KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

GDþAT ÝY DEðLDR, TüM KESMLER ÝTDALL OLMAYA VE AKLýSELME DAVET EDYORUM

  Prof. Dr. Ali Osman ENGÝN

          aosmanengin@gmail.com
         GDþAT ÝY DEðLDR, TüM KESMLER ÝTDALL OLMAYA VE AKLýSELME DAVET EDYORUM

Gidiþat Ýyi Deðildir, Tüm Kesimleri Ýtidalli Olmaya ve Aklýselime davet Ediyorum 

Maalesef masum ve demokratik bir tepki olarak ortaya çýkan olaylar, zaman içerisinde toplumsal tepki formatýný deðiþtirip, kaos yaratma ve tehlikeli maksatlara doðru yönelmeye baþlamýþtýr. Baþlangýçta tesadüfi bir kalabalýk olarak ortaya çýkanlarýn tepkileri iyi yönetilemediði için, öfke kabarmasýna baðlý, þiddet içeren yeni ve kaygý verici boyutlar kazanmýþtýr. Baþlangýçta adeta bir panayýr havasýnda ortaya konulan tepkiler, süreç içerisinde ülkemiz ve insanýmýz adýna kazananý olmayacak bir kör dövüþüne döndürülmüþtür. Aklýn ve idrakin sýnýrlarýný zorlayan, adeta serseri bir kurþun gibi nihai varacaðý nokta önceden kestirilemeyen, bazý kritik eþikleri atlama temayülü gösteren olaylarý yönetmeleri gereken kolluk kuvvetlerinin bilerek veya bilmeyerek sergiledikleri tutum ve davranýþlarla, diðer taraf olmayý göze alanlarýn karþý tarafý olma izlenimi vermeye baþlamýþtýr.
 
Toplumsal olaylar salt ideolojik formatlara  büründürülmeden kendi sosyolojik mecrasý içerisinde taleplerini ortaya koyarken, bir taraf veya birilerinin tarafý olma, yargýda bulunma ve öngörüler ortaya koyma davranýþý içerisine giremez. Þüphesiz bir arka plâný vardýr ve iþin mutfaðý oradadýr. Mutfakta piþen olaylar, tekrarlanabilirlik düzeyleriyle ortaya çýkarlar ve yaþanmadan tahmin edilemeyen yeni etki alanlarý yaratýrlar. Sosyal ve seyyar medyanýn mutfaða girerek bire bir somut olarak piþirdiði olaylarý, ajan provokatörlere bedelleriyle birlikte servis etmeye baþlamýþtýr. Eðer onlarý istedikleri gibi doyururlarsa, kaos ve kargaþa ortamý kalýcý ve izli olmaya baþlayacaktýr. Böyle bir sonuç vatanýný ve milletini seven hiç kimseye yarar saðlamayacak, sadece ihanet pazarlamacýlarýnýn ve kiralýk þer odaklarýnýn ekmeðine yað sürecektir.
 
Yasama yürütme ve yargý erklerini elinde tutanlarýn, devlet olarak almalarý gereken tedbirleri iþte bu bakýþ açýsýyla kendi mutfaðýnda piþirip, ortaya çýkan taraflarýn hepsine ayný þefkat ve bakýþ açýsýyla servis etmeleri en akýlcý yöntem olacaktýr. Toplumsal olaylar, kaybedeni olmayacak þekilde, bu objektiflik noktasýndan itibaren doðru yönetilmeye baþlar ve sonuçta hiç kimsenin performansý düþmez ve herkes payýna düþen kazanýmý elde eder. Çünkü neticede; uzlaþma, anlaþýlma, yaratýlan risklerin paylaþýlmasýyla elde edilen kazanýmlarla performans artýþý saðlanmýþ olur. Diðer toplumsal kurumlarýn da bu duruma ayak uydurarak kendilerini geliþtirmeleriyle toplumsal geliþme ve ilerleme gerçekleþmiþ olacaktýr. Hali hazýrda ortaya çýkmaya baþlayan sonuçlarýyla beraber bu olaylarý analiz ederken, yine geçmiþe doðru okuma yapmamýz gerekecek. Çok partili demokratik sisteme geçtikten sonra, demokrasi kültürünü geliþtirecek düzeyde toplumsal geliþimde devamlýlýðý sürdüremedik ve yakalayamadýk. Gerçekleþtirilen askeri darbeler, yapýsý gereði sancýlý devam ederek mola noktalarýnda durulacaðý kaçýnýlmaz olan sosyal deðiþim ve geliþim bedeninin omurgasýný zedelemiþ ve artýk insanlar dik duramadýðýndan, bir yerlere yaslanma zarureti içerisine girmiþtir. Demokrasimizde yaslanmalý bir demokrasi modeli olmaya baþlamýþtýr. Her kesim sadece kendi çýkarlarý arasýnda demokrasi oyununu oynamaya baþlamýþ ve dünya mülkü temelindeki hakkaniyet ve adalet faktörlerini kaybetmiþtir. Ortada tek baþýna kalan ve kontrol edilemeyen güç; yanýna ve etrafýna aldýklarýný ötekileþtirilenleri yok ederek kendi varlýklarýný daha üstün ve kuvvetli varlara dönüþtürmeye yönelmiþtir.
 
Ýktidar erkini demokrasinin çalýþmasý temelinde elinde tutan siyasi otoriteye taraf olmayý kazanç kapýsý haline getiren doyumsuz taraftarlar, muhtemelen siyasi otoritenin denetimi dýþýnda baský, korku ve sindirme tutum ve davranýþlarý sergileyerek yeni satatülerin rollerine soyunmaya hiç ara vermeden devam etmektedirler. Toplum içerisinde ortaya çýkan ayrýþmanýn temelinde bu olgu bulunuyor. Yasama, yürütme ve yargý erkleri kapsamýnda devlet kavramýný vatandaþ nezdinde somutlaþtýran kuvvetlerin, ülkenin vatandaþý olan herkesin devleti olma konumunda olduðu tüm bireylerin genel kabulüdür. O kuvvetlerin de kuvvetler ayrýmý yapýsýna uygun olarak bu felsefeye uygun düþen düþünce, tutum ve davranýþ sergilemeleri, en baþta kendi siyasi ve kurumsal varlýklarýnýn dayanaðý olacaðýnýn bilincindedirler. Henüz demokrasi bilincini içlerine sindiremeyenler, ki bunlarýn tamamý da siyasi iktidardan yana tercih kullanmamýþlardýr, inandýklarý her türlü dini, ahlâki ve kültürel deðerlerini yandaþlýk yerini ve elde edilen menfaatlerini saðlamlaþtýrmak için bozdura bozdura kullanmaya devam etmek isterler. Tüm kamu kurum ve kuruluþlarýnýn atanmýþ ve sistem gereði seçilmiþ yöneticilerin, tüm dönemler için yönetim anlayýþlarý geriye doðru incelendiðinde, bu manada çok þaþýrtýcý detaylara ulaþýlacaktýr. Görülecek ki, yöneticiler içten dýþa doðru yalan, iftira ve tek taraflý kirli bilgi aktarým güçleri ölçüsünde halkalarla çevrilmiþtir. Osmanlý’nýn çöküþ nedenlerinden birisi de sanýrým yaþanan benzer olgulardýr. Ne yazýk ki bu kokuþmuþ düzenbazlarýn kursaklarýna yýðdýklarý haksýz kazanýmlarýn çýktýlarý olan irin ve kan kokularý, birey olarak her ne kadar makul olsalar da, amir ve yöneticileri nefessiz ve oksijensiz býrakmaktadýr. En güçlü silahlarý; hak ve hukuk daðýtýmý, makam ve mevki þantajlarýdýr. Merkezi ve üst yönetimin adýný kullanarak birilerine makam ve mevki sözleri veriyor ve kendilerini tek otorite ve karar mekanizmasý olarak lanse ediyorlar. Bunu yaparken de birtakým zayýf karakterli çalýþanlarý çirkin emellerine alet etmekte zorlanmýyorlar. Çünkü o tür kurum ve kuruluþlarda öteden beri makam ve mevki elde etme yöntemi hep bu olmuþ.
 
Ýþte böyle dalkavuk ve soytarýsý bol toplumsal yapýlarda; uzlaþtýrýcý ve paylaþýmcý bir kurum kültürünün geliþmesi söz konusu olamayacaðý gibi, kendi varlýðýný sürdürmenin diðerlerinin yokluðuyla mümkün olacaðý bir kiþisel anlayýþ geliþmektedir. Asýl gerçeklerden uzak kalan yöneticiler, kendilerine tek taraflý manipüle edilen kirli ve insaf ölçüleriyle baðdaþmayan bilgilerle karar mekanizmalarýný çalýþtýrmak zorunda kalmaktadýrlar. Gerçekler bir gün su yüzüne çýkýp daha aþikâre olduðunda iþ iþten geçmiþ olamaktadýr. Toplumsal kalkýnma ve geliþmenin önündeki en büyük engel budur. Çalýþan ve üretenlerin dalkavukluk ve soytarýlýk yapmaya ihtiyaçlarý ve zamanlarý olamayacaðýndan, hep dýþarýda kalacak ve geliþme ve ilerlemenin lokomotifi olma rollerini icra edemeyeceklerdir. Hep meydanda onlar olacak ve o meydanýn zincirleri uzun ve kýsa olan baðlýlarý olmaktan öteye gidemeyeceklerdir. Adama bakýn, gidiyor, devlet terbiyesi almýþ ve sürekli çalýþan ve üreten bir çalýþana; “bak sana iþte þu yöneticilik görevini verdiriyorum. Sakýn kimselere deme kesin ha!.. Hadi gene iyisin, sayýn þuyum, sayýn buyum” gibi çok çirkin ama kendilerine uygun yalanlar söylerken, arkasýndan da “ya þöyle bir durum var o konuda bana yardýmcý olur musun?” Diyerek ilgili þahsý yanlýþ yapmaya sevk edebiliyorlar. Arkasýndan yarattýðý münafýklýk alâmeti olan riski hemen oracýkta satýn alarak yine üst yöneticiye götürüp, asýl hedefi olan antipatiyi o kiþiye karþý yönetici antipatisi olarak tescilliyorlar. Böylece dýþlama ve dýþarýda býrakma operasyonlarýna devam ediyorlar. Esasýnda bu ilkel ve kokuþmuþ beyinlerin organizasyonu olan düþünce, tutum ve davranýþlarýn modasý geçmiþtir. Muhataplarýn hepsi her þeyin farkýndadýr, yeri ve zamaný geldiðinde bu kurum kültürünün geliþmesini sabote eden virüs ruhlular yaptýklarýnýn aðýr bedelleriyle karþý karþýya gelmektedirler. Bu durum kaçýnýlmaz bir olgu olarak hep yaþanmýþtýr ve yaþanmaya da devam edecektir. Kaderin bir adaleti olarak bu sonuçla yüzleþmeye devam edilmektedir. Cumhuriyetten bu tarafa çok partili demokratik sisteme geçildikten sonra hep ayný nakaratlar farklý ton ve þiddette terennüm edilmiþtir. Þeflik ve tek parti dönemlerinde, halkýn yaþadýðý sýkýntýlar, korku ve sindirme operasyonlarý halâ tazeliðini korumaktadýr. Açýk veya gizli oy ve gizli tasnifin ne anlama geldiðini artýk herkes biliyor. O dönemlerde temelleri atýlan toplumsal ayrýþma ve kamplaþmalardan olumsuz etkilenen gruplarýn, bölük pörçük geliþen demokratik yaþamda, davranýþçý öðrenme kuramlarýnda olduðu gibi etki ve tepki süreçleri kapsamýnda edinilen öðrenmeler sonucu, o dönemlerde sistem dýþýna itilenlerin bu gün elde ettikleri siyasal kazanýmlarla ve demokratik süreçler sonucu, halkýn tercihini alarak yöneten konumunda olanlarýn, diðer tarafa düþenlerin zihninde “keser döndü sap döndü” hesabýný çaðrýþtýrdýklarý sosyolojik bir olgu olarak anlaþýlýyor. Her ne kadar siyasi otorite böyle bir temayül doðal olarak göstermese de, çünkü böyle bir algý kendi iþine de gelmeyecektir, taraftarlar arasýnda ve içerisinde olduðumuz siyasi kültürle de iliþkili olarak kendisini hissettirmektedir. Kendileri gibi ayný deðer ve siyasi normlarý paylaþýp, farklý siyasi partilerden yana tercih kullananlarý bile dýþlamaktan ve ötekileþtirmekten çekinmeyen bu yandaþlarýn yarattýklarý psikolojik etkiler, iþte o tarafta kalanlarý bir araya toplayarak bir tepki topluluðu haline getirmiþtir. Ekonomik sýkýntýlar, yaþam koþullarýndaki zorluklar, gelecek kaygýsý ve iþsizlik gibi faktörler bir açýdan deðersizleþtirdiði bireyleri, makul isyan ve itiraz konularý etrafýnda birleþtirerek, herkesi kendi hikâyesi arkasýnda etkin olmaya ve deðer üretmeye yönlendirmiþtir. Eðer yeniden üretilecek deðerler etrafýnda yeni toplumsal gruplar oluþturulursa, yönetim ve denetim daha da zorlaþacaktýr.
 
Öyleyse sürecin paydaþlarý olan tüm kurum ve birimler; ortak uzlaþmacý, paylaþýmcý ve anlaþýlýr bir üslupla süreci yönetmelidirler. Bence o, ortalýða salýnan akillere burada rol verilebilirdi. Çünkü ülkenin akilleri dururken delilerine rol verilmez ki!.. Sevgili dostlar, anlaþýlýyor ki her iniþin bir yokuþu, her merkezin bir çevresi, her yandaþlýðýn bir düþmanlýðý olacaktýr. Bu sosyolojik bir olgudur. Eðer toplumsal süreçler iyi yönetilemez ise, birlik ve beraberlik kültürü yerine ayrýþma ve husumetleþme kültürü inþa edilecektir. Reddedenler reddedilenler olacak, kendisini merkezde hissedenler çevrenin yaban hayatýna uyum göstermekte zorlanacaklardýr. Bu gün merkezde olanlarýn çýkar birliktelikleri ne ise, çevre de kalanlarýn ötelenmiþlik ve dýþlanmýþlýklarýnýn oluþturduðu birlikteliler de aynýdýr. Hatta ezilmiþliðin oluþturduðu birliktelik daha samimi ve kuvvetlidir. Çýkar ve yarar birlikteliði sadece çýkara ve yarara endekslidir ve çabuk ters yüz olarak daðýlýr. Sosyal medyanýn etkisi, durumdan haber edinilen tek araç olmasýyla alâkalýdýr. Çünkü günümüzün toplumsal olaylarýnýn iletiþim dili sosyal medyadýr. Sosyal medya da herkes kendisini ifade edebileceði bir dil kullanabilmekte ve gerçek hayatta gerçekleþtirme zemini bulamadýðý düþüncelerini o sanal dünyada sanalda olsa gerçekleþtirme zemini bulmaktadýr. Sosyal medyadaki dayanýþma ve birliktelikler; itilmiþlik, kakýlmýþlýk, ötelenmiþlik, ötekileþtirilmiþlik ve ayrýþtýrýlmýþlýk duygularýnýn etrafýnda gerçekleþen birlik ve dayanýþmadýr. Oldukça etkilidir, ölümüne direnir ve güce boyun eðmez. Çünkü ona göre kendi hikayesindeki yaþantýlarý kötünün en kötüsüdür.
 
Acaba o baþlangýçtaki masum ve makul çevre talepleriyle ortaya çýkan kalabalýklara, siyasi otoriteye mensup seçilmiþler de katýlmýþ ve birlikte talep ve beklentileri dillendirmiþ olsalardý daha iyi olmaz mýydý? Bugün gelinen nokta ne olursa olsun acaba bu yaklaþým tarzý denenemez mi? Eðer riskli ise mecliste diðer siyasi partilerin de katýlýmý sonucu kurulacak bir uzlaþma komisyonu kanalýyla sürece objektif ve kalýcý çözümler üretilemez mi? Sevgili dostlar bu ülke hepimizin ve gidecek baþka bir yerimiz yok. Bu ülke siyasi iktidarýyla, muhalefetiyle, þu etnik yapýsýyla, bu etnik yapýsýyla, sivil toplum kuruluþlarýyla, genciyle, yaþlýsýyla, azýyla, çoðuyla, hastasýyla, saðlýklýsýyla, zenginiyle, fakiriyle, atýyla, itiyle, sineðiyle, böceðiyle, havasýyla, suyuyla vel hasýlý delisiyle ve velisiyle hepimizindir. Varsa sorunlarýmýzý ortak akýl ile mutlaka çözeceðiz ve herkes kendi fazlalarýyla çok yakýn olan diðerlerinin noksanlarýný tamamlayacaktýr. Böylece birlik ve beraberliklerin kökleri daha derinlere ulaþacak ve uyandýran çok daha aydýnlýk geleceklere yön verecektir.
 
Her þey gönlünüzce ve niyetinizce olsun. Selam ve sevgilerimle.
  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 1807 Defa Okundu
2013-06-15

SON YAZILARI

Amerika’nýn yeni dünya düzeni ve PDY/PKK’ya biçilen yeni rol!.. Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fýrsat Bu Fýrsat diyenler! Ýhanet ateþinde aklýný ýsýtanlar kendi bedenlerinin yanýþýný seyredecekler!.. Ýhanet Çeteleri ve Terör Yapýlarýyla Beraber Kayýran ve Koruyanlara da Amasýz, Fakatsýz Dokunulmalýdýr!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yýl Geçti Devleti Baþsýz Býrakmaya Niyet Edenler… Ýnfaz timlerinin varlýðýna iþaret etmiþtim, eyvah haklýymýþým!.. Neye Evet Neye Hayýr!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayýr yer deðiþtirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eðitim Sen Genel Baþkanýnýn Sözleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır