KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

GüNDEM ANALZ

  Prof. Dr. Ali Osman ENGÝN

          aosmanengin@gmail.com
         GüNDEM ANALZ
Gündem Analizi
  
Anadolu Coðrafyasýnda Yaþamak Zorunda Olan ve Ýç Ýçe Geçerek Birbirlerini Tamamlayan Halkýmýzýn Bölgesel ve Kültürel Temelli Sorunlarýna Genel Bir Bakýþ
 
Bu gün ülkemizin canlý cansýz, yaþayan ve yaþayamayan herkesi derinden etkileyen toplumsal ve ekonomik sorunlarý olduðu gerçeði açýktýr. Ancak þurasý çok net olarak bilinmelidir ki, bu sorunlarýn hemen hemen tamamý; kendi tercihleri olmayan, ama sadece yaþadýklarý bölgelerin fiziki, coðrafi, yerel ve toplumsal yapýlarýndan kaynaklanan düþünsel süreçler manzumesidir. Yani felsefi tabanlýdýr. Anadolu Coðrafyasýnda içeride yaþayanlarýn, dýþarýda yaþayan diðerleri ile olan iliþkiler bütününün ortaya koyduðu gereklilikler kapsamýnda, bu topraklarýn özünü tamamlayan ve hatýrlatan nihai katma deðer yargýlarýnýn aþýndýrýlmasýndan kaynaklanmaktadýr.
 
Bu sorunlarýn ana damarý içerinin tutarsýzlýðýna dayalý olarak hep dýþarýdan beslenmiþ ve bugün karþýmýzda duran devasa sorunlar yumaðýný oluþturmuþtur. Bu sorunlar devam eden uzun yýllar boyunca ve hatta Osmanlý’ ya ve daha öncesine uzanan bir süredir tartýþýlmýþtýr. Halen de tartýþýlmaya devam edilmektedir. Þüphesiz ve doðal olarak hiç kimseyi hoþnut etmemesi gereken acý olaylarda yaþanmýþtýr. Evet yaþananlar yaþanmýþtýr. Yaþanan acý tecrübe ve deneyimleri hisse sahiplerine pay edersek, muhataplarýn tek bakýþ açýsýyla yöneldikleri açýk veya kapalý sebeplerin hisselerinin fazla abartýldýðý sonucuna ulaþýlacaktýr.
 
Çünkü tarihsel bilinç sadece yazýlan veya yazdýrýlan resmi tarih tezleri ve onun zýddý olan redler arasýnda geçen süreçlerden ziyade, acabalarla, eðer öyle olduðu iddia ediliyorsa þu deðiþkenlerde hesaba katýlýrsa sonuç nasýl olurdu!?.. Kýsacasý; acabalarla, amalarla, nedenlerle ve niçinler ile yol almaktadýr. Meþhur tarihçimiz Mustafa ARMAÐAN’ da bu þekilde düþünmektedir. Hiçbir zaman yapýlan iddialar ve onlarýn zýt deðerleri birbirinin dýþýnda olamazlar ve sadece birbirlerini var ederler. Çünkü her þey kendi zýddýyla ancak var olabilir. Dolayýsýyla zýtlar birbirini yok etmez bilakis var ederler. Önemli olan eleþtirel ve yaratýcý düþünsel sorgulama ve bakýþtýr. Zaten eylemlerin asýl gerekçeleri de oralardan açýða çýkarýlabilir.
 
Bugün ömrünü dünyevi çýkarlarýn dýþýnda tutup, tüm varlýðýný insanlarýn iradelerini güçlendirmeye ve Ýbni Haldun’un deyimiyle “þahsiyet” olma noktasýna ulaþtýrma çabasýna adayan ve özellikle Ýslâm inancýný ruhuna dantel dantel iþleyenler, kitleleri asla sen-ben, biz-siz ayrýmcýlýðýnda etkisizleþtirmeye çalýþmamýþlardýr. Halbuki Ýslâm, Kuran, Tasavvuf ve cami cemaati dýþýnda kaldýklarýný veya onlarý dýþladýklarýný fark edemeyenler,   kendilerini ustasý yüce ALLAH olan diðer insanlardan ayný inanç ve deðerleri daha disiplinli yaþasalar da, nereden tüyo almýþlarsa, üstün saymaktadýrlar. Bu tutum ve davranýþlarý da kendilerine verilmiþ statülerinin rollerinden kaynaklandýðýný düþünmektedirler. Burada belli kesimlerin dünyevi çýkar hesaplarýný uhrevi propagandalarla öne çekerek, ALLAH’ ýn tarafýnda olmasa da, güçlünün yanýnda yer almayý siyaset ve kiþisel rant adýna kabul eden yeni bir yapý ortaya çýkmýþtýr. Bu bozuk temelli ve her ne adýna olursa olsun ve üstünlüðü takvada aramayan tutum ve davranýþlar, diðer inanan ve inandýðý gibi yaþamak isteyen mütedeyyin insanlarý hem üzmekte ve hem de rahatsýz etmektedir. Bu sevgili kardeþlerimiz dünyanýn sadece kendilerinden ibaret olmadýðýný anlamak zorundadýrlar. En þaþýrtýcý ve garip olaný da; dýþlanarak hak ve adaletin tecelli etmesini engelleyen tarafgir davranýþlarla hak ve hukuku çiðnenenler kendileri gibi inanç ve deðerlere sahip kiþiler gibi rollerini icra etmektedirler!..
 
Bunlarýn arasýnda yüce kitabýmýz KUR’AN da belirtilen “müþrikler” ve “ALLAH indinde tek hak din Ýslâm dýþý inanç sistemlerini benimseyen ve ellerinde bulundurduklarý imkânlarla her seferinde Ýslâm inanç ve felsefesine saldýranlar fazla görülmemektedir!.. Burada neyin kazanýlýp neyin kaybedildiði henüz anlaþýlamamýþtýr. Bu yanlý, ýrkçý ve dýþlayýcý tavýrlar yüzünden, Saidi Nursi’ den geniþ ve beklentisiz inanan kitlelerin alabildiðine yararlanmasýnýn ve yeni fikir ve düþünsel esaslar üretmelerinin önü kesilmiþtir. Bu ünlü Ýslâm âlimi ve filozof’ un sanki sadece belli bir kesime hitap eden ve onu kendilerine katma deðer saðlayan bir meta imiþ gibi algýlara yerleþtirilmesi doðru deðildir.
 
Adýna da iman kurtarma operasyonu denilse ve imaný kurtarýlsýn denilenlerin imanlarý kurtarýlsa da, hep dýþarýda býrakýlarak dýþlanan tarafta ve her nedense, imanlarýna müdahale edilmeyenler de hep içeride kalanlardýr. Belli ki onlarýn imanlarý ya kurtarýlmayý gerektirmiyor veya baþkalarý tarafýndan daha önce ve onlar farkýnda olmadan kurtarýlmýþ. Onun için o rahatlýkla insanlarý cennetlik ve cehennemlik diye kategorize edebilmektedirler. Bu çok vahim bir þeydir!..
 
Halbuki iman uhrevidir ve sadece dünyevi etkinliklerle tahkim edilemez. Ancak uhrevi temellerin üzerinde dünyevi etkinliklerle inþa edilirse saðlamlaþabilir. Ýman her bir birey ve þahsiyetten yola çýkarak ezeli ve ebedi kuþatan öyle bir evrensellik resmeder ki, sadece bir grup veya cemaatin çerçevesi içerisine hapsedilemez. Aksi halde bunun adý imaný sýnýrlý kýlma veya yok etme olabilir!..
 
Bu ne maksatla yapýlýrsa yapýlsýn daralmadan ve ayrýþmadan ibarettir. Sýrf bu yüzden inandýðý deðerlerini kenara atýp iman deðerlerini sýrf onlar ve onlarýn tutum ve davranýþlarýndan dolayý zayýflatan bir sürü insan tanýyorum. Onlar bir kiþi dahi olsa bunun bedelini tüm elde ettikleri varlarýný harcasalar da karþýlayamazlar. Bu gizlenerek gizem katýlan faaliyetler günah tek baþýna onlara yetecektir. Yapýlanlar sadece yaþadýðýmýz stres çaðýnýn ön plâna taþýdýðý duygularýn üç beþ boyalý kavramla birleþtirilip insanlarýn çýkarlarýnýn ve beklentilerinin karþýlanmasýnýn öncüleri olarak kullanýlmasýndan ibaret olan faaliyetler; insanlarýn imanlarýnýn çýkar hesaplarýna endekslenerek onlara verilenlerle kenarýndan köþesinden koparýlýp hak ve adaleti hiçe sayan yeni bir anlayýþ ve kavrayýþ ortaya çýkarýlmýþtýr.
 
Bu insanlarýn iþte o din veya dinsizlik felsefesi motifli ve azdýrýlmýþ duygu boyalý menfaat yollarýný kapatýn, bütün samimiyetimle söylüyorum, ne þuculuk ve nede buculuk kalmayacak ve gelene aðam, gidene paþam diyeceklerdir. Tarihe kýsa bir yolculuk bunu açýkça ortaya koyacaktýr. Esasýnda muhterem Saidi Nursi’yi bütün insanlýða mal etmek gerekmektedir. Üstadýn hiçbir düþüncesinde ALLAH inancý olan ve hele Ýslâm inancýný iliklerine kadar benimsemiþ, deðerlerini yaþayan ve yaþatan, onlarýn ikamesi için canýný cananýna tercih etme yürek ve iradesine sahip olan birey ve gruplarýn ötekileþtirilmesi yoktur.
 
Hele dünya için çirkin siyaset oyunlarýnýn kirli perde perde sergilenmesi yoktur. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’ de bu noktaya þaþýrtýcý bir vurgu yapmýþtýr. Olaylarýn sebeplerini hissedarlarýna pay ederken, kadere düþen hisseye de atýfta bulunmuþtur. Ulu Çýnar, Þeyh Edebali’ nin öðütlerinde de ayný düzen ve intizam arayýþlarýnýn izleri vardýr. Onlar ve onlar gibi Hak erenleri ve ALLAH dostlarý, tüm sorunlarýn çözümünü iþaret eden kodlarý ortaya koymuþlardýr. Mevlâna’ nýn; “kim olursan ol gel” daveti ayný kardeþlik hedefini iþaret etmektedir.
 
Yunus Emre’ nin; “Elif eyledik ötürü, Pazar eyledik götürü. Yaratýlmýþý severiz, yaratandan ötürü” dizeleri de çatýþma yönetimi olgusu adýna en temel baþlangýç noktasýný oluþturmaktadýr. Yüce Mevlâna’ nýn; “ben þu ana kadar ne dediysem Ebul Hasan El Harakani Hazretlerinden duyduklarýmdan ibarettir” dediði o muhteþem gönül ustasý da; “benim soframa icabet eden hiç kimse kovulmasýn. ALLAH’ ýn kulu ve yarattýðý olma onurunu taþýyan herkes bu sofradan yeme ve içme hakkýna sahiptir” þeklindeki altýn sözleri de ayný maksadýn hasýl olmasýnýn ana þifreleridir. 
 
Ancak iyi incelendiðinde; yukarýda ayrý ayrý vurgulamaya çalýþtýðým barýþ ve kardeþlik kodlarýný göz ardý ederek güya çözüm önerileri geliþtirme adýna her masaya yatýrýlan sorun tartýþýlýrken; akýlcý, herkesi kucaklayan, birini içeri alýrken diðerini baþka þer odaklarýnýn ayrýþtýrýcý tuzaklarýna düþürmeyen nihai çözümler bir yana, daha kompleks ve karmaþýk sorunlara kapý aralanmýþtýr. Çünkü hedeflenen çözüm deðil, çözüm ihtimali olan yaklaþýmlar arasýndan kardeþlik, barýþ, huzur, güven ve benzerlikler karartýlarak, ayrýþtýrýcý ve sorunlarý derinleþtirerek yeni ve beynelmilel çoklu kavþaklardan karanlýk güzergâhlara yol verilmiþtir. Olumsuzluklarý çaðrýþtýracaðý için bu yollara girmek istemiyorum.
 
Sorunlarýn çözümlerinin kodlarýný veren Hak Erenlerinin içerisinden yetiþtikleri geniþ halk kitleleri arasýnda ise bu kodlarýn hayata geçirilmiþ olduðunu görmek mümkündür. Farklý kültürlerin yeþerip boy verdiði topraklarda kýz alýp kýz vermeler, çocuklara kirvelikler ve asker arkadaþlýklarý þeklinde gerçekleþen gerçek kardeþlik, akrabalýk baðlarýný sabote edemeyen kötü amaçlý oyun kurucularý, farklýlýklarý körükleyerek toplumun yeniden inþasý olarak þekillenen iliþkilerin önüne geçmeye çalýþmaktadýrlar. Ben buradan yasama ve yürütmeyi elinde bulunduran siyasi otoriteye bu konular üzerinde geniþ ve çok detaylý çalýþmalar yapmasýný, özellikle kýz alýp verme ve kirvelik gibi akrabalýk baðý oluþturma faaliyetlerini destekleyerek teþvik etmesini ve bu konuda görev alabilecek sivil toplum kuruluþlarýnýn kurulmasýný desteklemesini tavsiye etmek isterim. Bu tür evlilikler maddi ve manevi olarak desteklenmekle beraber, en azýndan çiftlerden birisine sürekli bir iþ imkâný saðlanabilir. Herkes tarafýndan bilinmektedir ki; kýz alýp vermelerde taraflarý rahatsýz edecek ve kabulü mümkün olmayacak olumsuz farklýlýklar bulunmamaktadýr. Son dönemlerde özellikle üniversite öðrencilerimiz arasýnda, zerdüþtlük ve benzeri farklý inanç ve felsefelerin geleneksel ve umumu kucaklayan deðerler yerine konulmaya çalýþýlmasý da büyük bir duyarlýlýkla üzerinde durulmasý gereken yeni ve ayrý bir yöneliþtir. Aileler bu konularda da çocuklarý üzerinde denetleyici olmalýdýrlar. Görüldüðü gibi toplumlar bazýnda sorunun çözüm kodlarýndan hareketle gerekenler yapýlmýþtýr ve yapýlmaya da devam etmektedir. Diyebiliriz ki; bu manada geniþ proje çalýþmalarý hayata geçirilerek özellikle benzerlikler, olumlu olay, olgu ve gerçeklikler üzerine yoðunlaþýlmalýdýr.  
 
Alevilik üzerinden oynanan ayrýþtýrýcý oyunlarda da benzer hedeflere dönük faaliyetler göze çarpacaktýr. Hacý Bektaþý Veli’nin ortaya koyduðu görüþ ve eserlerinde belirttiði gerçekliklerin altýna hepimiz imzamýzý atarýz ve ekilmek istenen nifak tohumlarýný da ALLAH’ ýn yardýmýyla söker atarýz. Ehli Beyt Ýslâm inanç ve felsefesini benimseyen herkesin ortak ve baþ tacý deðerleridir. Hazreti Muhammed Ýslâm Dini’ nin Peygamberidir ve diðerlerinin hiçbirisinin daha yukarýlarda bir makamý olduðu iddiasý olmamýþtýr ve yoktur. Sývas’ ta yaþayan çok bilgili ve donanýmlý Alevi aile reisleriyle tanýþtým ve kendilerinden istifade ettim. Yanlýþ bildiðim ve bilmediðim birçok þeyi onlardan öðrendim. Çok duyarlý ve Alevi bir öðrencimden Alevilik konusunda aydýnlanmam için yardým istedim. Edindiðim izlenimler; Aleviliðin Ýslâm inanç ve felsefesiyle asla çeliþmediðini ve hatta tamamen ayný þeyler olduðunu anladým. Ýþte o zaman koparýlmaya çalýþýlan kýyametin nedenlerini çözümlemeye baþladým. Ancak yine de eðer dediklerinde samimi iseler, kendi ayrýlýk ve farklýlýklarýyla hemhal olmalarýna karýþýlmamalý diye düþünmek gerekir. Ancak iddia ettikleri ayrýlýk ve gayrýlýklarý diðerlerini düzene koymak veya düzenlerini bozmak için kullanmamalýdýrlar. Çünkü dinde zorlama yoktur. Özellikle bütün kitabi dinlerde olduðu gibi, Ýslâm dinide; mezhep; tekke, zaaviye, tarikat ve tasavvuf boyutlarýyla ana yolun dýþýna çýkmadan sürdürülebilir ve farklý koþullara has ritüel ve renkleri de sisteme dahil etmiþtir. Þiilik ve Caferiliði bu çerçevede bence tartýþmaya bile gerek yoktur. Tartýþýlmasý gereken; bu mezhepleri benimseyen kardeþlerimizin dini ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için gereken tedbirlerin alýnmasý ve kendi insanýmýzýn baþka yerlere ve baþka mecralara mahkum edilmemesi için acilen harekete ve hayata geçirilecek tedbirlerdir.
 
Belli ki sorun yine tanýþ olamama sorunudur. Bence üniversitelerimizin bu mevzularda enstitüler, kürsüler kamu kurmalarý, topluma hizmet katkýlarý kapsamýnda aydýnlatýcý faaliyetlere aðýrlýk vermeleri gerekmektedir. Böylece çok geniþ ve yeni eðitim ve öðretim istihdam alanlarý ortaya çýkmýþ olacaktýr. Ýþte farklýlýklarýn dönüþtürülebileceði birlikteliklerin çerçevesi budur. Þüphesiz bütün bunlar yapýlýrken, dini azýnlýklara da ayný yaklaþým tarzýyla inandýklarý gibi yaþama ve dini gerekçelerini yerine getirme fýrsat ve desteði saðlanmalýdýr. Hoþgörü ve diyalog iklimi her zaman canlý tutulmalýdýr.
 
Bu çizgilerin dýþýnda sürdürülen faaliyetler; iyi analiz edilirse, Alevilikle ilgili olarak koparýlan kýyametin asýl hedefin; Aleviliði Ýslâm ve din dýþý bir yapýya kavuþturarak aileler arasýnda gerçekleþen samimi akrabalýk ve dostluk iliþkilerini sonlandýrmak olabileceði anlaþýlacaktýr. Aleviliði Ýslâm dýþý bir din olarak yeniden yapýlandýrmak isteyenler, felsefe olarak Marksist felsefeye daha yakýn durmaktadýrlar. Görüldüðü gibi, Aleviliði inançsýzlýk üzerine inþa edenler, Ýslâm inanç felsefesini benimseyen diðerlerinin artýk bu zümrenin kýzlarýný kendi oðullarýna ve kendi kýzlarýný da Alevi gençlere eþ olarak alýp vermeme temayülü göstermeye baþlamýþlardýr. Çünkü dinsizlik üzerine inþa edilecek yeni bir din anlayýþýnýn bilim ve felsefi açýlardan tutarsýz olduðu herkes tarafýndan bilinmektedir.
 
O halde böyle bir çabanýn maksadýnýn benim vurgulamaya çalýþtýðým yöne dönük olmasý daha mantýklýdýr. Þirin Anadolu coðrafyamýz üzerinde yaþamaya zorunlu olan ve farklý kültür, dil, din ve etnik yapýya sahip her kesimin yüzyýllardýr süzülerek gelen deðer ve normlarýna baðlý bir yaþam sürmeleri kendilerine olduðu gibi baþkalarýna da asla zarar vermeyecektir. Aksine bu durumdan herkes hoþnut olacak ve ötekiler dediðimiz diðerleri tarafýndan kendilerine çok özel disiplinli tutum ve davranýþlarla daha candan ve samimi olarak ilgi ve alâka gösterilip, tanýnýp bilineceklerdir. Çünkü bu deðer ve normlarýn kaynaðý Anadolu coðrafyasýdýr ve bu coðrafya; üzerinde yaþayan herkesin ana kucaðý ve ninni sesleriyle uyuduðu beþiðidir. Bu ana kucaðý ve beþikten üretilen her deðer ortaktýr ve birbirini doyasýya beslemiþtir. Anadolu coðrafyasý hareketli bir coðrafyadýr. Üzerindekileri sürekli kondurup göçürmektedir.
 
Bu kültürel ve sosyal hareketlilik sayesinde deðer ve normlarý iç içe geçerek birbirine köstek deðil destek olmuþtur. Çünkü birindeki zayýf bir nokta diðerinin en güçlü tarafýyla yeniden ve daha saðlam olarak inþa edilmiþtir. Kýsacasý birisi diðerinin aynasý olmuþtur. Tüm deðerlerin basma kalýp deðiþmez kliþeler olarak kalmadan sürekli ve deðiþen koþullara baðlý olarak geliþip bütün insanlýðý kuþatan medeniyet deðerleri halinde ortaya çýkmasý, iþte iç içe geçen bu farklý kültür ve deðerler arasý geniþ bir etkileþim, mukayese yapma, yanlýþ ve zayýf olanlarý elimine ederek yeni ortak deðerlerin inkiþafýna fýrsat verme imkânlarýna baðlý olarak þekillenmiþtir.
 
Öyleyse, birinde diðerinin, diðerinde ötekinin hisseleri vardýr ve görüldüðü gibi aidiyette tekilcilik yoktur. Anadolu’nun kaderinde çoðulculuk vardýr. Benden, sende, ondan boþalan imkân ve fýrsatlara seninki, benimki, onunki yerleþmiþtir. Senden bana gelenlerde senin hissen olarak; alýn terin, göz nurun, emeðin, sevdan ona kattýðýn ruhun var. Ayný þekilde benden sana gelenlerde de ayný þeyler var. Öyleyse senin sahip olduklarýn ve yaþatmak için mücadele verdiklerin sadece senin deðil benimde. Benim sahip olduklarým ve uðruna ölümü göze aldýðým deðerlerim sadece benim deðil seninde. Tekrar ifade ediyorum ki, bunun adý; tanýþ olma, Havva analý ve Adem babalý kardeþ olma, kardeþliðin gereði olan uzlaþma ve paylaþarak büyüyüp geliþme ve insaný kâmil olma adýna tekamüldür. Hiçbir farklý toplumsal ve kültürel yapý ve kurumun daha var olmasý için diðerlerinin daha yok olmasý gerekmez. Eðer yok etmek gerekiyorsa, sende benden olanlarý ve bende de senden olanlarýnda yok edilmesi gerekir. O zaman geriye ne kalacak ve hangi kalanlarýn var olmasý için mücadele edeceksiniz!?.. Böyle bir tavýr hem yanlýþ ve hem de iyi niyetten uzaktýr. Bu farklý yapýlarýn birini var eden diðerinin varlýðýdýr. Eðer birisinin varlýðýný diðerlerinin yokluðu üzerine inþa ederseniz, yokluk temeli üzerinde varlýðýnýzý sürdüremezsiniz. Ilýk bir meltem rüzgârýyla bile yýkýlýp gidersiniz. Yýkýlýp giderken de, “eyvah ölen benmiþim dersiniz”. Bence en korkutucu olmasý gereken de budur!.. 
 
Vel hasýlý tüm bu sorunlarýn çözümü; yaklaþmaktan, konuþmaktan, koklaþmaktan, uzlaþmaktan ve paylaþmaktan geçmektedir. Evet Üstad Ebul Hasan El Harakani soframýz gönüllerde kurulmuþtur ve Yüce Yaratanýn verdiði caný taþýyan herkes davetlimizdir. Bu sofrada hepimizin ve hepinizin hissesi vardýr. Buyurun beyler buyurun Harakani sofrasýna! Gelmesi için kepçemize kaþýðýmýza, doðransýn gönül ve sevda özlü lokmalar aþ tasýna. Sevda özü kokarsa lokma bozulur. Bozulursa lokmalar paylaþým da azalýr. Azalan ve bozulan paylaþýmla aralardan sýzýlýr. Ýþte bu sýzýntýlarýn yer tutup kök salmamalarý için el ele verip saflarý ibadet hanelerinin dýþýna taþýmamýz gerekmektedir.
 
Aslýnda iþimiz oldukça kolaydýr. Çünkü bu mübarek topraklar, yüzyýllar boyunca insanlýða ve hatta diðer tüm canlýlar alemine huzur, güven, barýþ, uzlaþý ve kardeþlik getirmiþtir. Ýþte bu noktada Hz. Mevlâna’nýn anlatýmýyla; “her þey kendi zýddýyla kaimdir” özdeyiþi de Anadolu coðrafyasý üzerinde yaþanýlmýþ ve yaþanýlan sorunlara baðlý olarak ulaþýlacak çözümlerin adeta þerden hayýr çýkmasý olarak algýlanmasý gerekir. Ýþte bu algý; kim ve ne olursa olsun, herkesin birbirine gönül ve el vermesini zaruri kýlacaktýr. 
 
Tüm bu insan olma onurunu gözeten ve dünyanýn her tarafýna ayrým gözetmeksizin cömertçe daðýtýlmasý gereken deðerlerin kökleri bu topraklarda saklýdýr ve tavýnda iþlenip can sularý verildiði zaman yeniden ve daha güçlü olarak boy verip salýnacaklardýr. Bunun iþaretleri sürekli alýnmaktadýr. Yaþamaya mahkum edilmek istenilen sorunlarýmýz, ne kadar acý verici ve can alýp kan dökücü olsa da, bu topraklarýn yerli müdavimleri arasýnda düþmanlýk ve haset tohumlarý kök salýp boyunu topraðýn üzerinde gösterememiþtir.
 
Her seferinde boyunun ölçüsünü almýþtýr. Birebir yaþanan somut olaylara baðlý olarak ulaþýlan genellemeler þeklinde ortaya çýkan olgusal gerçeklikler ýþýðýnda, bu kutsal topraklar üzerinde yaþanýlan ve yaþatýlan tüm inanç ve felsefi sistemler; barýþ, kardeþlik, fedakârlýk, genelin tasvip ettiði iyilik ve güzellikleri ýsrarla önermektedir. Bizler bu öneri ve samimi taleplerin hayata geçirilmesi önündeki engellere müdahale etmek için buradayýz.
 
Tanýþýp yakýnlaþmak, yakýnlaþýp konuþmak ve konuþup uzlaþýp anlaþmak gerekir. Bizlerin kodlarýnda bunlar zaten var. Bütün mesele üzerinde oynanan ve tozlanan hafýzalarýmýzýn canlandýrýlmasýdýr. Arzu edilen ve tüm bu insani etkinliklerin taþýyýcýsý dildir. Çünkü dil geçmiþin en ucundan günümüze süzülüp arýnarak gelen ve geleceðe doðru toplumsal yönü belirleyen kültürel ve sistematik bir yapýdýr. Bu topraklar üzerinde konuþulan ve yaþatýlan her dil veya lehçenin kaynaðý diðer tüm insani deðerlerde olduðu gibi yine bu topraklardýr. Hiç kimsenin þahsi malý da deðildir. Üzerinde bu coðrafyada yaþayan her kesimin ve hatta bireyin hissesi vardýr. Sermaye ortaktýr. Öyleyse ortaya çýkan farklýlýklar adýna kazanýmlar da ortak olmak durumundadýr. Güneydoðu kökenli bir Kürt kardeþim açýsýndan Kürtçe ne ise, benim ve diðerleri içinde odur. Bir Türk açýsýndan Türkçe ne ise bir Kürt ve diðerleri içinde öyle olmalýdýr. Bütün bunlar ortak geliþtirdiðimiz deðerlerdir. Bu deðerlerin hiçbirisi diðerlerinin hisseleri yok sayýlarak þu kesime bu kesime pay edilemezler. Çünkü henüz veraset ilamlarý çýkarýlmamýþtýr. Ailemde Kürt kökenli ve Laz kökenli gelinlerimiz var ve benim kirvemde birinci derece aileden gördüðüm Kürt kökenli örnek bir insandýr. Bu yüzden benim aileme geçen hisseler vardýr. Þüphesiz onlarýn ailelerine geçen benim Türklük deðer ve normlarýmýz vardýr. Her farklý etnisite sahibi kendi aidiyeti ve milliyetiyle gurur duyarken, yoklarýný veya unutulmuþlarýný hatýra getirip vara dönüþtürterek millet sahnesine çýkma çabasý gösterirken, M.Ö.15000 li yýllarda dahi tek Tanrý inancýna sahip olduðuyla ilgili saðlam kanýtlara rastlanan ve en az 5000 yýllýk Millet olma þuuruna sahip þanlý ecdadýmýz büyük Türk Milletiyle tabiî ki gurur duyacaðýz ve onlarýn çok þanslý varisleri olmaktan da onurlanacaðýz.
 
Bu büyük Milletin kurduðu ve dünyanýn bütününe þamil Türk- Ýslâm medeniyetinin izleri halâ canlýlýðýný korumaktadýr. Bu Millet asla sömürgeci ve ýrkçý olmamýþ, kimsesizlere kimse ve mazlumlarýn sesi soluðu olmuþ, Yüce Peygamberimizin övgüsünü alacak kadar deðerler üretmiþtir. Türk-Ýslâm Milleti birilerinin merhamet ve insafýna terk edilerek üzerinde oyun oynanamaz. Buna hiçbir can ve ruh taþýyanýn haddi yoktur ve olamayacaðýný herkes görecektir. Asýrlardýr bu yüce Millete tuzaklar kuranlar ve hep arkadan vurmaya çalýþanlar, bu günde olduðu gibi taþa topraða karýþmýþlardýr. O mutlak sona hiç kimse müdahale edemeyecektir.
 
Anlaþýlýyor ki, artýk herkes hissedarý olduðu tüm deðerlerini bilmek ve tanýmak zorundadýr. Meselâ duruma Kürtçe-Zazaca-Çerkezce ve diðer karma lehçe düzeyli diller açýsýndan bakýldýðýnda; korunmasýnda ve geliþtirilmesinde hiçbir mahsur yoktur. Elbette ki kendi anadillerini konuþan kardeþlerimizin kendi öz deðerlerine sadýk kalarak yaþamlarýný sürdürmeleri herkesten çok bizleri memnun Türkçenin yanýna ikinci bir resmi dil olarak konulmasý tek kelimeyle ölünün sekeret halinde yapacaðý sayýklama kadar bile manalý deðildir. Böyle bir durum herkese zarar getirecek ve ALLAH korusun çarþýya pirince gidilirken evdeki bulgurdan da edecektir. Bizleri birbirimize baþkalarý deðil, kendimiz anlatmalýyýz. Hatta birbirimizin dilini ve kültürünü öðrenme arzumuzu hep dillendirmemiz gerekir.
 
Evet sevgili dostlar bence kardeþliðin yolu bu kavþak ve dönemeçlerden geçiyor. O dönemeç ve kavþaklar yeniden tanzim edilerek birlik ve beraberlik ufuklarýna açýlan yollara yön verilmelidir. Bu yönü hepimiz, bizler vereceðiz. Çünkü bizim kafamýzýn arkasýnda gizli gündemlerimiz yoktur. Sureti Haktan görünüp, hakka giden yollarýn önüne bariyerler örenlerden deðiliz. Dövüþten, sövüþten, can yakmadan ve ev yýkmadan yana deðiliz. Herkesin herkesi baðrýna basacaðý kadar geniþtir gönül evimiz. Gelin medyada yýllardýr boy gösterip hep ayný ve benzer bir þeyleri söyleyenlerin dýþýnda hepimize ait çok þeyler söyleyelim. Gelin Anadolu coðrafyasýnda yaþayan ve ana gövdenin ana unsurlarýndan oluþan bu yüce milleti hep umutsuzluða sürüklemeye odaklaþan maskeli süvarileri görmeye mahkum etmeyelim. Gelin hiç kimsenin düþünmediði ve beklemediði, ama ortak aklýn ve imanýn gerektirdiði gibi davranalým. Bir olalým, diri olalým ve muhteþem olalým.
 
Derin sevgi ve saygýlarýmla.
  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 10225 Defa Okundu
2013-03-04

SON YAZILARI

Amerika’nýn yeni dünya düzeni ve PDY/PKK’ya biçilen yeni rol!.. Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fýrsat Bu Fýrsat diyenler! Ýhanet ateþinde aklýný ýsýtanlar kendi bedenlerinin yanýþýný seyredecekler!.. Ýhanet Çeteleri ve Terör Yapýlarýyla Beraber Kayýran ve Koruyanlara da Amasýz, Fakatsýz Dokunulmalýdýr!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yýl Geçti Devleti Baþsýz Býrakmaya Niyet Edenler… Ýnfaz timlerinin varlýðýna iþaret etmiþtim, eyvah haklýymýþým!.. Neye Evet Neye Hayýr!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayýr yer deðiþtirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eðitim Sen Genel Baþkanýnýn Sözleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır