile resmen sona ermiþtir. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ nin temel nitelikleri, Lozan Antlaþmasýnda yer almýþtýr. Buna göre, ülkesi ve milletiyle/ulusuyla bölünmez bir bütün oluþturan, Türkiye’ de yaþayan ve Türk Devleti’ ne vatandaþlýk baðýyla baðlý olan herkes eþit ve ayný haklara sahip Türk Ulusu’ nu oluþturmaktadýr. 

Saltanatýn kaldýrýlmasýnýn ve Lozan Antlaþmasý’ nýn ardýndan TBMM’ de en çok tartýþýlan konulardan biri olan yeni devletin niteliði sorunu, Mustafa Kemal Paþa’ nýn 28 Ekim gecesi Ýsmet Ýnönü’yle “devletin niteliðinin cumhuriyet olduðunu” belirleyen yeni bir yasa tasarýsý hazýrlanmasý ile son bulmuþtur. 29 Ekim 1923 günü; “Hakimiyet kayýtsýz þartsýz milletindir. Ýdare usulü halkýn mukaddesatýný bizzat ve bilfiil idare etmesi esasýna dayanýr. Türkiye Devleti’nin hükümet þekli Cumhuriyettir” þeklinde yapýlandýrýlmýþtýr. Süreç öngörüldüðü gibi baþlamýþ ancak zaman içerisinde yaþanan olumlu ve olumsuz tecrübe ve deneyimler neticesinde, egemenliðin kayýtsýz þartsýz milletin olduðu gerçekliðinin, doðru iþletilemediði, mülkün temelinin adalet olduðu ilkesinin yerine, adaletin temeline mülkün ve gücün konulduðu, genel olarak üstünlerin hak ve hukuklarýnýn geçerli sayýldýðý bir sisteme doðru akýp gitmiþtir. Bu süreç içerisinde edinilen yaþantý, tecrübe ve deneyimler çok önemli göstergeler olmaktadýr. Þüphesiz geçmiþten devralýnan devasa sorunlarýn geçici ve palyatif çözümlerle ve sorun çözme odaklý neticelendirilememiþ olmasýnýn getirdiði doðal sonuçlar, her geçen gün daha da derinleþerek yapýlandýrýlan yeni sistemin en temel açmazlarýný oluþturmuþtur. Dolayýsýyla demokrasiyi bir kültür olarak gerçekçi bir biçimde geliþtirememiþ ve halisane talepleri tam olarak karþýlayamamýþtýr. Beklentilerin aksine, Osmanlý Ýmparatorluðu’nun son dönemlerinde daha da yoðunlaþarak günümüze intikal eden yaptýrým ve güç merkezli bürokratik egemenlik ve iþleyiþin þekillendirmesiyle, mal ve mülk sahibi olan üstünler ve hep onlarýn hizmetkârlarý olan marabalar algýsýný yaratmýþtýr. Bu zümrelerin edindikleri ve temelinde hak ve adalet olmayan mal, mülk, naylon þan ve þöhretleri, akýtýlan alýn teri ve harcanmýþ bir emek karþýlýðý olmadýðý için, adeta saman alevi gibi bir müddet harlandýktan sonra, doðal olarak yanar dönerliðini kaybedip sönmeye baþlamýþtýr. Ayrýcalýklý ve güçlüleri adeta güç sarhoþluðuna  götüren, kaybet-kazan ilkesinin sürekli temelde olduðu bu çatýþma ve çatýþtýrma anlayýþlarý, evdeki bulguru da, çarþýdaki pirinci de tüketmiþ olacak ki, yýkýlan ve harabeye dönüþtürülen umut ve beklentiler arasýndan, yeniden dirilten can sularý fýþkýrmaya ve bu devletin kuruluþ felsefesinde yer aldýðý þekliyle yeniden inkiþaf etmeye, haksýzlarýn arþa ulaþan haksýzlýklarýyla beraber tarumar olmalarýný saðlamýþtýr. Hakikaten zaman en büyük çaredir hesabý, haksýzlýklarýn hakikatlerini, adaletsizliklerin adaletli olanlarýný ortaya çýkarmaya baþlamýþtýr. Çünkü anlaþýlýyor ki; harabeler definesiz ve sürülerde sonsuza kadar çobansýz deðildir. Þüphesiz ifade etmeye çalýþtýðýmýz diriliþ musibetlerden alýnan dersler cihetinde olacak, zamaný ve mekâný da o farkýndalýk düzeyi belirleyecektir. Günümüz toplumsal yapýlarý, olaylar temelli olgular boyutuyla incelendiði zaman, tabaný her ne olursa olsun, var olan ve hiçbir zaman da inkâr edilmeyen farklýlýklar, en baþýndan kabul edildiði ve biri diðerinin rakibi olarak görülmediði için, doðal olarak kaybet-kazan ilkesini temele alan bir çatýþmaya zemin hazýrlamamýþtýr. Aksine birbirlerinden istifade edilecek kaynaklar halini almýþlardýr. Böyle bir durumda taraflarýn hiçbirisi diðerini kendisine benzetmek çabasýna girmemiþ, olsa olsa kendilerini diðerlerine benzetmek yönünde tercih kullanmýþlardýr. Yüce Kitabýmýz Kuraný Kerimde de Yüce Rabbimiz; “bizleri daha iyi anlaþýlabilinsin diye kavimler þeklinde yarattýðýný” belirtmiþlerdir. Buradan  da anlaþýlabileceði gibi; sosyolojik olarak farklýlýklarýn ayrýþma ve çatýþma deðil, ortak anlayýþlar geliþtirme faktörleri ve birbirlerini besleyen kaynaklar olarak zemin tutmuþlardýr. Ýnsanlýk tarihi bu manada incelendiði zaman, modern ve çaðdaþ anlayýþlarýn geliþtiði bilgi toplumuna geçilmeden önceki, özellikle tarým ve tarým öncesi toplumsal yapýlarda ve akabinde sanayi toplum yapýlarýnda farklýlýklar çatýþma alanlarýný doðurmuþlardýr. O dönemlerde dahi bu çatýþmalarýn esasýnda bir türlü sosyal ve kültürel etkileþimin mevcut beklenti ve koþullara uygun bir modeli olduðu da söylenebilir. 

Haçlý seferleri, farklý din ve mezhep savaþlarý, hatta bir boyutuyla birinci ve ikinci dünya savaþlarý uzun süre insanlýðý meþgul etmiþtir. Toplumlarý ve insanlarý çaðýmýzdaki küreselleþme olgusu kapsamýnda meþgul edecek çok boyutlu ve baþka olaylara gerek býrakmayan derin etkileþim ve iletiþim teknolojileri ortaya çýkmýþtýr. Dolayýsýyla deðiþen yeni toplumsal yapýlar arasýndaki soðuk savaþ dönemine has ve farklýlýklar üzerinden yürütülen konvansiyonel sýcak savaþ teknikleri geride kalmýþtýr.   Þimdilik sonuç itibariyle ortaya çýkan yeni toplumsal yapý olduðu iddia edilen enformasyon toplum yapýsýnda, insanlýðý meþgul ederek toplumlarý belki bir daha bir araya gelemeyecek þekilde mikro düzeyde ayrýþtýran ve muhtemelen kazananý olmayan yeni bir çatýþma ve çatýþtýrma modelinin geliþtiðini vurgulamak yerinde olacaktýr. Bu modelde ifade edildiði gibi, farklýlýklar üzerinden deðil, aynýlýklar ve benzerlikler üzerinden çatýþmalar dizayn edilmektedir. Huntington’ un medeniyetler çatýþmasý çokta yerine oturmamýþtýr. Ancak böyle bir algý yaratýlmaya çalýþýlmýþtýr. Moda denilen olgu da bu durumun bir baþka versiyonudur. Çünkü böyle bir durumda birey farklýlýklarý benimseyerek kendi deðerleri boyutuyla özdeþleþtirdiði gelenek ve göreneklerine tabiri caiz ise bayrak açmaktadýr. 

Görüleceði gibi moda; kendisine yabancý ve farklý olan, isyan edip kalýplarýndan sýyrýlýp çýkmak istedikleri ise kendiyle ayný olanlardýr. Yaklaþan seçim arifesinde ayný siyasi partiler içerisinde aday adayý olan, siyasi olarak beklendiði gibi ayný olanlar bir adým öne geçebilmek için birbirleriyle el altýndan ve el üstünden nasýl bir mücadele içerisinde olduklarý açýktýr. Yada ayný yelpazede yer aldýklarý düþünülen ve gerçekten de öyle olan siyasi parti ve üyeleri arasýndaki tahammülsüzlük ve alabildiðine ötekileþtiren tehlikeli tutum ve davranýþlar, sanki vurgulamaya çalýþtýðýmýz yeni bir toplumsal yapýyý iþaret ediyor. Ayný köy içerisinde kan baðýna dayanan akraba aileler arasýnda yapýlan muhtarlýk seçimlerinde cinayetlere varan çatýþmalar oldukça üzücü örneklerdir.

 Çoðu kamu kurum ve kuruluþlarýnda da benzer durumlar söz konusudur. Kýsacasý dini bir, vataný bir, bayraðý bir, dili bir, milleti bir, kültürü ve hatta geçmiþi ve geleceði bir olan grup veya toplumlar, kendi aralarýnda meydan muharebelerine giriþiyorlar. Barýþ veya uzlaþma kültürü tamamen kaybedilmiþtir. Hatta hiç hatýrlanmýyor bile. Çünkü; böyle bir çatýþma modelinde çatýþan ve çatýþtýran açýsýndan çok fazla risk ve korku üreten tehlike yoktur. 

Geleneksel çatýþma durumlarýnda olduðu gibi düþman taraflar üzerinden bir kavga ve çatýþma algýsý gözükmemektedir. Baþka bir ifadeyle, bu modelin ana temasý; düþmanlýklar üzerinden deðil, dostluklar üzerinden bir ötekileþtirme, ayrýþtýrma, rant ve menfaatleri paylaþýmda kiþi baþýna düþen hisselerin  çoðaltmadýr. Hayvanlar alemindeki av senaryolarý sonucunda kazanýlan avlarýn paylaþýmýnda ortaya çýkan iliþkiler içinde ayný durum vardýr. Yada erkek aslanlarýn kendi yeni yavrularý öldürerek tekrar diþilerine sahip olma güdüleri de bu yapýnýn sanýrým doðal formlarý olmaktadýr.

Demokratik seçimlerle veya merkezi otoritenin insiyatifiyle iþ baþýna gelen profesyonel ve mutlaka donanýmlý yöneticiler bile, ayný toplumsal yapýnýn kaçýnýlmaz zorlamalarýna muhatap oluyorlar. Elleri kollarý ve hatta ayaklarý baðlanmaya çalýþýlan yöneticilerin, bu hýzlý dönen girdabý aþmalarý için ülke ve millet çýkarlarýný ön plânda tutan herkesin yardýmcý olmalarý gereði ortadadýr. Huzurlu bir çalýþma ortamý herkesin beklentisi olmalýdýr. Bir türlü üst iradeyi yanlýþ yönlendirmek için kirli bilgi akýþýnýn bent ve gavarlarýný tutan nöbetçiler, merkezi irade tarafýndan devlet, aklýnýn gereði olarak kendileriyle ahenkli çalýma ve çalýþanlarý arasýnda kesinlikle taraf tutmama potansiyelleri test edilmiþ olduðu düþünülen yöneticilerin yüksek performanslarýný düþürmektedirler. 

Gerçekten çok nitelikli ve kucaklayýcý hizmetler üretme potansiyeli mutlaka var olan ve bir ölçüde devleti temsil eden idarecilerin en temel açmazlarý iþte bu noktalarda yoðunlaþmaktadýr. Halbuki aldýðý devlet terbiyesi ve yetiþtirilme tarzýna baðlý olarak odaklanýlmasý gereken hizmet yolunda deðil elini, bedenini bile taþýn altýna koymuþ ve yinede koymaya devam eden gönül ve hizmet erleri her kurum ve birimde vardýr ve yapýlan özverili çalýþmalarý kendilerini kolayca ele vermektedir. Bu insanlarýn reklam ve afiþlemelere ihtiyaçlarý yoktur. Bu hizmet gönüllülerini sürekli ötekileþtirenlerin ellerindeki su külekleri alýnýp ambarlarýna konulduðu zaman, takýnacaklarý tutum ve davranýþlarý gerçekten merak ediyorum. 

Her halükârda ister ayný, ister karþý tarafta olsun, ortaya çýkacak tepkiler farklýlarýn deðil, aynýlarýn tepkileridir.  Son günlerde medyadan takip edebildiðimiz ve merkez Bankasýndan sorumlu Baþbakan Yardýmcýsý Sayýn Ali BABACAN’ ýn vurgulamaya çalýþtýðý gibi; dolarýn ateþinin yükselmesinin nedenlerinden birisinin de; iktidar erkini elinde tutan aynýlar arasýndaki söylem, tutum ve davranýþ farklýlýklarý olduðudur. Etrafýmýzda yaþanan cehennem senaryolarýnýn figüranlarý açýsýndan da benzer durumlar söz konusudur. 

Vurgulamaya çalýþtýðýmýz bu toplumsal yapýda sadece çatýþmalar aynýlar üzerinden yapýlmýyor, ayný zamanda çok etkin güç gösterileri de benzer þekillerde yapýlmaktadýr. Çok güçlü siyasi liderlerin sosyal, kültürel, siyasi, ekonomik ve tarihi söylem ve anýnda vererek uyguladýklarý kararlar da, bir ölçüde 25. Kareleri dolduran güç ve güçlü olma imajlarýdýr. Bu imajýn toplum nezdinde ki karþýlýðý oldukça yüksektir. Mýzraða yumruk çekilemeyeceði geçmiþin kuvvet ve güç merkezleri tarafýndan iyi bilinmektedir.

Birçok yaþanmýþ ve yaþanmakta olan örnekleriyle deðerlendirmeye çalýþtýðýmýz bu yeni toplumsal yapý nezdinde, çok partili demokratik sisteme geçildikten sonra, ayný kuþatýcý devlet yapýsý içerisinde yaþayan etnik, dini, kültürel ve sosyal açýlardan farklý anlayýþlarý olan grup veya bireyler arasýndaki farklýlýklarýn, ayrýþtýrýcý olmayýp aksine daha fazla tolerans ve hoþgörü iklimini geliþtirebileceði üzerinde yoðun çalýþmalar yapýlmýþtýr. Böylece oluþturulan algý ve geliþtirilen anlayýþlar sonucunda, ülkemiz ve milletimiz üzerinde oynanan oyunlar oyun kurucularýn hedeflerini gerçekleþtirememiþtir. Çünkü farklýlýklar, manyetik olarak birbirini iten kuvvetler olmayýp, aksine birinin diðerini çekerek daha yakýn hale getirmesiyle gerçekten zenginlik ve güç kaynaklarýný harekete geçirmiþtir. Ancak aynýlýklar için ayný þeyleri söyleyemiyoruz. Çünkü boyutlarý ne olursa olsun, günümüzde özellikle az geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkelerde toplumsal yapýyý zedeleyen çatýþma ve ihtilaflarýn kaynaðý; farklýlýklardan ziyade aynýlýklar olmuþtur. Birbirlerinden farklý olanlar, kendilerini diðerlerinin rakibi veya alternatifi olarak görmemiþler, aksine birisinde fazla olan bir deðerle diðerinin noksanlarý tamamlanmaya çalýþýlmýþtýr.

O halde Huntington’un medeniyetler çatýþmasý tezini, ayný medeniyet içerisinde ortaya çýkan boyutuyla; “medeniyet çatýþmalarý” olarak düzeltmesi gerekiyor. Onun iddiasý, bizim tezimizi ve o doðrultuda cereyan eden içedönük çatýþmalarý örtmek ve gölgelemek hedefini iþaret ediyor.

(BA-BA-S) GAZÝ KARS (KHA) 
  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 26183 Defa Okundu
2015-03-14

SON YAZILARI

Amerika’nýn yeni dünya düzeni ve PDY/PKK’ya biçilen yeni rol!.. Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fýrsat Bu Fýrsat diyenler! Ýhanet ateþinde aklýný ýsýtanlar kendi bedenlerinin yanýþýný seyredecekler!.. Ýhanet Çeteleri ve Terör Yapýlarýyla Beraber Kayýran ve Koruyanlara da Amasýz, Fakatsýz Dokunulmalýdýr!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yýl Geçti Devleti Baþsýz Býrakmaya Niyet Edenler… Ýnfaz timlerinin varlýðýna iþaret etmiþtim, eyvah haklýymýþým!.. Neye Evet Neye Hayýr!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayýr yer deðiþtirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eðitim Sen Genel Baþkanýnýn Sözleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır