KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

CENAB-ý ALLAH GöNDERDð EN SON DNNN KORUYUCUSUDUR

  Prof. Dr. Ali Osman ENGÝN

          aosmanengin@gmail.com
         CENAB-ý ALLAH GöNDERDð EN SON DNNN KORUYUCUSUDUR

 Cenab-ý Allah gönderdiði en son dininin koruyucusudur

Aziz dostlar, öncelikle tüm okurlarýmýn ve herkesin mübarek Ramazaný þeriflerinin hayýrlý ve verimli olmasýný diliyorum. On bir ayýn sultaný olan ve tam bir empati yapma fýrsatýný yaparak ve yaþayarak elde ettiðimiz bu mübarek ayda umarým hepimiz bir nefis sorgulamasý ve öz eleþtiriyle hatalarýmýzýn farkýna varacaðýz ve inandýðýmýz deðerlerimiz boyutuyla yeniden,  daha güçlü ve dayanýklý olarak ayaða kalkacaðýz. Yüce Rabbim hepimizin yardýmcýsý olsun. Ramazanýnýz mübarek olsun. Sevgili dostlar ve aziz kardeþlerim; þüphesiz yüce yaradan insanlýðýn kurtuluþu için göndermiþ olduðu en son din kitabý Kuran ve onun sunduðu en son hak din Ýslâm’ý koruyacaðýný ayeti kerimelerle açýk ve seçik olarak belirtmiþtir. Belki bizler beþer olarak bu ifadenin detaylarýný tam olarak anlayamýyoruz. Yinede ortaya çýkan somut durumlardan hareketle, bu sürecin nasýl kendini var ettiðini görebiliyoruz. Günümüzde küresel güçlerin Ýslâm alemi üzerinden oynadýklarý oyunlarýn ardý arkasý kesilmemektedir. Ilýmlý hale getirilmek istenen ve Ýsevileþtirilen Ýslâm projeleriyle bu durum öyle kronik bir hal almýþtýr ki, ne yapalým hakkýmýza hayýrlý olan budur diyerek kabullenmeler bile gerçekleþmektedir. Ýþin kumandasý her boyutuyla kendi ellerinde olmasýna raðmen, Yüce ALLAH’ýn adaleti karþýsýnda çamur deryasýna dönüþen hedeflerine ulaþtýklarýný sandýklarý an, gýrtlaklarýna kadar kendi yarattýklarý pisliklere gömüldükleri an olmaktadýr.

Mýsýr’da güya demokratik seçimle iþ baþýna getirdikleri Sünni ve ayný zamanda hafýz olan Mursi’ yi bir yýl sonra askeri bir darbeyle alaþaðý etmek zorunda kalmýþlardýr. Çünkü hedefledikleri gibi Mursi kendilerine koþulsuz hizmet etmemiþtir. Bir yýllýk kýsa bir sürede yýðýlan tüm sosyal ve ekonomik sorunlarýn bir anda üstesinden gelememiþtir. Ancak Mursi de bir anda yerin ve göðün, derin devletin ve yufka halkýn tek hükmeden hakimi olduðu vehmine kapýlmýþtýr. Bu vehmin gereklerini yerine getirme adýna birtakým kararlar almýþsa da bunlar sadece karþý tarafýn saflarýný kuvvetlendirmiþ ve tepkilerinin gerekçeleri haline dönüþmüþtür.  Gerçekten Tahrir meydanýnda yarattýklarý riskle beraber Mursiyi de satýn alarak uygun bir depoya yerleþtirmiþlerdir. Belki ilerde iþlerine geldiðinde yine alana sürüp kullanabilirler. Bu oyunlarýn rengi ve tadý hep ayný olduðuna göre, sorulmasý gereken soru þudur; sayýn Mursi ve onun gibiler neden hep ayný oyuna düþmektedirler? Yoksa oyun oynanýrken belirlenen taraflarýn oyuna düþmeleri de ayný senaryonun bir baþka parçasý mýdýr? Çünkü ne hikmetse sayýn Mursi kendi getirdiði ve ayný zamanda savunma bakaný olan genelkurmay baþkaný ve adý Muhammed ve kendisi bir Hýristiyan olan meclis baþkaný tarafýndan devrilmiþtir.

Sürecin arkasýnda Amerika, Ýngiltere gibi ülkelerin olabileceði gerçekliðini herkes bilmektedir. Öyleyse anlaþýlan odur ki, sayýn Mursi’ yi iþ baþýna getiren her kimse, al aþaðý eden de odur. Nasýl olsa Tahrir meydaný duruyor ve toplanýn denildiðinde toplanan halk kitleleri de mevcut, öyleyse gerektiðinde sadece sosyal medya  tuþuna basmak kalýyor. Darbeden memnuniyetlerini belirten taraflardan birisi de Ýsraildir. Darbeciler iþbaþýna gelir gelmez Gazze’ye açýlan kapýlar kapatýlmýþtýr. Suriye lideri Hafýz Esed’de ayný þekilde memnuniyet belirtenlerdendir. Ne garip deðil mi! Ýsrail ve Suriye ayný saftalar!.. Hal böyle olunca devletler arasý politikalarda sadece kendi devletinizin menfaatlerini gözetmek zorunda olduðunuzu kabul etmek durumundasýnýz.

 Ýþte bütün bu tezgâhlarý göz önünde bulundurduðumuzda, baþlangýçta da belirttiðim gibi bizim ülkemiz ve milletimiz için tasarlanan oyunlar karþýsýnda tükenmiþlik sendromu yaþayan insanlarýmýzýn bu tavrý, deðil dinin ve kültürün korunmasý ve yaþatýlmasý, kendilerini bile korumaktan aciz duruma düþtüklerinin göstergesidir. Ancak  oyun kurucularý rahatlarýndan eden ve kurduklarý tezgâhlarýný baþlarýna geçiren; yüce ALLAH’ ýn þaþmaz adaletidir. Öyle ya Yüce Kitabýmýz Kuran ve onun ýþýðýnda en son hak din Ýslâm inanç sisteminin koruyucusunun kendi zatlarý olduðunu ayeti kerimelerle belirtmiþlerdir. Bu koruma sistemi beþer tasarýmý olmadýðýna göre, gelecekte nasýl olacaðýný anlamaya çalýþmaktan ziyade, ortaya çýkan somut durumlardan hareketle bazý insaný aþan yaþantýlarýn farkýna varýlabilir. Çünkü Yüce ALLAH hiçbir þeyi sebepsiz yaratmamýþtýr ve mutlaka yerine getirdikleri bir iþlevsel alan vardýr. Bugün küresel þer odaklarýnýn karþýsýnda Ýnþallah dimdik ayakta duran Ýslâm aleminin karþý atak yapacak güç, silah ve teknolojiye sahip olmadan durabilmesi o mucizevi korunmanýn göstergesi deðil midir?..

Zaman zaman Ýslâm inanç ve felsefesini düþünürken; Caferîlik, Alevilik – Bektaþilik, Nusayrilik, Sünnilik, Þafiiliþk, Hambelilik, Malikilik v.s.   gibi inanç ve sünnet farklýlýklarýnýn varlýk sebeplerini hepimizin bildiði, uygulamalarýný bizzat Peygamber Efendimizin yaptýðý esneklikler ve kolaylýklar kapsamý dýþýnda bir türlü sosyolojik tabanda temellendiremiyordum. Ancak þu anda bu durumu yeni yeni detaylandýrmaya baþladým. Artýk inanýyorum ki hiçbir yer yüzü kuvveti ALLH’ ýn  Kuraný ve dinini ortadan kaldýrmayý baþaramayacaktýr. Çünkü farklý ad ve kliþelerle görünmeyen arka plânda ayrýþtýrma hedefine sahip olarak bu ekol ve okullarýn dýþýnda ortaya çýkan çarpýk anlayýþlarýn, müdahale edemedikleri dini anlayýþ yapýlarý yukarýda saydýklarým arasýnda bulunmaktadýr. Gerçekten adlarýný saydýðým o farklý Ýslâm ve sünnet anlayýþlarý belli bir dönemden sonra ortaya çýkan farklý dini cemaatlerin, hiçbir zaman tamamýna nüfuz edemedikleri  toplumsal yapýlardýr. Bu öyle bir toplumsal sistemdir ki; teferruattaki farklýlýklar her birisinin ayrý ayrý varlýk niþaneleridir. Birisi etki altýna alýnarak farklýlaþtýrýlýp yok edildiði zaman, varlýðýný sürdüren diðerleri üzerinden kaybettirilen orijinal detaylara  ulaþýlabilinmektedir. Bu otomatik olarak çalýþan bir sistemdir.  Öyleyse çabalarý boþuna ve düþünceleri hayalden öteye gidemez. Sadece ALLAH’ ýn adaletinin gerçekleþmesi için lüzumlu olan deðiþkenler olarak kalacaklardýr. Bir an moda gibi alevlenecekler, uyandýracaklarý etki faktörlerinin çalýþmaya baþlamasýyla iþleri bitecek ve akabinde çöpe süpürüleceklerdir. En sonunda ALLAH’ ýn hak ve hakikat sistemi ile mücadele edilemeyeceðini anlayacaklar ve onu þu istikamete ve bu istikamete yönlendirme çabalarýnýn aðýr bedelleri olacaðýný yaþayarak öðrenecekler.

Ýslâm Ýnanç sistemini kendi orijinal yapýsý içerisinde tahrif etmek isteyen çevrelerin çabalarý hiç bitmeden devam ettiðinden, Ýslâm aleminin karþýsýna onlarý yeniden Ýslâmlaþtýrmak ve sanki kaybettikleri Ýmanlarýný ve Cenneti yeniden kazanmalarý için eskisindeki birleþtirici ve bütünleþtirici özellikleri yerine, ayrýþtýrýcý ve ayrýþan gruplarý adeta birbirlerine düþman hale getiren yeni ve gerçek Ýslâm anlayýþýný özünden uzaklaþtýran din yapýlarý ihdas etmiþlerdir. ALLAH’ tan bu yeni ve ayrýþtýrýcý din yapýlarý yukarýda saydýðým ve eskiden beri var olan dini anlayýþlarýmýzýn sadece birine veya ikisine tesir edebilmiþlerdir. Kutsal dinimizin orijinal anlayýþý ve toplumsal ilkeleri diðer etki altýna alýp dejenere edemedikleri anlayýþlarýmýzla devam etmiþtir ve devam etmektedir. Zaman içerisinde etki altýna alýnan din anlayýþlarýmýz da, yavaþ yavaþ tehlikenin farkýna vararak kendilerini girdirildikleri o sýkýntýlý süreçten kurtarabilmektedirler. Özellikle Alevilik – Bektaþilik ve Caferilik bu duruma örnek olarak fazla tesir edilemeyen anlayýþlardandýr. Zaten o çevrelerde bu iki anlayýþa dönük herhangi bir etkileme faaliyeti içerisine girmeden bunlarý kendi din anlayýþý sistemlerinin dýþýna atmaya çalýþýyorlar. Özellikle cemaatler arasýnda bile birbirlerini temelden dýþlayan ayrýþmalarýn ortaya çýkmasý da, inanýyorum ki ayný gerekçelerin numuneleridir. Eðer aksi olup birbirini reddeden farklý klikler ortaya çýkmamýþ olsaydý, ALLAH korusun iþte o tahrik ve dejenere etme hedefleri gerçekleþmiþ olacaktý ve Ýsevi bir Ýslâm anlayýþýyla baþ baþa kalmýþ olacaktýk.

Þimdi baþta da ifade etmeye çalýþtýðým geleneksel farklýlýklarýn ve yeni ortaya çýkan, ayný zamanda birbirini reddeden kliklerin ne anlama geldiklerini anlayabiliyorum. Rahatlýkla Cenabý ALLAH’ ýn buyurduðu gibi gönderdiði ve en son hak din olan Ýslâm ve onun kutsal kitabý Kuran’ ý koruma stratejilerinin hatasýz çalýþtýðýný söyleyebiliriz. Burada asýl ve orijinal din anlayýþlarýmýz kendilerinden yeni yapýlar doðurmuyor. Tahrif ve yýkým amaçlý sahte anlayýþlar kendilerinden klikler doðurduklarýndan, hiç uðraþmaya bile deðmeden kendi içlerinde kendilerini yok etmektedirler. Bunun adý yüce ALLAH’ ýn kanunu ve adaletidir. Dünyada hiçbir þey kiþiselleþtirilerek çýkar odaklý yapýlandýrýldýðýnda varlýðýný sürdüremez. “Siyaset ayaðýmýn altýndadýr” diyen bir anlayýþýn savunucularýndan bazýlarýnýn maalesef siyasetin çamur deryalarýna göbeklerine kadar batmýþ olmasý, þahýslara deðil, o davanýn bizzat kendisine mal edilmektedir. Diðer yandan geniþ kitleler arasýnda güvenirliklerinin tartýþýlýr hale gelmesine sebep olmuþlardýr ve bence vebali de aðýrdýr. Elde edilen kiþisel kazanýmlar çok kýsa sürelidir ve kaybedilenler ise süresizdir. Bu anlayýþlarýn kullandýðý argümanlar karþýsýnda durma ve tutunabilme imkân ve fýrsatý yoktur. Ancak kaç yýl olursa olsun, sadece girdikleri siyaset kurumu, sonsuz gibi görünen ve öyle algýlanan kutsal davanýn sanki ALLH korusun sonunu getirmeye yetmiþ gibi gözükmektedir. En azýndan öyle bir suizana meydan verilmiþtir. Bu siyaset kurumunun köleleri olan anlayýþlarýn daha fazla menfaat adýna hak ve adalet kantarýnýn ibresini hile ve desise ile deðiþtirmelerinin bedelini ödemeye baþlamak üzere olduklarýný görmek için kâhin olmaya gerek yok. Eðer bu durumu anlamakta zorlanan varsa, sadece idari mahkeme kayýtlarýnýn incelenmesi, hak ve adaletin nasýl çýkar ve menfaat temelli yok sayýldýðýna þahit olunmasý yetecektir.

Sayýn Baþbakanýmýzýn etrafýný tuzaklarla örerek onu adeta çýkmaza sürükleyenler de bu tür hatalý tasarýmlarla uðraþanlardýr. Emniyet teþkilâtýndaki belki rutin yer deðiþiklikleri ile ilgili olarak taraf gazetesinde eski bir Polis Akademisi öðretim üyesi tarafýndan yapýlan bir yorumda;  cemaat mensubu polislerin tasfiye edildiði ve onlarýn yerine milliyetçi muhafazakâr  polislerin atandýðýný haber etmiþlerdir. Esasýnda beklide ne öncesinde ve nede sonrasýnda böyle bir þey olmamýþtýr. Belki de emniyet çalýþanlarý arasýnda bir gruplaþma oluþmasý amaçlanmýþ olabilir. Öyle olmuþ olsa da, ancak daha önce olanlarýn yerine þimdi gidenler getirildiðinde, o zaman gidenlerin yerine gelenler için ayný þeyler söylenmemiþti. Sanki onlar çalýþýrken normalmiþ ve ne hikmetse, neci olursa olsun, vatanperver polisler olursa bu normal deðilmiþ. Bu beyefendiye birilerinin; bu ülkenin, içerisinde yaþayan herkesin olduðunu ve o teþkilatta da yine herkesin görev yapabileceðini anlatmasý gerekmektedir. Bilinmelidir ki bir ülkenin kolluk kuvvetleri elbette ki milli olmalýdýr ve toplumdaki çoðulculuk ölçeðinde çoðulcu olmalýdýr. Teþkilat içerisindeki tarafsýzlýk, çoðulculuðu temsil eden taraflarýn hepsine mensubiyetler yoluyla birbirini kontrol ederek gerçekleþecektir. 

Toplumsal birlik ve beraberlikten yana olan, Yunus gibi yaratýlaný yaratandan ötürü hoþ gören, Mevlana gibi; “her kim olursan ol gel yine gel” diyebilen ve etnik yapýsý, dini, mezhebi, dünya görüþü, meþrebi ne olursa olsun herkes bu ülkenin asli unsurlarýdýr. Hiç kimsenin birini diðerine tercih etmesi ve ayrýþtýrmasý kabul edilebilir deðildir. Ayný malzemeden ve ayný zaman ve mekân boyutunda, ayný emekle, ayný standartlarda ve ayný maksat için bir fabrikada imal edilen çamaþýr makinelerinden birisi veya birkaçýnýn fabrikaya veya fabrika sahibine diðerlerinden daha yakýn olduklarýný iddia etmeleri ne kadar gülünç ve anlamsýz ise, insanlar arasýnda da böyle iddialarýn ne kadar boþ ve tiksindirici olduðu anlaþýlmaktadýr. Halbuki üstünlüðün kendilerine verilen görev kapsamýnda yeteneklerin kullanýlmasýnda olduðu açýkça vurgulanmýþ ve herkeste bu ilkeyi benimsemiþtir. Düþünebiliyor musunuz!.. Adam kendisini cennetlik saymakla kalmýyor, ayný zamanda kimlerin cehennemlik olduklarýna bile karar verebiliyor. Bu iddialar çok aðýr iddialardýr. Eðer durum kendi düþüncesinde olduðu gibi deðilse, birilerini kategorize ederek isnat ettiði suç ve durum mutlaka kendisi içindir.

Sevgili dostlar; hiç Yüce Peygamberimizde böyle bir algý fark edilmiþ midir? Sahabe efendilerimizde görülmüþ müdür? Ýslâm Halifesi efendilerimizde var mýdýr? Yunusta böyle bir tavýr ve bakýþ var mýdýr? Ebul Hasan El Harakaniye  ne dersiniz? Ya Mevlâna? Hele hele mezhep Ýmamlarýmýz? Üstad Saidi Nursi, “Euzubillahimineþþeytani siyaset”  derken hatalýmý söylemiþtir? “Beþer zulmeder kader adalet eder” ifadesi ne anlama gelmektedir? Bir Fakülte Dekanýnýn yapmýþ olduklarý adaletsizlik karþýsýnda hakkýný yemiþsiniz diye idari mahkemenin vermiþ olduðu kararý uygulamamak için hapishaneye girmeye razý olmasý hangi vicdan ve ahlâk ilkeleriyle örtüþüyor? O þahsý hala orada dekan olarak tutan irade daha baþka adaletsizlikler yaptýrmayý mý plânlýyor? Neden müdahil olunmuyor?

Peki bu fitne ve fesat odaklarý kendilerini ALLAH’ ýn ortaklarý mý zannetmektedirler? Haklarýný gasp ettikleri baðýmsýz mahkemelerce sabit olan insanlardan özür dileyip helalleþmeyi düþünüyorlar mý? Ýlahi adalet önünde hesap vermeyi gözleri kesiyor mu? Bugün ellerinde tuttuklarý saltanatýn ebedi olamayacaðý ve þu an itibariyle zalim konumunda olup zulmederken, yarýn mazlum olarak kurban durumuna düþecekleri akýllarýna geliyor mu? Zulüm ve haksýzlýk yaparken kullandýklarý þahýs ve argümanlar ne olursa olsun, ALLAH’ ý ve onun þaþmaz adaletini unuttuklarýnýn farkýndalar mý? Yaptýklarý zulümden inim inim inleyen mazlumlar yaratýrken, kendi evlerinde çoluk çocuklarýyla beraber rahat yaþayabiliyorlar mý? Ödemeleri gereken bedellerin çocuklarýndan da çýkabileceði akýllarýna geliyor mu? Ben üzülmüyorum çünkü alacaklýyým. Ýlahi adaletin hakim olduðu Mahkemei Kübra da kayýtlý davacýyým. Sabýrlýyým ve ilahi adalete inancým tamdýr. Onun için mutluyum ve huzurluyum. Onlarýn tamamýný ilahi adalete havale etmiþim. Gün ola harman ola!..

Sevgili dostlar, ALLAH’ a emanet olunuz. Güllük gülistanlýk olsun yolunuz. Güçlü olsun kýrýlmasýn kolunuz. Hak ve adalet doðursun düðününüz toyunuz.

Selam ve sevgilerimle.

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 13392 Defa Okundu
2013-07-06

SON YAZILARI

Amerika’nýn yeni dünya düzeni ve PDY/PKK’ya biçilen yeni rol!.. Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fýrsat Bu Fýrsat diyenler! Ýhanet ateþinde aklýný ýsýtanlar kendi bedenlerinin yanýþýný seyredecekler!.. Ýhanet Çeteleri ve Terör Yapýlarýyla Beraber Kayýran ve Koruyanlara da Amasýz, Fakatsýz Dokunulmalýdýr!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yýl Geçti Devleti Baþsýz Býrakmaya Niyet Edenler… Ýnfaz timlerinin varlýðýna iþaret etmiþtim, eyvah haklýymýþým!.. Neye Evet Neye Hayýr!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayýr yer deðiþtirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eðitim Sen Genel Baþkanýnýn Sözleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır