KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

RUSYA - ÝRAN ÝLþKLERNN KöRüKLEDð VAHM GELþMELERN GER DöNüþü

  Prof. Dr. Ali Osman ENGÝN

          aosmanengin@gmail.com
         RUSYA - ÝRAN ÝLþKLERNN KöRüKLEDð VAHM GELþMELERN GER DöNüþü

 Rusya - Ýran Ýliþkilerinin Körüklediði Vahim Geliþmelerin Geri Dönüþü

Kafkas Haber Ajansý (KHA) Yazarý Doç. Dr. Ali Osman Engin’in, “Rusya - Ýran Ýliþkilerinin Körüklediði Vahim Geliþmelerin Geri Dönüþü” yazýsý:

Prof. Dr. Ghadir GOLKARIAN’ ýn vurguladýklarý gibi; “Rusya Devlet Baþkaný Vladimir Putin, 8 yýl sonra ilk kez Gaz Ýhracatçýsý Ülkeler Forumu (GECF) 3. Liderler Toplantýsý’na katýlmak üzere 23 Kasým 2016 tarihinde Tahran’da bulunarak ilk önce resmi ziyaretlerde bulundu. Putin, zirve öncesinde Ýran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile bir araya geldi. Rusya Devlet Baþkaný, Hamaneyi’e sandýkta el yazmasý bir Kuran-ý Kerim hediye etti. Böylece, Hamaney Rusya’daki en eski Kuran’ý Kerim’e sahip oldu. Bu mesele yorumcular açýsýndan gözden kaçmadý ve Putin’in Ýran hakkýndaki tutumu hakkýnda pozitif yorumlara yol açtý.

Bu toplantýnýn yapýlmasýndan önce, zaten dünya medyasý ve politika çevreleri aylardan beri özellikle Suriye konusunda Ýran ve Rusya’nýn ayný paralelde politika izlemelerinden dolayý, bu iki ülke iliþkileri üzerinde beyin fýrtýnasý yaþamaktalardý. Bir taraftan ABD’nin Suriye karþýsýndaki tutumu, öte yandan son Viyana 3 müzakerelerinde ABD’nin sanki Ýran-Rusya talepleri ve planlarý üzere yumuþama göstermesi, bir kez daha siyasi yorumcularýn konu üzerine odaklanmalarýný saðlamýþtýr. Bu arada, Kremlin tarafýnda yayýmlanan bildirgeye göre; Putin, Ýran seferinde ekonomi ve enerji baþlýklý konularý ele almasýyla birlikte, Suriye konusu ve iki ülke arasýndaki askeri iþbirliðini de ciddiyetle ele alacaðýný duyurarak, Tahran’ýn Rusya için çok önemli olduðunu açýklamýþtýr. Ýþte bunlarýn hepsi bir arada dikkate alýndýðýnda, Moskova-Tahran iliþkilerinin çok önemli olduðunu ve deðerlendirmeyi icap ettiðini göstermektedir.

Rusya, her zaman Ýran’ý stratejik bir ortak olarak görmektedir. Dolayýsýyla, Kremlin için her alanda iþbirliðin önem arz etiðini söylemek daha mantýklý olabilecektir. Fakat unutulmamalýdýr ki, Putin, geçmiþ yýllar içerisinde sadece bir kez Ýran’a ziyarette bulunmuþtur. Seyyed Mohammad Hatemi Cumhurbaþkanlýðý döneminde Buþehr Nükleer Santralý kurma anlaþmasýný gerçekleþtirmek için Ýran’a sefer eden Putin, aynen o zamanki gibi bir yaklaþým sergilemiþ ve Ýran-Rusya iliþkilerinin olumlu seyrini her durum ve fýrsatta ifade etmeye çalýþmýþtýr. Politika analistlerine göre; Putin, Çin ve Ýran hakkýnda çok dikkatli kelimeler kullanarak, her iki ülkeyi de stratejik ortak olarak nitelemektedir.

Ancak Hatemi döneminden sonra ve özellikle Ahmedinejad’ýn Cumhurbaþkanlýðý zamanýnda, nükleer santral üzerindeki iþlerin dünya ambargolarýndan dolayý askýya alýnmasý ve bazen yavaþ yürütülmesi, Rusya-Ýran iliþkilerini bir nebze olsun olumsuz etkilemiþtir. Hatta S-300 füzeleri konusunda anlaþma olmasýna raðmen, Rusya, vaatlerine uymamýþ ve bugüne dek füzeleri vermekten çekinmiþtir. Fakat geçen haftalarda füzelerin verilmesi ve hatta önümüzdeki haftalarda Tahran’a teslim edilmesi, iki ülkeyi yine sýcak iliþkilerin ortamýna itmektedir.

Ýran’la iliþkilerini sürdürmeyi ve pekiþtirmeyi planlayan Rusya, P5+1 ile Ýran arasýndaki nükleer anlaþmanýn gerçekleþmesi ve ardýndan ambargolarýn kalkmasýyla birlikte Ýran’ýn batý dünyasýna meyil göstermesi, sanki Kremlin’in hoþuna gitmemiþtir. Belki de bundan dolayý, Tahran’ý kendi yanýnda tutmak amacýyla karþýlýklý iþbirliðine önem vermekte ve bazen Ýran’ýn dýþ siyasetteki taleplerine pozitif bakmaktadýr. Buna örnek olarak Suriye konusu üzerinde, özellikle Beþar Esad hakkýnda med-cezirli politika uygulamasý da bunun bir iþretleri olabilir.

Rusya’nýn 2000 Yýlýndan Ýtibaren Putin’li Dýþ Politikasý

Ýran-Rusya iliþkilerini iyice kavramak için, aslýnda Rusya’nýn dýþ politikasýný, özellikle de 2000 yýlýndan itibaren Putin’in iktidara gelmesiyle birlikte deðerlendirmek daha mantýklý olabilecektir.

Geçen haftalardan beri, Beþar Esad muhaliflerine karþý savaþý sert bir tutum ve yaklaþýmla sürdüren Rusya, hava ve roket saldýrýlarýyla gerekli desteði Suriye devletine vermektedir. Sovyetler Birliði hakimiyetinden sonra ilk defa yoðun çaplý bir yurtdýþý savaþýný gerçekleþtirmiþ olan Rusya, eski dönemlerdeki gücünü ispatlamanýn peþindedir. Rusya, geçmiþ zamanda Kuzey Kore, Macaristan, Çek ve Slovakya Cumhuriyeti ve Afganistan’a büyük savaþlar açmýþ ve yurtdýþýnda bu savaþlarý tecrübe etmiþtir.  Ayrýca, Kýrým adasýndaki olaylarýný ve Ukrayna hadiselerini de bunlarda katmýþ olursak, Rusya’nýn her zaman diplomatik alanda atak olduðunu söylemek kesinlikle mümkündür.

Rusya’nýn kendisine karþý olan Batý dünyasýnýn, özellikle de ABD’nin itirazlarýný önemsemediðinin bir iþareti de, AB ve ABD ambargolarýna aldýrmamasýdýr. Rusya, bütün bunlara karþý gelerek hem Kýrým adasýný kendine baðlamýþ, hem de Ukrayna’da gücünü göstermeye devam etmektedir. Ayrýca, birçok ülkede de vekalet savaþý yürüterek, inandýðý ve planladýðý politikayý izlemektedir. Tüm bunlara bakýldýðýnda, belki de þu soru aklýmýza takýlabilir; Acaba Batý ülkeleri, Rusya’nýn böylesi bir diplomasisini tahmin edebiliyorlar mýydý?

Putin, zaten iktidara gelir gelmez kendisinden önce Boris Yeltsin’den ne kadar farklý olduðunu ve düþündüðünü dünyaya göstermiþtir. Özellikle Medvedev ile aralarýndaki dönemsel koltuk deðiþikliði, bunun apaydýn bir örneði sayýlmaktadýr.

Vladimir Putin, kendisini Büyük Petro, Charles De Gaulle ve Konrad Adenauer gibi büyük bir güç oluþturmakla görevli sanmakta ve ülkesinin kaybettiði gücü yeniden kazanmasýný planlamaktadýr. Bütün yaklaþýmlarý, atak karar vermeleri ve ayný zamanda istihbaratçý yönüyle deðerlendirmeleri, onu siyaset alanýnda karizmatik ve doðru karar verecek kiþi konumuna getirmiþtir. Gerçi bazý muhalifler, onun Gürcistan ve Ukrayna’nýn bölünmesindeki siyasetlerini eleþtiriyor ve onun yaklaþýmýný insan haklarýna karþý olduðunu savunuyorlar. Ama Rus halký, geneli itibariyle, Putin heybetini seviyor ve onu destekliyor.

Vladimir Putin, Baþbakanlýk döneminde Rusya devletinin merkezi hegemonyasýný Çeçen Ýslamcý grularýna karþý gelerek gerçekleþtirmiþ, dolayýsýyla gerek halk, gerekse de devlet yapýsýnda kendi gücünü ispatlamýþtýr. Boris Yeltsin döneminde deðiþik bölgelerde ayaklanmalarýn gitgide artmasýyla birlikte, Tataristan önemli imtiyazlar alarak baðýmsýzlýðýný ilan etmiþ, Çeçenistan ise ayný yola devam ediyordu. Bu yaklaþým, ister istemez merkezi hükumetin gücünü zayýflatmakta ve Rusya hegemonyasýný da azaltýyordu. Ama Putin’ýn Çeçenistan’a karþý tutumu, hem ülke bütünlüðü korudu, hem de Rus hegemonyasýný saðlamýþ oldu.

Vladimir Putin, Cumhurbaþkanlýðýna geldiðinde ise eski Dýþ Ýþleri Bakaný Yevgeni Primakov’un doðu politikasýný devam ettirmek istedi. Dolayýsýyla, Çin ile yakýnlaþma ve iliþkilerin güçlendirilmesi, bu amaç doðrultusunda gerçekleþmiþ oldu. Ýþte bu politika çerçevesinde, Rusya’nýn Ýran’a bakýþý da deðiþmiþ olarak siyasi, ekonomi, askeri ve kültürel iliþkilerin güçlendirilmesi etrafýnda kurgulandý.

Putin iktidarý, baþarýlý bir diplomasi uygulamasýyla Rusya’yý ayaða kaldýrmýþ ve Rus halkýnýn ezilmiþlik duygularýna tepki olarak ayný zamanda moral kaynaðý da olmuþtur. Ýþte bundan dolayý, Putin iktidarýnda Rus milliyetçiliði duygularýnýn artmasý da doðal sayýlmaktadýr. Baðýmsýzlýk isyanlarýný bastýrmasýyla birlikte, “güçlü Rusya” imajýný da gerek bölgede, gerekse de dünya çapýnda yansýtabilmiþtir. Ayný zamanda Rusya halkýnýn ekonomi taleplerini de karþýlayabilen Putin, gitgide konumunu ve deðerini artýrmaktaydý. Lakin ara sýra bazý tepki ve protestolarý da siyasal hayatýnda tecrübe etmekten yoksun kalmamýþtýr. Bu protestolar, onun siyasi geliþimine daha da katký býrakmýþtýr.

Ýþte günümüz þartlarýnda, Putin’in kesin bir kararla Suriye’de Rus askeri gücünü göstermesi de bundan kaynaklanmaktadýr. Suriye’de baþarýlý olmasý, sadece Putin için deðil, Rusya devletinin dünya gücü ve dengelerinin yeniden ayarlanmasýnda da büyük bir önem arz etmektedir. Putin, bu yaklaþýmýyla hem AB, hem de ABD’ye karþý güç sergilemektedir; ayný zamanda terörizm, IÞÝD ve buna benzer radikal gruplara meydan okumaktadýr. Bu sayede Rusya, sýradan bir devlet olmayacaðýný tüm dünyaya duyurmaktadýr. Özellikle Paris terör olayýndan sonra azimli yaklaþýmý, Rusya’nýn gerek iç, gerekse dýþ dünyada önemsendiðini bir kez daha ortaya koymuþtur. Ýþte Putin’in de tam istediði budur! Yani kendi baþarý ve karizmatikliðini, ayný zamanda Rus devletinin dünya siyasetindeki denge saðlayýcý gücünün ispatlanmasý için kullanmak…

Rusya’nýn dýþ politikada baþarýlarýný takiben, Arap dünyasýndaki konumu, ayrýca Doðu Akdeniz’deki gücü ve stratejik çýkarlarýný tam güçle korumasý, günümüz þartlarýnda sol-sað cephesindeki ülkeleri bir arada tutmasýný saðlamaktadýr. Bir yandan Kýbrýs, Mýsýr, Yunanistan ve Ýsrail ile enerji siyasetini yürütmekte olup, öte yandan Suriye, Irak, Iran, Lübnan gibi ülkelerle yakýndan jeopolitik çýkarlar doðrultusunda gerek askeri, gerekse ekonomi -enerji alanýnda- büyük adýmlar atmaktadýr. Ýran-Rusya-Irak-Lübnan ve Suriye arasýndaki Ýran’ýn Güney Pars (Asaluye) parselindeki doðalgaz ve petrolün Doðu Akdeniz’e aktarmasý ve bu doðrultuda adý geçen ülkeler arasýndaki iþbirliði protokolünün imzalanmasý, aslýnda Rusya’nýn yeni güç dengeleyici ülkelerle birlikte küresel ve bölgesel politikalarda söyleyecek söz sahibi olmasýný saðlamaktadýr. ABD ve Batý dünyasý da bunun farkýndadýr artýk. Dolayýsýyla, Antalya G-20 toplantýsýndaki ABD-Rusya yakýnlaþmasý, NATO’nun Türkiye-Rusya arasýndaki savaþ uçaðýnýn düþürülmesindeki temkinli davranmasý, iþte bunlarýn açýk göstergesi sayýlmalýdýr. Ukrayna Savaþý’nda hala konumunu koruyan ve ayný zamanda Ýran ile birlikte Viyana 3 müzakerelerinde ana hatlarý belirleyen Rusya, Arap ülkeleri, özellikle de Suudi Arabistan yetkilileri gözünde özenilerek yakýnlaþmalara zemin hazýrlanmaktadýr.

Rusya, Ýran için uzun vadeli ve stratejik bir ortaktýr.

Ýran, Rusya ve Suriye arasýndaki çok yönlü iþbirliðini, gerçekten de Orta Doðu siyasetini deðiþtirebilecek bir olay olarak nitelemek gerekir. Bu iþbirliðini hissedecek olan komþu ülkeler, olumsuz rekabetlerin doðabileceðinden þüphelenerek, bazen yanlýþ politikalara düþmektedirler. Aslýnda Putin, Tahran seferini gerçekleþtirerek, bu gibi ülkelere bir mesaj vermek istedi. Yani, GECF toplantýsýnýn hemen G-20 toplantýsýndan sonra gerçekleþmesi, hem Türkiye, hem de bölgedeki Arap ülkelerine gelecek Rusya vizyonunu ve ayrýca stratejik iþbirliklerinin herþeyden aðýr bastýðýný ispatlamýþ oldu. Toplantýnýn Tahran’da yapýlmasý, baþka bir ayrýcalýk niteliðindedir. Tahran ise, bu toplantý ile, nükleer anlaþmadan sonra Ýran-Rusya ekonomik gücünün doðurabileceði getirilerini açýklamýþtýr.

Bir yandan Ýran ambargolarýn kalkmasýyla birlikte AB ile yakýnlaþmayý tercih etmekte, diðer yandan da Rusya ile her alanda özellikle askeri konularda iþbirliðini sürdürmektedir. Ýran, bu yaklaþýmý ile kaybettiði yýllarý telafi etmek düþüncesiyle birlikte, Orta Doðu’daki stratejik ve jeopolitik konumunu ve en önemlisi Ýpek Yolu (doðu- batý) ve Trans-Kafkasya (kuzey-güney) koordinatlarý üzerindeki önemli konumunu kullanmak istiyor. Dolayýsýyla, Rusya artýk 1990’lý yýllarý deðil, günümüz þartlarýnda bu imkanlardan faydalanmayý öngörmektedir. Ýþte bu açýdan meseleyi deðerlendirdiðimizde, Ýran-Rusya stratejik ortaklýðý konusu açýklýk getirebilmektedir.

Acaba, Rusya-Ýran iþbirliði ve ortaklýðý ne zamana dek devam edebilir?

Bir taraftan Suudi Arabistan ile yakýnlaþmayý tercih eden Moskova, diðer yandan ise Ýran’ý býrakmak istemiyor. Ayný zamanda Türkiye ile birçok ticari-ekonomi-siyasi yönden ortak menfaatleri gütmektedir. Bunlara baktýðýmýzda, Ýran-Arabistan-Türkiye arasýndaki rekabetlerin varlýðýnda, Rusya hangisini tercih eder diye soru sorduðumuzda; þu anda kesin bir cevap vermek pek mümkün deðildir. Zira, gelecek günler, aylar ve hatta yýllar bu soruyu yanýtlayabilir. Çünkü siyaset alanýndaki deðiþimler, genellikle beklenmedik parametrelere maruz kalarak yeni bir aþamaya girebiliyor. Belki Ýran Rusya iþbirliði daha da güçlenir veyahut tercihler gereði bambaþka bir boyuta girer. Fakat bugün itibariyle yaþanan durum karþýsýnda Ýran-Rusya iþbirliði ve stratejik ortaklýðý kaçýnýlmaz bir gerçektir.

Bijan Zanganeh, Ýran Enerji Bakaný, GECF toplantýsýnýn açýlýþ konuþmasýnda, “Rusya uzun vadeli ve stratejik ortak olarak Ýran için çok önemli bir yere sahiptir. Bugün karþýlýklý protokollerin imzalanmasý bu gerçeði bir kez daha göstermektedir.” diye vurgu yapmýþtýr. Ýþte buna bakýldýðýnda; Ýran yetkilileri açýsýndan Rusya seçeneði kýsa hatta orta vadede deðiþebilecek bir konu deðildir. Gerçi bazý uzmanlara göre; Ýran, þu an itibariyle Rusya’yý taktiksel olarak tercih etmektedir ama Ýran-Rusya arasýndaki anlaþmalarýn sürelerine ve detaylarýna bakýldýðýnda, bu yorum pek de inandýrýcý gelmemektedir.

Ýran, gerek Batý, gerekse Doðu ülkelerinin olanaklarýný kendi çizdiði politik rotasýnda takip etmekte ve bu da normal bir yaklaþým sayýlmaktadýr. Bir taraftan Hameney, ABD ile yakýnlaþmayý “tehlikeli yumuþak nüfuz” taktiði saymakta ve böylesi bir yakýnlýk ve dostluðu tercih etmemekte, öte yandan Ýran üst düzey politikacýlarý “ABD geçmiþ yýllarda Ýran’a karþý haksýzca yaklaþýmýndan özür dilerse, diplomatik iliþkiler baþlayabilir!” diye mesaj vermektedirler. Ýþte bu, Ýran siyasetinde devletçilik geleneði ve pek güçlü politika varlýðýnýn göstergesidir. Ayný konu Rusya için de geçerli olabilir, bunu unutmamak lazým!”

Sevgili dostlar, kýsa bir stratejik deðerlendirmeyle beraber, bu görüþler oldukça önem kazanmaktadýr. Ýran’ýn geçmiþi ve temeli komünist, þimdisi ise haçlý zihniyetli Hýristiyan ve içersinde barýndýrdýðý kitle itibariyle Yahudi felsefeli bir Rusya ve onun hedef ortaklarýyla giriþtiði iþ ve eylem ortaklýðýnýn kimlere karþý olduðu çok ince ayrýntýlarýyla analiz edilmelidir. Bu karþýtlýk tarihin hiçbir döneminde hiç deðilse kendi sorunlu Ýslâm anlayýþýnýn dahi düþmanlarýna doðru giden bir istikamete sahip olmamýþ ve olmayacak gibi de gözüküyor. Dolayýsýyla, bundan sonrada böyle bir istikamete yol vermeyecektir. Suriye’de rol alacak uçak, silah ve askerleri kutsayan haçlý zihniyetinin haham ve papazlarý, kendileriyle kol kola ve can cana olanlarýn da kalplerin ve ruhlarýný zaptu rapt altýna almýþlardýr. Bu çirkin teslimiyete baðýmlý bir Ýslâm anlayýþýnýn gerçek Ýslâm ve Müslümanlýkla uzaktan – yakýndan alâkasý olamaz. Bu olsa olsa tahrif edilerek Ýsevileþmiþ ve Musevileþmiþ sentetik bir Ýslâm anlayýþý olabilir.  Bu anlayýþ gerçek bir Ýslâm anlayýþý yerine, Ýslâm aleminin baðrýna saplanmýþ zehirli bir hançerdir. Bu hançer sürekli çýkarýlýp yeniden saplandýðý için bünyemizde bir baðýþýklýk sistemi geliþtirmiþtir. Çünkü hançerin zehri artýk sapýna yönelmiþ ve onu tutarak saplamaya çalýþan kirli ellere nüfuz etmeye baþlamýþtýr. Bu manada Ýran’ýn suç dosyasý kabarýyor. Alacaðý karþýlýklarýn hesabýný dahi tutamayacaklardýr. Suriye’de çatýþma alanlarýnda kaybettiði komutanlarýyla, önümüzdeki dönemlerde tekrarlayacak tarihi olaylarýn yerlerde sürünen maðdurlarý olmaktan kaçamayacaklardýr. Çünkü bu mukadder bir son ve dengeler sisteminin ana dengeleyicisi olacaktýr.

Afrika ülkelerine çýkartma yapan Papa ve avenesiyle iliþkili olabilecek terör unsurlarý olarak yakalananlarýn Ýranlý olduklarý iddiasý düþündürücüdür. Ýran özellikle Ýslâm alemine karþý takýndýðý Batýnilik takiyesinin kendisini uzun süre güvende tutamayacaðýný anlayacaktýr. Günümüzdeki merkezi Ýran Þiilik anlayýþý olan Ýsmailiye ve Ýmamiye akýmlarý çerçevesinde ruhanilerin veya imamlarýn hatasýz ve günahsýz olmalarý, en doðrularý onlarýn bileceði ve Batýni bilgileri sadece onlarýn alabileceði gibi bir sapkýnlýðýn bir an için anlamlý olduðunu düþünelim. O zaman bugün Ýran’ýn Rusya, Esed ve Çin ile olan evliliklerini nereye oturtacaðýz?!.. O zaman Ýran Ýslâm’ýnýn onlara daha yakýn ve gerçek Ýslâm anlayýþýndan da o kadar uzak olduðu söylenmelidir.

Rusya’nýn uçaðýnýn sýnýr ihlalinden dolayý haklý olarak düþürülmesinin yankýlarý devam ediyor. Aslýnda Ruslar adeta bombardýman uçaklarýnýn tarafýmýzdan düþürülmesini zorlamýþlar ve muhtemeldir ki bu sonuçlarý da önceden hesaplamýþlardýr. Gerçekten de Ruslarýn olay akabinde sanki daha önceden plânlandýðý gibi Suriye’deki hava üssüne S-300 ve S-400 füzelerini ve savunma sistemlerini yerleþtirdiler ve alelacele iþler hale getirdiler. Anlaþýlan Rus uçaðýnýn düþürülmesiyle ilgili olarak ilk kâr edenin Rusya olduðu belli olmuþtur. Bana göre Ruslarýn attýklarý bir taþýn vurduðu ikinci kuþ ise; eðer baþarabilirlerse Türkiye’yi içerisine düþürmek istedikleri suçluluk psikolojisi ile Suriye ve etrafýmýzdaki cereyan eden olaylarda etkili bir aktör olmasýnýn engellenmesidir. Kýsacasý Türkiye’nin özellikle Suriye denklemindeki konumunu zayýflatmaktýr. Bütün bu avantajlarýn elde edilmesi için Rusya’nýn maðdur rolünü üstlenmesi gerekiyordu. Bir ölçüde Ruslar bunu saðladýklarýna inanýyorlar.

Her ne olursa olsun bu kriz sonlandýrýlmalýdýr. Eðer uzarsa, dýþarýdan yapýlacak müdahalelerle beklenmeyen istikametlere yön vereceði düþünülebilir. Bunlar kesinlikle ve aklý selimle önlenmelidir. Elbette ki Türkiye kendi güvenliðinden taviz verme lüksüne de sahip deðildir. Türkiye güçlü bir ülkedir ve kendisine kefen biçenleri o kefene geçirme konusunda da tecrübe ve deneyimleri vardýr. Esasýnda uzun vadede kaybedecek olan da Rusya’dýr. Öyleyse denilebilir ki; eðer Suriye krizi, çok hassas bir þekilde objektif deðiþkenler doðrultusunda  iyi yönetemezlerse, bu sürecin hesap verecek olanlarý ve bacanýn boðazlarýna geçecek olanlarý; Rusya ve Ýran’dýr. Bu ülkeler kendi amansýz tükenmiþliklerini bu alavere ve dalavere pazarýnda daha da tüketmiþ olacaklardýr. Kendi tükenmiþlikleriyle baþkalarýný tüketmek hiç mümkün olmamýþtýr. Sayýn Cumhurbaþkanýmýzýn davranýþlarý ve söylemleri gerçek bir devlet adamý vakar ve ciddiyetini yansýtýyor. Kendilerini candan kutluyoruz. ALLAH milletimizin yar ve yardýmcýsý olsun.

(BA-BA-S) GAZÝ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 2813 Defa Okundu
2015-11-29

SON YAZILARI

Amerika’nýn yeni dünya düzeni ve PDY/PKK’ya biçilen yeni rol!.. Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fýrsat Bu Fýrsat diyenler! Ýhanet ateþinde aklýný ýsýtanlar kendi bedenlerinin yanýþýný seyredecekler!.. Ýhanet Çeteleri ve Terör Yapýlarýyla Beraber Kayýran ve Koruyanlara da Amasýz, Fakatsýz Dokunulmalýdýr!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yýl Geçti Devleti Baþsýz Býrakmaya Niyet Edenler… Ýnfaz timlerinin varlýðýna iþaret etmiþtim, eyvah haklýymýþým!.. Neye Evet Neye Hayýr!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayýr yer deðiþtirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eðitim Sen Genel Baþkanýnýn Sözleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır