Hayvancılığın belli başlı sorunları ve çözüm önerileri
2012-02-05 - 13:46
KARS
Hayvancılığın belli başlı sorunları ve çözüm önerileri
Merkezi Kars’ta bulunan Serhat kalkınma Ajansı (SERKA) bölgenin can damarı olan hayvancılığın belli başlı sorunları ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı.
Kars bilindiği gibi geçmiş yıllardan bu yana Türkiye’nin et ihtiyacını karşılayabilecek konumda olma özelliğini hep taşıdı. Verimli ovaları, derman gibi otlarıyla sağlıklı et besini tüketilmesinde büyük rol oynadı. Bölgenin önde gelen kenti olan Kars’ta tarım ve hayvancılık alanında gelişmişlik göstergesinin artırılması için de birçok çalışma yapıldı. Hayvan üreticisi ithal etin ülkeye sokulmasından çok dert yandı ve bunun yanlış bir uygulama olduğu her platformda dile getirildi. Buna rağmen ülkemize ithal etin sokulması önlenemedi ve Karslı besici yeni planlar kurmaya başladı. Bir türlü eski günlerini yakalayamayan Kars’ta il merkezindeki esnaflar köylünün yolunu bekledi, köylü ise hayvancılığın önünün açılmasını bekledi.
SERKA’da tüm bu sıkıntıları dillendiren ve çözüm önerileri getiren bir çalışma yaptı. Yapılan araştırmada bölge hayvancılığının kalkınması için önemli gündem maddeleri hem ilgili bakanlık ve STK’lara hem de bölgenin hayvan yetiştiricilerine duyuruldu.
BESİ HAYVANCILIĞININ GELİŞTİRİLMESİ, IRK ISLAHI VE HAYVAN BESLEMESİ VE YEM BİTKİLERİ:
BELİRLENEN TEMEL SORUNLAR:
-Kültür ırkı hayvan yetiştiriciliğinin ihtiyaç duyulan koşulların tedariğinde zorluk çekilmektedir. Meralar yerleşim merkezlerine uzaktır.
-Kültür ırkı hayvanların bağışıklık sisteminin bölge koşullarına uygun olmaması verimde düşüşe neden olmaktadır. Üreticiler kültür ırklarını da yerli ırklar gibi yetiştirmektedir.
-DAP kapsamında destek yararlanıcıları için öngörülen hayvan sayısının (en az 50 adet) yüksek olması bu destekten faydalanma olanağını azaltmaktadır.
-Küçük üreticiler desteklerden faydalanamamaktadır.
-Küçük ölçekli işletmeler büyük işletmelerle rekabet etmekte zorlanmaktadır.
-Küçük işletmelerin destek sistemine güvenleri azalmıştır.
-Suni tohumlama konusunda üreticiler yeterli bilgiye sahip değildir.
-Üreticiler suni tohumlama desteğinden yararlanamamaktadır.
-Üretim doğal yollarla gerçekleştirildiği için damızlık boğa bakım maliyetleri ilave yük oluşturmaktadır.
-Et ve süt fiyatlarında istikrar yoktur.
-Üreticiler, risk sebebiyle yatırım yapmaktan korkmaktadır.
-Belirgin bir hayvancılık politikasının olmaması belirsizlik yaratmaktadır.
-Ülkedeki istikrarsızlık yurt dışındaki işletmelere yaramaktadır.
-Et son tüketici fiyatının yüksek olmasına rağmen, üreticiler düşük kar elde etmektedir.
-Devlet maliyetler ve satış fiyatları için belirleyici bir rol üstlenmemektedir.
-Fiyatların belirlenmesi spekülasyona açıktır.
-Devlet desteklerinin etkin ve amaca uygun kullandırılamaması sorun teşkil etmektedir.
-Bürokrasinin yoğunluğu.
-Proje hazırlama bölgede zor bir işlem olarak algılanmaktadır.
-Proje başvurularında konusunda uzman kişilerden/yapılardan danışmanlık hizmeti alınmamaktadır.
-Kamu bankalarının kredi şartlarının bölge şartlarına uygun olmaması söz konusudur.
-Devlet yatırımcıyı teşvik edici çözümler geliştirmemektedir.
-Yem maliyetlerinin yüksek olması ve uygun yemleme tekniklerinin kullanılmaması sorun yaratmaktadır.
-Bölgeye uygun alternatif bitkiler kullanılarak beslemede çeşitlendirmeye gidilememektedir.
-Yemle beslenme döneminin mevsim koşulları nedeniyle uzun olması maliyetleri artırmaktadır.
-Yem sanayinin gelişmemiş olması maliyetleri artıran bir başka unsurdur.
-Uygun yemleme teknikleri yerine geleneksel yöntemler kullanılmaktadır.
-Ahır/ağıl inşaatı projelendirme konusunda yetersiz kalınmaktadır.
-Bölgede deneyimli yetişmiş iş gücü eksikliği hissedilmektedir.
-Projelerin sadece inşaat mühendisleri tarafından yapılması, üretim koşullarının iyi düşünülmeden teknik tasarım yapılması verimsiz barınakların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
-Barınaklarda hazır projelerin kullanılması ve teknik yardım alınmaması.
-Meralardan yeterli düzeyde yararlanılmamaktadır.
-Bölgenin yeterli potansiyeli olmasına rağmen, mera paylaşımında sorunlar yaşanmaktadır.
-Mera yönetim sistemleri bulunmamaktadır.
-Meralar yanlış kullanılmaktadır.
-Yem bitkisi potansiyelinden yeterince yararlanılmamaktadır.
-Yem bitkilerinin nem, boy, protein oranı gibi teknik özellikleri üreticiler tarafından bilinmemektedir.
-Hayvan ırkı ve yaşı dikkate alınmadan geleneksel yöntemlerle beslenen hayvanlardan yeterli verim alınamamaktadır.
-Hayvanların tek tip yem ile beslenmesi, yem karışımlarından faydalanılmaması yeterli et veriminin sağlanamamasına neden olmaktadır.
-İlgili STK (odalar, birlikler) etkin değildir.
-STK’ları yöneten kişiler konusuna hâkim değildir. STK’lar yeterince denetlenmemektedir ve istismarın önüne geçilememektedir.
-Aynı alanda faaliyet gösteren STK’lar aynı çatı altında faaliyet göstermemektedir, çok başlılık ortaya çıkmaktadır.
-STK’ların, üretici desteklerinden aldığı pay yüksektir.
Çözüm Önerileri:
-Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği konusunda üreticilere yönelik tarımsal yayım danışmanlık hizmetlerine önem verilmesi gerekmektedir.
-Üreticilerde farkındalık yaratılması ve bilgi düzeylerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır.
-50 büyükbaşın altında hayvancılık işletmelerinin kurulması için Tarım Bakanlığı’ndan destek verilmesi sağlanmalıdır.
-Suni tohumlama hizmetlerine önem verilmesi ve yaygınlaştırılmasının sağlanması gerekmektedir.
-Et fiyatlarının devlet tarafından regüle edilmesi gerekmektedir.
-Et fiyatları üzerinde kontrol mekanizmalarının oluşturulması ve denetlemelerin yapılması elzemdir.
-Besicilerin desteklerden faydalanabilmesi için bürokratik mekanizmaların azaltılması ve destek başvurularının kolaylaştırılması gerekmektedir.
-Bölgeye uygun yem bitkilerinin teşvik edilmesi ve ekiminin yaygınlaştırılması önem arz etmektedir.
-Yem sanayisinin desteklenmesi gerekmektedir.
-Uygun yemleme tekniklerinin kullanılmasının özendirilmesi ve bu alanda eğitimlerin düzenlenmesi faydalı olacaktır.
-Tarım sektöründe nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanması için eğitim faaliyetlerine önem verilmelidir.
-Tip barınak projelerinin geliştirilmesi ve besiciliğe uygun barınak projelerinin kullanılması gereklidir.
-Mera ıslahı çalışmalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir.
-Mera otlatma planlarının yapılması ve bu planların uygulanması mera ıslahı açısından önem arz etmektedir.
-Hayvanların modern yöntemlerle beslenmesi gerekmektedir.
-Besleme konusunda rasyon planlarının yapılması ve üreticilerin bu planları kullanması sağlanmalıdır.
-Birliklerin ve kooperatiflerin kapasitelerinin güçlendirilmesi gerekmektedir.
-Konuyla ilgili STK’lar arasında koordinasyon ve iletişimin sağlanması gerekmektedir.
HAYVAN HASTALIKLARI İLE MÜCADELE:
BELİRLENEN TEMEL SORUNLAR:
-Bölgede karşılaşılan yaygın hastalıklar şunlardır; Şap, Bruselloz ve diğer yavru atıkları, Şarbon, Mastitis (meme yangısı), Leptospiroz, Tüberküloz, Solunum Sistemi Hastalıkları, İshaller, Yeni Doğan Hastalıkları, Sığır Vebası, PPR (küçük ruminant vebası) ve Kuduz.
-Şap, sınırı aşan, mücadelesi zor bir hastalıktır. Özellikle kontrolsüz hayvan hareketleri ve meralarda yakın temas şap hastalığının yayılmasına neden olmaktadır.
-Hayvan pazarları hastalıkların önemli yayılma merkezleri rolündedir.
-Numuneler uygun olmayan şartlarda gönderilmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:
-Şap konusunda serotip belirleme (A tipi, O tipi) konusunda uluslararası detaylı çalışmalar yapılmalıdır. Tetravalanve diğer aşı seçenekleri düşünülmelidir.
-Şap hastalığına karşı göz damlası şeklinde aşılar geliştirilme aşamasındadır. Uygulaması kolay olduğu için mücadelede kolaylık sağlayabilir. Ayrıca daha detaylı aşı geliştirme uygulamalarına devam edilmelidir.
-Hayvan satışlarının yetiştirici birlikleri veya kooperatifler eliyle kontrollü ve düzenli olarak yapılması sağlanmalıdır.
-Brusellozda aşılama sonucunda serolojik testler yanlış sonuçlar doğurabilmektedir ve yapılacak testlerde hastalık ve aşılama sonucu ortaya çıkan seropozitifliği ayırabilen aşıların (aglütinojen olmayan aşılar gibi) kullanımı düşünülmelidir.
-Barınaklarda hijyen uygulamaları geliştirilmelidir.
-Hayvansal ürünlerin kaliteli, yüksek ticari değerle ve markalaşarak tüketime sunulabilmesi için gerekli kümelenme projeleri hayata geçirilmelidir.
-Hayvan pazarları hastalıkların önemli yayılma merkezleri rolündedir. Hayvan satışlarının yetiştirici birlikleri veya kooperatifler eliyle kontrollü ve düzenli olarak yapılması sağlanmalıdır.
-Hastalıklardan ari sürüler oluşturmada ve kooperatif bünyesinde hayvan alımlarında gerekli görülen bölgelerde önemli hastalıklar yönünden teşhis analizleri yapılmalıdır. Hayvanlar bölgede önemli hastalıklar için yapılan aşıların yanı sıra BRSV, PI, BVDV, IBR-IPV ve Leptospira yönüyle de aşılanmalıdır. Hayvanlar test edilmiş ve aşılanmış olarak kooperatifler tarafından yetiştiricilere teslim edilmelidir.
-Veteriner hekimlerin özlük hakları düzenlenmelidir. Veteriner hekimlere, hekimlik hizmetleri dışında evrak takibi, çiftçi kaydı girilmesi vb, teknik olmayan başka sorumluluklar yüklenmektedir. Bu durumun önüne geçilmesi için kurumların destek personeli sayıları arttırılmalıdır.
-Veteriner teşkilatının önemli bir zamanını alan küpeleme faaliyeti özel sektöre devredilerek teşkilatın zaman ve enerjisi mücadeleye odaklanmalıdır.
-Aşılama programları hayvanların doğum ve meraya/yaylaya çıkış dönemlerine göre yeniden düzenlenmelidir.
-Hayvan karantina uygulamaları gibi otlak ve mera karantina uygulamaları da yapılmalıdır ve odaklardan biçilen otların nakliyesi kontrollü olmalıdır.
-Hastalıklardan ölen hayvanların imhası için etkin bir şekilde çalışan özel bir ekip oluşturulmalıdır. Bu konuda sistematik şekilde işleyen bir düzen olmalıdır.
-Hastalıklarla ilgili acil eylem planları oluşturulmalıdır ve görevlilerin çalışma esasları ve önceliklerinin belirlenmesi gerekmektedir. Acil eylem planının yürürlüğe girmesinde gereken ödeneğin destek sağlayıcısı da uygulamaya konulmalıdır.
-Buzağı sağlığı için annenin aşılanması gerçekleştirilmelidir.
-Antraks aşılaması odaklarla sınırlı olmayıp geniş alanlarda uygulanmalıdır.
-Neospora gibi paraziter hastalıklar bölgede önemli bir sorundur ve bunların ara konakçısı olan hayvanlar (kedi-köpek) kontrol altına alınmalıdır.
-Sürü sağlığı konusunda çeşitli çalışmalar ve uygulamalar eksiktir.
-Sürü sağlığı yeterli düzeyde gözetilmemekte, popülasyonda aşılı-aşısız hayvanlar bir arada bulundurulmakta ve bu durum da bulaşıcı hastalıkların yayılmasına neden olmaktadır.
-Model işletmeler, yetiştiricilik, hastalıklardan ari sürüler ve hastalıkla mücadele açılarından oluşturulmalı ve bunların hayvan yetiştiricilerine örnek olması sağlanmalıdır.
-Veteriner hekim, işletmelerde sadece hastalık çıktığında müdahale eden konumunda değil, daha çok koruyucu hekimlikte danışman olarak görev yapan kişi konumunda olmalıdır.
-Eğitimler, etkin bir şekilde ve hedef kitleler belirlenerek uygulanmalıdır.
-Sosyolojik olarak hayvan yetiştiricileri yapılan işin ekonomik bir faaliyet olduğu bilinci yönünde eğitilmelidir.
-Hayvan küpeleme işlemi ile diğer aşı uygulamaları eş zamanlı olacak şekilde yapılmalıdır.
(BA-BA-S) KARS (KHA)
KHA
Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN
|