KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

EKMEðN HAMURUNDA SEVG VARDýR

  Yrd. Doç. Dr. ABDULKADÝR ERKAL

          abdulkadirerkal@gmail.com
         EKMEðN HAMURUNDA SEVG VARDýR

Ekmeðin hamurunda sevgi vardýr

Ekmek için yapýlan ‘yaþamýn temeli’ tanýmý, onun bir gýda maddesi olmaktan öte bir anlam taþýdýðýný gösterir. Ekmek uygarlýk kadar eski, bilinen en önemli ve insanlýðýn ortak tüketim gýda maddesidir. Ekmek hem bereketin kendisi, hem de bereket sembolüdür. Doðumdan ölüme kadar her önemli olayda en önemli maddi ve manevi simgedir.

Ekmek sözcüðü eski Türkçe’de ‘Etmek’ þeklinde söylenirdi. Dede Korkut Kitabý’nda; “biþmiþ etmegün bakasý olmaz”, “Aðanuzun etmeði helal olsun” gibi cümleler içinde görülmektedir. Bazý bölgelerde ve Çaðatay Türkçesi’nde  ‘ötmek’ þeklinde de söylenmektedir. Divanu Lugat-it Türk’te her iki kullaným þekline de yer verilmiþtir.

Ekmek, Türk halkýnýn temel besinidir ve kutsal bir yiyecektir. Eskiden olduðu gibi günümüzde de geleneksel çevrelerde sofrada mutlaka ekmek bulunur. Yenilecek yemek un ile yapýlsa bile sofradan hiçbir zaman ekmek eksik olmaz. Halka göre sofraya ekmeksiz oturmak günah sayýlmýþtýr. Zaten yakýn zamana kadar ‘yemek yeme’ ifadesi ‘ekmek yeme’ þeklinde söylenirdi ki bu kullaným doðu bölgelerinde halen daha geçerliliðini sürdürmektedir. Eski kadýnlarýn kýzlarýna söyledikleri en güzel dualardan biri: “Er ekmeði yiyesin, er urbasý giyesin” idi.

Ekmeðin ana maddesi tahýldýr. Arpa, buðday gibi tahýl ürünlerine genel ad olarak ‘hubûbat’ denir. Hubûbat, Arapça olup ‘hubb’ kökünden türemiþtir. ‘hubb’un kelime anlamý ise ‘sevgi’ demektir. Yine, “habib (seven, aþýk), mahbub (sevgili), muhabbet (sevgi üzerine sohbet)” kelimeleri de bu kökten olup sevgi ve aþký ifade eden kelimelerdir. Ekmeðin ana maddesi tahýlýn anlamý buradan gelmesi oldukça anlamlýdýr. Zira ekmeðin oluþumuna kadar geçen süre, aþkýn merhalelerini ifade eder gibidir.

Cânâ bu derûnumda yanan nân göreydüñ

Zahirde olan nâle ile zan bilürsin (Nev’i)

Baþak, yaðmurlardan sonra olgunlaþýr. Aþk gözyaþýyla ikmâl olur. Ekin büyük bir gayretle biçilir, zahmetle sapýndan ayrýlýr. Emekle öðütülür, yoðrulur biraz bekletilir ve ateþe verilir. Olgunluðu ateþle olur. Ateþte yanan (piþen) ekmek, aþkýn yakýcýlýðýný, ateþini, sýcaklýðýný ilmek ilmek tatmýþ, her bir hücresinde ziyadesiyle onu tatmýþtýr. Sine (göðüs) de tandýr gibidir. O ateþ o gönülde öyle harlanmýþtýr ki, bütün bedeni tutuþturmuþtur. En büyük yakýcý olan güneþ bile onun yanýnda hiçtir:

Sînesinde dâðýna küynüklü nâným var diyen

Âfitâbýn kursunu tennûruna nân istemez (Hayali)

Týpký Mevlana’nýn aþký anlatýrken kullandýðý tabir gibi: Hamdým, yandým, piþtim. Bu yüzden ekmek, Türk kültürü ve geleneðinde kudsiyet kazanmýþ en önemli unsurlardan biridir. Ekmekle ilgili olarak sayýsýz deyim ve atasözü dilimize girmiþ ve geçerliliðini de sürdürmüþtür. Ekmek; nimet, iþ, doyma, inanç, kültür, alýn teri, bereket gelenek, kutsal gýda, güç, uygarlýk ve insanlýk için birçok þey ifade eden bir kelimedir. Ekmek parasý, ekmek kapýsý, ekmeðini eline almak, ekmeðini taþtan çýkarmak, ekmeðini yemek, ekmeðine yað sürmek, yiyecek ekmeði olmak, ekmeði ile oynamak, ekmek elden su gölden, ekmeðinden olmak, ekmeði dizinde imaný yüzünde, ekmek aslanýn aðzýnda vs. gibi deyimlerle hayata bakýþ açýmýzý hep ekmek üzerinden yapmýþýzdýr.

Toldurur kanlu yaþum þerhalarum ‘aksinden

Hakk-ý nâný unudur kanuma ekmek tograr  (Gelibolulu Ali)

Yolumuzda harc idenlerçün emek

Anlarunla ki yidük nân u nemek (Mihri Hatun)

Yemin ederken “ekmek-Kuran çarpsýn” diye ekmek üzerine yemin ederiz. Öpüp baþa koymak, saygý duyulan ve kutsal kabul edilen þeyler için yapýlan bir uygulamadýr. Meselâ ekmek yere düþtüðünde öpüp baþa konulur. Âþýklar da sevgiliden gelen her þeyi, tasý bile bir ekmek gibi öpüp basa koyarlar:

Seng gelse yârdan ‘âþýk öper baþýna kor

Gûyiyâ ihsân ider hân-ý keremden nân atar (Yahyâ G56/3)

Hayata direnmek, mücadele etmek ekmek içindir. Alnýmýzýn teriyle ekmeðimizi kazanýrýz. Ýnancýn, geleneðin, hayat ve güç veren emeðin dadý olmuþtur ekmek!

Bir dilim etmegi bir ehl-i ma’ârifde komaz

Gözedir zümre-i nâdân ile hakk-ý nâný (Nefi)

Ekmek ve tuz sofralarýn vazgeçilmezidir. Kültürümüzde bir yeni eve ilk girilirken, ilk götürülmesi gereken nesnelerin, tuz ile ekmek olduðunu tuzun uður, bereket ve nazar kavramlarýyla olan iç içeliðine dikkat çekmektedir. “Tuz ekmek hakký” deyimini genel olarak “bir iyilik ve aþinalýk dolayýsýyla kiþilerin birbirlerine karþý taþýdýklarý sorumluluk hissi” þeklinde anlamak mümkündür. Birinden iyilik görüp ekmeðini yemek, kýsa bir müddet de olsa birisiyle kader birliði yapmak ayný mekânda ve ayný hedefe yönelik yaþamýþ olmak, duygusal olarak ayný ideale sahip bulunmak gibi sebeplerden ötürü kiþilerin taþýdýklarý minnet ve þükran duygularý tuz ekmek hakkýný doðurur.

Ekmek üzerine Anadolu’nun deðiþik yörelerinde buna benzer çeþitli inanýþlar da bulunmaktadýr. Mesela; gelinin gelinliðini giyme esnasýnda baþýnda ekmek bölmek o yýl bolluk olmasý için yapýlan uygulamalardan biridir.

Yeni doðan çocuðun sokaða ilk çýkarýlýþýnda kundaðý arasýna ekmek koymak ve bunu ilk rastlanan kiþiye vermek halen uygulanan gelenekler arasýndadýr. Ekmek ateþe atýldýðýnda günah olmamasý için ‘þehitlerin canýna’ denilir.

Divan þiirimizde de ekmekle ilgili olarak deðiþik mazmunlar oluþturulmuþtur. Ekmeðin gerek þekli yapýsý, gerekse ateþle olan iliþkisi dolayýsýyla aþk, aþýk ve sevgili ile ilgili benzetme unsuru olarak kullanýlmýþtýr. Sâbit, aþk hamurunun zehirle mayalandýðýný ama bîçâreler yani âþýklarýn bu ekmekten yediklerini söyler:

Etmeðin alur tenâvül eyleyen bîçâreler

Mâye-i semmle muhammerdür hamîr-i nân-ý ‘aþk (Sâbit G199/4)

Ekmeðin þekli yuvarlaktýr. Hâletî, ay ve güneþi, sofradaki yuvarlak ekmeklere benzetir:

Meh ile mihr degül çerhe iki nân itdi

Þu dem ki çekdi cihân bezmine simât-ý nevâl (Hâletî K21/18)

Ekmek fýrýnda piþirilir, Sâbit gözyaþlarýyla mayalanmadýkça, kanlý fýrýnýn kimsesizlere ekmek vermeyeceðini söylerken; Hâletî ise, kýrmýzý daðlarýyla vücudunu, sýcak ekmek çýkan bir fýrýna benzetir:

Dem-i siriþk ile tutmayýnca mâyesini

Bizüm bu kanlý furûn bî-nevâya nân mý virür (Sâbit G14/3)

Tâze tâze dâðuma itsen revâdur i‘tibâr

Þimdi çýkmýþdur derûn-ý sîneden ol germ nân (Hâletî G557)

Kültürümüzde ve edebiyatýmýzda ekmekle ilgili oluþturulmuþ sayýsýz gelenek, inanýþ ve metafor bulunmaktadýr. Hepsini buraya sýðdýrmak imkansýzdýr. Üzerinde derin çalýþýlmasý gereken bir konudur.

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 202458 Defa Okundu
2014-01-22

SON YAZILARI

Böyledir Bizim Aþkýmýz-2 Ekmeðin hamurunda sevgi vardýr Bu iþte bir garabet yok mu? ERZURUM’UN MANEVÝ MÝMARLARINDAN HÂCE MUHAMMED LUTFÎ (ALVARLI EFE) Böyledir bizim aþkýmýz! Osmanlýnýn Rüyasý: Rüyada Terakki MUHABBET, GÜL ÜSTÜNE!.. Söz, muhabbet üstüne!.. 1919 yýlýnda cep telefonu kullanmak!.. Âþýk Sümmani’den Sümmani Baba’ya

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır