Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok

Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Faruk Ocak’ın, “Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok” yazısı:

Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok


Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok

KAFKAS HABER AJANSI

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Faruk Ocak’ın, “Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok” yazısı:

Gençlerle ve derneğimize gelenlerle yaptığımız sohbetlerde görüyorum ki bizden engellilerden, dezavantajlı gruplardan habersiz Kendinden başkasını düşünmeyen bir toplumda yaşam mücadelesindeymişiz. Oysaki Dünyada ve Türkiye’de engelli oranları hiç de az değil. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Bankası Grubu tarafından hazırlanan “Dünya Engellilik Raporu”na göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15'ine karşılık gelen 1 milyardan fazla insan bir tür engellilik ile yaşıyor. Türkiye’de ise 2002 yılında Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından Devlet İstatistik Enstitüsü’ne yaptırılan “Türkiye Özürlüler Araştırması” sonuçlarına göre ise özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 12.29 dur.

ENGELLİLER TOPLUMA GÖNDERİLMİŞ BİR CEZA OLARAK GÖRÜLÜYOR

Aslında engellilerin hakları diye bir şey yok. Bir insanın ne hakkı varsa engellinin de o hakkı var. Bir insanın en önemli hakları nelerdir; güvenlik ihtiyacı, beslenme, iş bulma, evlenme, Eğitim Sağlık dolayısıyla engellilerin hakları zaten bir insanın haklarının aynısı. Ama ne yazık ki başka insanlar, engelli olmayanlar, o insanların ayrıca bir hakları olduğunu düşünüyor herhalde. Evde oturma hakkı, evlenmeme hakkı, spor yapmama hakkı olduğunu düşünüyor. Bence asıl orada o bakışı değiştirmek gerek. Sen ne yapıyorsan o da onu yapabilme hakkına sahip. Bir insan kendinde ne hakkı buluyorsa, engellinin de o hakkı var. Ama genelde toplum ya da aile onlara kendilerine yollanmış bir ceza veya toplumun lanetlenmiş bir kişisi gibi baktığı için onların o haklarını talep etmeleri dahi çok abes kalıyor.

ENGELLİLİĞİNİ DUYGUSAL SÖMÜRÜ OLARAK KULLANAN KİŞİLER DE VAR

Engellilerin içinde küsüp, hiçbir hakkı olmadığını düşünüp kendini kapatanlar olduğu gibi, devamlı toplumun onlara bakması gerektiğini düşünen ve her şeyi talep eden ve her şeyi hakkettiğini düşünen, engelliliğini bir duygusal sömürü olarak da kullanan tipte de engelliler var. Elin çalışıyorsa elinle iş göreceksin ve elinle bir şeyler üreteceksin. Ben sana bakmak zorunda değilim. Sen elinle kendine bakmak zorundasın anlayışını bizim onlara kazandırmamız gerek. Onlara devamlı yardım yaparak kendilerini devamlı aciz hissettirerek yardım etmek veya bu onların hakkıymış gibi davranmak yanlış bir şey. Dolayısıyla burada da engellilik tanımındaki karmaşa gibi, haklar konusunda, toplumun ve engellilerin hakları ile toplumun onlar üzerindeki ödevleri hakkında da bir karmaşa var aslında. Herkes önce nasıl yardım edebilirim diye soruyor, halbuki ne yapabilirimi sormak gerek. Senin üreten bir kişilik haline gelmen için ben sana ne yapabilirim? Eğitim hakkı var, güvenliğinin, ulaşımının, erişilebilirliğinin sağlanması gerek. Bunların hepsi toplumun görevleri. Bütün bu hakları da bilerek talep etmeleri gerek. Ama artık bayağı bir bilinçlenmeye başladılar.

İNSANLAR ETRAFLARINDA ENGELLİ GÖRMEK İSTEMİYOR

İnsanlar etraflarında engelli görmek istemiyorlar. Bir insanın bir gün engelli olabileceğini, kendilerine bunun hatırlatılmasını istemiyorlar. Çünkü hep mükemmele doğru giden bir hayat anlayışı var. Her şeyin en iyisi... Sen her şeyin en iyisine layıksın, sen en iyisini yapmalısın, sen en iyi olmalısın… Çocuklarımızı hep bu anlayışla yetiştiriyoruz. Kimse paran kadar al demiyor, gerekirse borçlan ama en iyisini al diyor. Dolayısıyla hep en iyiye, hep mükemmele doğru bir anlayış hakim olunca mükemmel dışı olanlar size batar, sizi rahatsız etmeye başlar. Bunu görmek ya da duymak dahi istemeyiz. Böyle mükemmeliyetçi bir anlayışın egemen olduğu bir dünyada engellilerin engelli olarak kabul edilip, başkalarıyla aynı ortamı paylaşması zor gözüküyor. Kaldı ki bir de bunu iş hayatına adapte edersek bu durum daha da zor gibi duruyor.

SİZ ENGELLİLERE LÜTFEDİYORMUŞUZ GİBİ DAVRANIYORSUNUZ

Bizim ülkemizde engelli insanlar sokağa çıkamaz gibi bir algı var. Ama bunun yavaş yavaş yıkıldığını söyleyebilir miyiz?

En önce ulaşılabilirlik, bizlerin her yere ulaşabilmesi gerekiyor. Binaların engellilere göre tasarlanmış olması gerekiyor. Bir kamu binası yapacaksın, sen engelli mimarisi okumadıysan böyle bizimkiler gibi engellilere uygun olmayan, ucube kamu binaları ortaya çıkıyor. Neden, çünkü öyle bir mimariden haberi yok o kişinin. Diyelim ki benim bir bebeğim var ve aynı zamanda bel fıtığım var ve çocuğumu pusetle taşımak zorundayım. Ama sağlık ocağına giremiyorum. Neden? Çünkü rampa yok. Onu ya kucağıma almak zorundayım belimi zorlayacağım ya da birisinden yardım isteyeceğim. Bebeği olup da çocuk arabası kullanan ya da yaşlı, dizleri çok ağrıyan biri de engelli pozisyonunda kalabiliyor. Dolayısıyla engellilerin kullandığı her şeyi zaten normal insanlar da kullanabildiği için onlara uygun yapılması elzem. Aklın yolu, sağduyu bu. Ama bizler için sanki lütfediyormuşsunuz gibi davranılıyor. Tabi binaların engellilere göre olması için yasaların uygun olması ve buna göre ruhsat verilmesi gerekiyor. Daha yeni yeni ilkokul kitaplarında bastonlu, tekerlekli sandalyeli çocuklar gözükmeye başladı. Çocuklara öyle çocuklarla da birlikte olabileceğinin imajı yeni veriliyor, ondan önce engellilere dokunmuyorlardı bile. Korku daha yeni yeni aşılıyor. Bunun üzerinde daha çok yol almamız gerekiyor. Engellilerin sosyal hayata girebilmeleri için her şeyde olduğu gibi eğitim, eğitim, eğitim çok önemli.

Bir engeli olmayan insanlar engelli insanların çektiği sıkıntıların farkına varamıyor maalesef. İnsan başına geldiğinde anlıyor aslında ne kadar büyük eksikliklerin olduğunu değil mi?

Zaten medeniyet bunun başına gelmeden önce anlaşılmasıdır. Medeni insan, kültürlü insan odur. Emniyet kemeri takmamız için illa ki başımızı çarpıp felç olmamız gerekmez. Bunun böyle olabileceğini bilmek, bu bilgiye sahip olmak da zaten bunu takmayı gerektirir. Ama o bizim biraz yarı ilkel toplum olmamız, yarı cahil toplum olmamızdan kaynaklanan bir şey.

İNSANLARIN ENGELLİLERE ACIMASINI İSTEMİYORUZ

İnsanların engellilere acımasını istemiyoruz. Sizin onları üretken kılmamız gerekiyor. Onlara aciz, engelli olduklarını hissettirmeden onlar için yapmanız gerekenleri önce kendiniz öğrenmemiz gerekiyor sonra da uygulamamız gerekiyor. Asıl şu anda, bu perspektif anlamında biz engelliyiz. Siz Bilgisizliğinizin farkında değilsiniz, bir şeyleri biliyor zannediyorsunuz ama hiçbir şey bilmiyorsunuz. Başınıza gelince mi anlamanız gerekiyor? Hayır, başınıza gelmeden de onların durumunu anlayıp, onlara göre kendi meslekleri neyse o alanda donanımlı olmalarını sağlamak gerekiyor.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) / KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK




Bu Haberin Manşeti :

Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok
Bugün Atılan Manşetleri Görmek İçin TIKLAYINIZ
Etiketler :   Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok haberleri  faruk ocak haberleri  engelliler haberleri 
<< Önceki Haber Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok Sonraki Haber >>

Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok

DMCA.com Protection Status

Mükemmel Dünya Yaşamında Bizlere Yer Yok

  Yukleme: 0.063389