KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

ZAMANýN RUHU DEðþT TEYO MDADA ERþD

  Prof. Dr. Ali Osman ENGÝN

          aosmanengin@gmail.com
         ZAMANýN RUHU DEðþT TEYO MDADA ERþD

Zamanýn ruhu deðiþti Teyo imdada eriþdi

Sevgili dostlar, çok aziz kardeþlerim ve her karýþ topraðýnýn þehit kanlarýyla sulandýðý mübarek vatan topraklarýnýn kara baðrýnda sýra daðlar gibi duran Serhat Karslýlar, Kafkas Karslýlar ve Çanakkale destanýnýn doðu sýnýrlarýmýzdaki göstergesi ve dengi olan Sarýkamýþ destanýný adeta bedenlerini dondurarak, kim ne derse desin donmayan ve uyumayan ruhlarýyla kâinata yazan o serden geçti Alperenlerin ortak coðrafya paylaþanlarý ve varisleri olma þerefine sahip olanlar. Bu kutsal topraklarýn yaþayan müdavimleri olarak o civanmertleri her birinin ayrý ayrý hikayeleriyle baðrýna basan vefakâr insanlar; hepinize yeniden en derin selam, sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum.

Elbette ki bu hakkýný teslim eden sözlerimin; Türk Milletini oluþturan Terekeme, Azeri,  Kürt, Yerli muhataplarý her durumda ve zamanda bundan daha fazlasýna lâyýktýrlar. Bunlarýn hiç birisi ayrýþtýrýcý unsurlar deðildir. Aksine Türk Milletinin mensubu olma þuuruna yükselten tamamlayýcýlarýdýr. O büyük ailenin mensuplarý bazen birilerine uyarak akþam eve geç gelse de, evden kaçýp daða bayýra çýksa da, o olgunluk döneminin geçiþinin  sýkýntýlarý yaþansa da, diðer aile büyükleri ve aile efradýnýn da sýnýrlayýcý ve sorgulayýcý tavýrlarý defakto olarak ortaya çýksa da sonuçta bu büyük ve yüce Milletin mensubu ve ana unsuru olduðunu hatýrlayýp gereðini herkesle beraber yerine getirdikten sonra, artýk sorun odaklý bakýþlar, gelecek odaklý geliþim ve dönüþümlere odaklaþacaktýr. Etrafýmýza örülmek istenilen sorun merkezli karanlýk ufuklarý yýrtan bu birlik ve beraberlik ruhu yeniden ölümsüzleþecek ve kendi sýnýrlarýný aþarak bütün mazlum milletlere ve insanlýða yeni medeniyet hamleleri sunmaya baþlayacaktýr. Artýk ülkemizin her karýþ topraðýna ve bütün gönüllere sevgi ve ayný ailenin mensubu olma temeline dayalý ortak akýl, kalp ve gönüllerine kardeþlik ruhunun tohumlarý ekilerek, bütün insanlýðýn özlemini çektiði hak ve adalet mesajlarýný evrene yaymalýyýz. Bütünden koparýlacak her parça küçüklük ve küçülmenin emareleridir. Büyüklük zihinsel temelli ve sosyo-ekonomik olarak ta olsa, bütünü koruyarak yeniden geniþlemek ve cihanþümul olmaktýr.

Bugünde ayný þekilde baðýmsýz bir devlet olma yapýsýnýn gereði olarak, ülkemizin farklý yerleþim birimlerinden gelen ilim, irfan ve hizmet ordumuzun  mensuplarý olarak devletin verdiði görevleri ifa etmeye çalýþan ve bu þehirde hizmet erliðine soyunan insanlara ayný nazar, ayný misafirperverlik ve ayný birlik ve beraberlik ruhu içerisinde  yaklaþýldýðýný görmekten çok mutlu ve müteessir olduðumu ifade etmek istiyorum. ALLAH yaratýlaný yaratandan dolayý sevenlerden razý olsun, varlýðýnýz ve dirliðiniz daim olsun.

Ancak sanýyorum yanlýþ algý temelli olacak ki, Sarýkamýþ’ýn ve Çanakkale’nin ruhu ayný kalsa da, zamanýn ruhu deðiþti ya, bu bakýþ açýsýný henüz içselleþtiremeyip, üzeri örtülüp dillendirilmese de, belki þahsi menfaat ve örtülü çýkarlarýný ön plânda tutulduðu farklý yaklaþýmlara da zaman zaman rastlanabildiði düþünülmektedir. Çok istisna da olsa elbette ki bu tür tutum ve davranýþlar fazla önemsenmemelidir ve hizmet üreten hizmet erlerinin motivasyonlarýný zedelememelidir. Bu ülkenin her yeri ve ayný þekilde her kurumu herkesindir. Eðer varsa, bu küresel bilince ulaþamayan kardeþlerimiz acilen ona buna, saða sola çamur atmaktan vazgeçmelidirler. Aksi halde o çamurlarý yiyip tüketmek zorunda kalabilirler. Halbuki o çamurlardan nede güzel çanak çömlekler yapýlabilir. Aslýnda ben acizane böyle bir tutum ve davranýþýn olmadýðýna inanýyorum. Muhtmeldir ki biraz duygusal kardeþlerimiz asýlsýz algýlardan yola çýkarak kýrýlmýþ olabilirler. Kars demokrasi, insan haklarý ve en insani deðerlerin beþiði olma potansiyeline çoktan sahiptir. Yapýlmasý gereken bu deðerleri beþiði ters çevirip ayaklar altýna almamaktýr. Kars ve Karslý bunu geçmiþten günümüze yapmýþ ve çok güzel örnekler vermiþtir. Ýþte Ebul Hasan El Harakani bu kültürün en muhteþem örneðidir. Harakani’ nin felsefesi ve söylemleri sadece Kars sýnýrlarýna sýðdýrýlacak kadar küçük deðil ve bütün insanlýðý ve evreni kucaklayacak geniþlik ve cömertliktedir. Aþaðýdaki dörtlükler onun felsefesini ortaya koymaktadýr.

Harakani’ de yoktur sorgulamak baþkasýný siyaset ve rant hesabýna

Hiç düþer mi  ehli imanlar dünya iþlerinden mülk sahibinin gazabýna

Hele iþe bakýn þaþýrmamak elde deðil kimler ne için kimler ile beraber

Taraf olmakla nail olunamaz ki Harakani’ ye dost olmanýn sevabýna

***

Harakani kovmadý hiç kimseyi hep kurulu açýk olan hak sofrasýndan

Seçmiyordu kimseyi üstündür diye konanlarla göçenlerin arasýndan

Çünkü daha önemliydi varlardansa varý var eden en sahibinin hatýrý

Kan akýtýp el sürmek ne mümkün baþkasýnýn kaþýnacak yarasýndan

 

Harakani hep korkardý mekânýnda yaþanacak zamansýz ölümlerden

Olmasýn istiyordu hanesinin yas, keder ve hicran duyulan yerlerden

Birilerini huzura davet ederken diðerine ekþi yüz ve matem ne diye!

Dinde bunun yeri yok ki anlaþýlmýyor mu  Ýslâm’da ki hükümlerden

***

O düþüncede  saflaþarak adam gibi doðru yaþamaktan bahsediyordu

Ancak öyle kurtulur tozlanan kalp bulanýklýktan diye hesap ediyordu

Deniz kýyýya atar eninde sonunda içindeki çeri çöpü ve pisliði derken

Kalbin deniz ve dilinde kýyýlar gibi çalýþtýðýný aþikâre etmek istiyordu

***

O söz ve insan olmanýn öz ustasý nede güzel demiþ dil kalbin aynasýdýr

Ýnananlar arasýnda taraf olmak farklý deðil bertaraf olmanýn aynýsýdýr

“Siyaset ayaðýmýn altýndadýr” diyen alimleri ne de çabuk unutmuþuz

Bu olsa olsa haset ateþine atýlan  þer odunlarýyla hayrýn kaynamasýdýr

***

Eðer bir gün kalpler durulur berraklaþýrsa gonca güller açan gönüller

Ayrýlýklar ve gayrýlýklar yok olur birleþir ebedi sonsuzluða açýlan eller

Alo bekle o günü gam etme yakýndýr akan su menziline varacak elbet

O anda görecek gözler duyacak kulaklar  konuþacak Hak adýna diller

Hiç kimse hiçbir yerde kendi kiþisel ego ve tatmini için baþkalarýný etkisizleþtirme ve karalama çabasýna girmemelidir. Küreselleþen dünyamýzda kendi sýnýrlarýna kapanan hiçbir þehir yaþayanlarýnýn beklentilerini karþýlayamaz. Erzurumlu Ýbrahim Hakký’ nýn dediði gibi; “Hak þerleri hayr eyler, Zannetme ki gayr eyler, Arif onu seyreyler, Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler!..” Artýk insanlýk zamanda mekân ve konuma müdahale ederek hýza ve hýza müdahale ederek de konuma tesir etmektedir.

O halde günümüzün en temel ve geçer varlýðýnýn zaman olduðu hakikati, geliþen olay ve olgular düzeyinde anlaþýlmaya baþlanmýþtýr. Hakikaten varlýk alemine düþen eþya, olay ve tüm    olgularýn algýlarý meþgul edecek düzeyde var olmalarý, zaman süreciyle doðru orantýlýdýr. Çünkü varlýðýn bir zaman dilimi ve boyutu vardýr. Süreç olarak zamana inat varlýktan bahsetmek pek mümkün gözükmemektedir.  Konuma müdahale edildiðinde zamanýn ve zamana müdahale edildiðinde de konum ve zamanýn etkilendiðini artýk anlayabiliyoruz. 

Her ne kadar zamana yolculuk adýyla kompleks niyet beyanlarý olsa da, insanlýðýn yaþanan zaman dilimi boyutuyla sahip olduðu imkân ve fýrsatlar içerisinde, henüz böyle bir þansý bulunmamaktadýr. Her insani eylemin söze ve algýya konu olmasý zamanla sýnýrlýdýr. Çünkü zaman, varlýðýn sýnýrlarýný da belirlemektedir. Ýnsanlýðý doðrudan etkileyen deðiþim ve arzu edilen tekamül adýna geliþim, kendi dirik mecrasý içerisinde devam etmektedir. Ancak deðiþenin zaman mý, yoksa sabit zamanda deðiþen obje, olay ve olgular mý olduðu pek fark edilmemektedir. Gerçekten eskiyen ve yaþlanan zaman deðil, zamanda yer ve boyutu deðiþen objelerdir. Burada kast edilen zaman da her halde nesnelerin kendi zamanlarýdýr.

Zamanda deðiþen obje, olay ve olgulara baðlý olarak, zamanýn da yavaþ yavaþ ruhu deðiþmeye baþladý. Ruhunu kaybeden zaman, varlýk mekânýnýn da hakimi olmaktan uzaklaþtý. Ayrý ayrý nesnelerin þekil verdiði duraðan bir zaman yapýsý oluþturulmaya baþladý. Çünkü öyle ya; zamanýn ruhu deðiþti!.. Ýhsan Eliaçýk beyefendinin dediði gibi; 1988 de Ýran’ da Ayetullah Munteziri; hapishanede olup bitenler için, Ayetullah Humeyni’ ye; “senin adamlarýnýn zulmü Þahýn adamlarýnýn zulmünü geçti. Hani Ali’nin adalet devletini kuracaktýk” dediðinden bu yana ve  1987 Tahran Üniversitesi önünde; 7 kiþinin öldüðü öðrenci gösterisinde; “ya adalet devleti ya yeniden devrim” sloganlarý atýldýðýndan beri, sanki zamanýn ruhu deðiþti. 1944’ ten bu yana Türkiye ve diðer Ýslâm coðrafyalarýnda yükselen dini ve kültürel deðerlerin önce yerel ve sonra merkezi iktidarda hakim unsurlar haline gelmesinden bu yana tam zaman ve zamana baðlý mekân deðiþmeye baþladý diyecekken, 2002 yýlý sonrasýnda, yükselen muhafazakâr partilerin; Kuveyt, Fas, Cezayir, Ürdün, Endonezya, Pakistan ve Yemen’ de oy kaybetmeye baþlamalarýyla beraber bu sefer zaman tersine deðiþmeye baþladý. Kesilen kurban derilerini bindiði Mercedes araç ve lüks Jipler ile toplamaya çalýþan, çok varlarý olan varlýlarýn lüks araçlarýnýn deri kýlýfýný, en azýndan toplamaya çalýþtýðý kurban derisi gibi, hayra verememelerinden bu yana; evet Ýslâm dünyasýnda da zamanýn ruhu deðiþti!..

Üstelik bunlarýn her birisi diðerinden sinerji alarak, katlanarak, yayýlarak, artarak Ýkbal’in tabiriyle, “göç katarlarý toplandý”, Ýbni Haldun’ un tabiriyle, “ümran rüzgârý döndü” dediklerinden bu yana, zamanýn ruhu deðiþti!.. Çünkü mazlumlar zalimleþmeye, ezilenler ezmeye baþladý. Siyaset; bir arpa boyu yol alamadan, tekamül adýna deðiþim ve   ilerlemenin temsilciliðine soyunurken, devlet; statükonun duraðan mantýðýna teslim oldu. Geleneksel toplumlarda beklenen ve toplumsal problemlere kaynaklýk etme dinamiklerine sahip toprak reformlarý gerçekleþmedi. Buna en büyük destek toprak aðalarýnýn desteklediði siyasi otorite cenahýndan geldi. Muhalefette; sosyal devlet söylemleri, iktidarda mülkün adalete temel olduðu anlayýþlar yer tutmaya baþladý. Çünkü; “zamanýn ruhu deðiþti”.

Artýk zamanda yer ve zemin daha sahiplenilmeye baþlandý. Çorak zeminler kurudu ve cocaðýn oynaklýðý çölleþmeye yüz tuttu. Hareketlilik duraðanlýða dönüþtü. Ýsyan, fetih, ele geçirme, devrim yapma dönemi her toplumun kendi sýnýrlarý ve etkinlik alanlarýna yönelen iç hesaplaþmalara döndü. Eli güçlü olanlarýn gücü, iktidarlarda hükmedenlerin hükümleri tartýþýlmaya baþlandý. Kýsacasý Arap itti mezhepler karýþmaya baþladý. “Þimdi abdestli taðutlar, tesbihli monþerler var”. Dedim ya Zamanýn ruhu deðiþti!.. Çünkü rahmetli Ýzzet Begoviç’ in dediði gibi; “acýlar ve ýstýraplar içerisinde doðan dinler ve devrimler rahat ve konfora gömülünce farklýlaþýr ve biter. Sahte din statüko için yalan söylemeye, devlet de gerçek sosyal devlet olma özelliðini kaybederek, adaletin temeline mülkü koyup zalimleþmeye baþlayýnca; yolun sonuna varýlmýþtýr. Geriye kalan her eylem onlarý gerçekleþtirme çabasýndan baþka bir þey deðildir. Onlarýn gerçekleþmesi ise ayný zamanda ölümleri demektir”. Evet sevgili dostlar, Zamanýn ruhu deðiþti!..

Ýslâm inanç sisteminin bazý aksiyoner dinamiklerini fazla sayýp, sistemin dýþýna alma çabalarý; onu rahata kavuþturup, bilmem ne adýna olursa olsun, kendi içerisindeki ilahi dengeleri bozma ve el atýlan yerlerinden kendi içerisinde çözülmesini saðlamaya dönüktür. Bir dini inanç sisteminin tahrif edilmesi çok uzun soluklu bir süreçtir. Tahrif edenler tahrif etmek maksadý gütmezler. Çok iyi niyetlerle yola çýktýklarýný düþünürler. Ancak o yolu hazýrlayanlar da, o yolun yolcularýný o yola koyanlarda baþkalarýdýr. Siz inandýðýnýz deðerler adýna hoþ görünmek için ne tavizler verirseniz veriniz, sadece düþmanýn sizin üzerinizde olan hevesini kabartýrsýnýz. Zaten gidiþatta onu göstermektedir. Türk-Ýslâm alemine karþý sürdürülen zulüm ve imha projeleri daha da þiddetlenerek devam etmektedir. Yapýlan uzlaþý çabalarý da þüphesiz boþa geçmemiþtir. Yeni kuþaklarda yüzyýllara dayanan Hak ve Batýl inanç algýsýný zedelemiþtir. Çünkü artýk gençler için Hak Din Ýslâm Ýnanç sistemine haþa alternatif inanç sistemlerinin de olduðu algýsý yaratýlmýþtýr. Ýþte tüm bu algý ve olgularý sinesinde barýndýramayan zamanýn ruhu deðiþti!..

Çürütülecek olan deðerler yerine virüslü naylon yamalar yapýlma hazýrlýklarý yavaþ yavaþ ortama sürülmeye ve özellikle gençlerin algýlarýna portatif hafýza kartlarýyla yerleþtirilmeye baþlanmýþtýr. “Kelime-i Tevhid’in bir bölümünün kaldýrýlarak dillendirilmemesi, cihat anlayýþýnýn temeli olan þehitlik algý ve olgusunun yanýndan yöresinden yeni sýnýflamalar yapýlýp yýpratýlarak dinin zayýflatýlmasý ve Ayet-i Kerime ile sabit ve Cuma hutbelerinde ifade edilen: “ALLAH indinde tek hakiki din Ýslâm’ dýr” gerçeðinin dillendirilmesinden vazgeçilmesi veya korkulmasý; inananlar tarafýndan þüphesiz kabul edilen en son hak din anlayýþýný zayýflatarak beyinlere þüphe yayacaktýr. Aslýnda bu þüphe dikenleri þimdiden filiz vermeye baþlamýþtýr. Yeniden dirilmek için bu zehirlerin panzehirlerini bulmak zorundayýz.

Evet dostlar, Ýslâm inanç açýk sisteminin iç ve dýþ tutarlýlýðýný koruyan dengeleri alabildiðine sistem dýþýna itilmeye çalýþýlmaktadýr. Çünkü dedik ya; zamanýn ruhu deðiþtiriliyor!.. Artýk Toplumlarýn geleceðinde; “dine karþý din”, “mezhebe karþý mezhep” ve “ýrka karþý ýrk” yerleþtirmeye çalýþýyorlar. Kehanet olarak anlaþýlmasa da, gelecekle ilgili þunlar söylenebilir: 1- Mülkle iliþkileri bozulup kariyerizmi ve konforizmi en temel deðer haline getiren geçmiþin “yeni sýnýfý” ve þimdinin artýk “eskimiþ sýnýfý” ile, geçmiþin mazlumu ve ezilen “yalýn ayaklarý” ve þimdinin “ortopedik ve pahalý ayakkabýlarýyla” yere saðlam basanlar bu kez; dini, kültürel, ekonomik ve sosyal argümanlarla karþý karþýya getirilmeye çalýþýlmaktadýr. Açýkça izlendiði gibi Arap coðrafyasý bu deneyimi ne yazýk ki çok acý bir þekilde fiili olarak yaþamaktadýr.

Bütün bu alavere ve dalavere iþleri tamamlandýktan sonra, demokratik yöntemler kullanýlarak iktidar erkini ele geçiren zenginler; küresel sermaye ve güçler eliyle melezleþtirilerek kendi deðerler sistemine yakýnlaþtýrýlacaktýr. Adeta onlarýn da gerçekliklerini onaylama makamý gibi, fýkýh ve muamelat boyutu daha esnekleþtirilmiþ bir deðerler anlayýþýyla statükoyu ödün vermeksizin korumaya ve kollamaya devam edeceklerdir. Giderek yoksullaþtýrýlan diðerleri ise alternatifleri olan muhalefeti temsil edeceklerdir. Ýktidarlar; inanç ve deðerler sisteminin materyalistlerce dillendirilen ve gerçekte olmayan afyon yüzünü savunurken, ayný iktidara; ayný deðerlerin akýl, irade ve vicdan yüzüyle karþý çýkýlacaktýr. Yada tam tersi bir durum yaþanacaktýr. Burada önemli deðiþkenlerden birisi de; Ýslâm tasavvuf anlayýþýnýn dejenere edilerek zayýflatýlmasýdýr. Mevzu (uydurma) rivayetlerle örülü bir yaþam felsefesi tahkim edilecek gibi gözükmektedir. Öyle enteresan geliþmelerle karþý karþýya kalacaðýz  ki; bir bakmýþsýnýz birilerini deccal ilan edenler, ayný þekilde karþý taraf tarafýndan deccallýk makamýnýn varisleri olarak ilan edilmiþler!..

Gerçekten yýllarca etkinler tarafýndan haklarý gasp edilen ve ezilen edilgenler, artýk yýðýlan öfke ve tepkilerini ustaca ortama sunmaya baþlamýþlardýr. Laiklik-din, asker-sivil, saðcý-solcu, þu etnik köken-bu etnik köken çeliþkileri kaybolacak, “dine karþý din” “mezhebe karþý mezhep”, “daha yalakalýða karþý en daha yalakalýk” sahne almaya devam ettirilmeye çalýþýlacaktýr. Deðerli dostlar durumu tersine döndürmek zorundayýz; “daha insaniliðe karþý en insanilik”, “daha kardeþliðe karþý en kardeþlik”, “daha erdemliliðe karþý insani kâmillik”, “daha bireyciliðe karþý en þahsiyetçilik” tutum ve davranýþlarýný hep birlikte  daha derinlere nüfuz ettirmek zorundayýz. Olasý sýkýntý ve problemleri en açýk bir þekilde dillendireceðiz. Ancak her þeye raðmen ümitsizliðe mahal yoktur. Yüce Yaratanýn plânlarý tüm plânlara galebe çalacak ve karanlýk ufuklar yeniden tüm ihtiþamýyla aydýnlanacaktýr. Çünkü artýk bu deðerlerin kökleri topraða ulaþmýþtýr. Yakýnda boy veren fidanlarý Ýnþallah hepimiz göreceðiz. 

Bu sahnede herkes þimdiden safýný belirlemek durumundadýr. “Yeni sýnýf” a karþý “yalýn ayaklar” dan, “melezleþtirilen” deðerlere karþý, yüzyýllara damgasýný vuran, insanlýða medeniyet deðerleri üreten, kaynaðý; Kur’an, Peygamber ve Hadis olan, Sahabe yaþayýþýyla bütün insanlýða “insan –ý  kâmil” olma kodlarýný hediye eden, melezleþtirilmemiþ deðerler anlayýþýndan, dinin sunduðu vicdan, adalet ve hakça paylaþým deðer ve ilkelerinden yana taraf olunmalýdýr. Bu saflaþmalarda her þey birbirine karýþýyor, yeniden þekilleniyor. Dünün muhalifleri; bu günün statükocularý, dünün mazlumlarý ve kurbanlarý; bu günün zalimleri ve zorbalarý, dünün yoksullarý; bu günün zenginleri, dünün muktedirleri; bu günün hükmedilenleri haline geliyor. Dünün merkezi; bu günün çevresi, dünün yalýn ayaklarý; bu günün “efendileri”, dünün zemini þimdi þekil ve dünün þekli de þimdi zemin oluyor. Evet zamanýn ruhu deðiþti!..  Çünkü artýk zeminde duranlýðýný kaybedip kaymaya baþladý.

Sürece dünya ölçeðinde bakýldýðý zaman; herkes zengin olmak ve zengin kalmak istiyor. Herkes hep kendisinden istenen olmak istiyor. Herkes kum tepelerinde ve sýrça köþklerde yaþamak istiyor. Etrafta yoksullarýn utana sýkýla  istemesi, güç ve imkân arayan kadýnlarýn baygýn bakýþlarý herkesin hoþuna gidiyor. Onlarla eþit hale gelinmek istenmiyor. Onun için giyim kuþamda; “zengin olunduðu anlaþýlsýn ki gelip istesinler” deniliyor. Eski sûfiler,  kuldan bir þey istemeyi “þirk” sayarlardý. “Melameti Öðretisi”nde mülkiyet talebi de þirk sayýlýrdý. Çünkü mülk ALLAH’ ýn dýr. “Kendisi mülk olanýn mülkiyeti de olmaz” diye düþünülürdü. Mülkü bütüne (ALLAH’a) ait görürler, benim demekten utanýrlardý. Tabi bu sayfalar fazla aralanmýyor. Belki de hiç duyulmamýþtýr bile!..

Bu bakýþ açýsýyla, Fatiha suresinde “kendilerine nimet verdiklerinin yoluna bizi ilet” hükmüne uymuþ olunduðu iddia ediliyor. Deniliyor ki; “ALLAH nimetlerini kullarýnýn üzerinde görmek istiyor”. Halbuki, Kuran’a göre; ALLAH’ýn nimeti; doðruluk (Sýddýk), iyilik, güzellik (Salih), þehitlik ve nübüvvettir. “Bir lokma bir hýrka” anlayýþý ve felsefesi; Ýslâm tarihinde tasavvuf hareketinin Müslüman alemine öðrettiði en esaslý protestodur (düsturdur). Bu taleplerle dolu insancýklar ortaya çýkýnca; kimi sûfiler yün giyip yalýn ayak dolaþarak mala mülke tapýnmayý iþte böyle protesto ettiler. Sokrates yýrtýk pýrtýk ve aynu þekilde yalýnayak çarþýlarda gezerken ve saatlerce hiç kýmýldamadan ayakta ve ayný pozisyonda dururken; benzer mesajlarý vermek istiyordu. Belki zamanla Sûfilerde ayný yola kayýnca; “Melametilik” (kaçýnma) diye bir akým ortaya çýktý. Eðer maddi zenginlik ALLAH’ýn kullarý üzerinde görmek istediði nimet ise; bunu en çok kimin üzerinde görmek isterdi!? Alemlere rahmet olarak gönderilenin üzerinde deðimli!? Hiçbir makam ve þöhret bizleri insan olma onurundan alý koymamalýdýr.

Bir din bu kadar mý tahrif edilmeye çalýþýlýr, bir Peygamberin getirdikleri bu kadar mý ters yüz edilmeye çalýþýlýr. Yahudilik tahrif edildi ve oldu, Hýristiyanlýk tahrif oldu, senin ki dimdik ayakta duruyor öylemi!? Çünkü onun koruyucusu doðrudan Yüce ALLAH’ týr. Ýslâm da her din gibi tahrif edilmek istenmektedir. Tahrif nedir? Kuran’ýn harflerinin, cümlelerinin deðiþmesi mi? Kuran orada öylece duruyor. Mehcur vaziyette… Kafa deðiþmiþ, bakýþ açýsý deðiþmiþ, zihniyet ve algý deðiþmiþ. Hiç deðiþmese, Ýslâm alemi bu halde olur muydu?  Müslümanlar kurtulmuþluk vehminden çýkmalý. “Bizim dinimize bir þey olmadý, öbürleri deðiþti” kafa konforunda kurtulmalý. Þüphesiz onun koruyucusu Yüce ALLAH’ týr. Ancak öbürlerinin tahrifi de aþaðý yukarý böyleydi. Bir lütuf varsa, o da belki ilerde dönerler diye Kuran’ýn orijinal ve düz metin olarak elimizde olmasýdýr. Ama þu da kesin; Tevrat ve Ýncil’in metni ile Yahudiler ve Hýristiyanlarýn zihniyeti ve yaþayýþlarý arasýnda pek fark yok. Ama Kuran’ýn metni ile Müslümanlarýn zihniyeti ve yaþantýsý arasýnda sýkýntýlar var!.. Demek ki Zamanýn ruhu deðiþti”!..

Evet sevgili dostlar; ruhu deðiþen zamandan, sýnýrlarý kaybolan mekândan, veresiyesi bol peþini az ticaretten, tüm deðerlerini kaybedip özünü gerçekleþtiremeyen insandan medet olmaz. Olsa olsa zarar ve ziyan olur. Yine de zararýn neresinden dönersen kâr hesabý lafý döndürüp Teyo Pehlivan’a da bir soralým ve onun tüyolarýný da artýk alalým.

Yönsüz Gidiþat

Teyo ne yapsýn o da þaþýrýp kaldý bu gidiþe

Benzemiyor oyunlar ne eski hayale ne düþe

Bunun adýda rollerin ve yerlerin deðiþimi

Ayaða kalk ey zaman sürünme geç diriliþe

***

Deðiþti dedim ya bak soluyor zamanýn ruhu

El vermiyor artýk býraktý ya ardýndaki güruhu

Kimin eli kimin cebinde belli deðil sýr içinde sýr

Zor bulur insanlýk deðiþmeden bu gidiþle ferahý

***

Ey insanlýk düþtüðün yerden kalkmalýsýn ayaða

Yok ihtiyacýn dirilmek için ne desteðe ne dayaða

Dön kalbine ve gönlüne sarýl aklýnýn ipine sýkýca

Baþarmalýsýn bu son çýrpýnýþtýr bakma vara yoða

***

Rehberin olsun Kuran’la Peygamber ve sünnet

Bunlarýn karþýlýðýdýr bilmelisin ki ebedi Cennet       

Ya bunlarla dirilirsin bir bakarsýn baþýn göklerde

Ya da çekilirsin yarýþtan diyerek canýma minnet

A.O.E. –“Teyo Emi, selamun aleykum. Neyedirsen gardaþ? Görirmýsen halimizi? Hele bu Milletýn düþürdüldüðü ve düþdüðü hale bak!.. Elýnde neyi var neyi yok çekip almaya devam ediyorlar. Emi, alýþtýlar ya; hep týpkýsýnýn aynýsý oyunlarý oynuyorlar ve Milletin altýný, üstünü, yanýný, yöresini oylum oylum oyuyorlar. Camiden cemaati, cemaatten Kuran’ý, Kuran’dan deðiþmeyen hakikatleri, gönüllerden ve hafýzalardan þanlý Peygamberimizi çýkartmak istiyorlar. Bütün bunlarý ruhunu deðiþtirdikleri zamana yayarak yapmak sevdasýndalar. Bizleri zapt edilen zamanda, zaptiyeler olarak çalýþtýrmak ve sadece öngördükleri kadar sorgulamamýzý, yargýlamamýzý ve her hangi bir çýkarýmda bulunmamýzý istiyorlar. Emi bu ne biçim iþtir? ALLAH aþkýna sen ne dersen bu gidiþatýmýza? Hayra mý, þerre mi alamettir? Hele versene tüyolarýný!..

T.P. –“Gardaþ gine beni fena yoracaḫsan. Bunlar çoḫ derin mevzular. Baḫ sizýn oradan bizim burayýnan ilgili gonuþursaz; bilenlere sorun. onlar anlatýrlar. Aḫlýzi karýþtýrýp, arḫazdan üsdüze güleceklere sormayýn. Ola ḫoca hem niye ona buna mahana atirsýz? Benim bildiðim; elým (ilim) Çinde de olsa, gidip onu oradan alacaḫsýz. Çünkü o sizin itiðinizdir. Siz dini, beþeri ve baþga ihtiyacýz olan bilgileri saðlam kaynaðýndan araþtýrýp öðrenmezseniz, baþkalarýnýn size  diyeceklerine yalan yanlýþ inanmaẖ zorunda kalacaðýnýzý bilmez misiniz? Ondan sora da onu bunu suçlirsýz (suçluyorsunuz). Bülürmüsen ben bunlarýn hepsini burada öðrendim. Baḫýn artýk Mürþit Türkleþmýþ ve Türkçeleþmiþtir. Esgisi gibi sarýḫ kimin baþýndaysa keramet ondadýr anlayýþý galmamýþtýr. Artýḫ bilgi gaynaḫlarý adýna; herkes, her þeyi, her zaman ve her yerde bulabilir ve öðrenebilir. Bu durumlarýn üstesinden gelmaḫ üçün noksanlarýnýzý tamamlamanýz lazýmdýr. Unutmayýn her sýkýntý ancak aslýný ve özünü bilme þuuru ile aþýlabilir. Bunlarý bize buranýn hakimleri, hekimleri ve öðretmenleri öðrettiller! Yoḫsa ben bunlarý nasýl bileyim!.. Ḫoca baḫ o düzen bozan düzenbazlar var ya; iþte onlar bu dünyanýn þeytanlarýdýr. Aslýnda çoðalddýḫlarý yannýþlarýnan sizin inandýðýz doðrularýn arasýna sýzaraḫ, inandýḫlarýzi ne geder bilip, ne geder samimi olduðuzi ortaya çýðardillar. Ben de tam o dünyadan bu dünyaya geçerken burayýnan ora arasýnda çalýþan layýn þeytan geldi. Ola gardaþ nasýl zýr saggýz olmuþ yaḫama yapýþmýþ. Aḫlýnda beni düþerdecaḫve sapdýracaḫ.

Hemde benden daha öyde (önce) dünyasýni deðiþen rehmetli mübarek anamýn gýbalýnda gelmýþ. Ama bir ḫeta yapmýþ; pantol (pantolon) geymýþ. Halbu ki ey bülirem beným anam gýyamet gopsaydi pantol geymezdi. Zaten rehmetli babam da ele o anda kimseyi saymaz pantoluni mantoluni çýðardýrdi!.. Ben hama annadým. Hem de ne diyir baḫ; “illah bene baḫ oðlum; ben senden öyde (önce) öldüm. Çoḫ zorladýlar, yine de dinimi imanými  deðiþtirmedim diye çoḫ cezalar gördüm. En sonunda onnarýn dediði kimin oldum da ele gurtardým. Bülürsen ben seni çoḫ sevirem. Ona sebep seni de ben gurtarmaḫ isdirem”. Ben iþin þeytannýḫ olduðunu annamýþam ya, hama oni oradan def ettým. Ýþde ele gurtardým. Ama ḫoca ALLAH yardým etsýn epey de zorda galdým. O anda ele aḫýl mahýl da kâr etmir. Tek kâr eden vallaha guvvetli bir imandýr. Burada essah samimiyet ve teslimiyet gendýni gösderir. Bedelsýz heç bir þey yoḫ. Tebi buranýn þeytani buraya göre, oranýn þeytani da oraya göre. Ḫoca baḫ bu iþ ele Ýspirli mispirli iþine de benzemir ha!.. ALLAH þeytannardan hepýmýzi hifzeylesýn”.

A.O.E. –“Pehlüvan Emi, seni dinlemaḫ emin ol ki bir nimet. Ele zannedirem ki gençler yavaþ yavaþ uyku ve misginlikten uyanaraḫ yeniden diriliyorlar ha gayret. Elbette ki iþimiz kolay deðil ama güzel günler yakýnda gardaþ sabret. Sen iyi bilirsin. Sabrýn sonunda ferahlýḫ vardýr. Biz yoḫluða ve darlýða alýþýðýz, torla topla hepsi bir ahlýḫdýr. Bizim derdimiz baþka. Zamana mührünü vurup yürümaḫiçin ileriye. Milleti getýrmaḫ içindir eþga. Bu eþgýn olduði yerde asla galýnmaz darda. Yahu Teyo Emi, dünya malýna fazla harýs olup, öbür ebedi hayat için avare ve mudara galmaḫ, ele yeriyýnen yaradana garþi geþmer olmaḫdýr. Bizler yaradanýn mülkiyetýnde gullar isek, mülkiyetýn mülkü ve mülkiyeti, kulun kulu olamiyacaðýna göre, dünya malýna haddinden fazla temahkârlýḫ göstermamaḫ gerekir. Ele deðil mi Emi?

T.P. –“Ola ḫoca dünya malýna temahkârlýḫ dedýn de bizim rehmetli böyük Osman Emi aḫlýma geldi. Bir gün duydum ki; Böyük Osman, sizin o tarafdaki evinin baḫcasýnda tam gendýnýn boyuna göre bir mezer eþmýþ ve geceleri oraya girip, üstüne de ot örtüp yatirmýþ. Rehmetli itden, gurtdan gorḫmazdi. Ama birez bizden yegýlerden çekýnýrdi. Bende dedým bir gece gidim rehmetliyi birez gorḫudim. Bir gece gizli gizli geddým. Yattýði mezere yaḫlaþdým ve “-ey Osman guli, Rebbýn kim? Nebýn kim? Kimin gulusan? Kimin ümmetýsen? Kimin milletýndensen? Kimin(gibi) sorular sorup telðýn verdýrmaḫ isdedým. Dedým hele öldüðüni zanarsa(düþünürse) baḫim ne cevap verecaḫ. O ara baḫdým otlar ḫýþýlamiya baþladi ve, “ola Münkir ve Nekir melek gardaþlarým, ben daha ölmedým. Ama isdersez sizin sorularýzi cevaplaram”. Dedi ve tam cevaplarýni verdi. O ara ben baþga baþga sorular sorunca þüphelendi ve hama tikeldi(doðruldu). Avuçlarýndaki torpaði garannýḫda sufatýma doðri sepdi. Gaþdým getdým ama bene de olan oldi. Bir hafda gözlerými açamadým. Ben baḫcadan gaçarken, “vay þeytan itoðlit hem de o delýnýn gýbalýnda gelmýþ. Þimdi baḫim o kor gözlerýnnen kimin mezerýne dikilecahsan” diye baðýrirdi. Rehmetli iþde dünyaya o mezer geder deðer verdýðýni annatmaya çalýþirdi!.. Baḫ bizim Hasangala’da neçe malý mülkü olannar geldi getti. Heç birisinin esemesi galdi mi? Tebi galmadi. Ama rehmetli Böyük Osman Emýnýn adi da yaþir, belki ruhi bile biryerlerde dolaþirdýr. Birkere hergün Alvarli Efemýn türbesýne uðrirdýr. Dedým ya ḫoca varlýḫ bu varlýḫmýþ. Ele gördüm”.

A.O.E. –“Pehlivan Emi, ALLAH senden razý olsun. Yine verdýn tüyolarýný. Hep özleyeceðiz ḫayallerini ve rüyalarýný.

T.P. –“Eyvallah hoca, ALLAH senden de razý olsun ki beni insannara faydali olim diye gonuþdurirsan. ALLAH ne mýradýn varsa versýn. Senýn þaḫsýnda tüm Hasangalali ve Serhat Karslý hemþerýlerýme sevgi ve selamlarými yolliram. Saðolun, varolun ve çoḫ duyarli olun.

Deðerli dostlar, bende hepinizi en derin kalbi muhabbetlerimle selamlýyorum. Hoþça kalýn.

Günün Sözü: Giden zamaný geri döndüremezsin. Öyleyse; zamanda yolunu almaya bak.

Simge: “ḫ” sesi gýrtlaktan çýkarýlan “ð” sesi olarak kullanýlmýþtýr.

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 5991 Defa Okundu
2013-03-17

SON YAZILARI

Amerika’nýn yeni dünya düzeni ve PDY/PKK’ya biçilen yeni rol!.. Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fýrsat Bu Fýrsat diyenler! Ýhanet ateþinde aklýný ýsýtanlar kendi bedenlerinin yanýþýný seyredecekler!.. Ýhanet Çeteleri ve Terör Yapýlarýyla Beraber Kayýran ve Koruyanlara da Amasýz, Fakatsýz Dokunulmalýdýr!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yýl Geçti Devleti Baþsýz Býrakmaya Niyet Edenler… Ýnfaz timlerinin varlýðýna iþaret etmiþtim, eyvah haklýymýþým!.. Neye Evet Neye Hayýr!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayýr yer deðiþtirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eðitim Sen Genel Baþkanýnýn Sözleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır