KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

OSMANLýNýN RüYASý: RüYADA TERAKK

  Yrd. Doç. Dr. ABDULKADÝR ERKAL

          abdulkadirerkal@gmail.com
         OSMANLýNýN RüYASý: RüYADA TERAKK
Osmanlýnýn Rüyasý: Rüyada Terakki
 
‘Uyku halinde görülen þey’ olarak tanýmlanan rüya, tarihin ilk çaðlarýndan beri ilgisini çekmiþ ve üzerine sayýsýz fikir beyan edilmiþtir. Rüyanýn özellikle Türk-Ýslam kültüründe önemi daha fazladýr. Çünkü rüyanýn, aklýn ürünü olmayýp ilahi bir içerik ve özelliðe sahip olunduðu görüþünden hareketle, rüyalarýn kudsiyetine iþaret edilmektedir. Hz. Yusuf’un rüyalarla iliþkisi, derviþlerin, þeyhlerin, müridlerin gördüðü rüyalar hep buna delalettir. Hatta aþýklýk geleneðinde bile kiþi aþýklýða adýmýný rüya ile atar. Rüya böyle bir kudsiyete sahip olunca rüya üzerine edebi metinler bile bina edilmiþtir. Türk edebiyatýnda konusu doðrudan rüyada geçen dört önemli eser tespit edilmiþtir. Konusu rüya olan eserlere ‘hâbname’ veya ‘vakýâname’ adý verilmektedir. Bu eserlerden üçü Osmanlý döneminde biri de Tanzimat döneminde kaleme alýnmýþtýr.
 
Osmanlý döneminde en bilineni Veysi’nin ‘Vakýâname’ adýyla da bilinen ‘Hâbname’ isimli eseridir. I. Ahmed ile Ýskender’in karþýlýklý konuþmalarýný ihtiva eden eserde, Hz. Adem zamanýndan beri dünyada yapýlan kötülükler hikâyelerle anlatýlarak, devlet memurluklarýna ehliyetli insanlar getirilmediði müddetçe dünyanýn bu kötülüklerden kurtulamayacaðýný dile getirmektedir. Diðer bir eser Ömer Fuâdi’nin ‘Risale-i Habiyye’sidir. Fuadi bu eserinde Yusuf ile Züleyha hikâyesinin etkisi altýnda kalarak, gördüðü rüyada Allah’tan kendisine böyle bir aþký kendisine nasip etmesini ister. Karþýsýnda yüce bir kapý görür ve o kapýdan içeri girer. Cennete müþabih olan bu yerde gezerken bir güzelle karþýlaþýr. O gönül açýcý nurlu yüzü görünce þairin gözü aydýnlanýr ve uyanýr. Þairin bundan sonraki günleri o güzelin hayaliyle geçer. Onu bulma ümidiyle her yeri arar, sonuçta gerçek güzelliðin Allah’tan geldiðini keþfeder. Üçüncü eser, Haþmet’in ‘Hâbname-i Haþmet’ adýyla bilinen ‘Ýntisabü’l-Mülûk’ isimli eseridir. Eser, III. Mustafa’nýn tahta çýktýðý günün gecesi Haþmet’in gördüðü bir rüyayý konu almaktadýr. Dördüncü eser ise Erzurumlu Edhem Pertev Paþa’nýn ‘Hâbname’ ve ‘Hâbname lahikasý’ isimli iki risalesidir. Edhem Paþa, 19. Asrýn ikinci yarýsýnda Ýstanbul’da mason localarýnýn artarak güç kazanmasýndan ve Müslümanlarýn yoldan çýkmasýndan rahatsýzlýðýný, masonluða reddiye tarzýnda yazdýðý bu eseriyle dile getirmiþtir.
 
Yazýmýzýn çýkýþ noktasýný teþkil eden Molla Davutzade Mustafa Nazým Erzurumi’nin 1913 yýlýnda kaleme aldýðý, ancak yeni varlýðýndan haberdar olunan Rüyada Terakki ve Medeniyet-i Ýslamiyeyi Rüyet (Rüyada Ýslam Medeniyetini ve Ýlerlemeyi Görme) isimli anlatýsý, konusu ve içeriði bakýmýndan yukarýda ismi geçen eserlerden farklý bir tarz olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Eseri günümüz Türkçesine aktararak yayýna hazýrlayanlar (Molla Davutzade Mustafa Nazým Erzurumi, Rüyada Terakki ve Medeniyet-i Ýslamiyeyi Rüyet, Boðaziçi Üniv. Yay., ‘’çev. Engin Kýlýç’’, Ýstanbul 2012; Molla Davutzade Mustafa Nazým Erzurumi, Rüyada Terakki, ‘’çev. Hilal Aydýn-Öykü Özer’’, Kapý Yay. Ýstanbul 2012) eseri, ütopya edebiyatýna dahil etmektedirler. Ütopya, Yunanca kelime olup, ‘gerçekleþmesi imkânsýz tasarý veya düþünce’ (TDK Türkçe Sözlük, 2010) olarak tanýmlanmaktadýr. Oysa eserde hayal olarak ele alýnan birçok konu ve saptamalarýn günümüzde vuku bulmuþ olduðunu görmek, bu eseri ütopya olmaktan çýkarmaktadýr.
 
Eser, yazar rüyasýnda dörtyüz yýl önce yaþamýþ büyük dedesi Molla Davud’la karþýlaþýr ve onun rehberliðinde 24. yüzyýl Ýstanbul’una gider. Dede torun bir yandan þehri gezerken bir yandan da orada hüküm süren ileri derecedeki medeniyetin ayrýntýlarýný ve o medeniyeti mümkün kýlan geleceðin tarihini okuyucuya aktarýr. Nazým Erzurumi’nin eseri kaleme aldýðý yýl 1913’tür. Yani Osmanlý Balkan savaþlarýndan yeni çýkmýþ, önemli ölçüde toprak kaybetmiþ, dört bir yandan düþmanlar tarafýndan kuþatýlmýþ, Osmanlýnýn kaos içinde olduðu yýllar.. Bu durum yazarý oldukça rahatsýz etmiþ olmalý ki, Osmanlý doðal olarak da Ýslam medeniyetinin de dünyaya hakim olacaðý bir zamanýn mutlaka geleceðini, geldiði zaman o medeniyetin nasýl olacaðýný zihninde tahayyül ederek, rüya motifiyle 24. yüzyýlýn Ýslam dünyasýný çizmeye çalýþmýþ… Rüyada Nazým, dedesiyle karþýlaþmasýnda, dedesi Nazým’a yaþadýðý dönemin ahvalini sorar. Nazým dedesine, ‘-sizin yapmýþ olduðunuz hatalarýn belasýný þimdi biz çekiyoruz..’’ deyince dedesi, ne gibi hatalarýnýn olduðunu sorar. Nazým, ‘Siz kuvvetinize güvenerek Asya’da, Afrika’da, Avrupa’da birçok memleketler aldýnýz. Onlarý zamanýnýzda güzel idare ettiniz. Eðer o aldýðýnýz yerleri, hudutlarý dahilinde bir takým mýntýkalara taksim ederek büyük kuvvetler teþkiline mani olacak olan girintili çýkýntýlý memleketlerden icab ettiði kadarýný Müslüman olmayan unsurlara terk edip de, iþinize kolay gelen memleketlerde oturanlarý adalet dairesinde yerlerinden alarak gelirlerine ve arazilerine karþýlýk, kendilerine gelir ve arazi vererek oralarda iskân ettirmiþ olsaydýnýz, hem onlarý memnun etmiþ olurdunuz hem de Osmanlý memleketini her yönden akýn etmekte olan Osmanlýlarla doldurarak ahaliyi tek bir kitle haline koymuþ olurdunuz…’ diyerek Osmanlýnýn çöküþünün sebeplerini sýralar. Dedesi Nazým’ý da yanýna alarak 24. Yüzyýlýn Ýstanbul’unda bir gezi yapar. Nazým gördüðü Ýstanbul karþýsýnda büsbütün hayrete kapýlýr. Þehir mimarisi yönüyle büsbütün deðiþmiþ, duvarlarý camekan yüksek yüksek binalar (gökdelenler), geniþ caddeler, binalarýn üzerinden geçen yollar, insanlarýn bu yollarda sürdükleri arabalar vs… Teknolojinin yanýnda yaþam tarzýnda da olan deðiþiklikler ayrýntýlý olarak iþlenmiþ eserde. Genel olarak, ekonomi, bankacýlýk sistemi, vatandaþlýk numarasý, esnaflarýn durumu, esnaflýðýn iþleyiþ biçimi, evlenme biçimi, insanlar arasýndaki ikili iliþkiler, sanat, gibi konular ayrýntýlý olarak anlatýlmýþtýr.
 
Yazar eseri kaleme almaktaki amacýný ise þöyle açýklar: Biz bu kitapta Ýslamlarýn çalýþtýklarý halde ne gibi harikalar vücuda getirebileceklerini anlatmak ve onlarý teþvik etmek istedik. Yazarýn da ifade ettiði gibi çalýþýnca olmayacak þey yoktur.
 
24. yüzyýlýn Ýstanbul’unda seyahat etmek isteyenlere bu eser önemle tavsiye olunur.
  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 15565 Defa Okundu
2012-11-07

SON YAZILARI

Böyledir Bizim Aþkýmýz-2 Ekmeðin hamurunda sevgi vardýr Bu iþte bir garabet yok mu? ERZURUM’UN MANEVÝ MÝMARLARINDAN HÂCE MUHAMMED LUTFÎ (ALVARLI EFE) Böyledir bizim aþkýmýz! Osmanlýnýn Rüyasý: Rüyada Terakki MUHABBET, GÜL ÜSTÜNE!.. Söz, muhabbet üstüne!.. 1919 yýlýnda cep telefonu kullanmak!.. Âþýk Sümmani’den Sümmani Baba’ya

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır