KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans
    30 Mayıs 2012 Çarşamba
Azerbaycan’da İşgal ve Soykırımlar
Anasayfaya Dön Tüm Güncel Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Azerbaycan’da İşgal ve Soykırımlar
2012-02-20 - 11:43
KARS
Facebook'ta Paylaş

Azerbaycan’da İşgal ve Soykırımlar 

Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Kafkasya ve Orta Asya Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hacali Necefoğlu’nun, “Azerbaycan’da İşgal ve Soykırımlar” yazısı:
 
Ermenilerin soykırım iddiaları ile etkin mücadele için son 200 yılda Kafkasların siyasi tarihinin bilinmesi ve bu süreçte Ermeni faktörünün iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
 
XVII. yüzyıla doğru Azerbaycan bölgesinde Türk milli birliğinin sağlanamaması, bu topraklarda birçok bağımsız veya yarı bağımsız devlet oluşumlarının, Hanlıkların meydana çıkmasına sebep oldu. Bunların sayısı 18 idi. Azerbaycan’ın Kuzeyinde, merkezi Tahran’da bulunan Türk Hanedanı Kaçarlar’dan bağımsız olmaya çalışan Bakü, Karabağ, Kuba, Şamahı, Şeki, İrevan, Nahçıvan ve Lenkeran Hanlıkları, o zaman Kafkasya’ya doğru genişlemeye başlayan Rus İmparatorluğunun hedefine dönüştü.
 
1723 yılında Bakü’yü geçici işgal etmeğe muvaffak olan Deli Petro amaçlarına ulaşmak için “...ne pahasına olursa olsun, Gilan, Mazandaran, Bakü ve Derbent’te Ermenilerin ve Hıristiyanların yerleştirilmesi” gerektiğini söylüyordu.
 
1768 yılında II. Katerina Ermenileri himayesine aldığını ilan eden bir Ferman imzaladı. 1802 yılında ise Rus Çarı I. Aleksandr N. D. Sisyanov’a gönderdiği yazıda şunları talep ediyordu: “Ne pahasına olursa olsun, Ermeniler Azerbaycan’ın bu veya diğer Hanlıklarında kullanılmalıdırlar”. Rusya’nın yayılmacı politikalarına alet olan Ermeniler, “Büyük Ermenistan” devleti kurmak fikrini yaşatmak ve hayata geçirmek için fırsat bulunca Rusları kullanmaktan çekinmediler.
 
XIX. yüzyılın birinci yarısında Rusya ile Kaçarlar arasında süren iki savaş (1804 – 1813 ve 1826 –1828) sonrası yapılan Gülistan (12.10.1813) ve Türkmençay (10.02.1828) Antlaşmaları Azerbaycan Türk halkının faciasının başlangıcı oldu. Azerbaycan halkı ve toprağı ikiye bölündü. Kuzeyi Rusya’ya ilhak edildi, Güneyi ise, yüzyıllardır Türk Hanedanlarının egemen olmasına rağmen İran devletinin sınırları içinde kaldı.
 
Türkmençay Antlaşmasından hemen sonra Çar I. Nikolay 21 Mart 1828 tarihli Fermanla İrevan ve Nahçıvan Hanlıklarını lağvederek, onların topraklarında “Ermeni Vilayeti” kurduğunu ilan etti. 7331 Türk’ün ve 2369 Ermeni’nin yaşadığı İrevan (Erivan) şehri bu vilayetin merkezi oldu. Devamında Türkmençay Antlaşmasının 15. maddesi gereği, İran’dan Ermeniler kitle halinde getirilerek İrevan, Nahçıvan ve Karabağ’a, Türklerin yaşadıkları topraklara yerleştirildiler. Tarihi belgeler 1829-1830 yılları arasında 40.000 İran ve 84.600 Osmanlı Ermeni’sinin adı geçen üç bölgeye yerleştirildiklerini göstermektedir.
 
Bugün Ermenistan olarak adlandırılan Kuzey-Batı Azerbaycan’da (Son yıllar Azerbaycan Siyaset ve Tarih literatüründe bu bölge için “Garbi (Batı) Azerbaycan” terimi kullanılmaktadır. “Şimal-Garbi (Kuzey-Batı) Azerbaycan” teriminin bilimsel açıdan daha doğru olduğu kanısındayım – H. N.) XIX. yüzyılda Türk nüfusunun Ermeni nüfusundan daha fazla olduğuna Rus kaynakları da tanıklık ediyor. XIX. Yüzyılın ilk çeyreğinde Türk nüfusun Ermeni nüfusuna oranı 3: 1 idi. “Kafkas Takvimi”ne göre 1886 yılında Gence Sancağı Zengezur Kazası’nın 326 köyünün 154’ü (%47.2) Türk, 91’i (% 27.9) Kürt ve yalnız 81’i (%24.8) Ermeni köyü idi. XIX. Yüzyılın sonlarında Kuzey-Batı Azerbaycan’da var olan 2.310 yerleşim biriminden 2000’inde Türklerin meskun olduklarını Ermeni kaynakları bile tasdik ediyor. XX. yüzyılın başında İrevan şehrinde 99.000 nüfusun 62.600’ü Türk (%63.2), 36 400’ü (%36.8) Ermeni olduğu bilinmektedir. Erivan Vilayetinin Eçmiadzin, Yeni Bayazıt ve Sürmeli kazalarının toplam nüfusunun 2/3’ü Türk (Azeri) idi.
 
1897’de Rusya’da yapılan ilk nüfus sayımına göre İrevan vilayetinde 313.178 Türk yaşıyordu. Bundan rahatsız olan Ermeniler bu durumu değiştirmek için XX. yüzyılda Azerbaycan halkına karşı aşamalı etnik temizlik ve soykırım siyaseti yürütmeye başladılar.
 
1905 – 1907 yıllarında Rusya’daki Devrim’den faydalanan Ermeniler Azerbaycan’da planlı şekilde Türk kıyımına başladılar. Bakü, Şuşa, Zengezur, İrevan, Cavanşir, Kazak bölgelerinde Türkler görülmemiş vahşiliklere maruz kaldılar. 1905 – 1906 yıllarında İrevan ve Gence vilayetlerinde 200, Şuşa, Cebrayıl ve Zengezur kazalarında 75 Türk köyü Ermenilerce dağıtılarak, ahalisi yok edildi.
 
Birinci Dünya Savaşı’ndan, 1917 yılı Şubat ve Ekim Devrimlerinden sonra Rusya’daki durumu fırsat bilen Ermeniler kendi amellerine ulaşmak için bu sefer Bolşevizm ideolojisini kullanmaya başladılar. Bakü’de hâkimiyeti ele geçiren, başlarında Stepan Şaumyan’ın bulunduğu çoğunluğu Ermeni olan Bolşevikler “karşıdevrimcilerle mücadele” şiarı altında 1918 yılının Mart – Nisan aylarında tüm Bakü vilayetinde Türkleri yok etme planını hayata geçirmeye başladılar. On binlerce Türk, Türk olduğu için katledildi. Evler, içindeki Türklerle birlikte ateşe verildi. Türklere ait her şey, milli mimarlık abideleri, okullar, hastaneler, camiler vs. yakılıp yıkıldı. Bakü şehrinin büyük bir kısmı harabeye çevrildi.
 
1918 yılının Mart – Nisan aylarında silahlı Ermeni birlikleri Bakü, Şamahı, Kuba’da, Muğan ve Lenkeran’da 50 binden fazla Türk’ü öldürdüler. 12. 000’i merkezinde olmakla sadece Bakü kazasında 30.000 Türk vahşice katledildi. Şamahı kazasındaki 58 köy yok edildi. 1.653’ü kadın, 965’i çocuk olmak üzere, 7.000’e yakın insan öldürüldü. Kuba kazasında 122 Müslüman köyü yüzlerle Türk ve Lezgi ahalisi yerle bir edildi. Karabağ’da 150, Zengezur’da 115, İrevan Vilayetinde 211, Kars Vilayetinde 92 köy darmadağın edildi. İrevan ve çevresindeki 88 Türk köyünde 1920 evin yakıldığı ve 131 bin 970 kişinin öldürüldüğünü Ermeni kaynaklarından öğreniyoruz [“Aşkhadavor” (“Emekçi”) gazetesi, 231, 2 Kasım 1919)].
 
28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan Halk Cumhuriyeti ilan edildiği gün Ermeniler Kuzey-Batı Azerbaycan topraklarında Ararat Cumhuriyeti kurdular. İngilizlerin yardımıyla Kars ve Nahçıvan’ı da topraklarına katan bu Taşnak devletinin o zamanki nüfusu 1.510 000 idi ki bunlardan 795 000’i Ermeni (%52,6), 575 000’i Türk (%38,1), 140 000’ı diğer milletler (%9,3) idi.
 
Taşnakların etnik temizleme siyaseti neticesinde 1920 yılında bu topraklarda 10.000 Türk kalmıştı. Z. Korkodyan’ın “Sovyet Ermenistan’ının Nüfusu.1831 –1931” adlı eserinde şöyle yazıyor: “Taşnaklardan sonra 1920 yılında Sovyet Ermenistan’ında Türk nüfusu 10 binden bir az fazla idi. 1922 yılında 60.000 kaçkının geri dönmesi ile Türklerin sayı 72 bin 596 oldu.”
 
1920 yılının baharında Bolşeviklerle anlaşan Ermeniler Zengezur ve Karabağ’a saldırdılar. Azerbaycan Ordusu’nun Karabağ’da savaşta olmasını fırsat bilen Rus Bolşevikleri yerli işbirlikçilerle birlikte Milli Hükümeti yıkarak, Azerbaycan’ı Sovyetleştirdiler. Akabinde Ermenistan da Sovyetleşti ve Bolşevikler 9.800 km2 toprağı olan Zengezur ve Nahçıvan’ı Ermenilere peşkeş çektiler. Sonradan Kar Mukavelesi ile Nahçıvan Azerbaycan’a iade edilse de, Zengezur Ermenilerin elinde kalarak Nahçıvan’ın Azerbaycan’dan fiziki olarak ayrı kalmasına sebep oldu.
 
Sovyet döneminde de Ermenistan SSC topraklarında soydaşlarımız takip edilerek, toplu şekilde göçe zorlanıyorlardı.
 
1941-1945 Sovyet – Alman savaşından hemen sonra yurt dışında yaşayan Ermeniler, Ermenistan’a göçmeğe başladılar. 1946 yılında Suriye, Yunanistan, Lübnan, İran, Bulgaristan ve Romanya’dan 50.900, 1947’de Filistin, Suriye, Fransa, ABD, Yunanistan, Mısır, Irak ve Lübnan’dan 35.400 Ermeni Ermenistan’a getirildi. Bunu bahane eden dönemin Ermenistan Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri G. Arutyunov Ermenistan’da yaşayan Türkleri Azerbaycan’ın pamuk üretim bölgelerine göçürülmesi teklifi ile Moskova’ya müracaat etti. Bu teklif Y.Stalin Tarafından kabul gördü ve 1948 –1952 yılları arasında 100.000’den fazla Türk ata yurtlarından alınarak Azerbaycan SSC’ne göç ettirildi. 1948 yılında göç ettirilen 8.110 aileden yalnız 4.878 aileye ev temin edilmişti. İklim şartları farklı olduğundan göçmenlerin çoğu geldikleri yerlerde hayatlarını kaybettiler. Şunu da söyleyelim ki, 1948 yılında yabancı ülkelerden Ermenistan’a yalnız 10.000 Ermeni geldi. Türklerin terk ettirildiği 476 koy boş kaldı. 1922 yılında günümüz Ermenistan topraklarında 1.300 Türk köyü varken, 1988 yılında son Türkler çıkarılmadan önce Ermenistan’da 210 Türk köyü kalmıştı. 1935 – 1989 yılları arasında bu arazilerde 750 Türkçe coğrafi isim değiştirilerek Ermenileştirildi.
 
Stalin’in ölümüyle bu göç durdu. Göç ettirilenlerden bazıları geri dönseler de Ermeni şovenizmi baskısı altında yaşamaya mecbur kaldılar. 1965 yılında “Ermeni Soykırımı”nın 50. yılı etkinlikleri ile Ermenistan’da Anti-Türk, Anti-Azerbaycan ruhu yükselişe geçti. Azerbaycan’da ise Sovyetlerin enternasyonal propagandası en yüksek seviyede ulaşıp, “halkların kardeşliği” şarkıları söylettiriliyordu.
 
“Perestroyka” ve “glastnostu” fırsat bilen Ermeniler 1988 yılında Karabağ’ı Azerbaycan’dan koparma planını hayata geçirmeye başladılar. Karabağ’daki faaliyetleri ile beraber Ermenistan’daki Türklere karşı tehdit, katliam eylemlerini gerçekleştirdiler. “Türksüz Ermenistan” sloganını hayata geçirdikten sonra Karabağ’ın işgaline muvaffak oldular.
 
26 Şubat1992 tarihinde Ermenistan askeri birlikleri 7 bin nüfuslu Hocalı kentinde soykırım yaptılar. Ermenistan askeri birlikleri kente saldırdıklarında burada 3 bine yakın insan kalmıştı. Ablukada kaldığı 4 aydan fazla zaman süresinde nüfusun bir kısmı kentten çıkmak zorunda kalmıştı. Hocalı soykırımı zamanı 106’sı kadın, 63’ü çocuk, 70’i ihtiyar olmakla 613 kişi öldürüldü, 1000 sivil insan kurşun yarasından sakat kaldı. 8 aile tümüyle yok oldu, 25 çocuk anne ve babasını, 130 çocuk ise ebeveynlerinden birini kaybetti. Facia gecesinde 1275 sivil rehine alındı, onlardan 150’sinin kaderi şimdi de bilinmiyor.
 
Bu gün Azerbaycan’la savaş halinde olan Ermenistan dünya kamuoyunu ve Türkiye’yi de esassız soykırım iddiaları ile meşgul etmektedir. Maalesef, Ermenistan’a işgalci demekten çekinen dünya devletleri Türkiye’yi soykırımcı olarak suçlamakta hiç tereddüt etmiyorlar. 24 Nisan tarihi her sene tehdit unsuru olarak Türkiye aleyhine kullanılmaktadır.
 
Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili 24 Nisan tarihinin devamlı tehdit unsuru olarak kullanılmasını önlemek için Türkiye savunma mevkiini zaman kaybetmeden terk etmeli. Elde olan belgelerle, yurt dışındaki Türkiye ve Azerbaycan ve diğer Türk soylu ülkelerin diasporasını da teşkilatlandırarak, yılda 365 gün saldırı pozisyonuna geçmelidir. Mücadele Ermeni diasporasından daha çok, bu diasporayı kullanan ülkelere karşı yapılmalıdır. Yüz yıl önce Osmanlı tebaası olan Ermenileri kışkırtan, silahlandıran ve organize şekilde devletine karşı ayaklandıran emperyalist devletlerin, Türk-Müslüman ahali ile Ermeniler arasında düşmanlık tohumlarını serperek her iki tarafı biri birine öldürten, Osmanlı devletini tehcir kararı almaya mecbur kılan yabancı devletlerin varislerinin bugün de Ermenistan’daki ve diaspora Ermenileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türklere karşı kullandıklarının bilindiği belgelerle bu devletlerin yetkililerinin yüzlerine açık şekilde vurulmalıdır. Bu tavırlarının “dostluk” ve “ortaklık” ile bağdaşmadığı uyarısı yapılmalıdır.
 
Bence, asıl düşman, bin yıl huzur içinde beraber yaşamış Türk ve Ermenileri biri birine düşman durumuna düşüren ve onların barışmasını engellemek için parlamentolarında “soykırım kararları” aldırtan ve bu kararların alınmasında Ermeni lobilerinin etkili olduğu yalanını yutturmaya çalışanlardır.
 
Ermeni diasporası büyük devletlerin siyasetlerini belirleyemez. Aksine, o devletler Ermeni diasporasını kendi siyasetleri doğrultusunda yönlendiriyorlar. Diğer deyişle, Ermeni diasporasının bulundukları ülkelerdeki devletin siyasetine aykırı kararlar aldırtma lüksüne sahip olduklarını sanmıyorum. “Soykırımı tanıma“ kararları alınan veya alınması muhtemel ülkelerdeki hükümetlerin “parlamentoyu etkileyemiyoruz” yönündeki açıklamaları bir bahanedir. Bu hükümetler “soykırım olmadığını” bizden de iyi biliyorlar, kendi arşivlerinde yeterince belgelere de sahiptirler, ama “soykırım” tezini Türkiye’ye karşı şantaj aleti olarak kullanılmaktadır.
 
Son yıllarda dünyanın belli ülkelerindeki Ermeni diasporalarına karşı koyacak ve bulundukları ülke parlamento ve basın-yayın kuruluşlarını etkileyecek Türk diasporası oluşturmaya yönelik faaliyetler ümit vericidir. Yurt dışındaki Türk diasporalarının iş birliği koordinasyonunun da önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.
 
Asılsız soykırım iddiaları ile mücadelede Kars Antlaşmasının 15. maddesine vurgu vurulmasının önemini kaydetmek istiyorum:
 
“Madde 15. Bağıtlı Taraflardan her biri işbu Antlaşmanın imzalanmasından hemen sonra, Kafkas cephesindeki savaş nedeniyle işlenen cinayet ve cürümler için öteki Taraf uyrukları yararına tam bir genel af ilan etmeği yükümlenir.”
 
Belli olduğu gibi, Ermenistan’ın Kars Antlaşmasını şimdi tanımak istememesinin nedenlerinden biri de budur. Bu madde soykırım suçlamalarının hukuki esası olmadığını göstermektedir.
 
Yurtdışındaki Türk diasporaları iş birliğini organize ederek asılsız soykırım iddiaları ile mücadele ederken, Ermeni lobi faaliyetlerinin Türkiye ayağının dikkatten kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli çıkarlarına aykırı bu faaliyetlerin önlenmesinin yolları bulunmalıdır. Bu işte milli hassasiyete sahip STK’ların iş birliği yapmasının öneminin yurtdışında yapılacak çalışmalardan az olmadığını kaydetmemiz gerekiyor.
(BA-BA-S) KARS (KHA)
 
 
 
 
 
 
 


KHA

Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN


  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Haber 475 Defa Okundu

YORUMLAR

Güncel Kategorisine Ait Diğer Haberler

Kampüste şenlik var Memur zammı açıklandı Sarıkamış’ta doğalgaz patlaması ARÜ ve Varşova Üniversitesi arasında Erasmus Anlaşması imzalandı Muhtarların sosyal güvenlik hakları Yılsonu sergileri büyük ilgi görüyor KAÜ öğretmen adayları somut öğretme metotlarını sergiledi Kars’ta Bilim Şenliği Kars Valisi Ahmet Kara TRT’de “Anadolu’nun Sesi’ programına katıldı Arpaçay YİBO’da yılsonu resim sergisi açıldı Kağızman’da 11 öğrenci sütten zehirlendi! Teröristler araç yaktı 8 kişiyi kaçırdı Kars’ta çatışmada Doğunun Saklı Hazinesi: Kars Zincirler kırılsın Ayasofya açılsın 4. Semavî ve Geleneksel Dinler Liderleri Kongresi başlıyor ‘41 Kere Maşallah’ Hac kuraları çekiliyor Ailede ve Okulda Başarının Sırrı Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin 94 Kuruluş Yılı Dönümü Kutlu Olsun Yıldırım’la yola devam Sarıkamış’ta Dünya Etik Haftası kutlandı İnönü stadında Fetih coşkusu Personel alımı mülakat sınavı iptal edildi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Necip Fazıl Kısakürek Onur Ödülü verildi Milli Azerbaycan Cumhuriyeti 94 yaşında “Türkiye daima Azerbaycan’ın yanında olmuştur” Kars Valisi Ahmet Kara: Doğukapı açılmayacak İşte Darıca İşte Karslılar ARGE Birimi Avrupa Dil Ödülünde saha ziyareti Londra Diyanet Merkezi dualarla açıldı Meteorolojik Uyarılar Zihniyet meselesi Mükellef bilgileri bildirim formu Digor yolu TBMM’de “Geçmişten Geleceğe Her Yönüyle Kağızman” Sempozyumu Uludere Başbakan’a Ders Olsun Minik eller fidanları toprakla buluşturdu Bank-Kur Projesi hedefine ulaştı Diyanet’ten Regaip Kandili mesajı

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Boks erkek sporu mudur?
Karslı bayan boksörler boksun sadece erkek sporu olmadığını yaptıkları maçlar ve aldıkları derecelerle gösteri
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars’ta çatışmada
Kars’ın Sarıkamış ilçesi Mescitli mevkiinde güvenlik güçlerine teröristlerce tac

ŞANS OYUNLARI

SAYISAL LOTO
10.03.2012
  • 04
  • 10
  • 29
  • 36
  • 42
  • 49
ŞANS TOPU
14.03.2012
  • 04
  • 06
  • 13
  • 17
  • 33
  • 06
ON NUMARA
12.03.2012
  • 02
  • 12
  • 14
  • 18
  • 21
  • 24
  • 27
  • 28
  • 38
  • 40
  • 42
  • 45
  • 49
  • 53
  • 58
  • 59
  • 60
  • 66
  • 76
  • 79
  • 80
SÜPER LOTO
15.03.2012
  • 20
  • 22
  • 26
  • 32
  • 49
  • 50

Referandum Sonuçları , Kars Referandum Sonuçları , 2010 Referandum Sonuçları , Referandum Oy Sonuçları , Türkiye Referandum Sonuçları , son dakika haberleri , yerel haberler , video izle, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset Mat.Kır.San.Tic.LTD.ŞTİ'nin Kuruluşudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır

Yazılım Ve Tasarım : Emrah Ve Emre Aladağ