• 22 Temmuz 2019 Pazartesi

Taş devri diyeti

"Taş devri diyeti"

Taş devri diyeti

DATA[

Taş devri diyeti   

Son zamanlarda bazı sözcükleri ve terimleri sık sık kullanır olduk .Organik sözcüğünün arkasına ekledikçe ekledik bazı sözcükleri:Organik ürünler,organik yumurta,organik sebze,organik et,organik kahvaltı,organik yemek…Organik,organik,organik… Bir organikliktir gidiyoruz.
 
Acaba organiklik yıllar önce de vardı da, bizim mi haberimiz yoktu? Öyle ki internet ortamında bile organik manavlardan, organik ürünlerden bahsediliyor artık.Demek ki ortada organik olmayan bir şeyler var.Tabi bu organik terimlerini kullanma , yaşla doğru orantılı olarak da artıyor. Çünkü belli bir yaştan sonra insanlarda fiziksel olarak bazı hastalık belirtileri söz konusu oluyor.
 
Bir de GDO (genetiği değiştirilmiş organizmalar) teriminden sıkça bahseder olduk.Canınız muz mu çekti?Aldığınız muzu iştahla yemek için soyuyorsunuz.O da ne?Soyduğunuz muzun içinden mısır mı çıktı?Şaşırmayın bunlar olması muhtemel olaylar.Eğer biz bilinçli tüketici olmazsak daha çok muhatap oluruz GDO’larla MDO’larla,FDO’larla. 
  
Bir yandan light ürünler, bir yandan zayıflatıcı haplar, bitkisel olan olmayan ürünler sürekli gündemde, gündemimizde.Peki asıl amaç zayıflamak mı, sağlıklı yaşamak mı? Tabii ki sağlıklı yaşamak olmalı.Sağlıklı yaşamak için de doğru beslenmeliyiz.Peki nasıl doğru besleneceğiz? İşte sizlere doğru beslenmenin adresi.”Taş Devri Diyeti”
 
Aslında buna diyet demek de pek doğru olmaz.Bu bir sağlıklı yaşama formülü., Önce ‘Taş Devri Diyeti kitabının’ yazarı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Metabolizma Bölüm   başkanı Prof.Dr. Ahmet Aydın’ı tanıyalım. Ahmet Paşa İlkokulu’nda bitirerek,Samsun Anadolu Lisesi ve Ankara Fen Lisesi’nden sonra 1977 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olmuş.1988 yılında doçent,1994 yılında profesör olan hocamız,1993 yılından bu yana Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin Çocuk Metobolizma ve Beslenme Bilim Dalı başkanı olarak görev yapmaktadır.Çeşitli konularda yazdığı 10 kitabı ile yerli ve yabancı çok sayıda makalesi mevcuttur.
  
Herkesin hastalığının ayrı ayrı olmasına karşılık hastalıkların genel olarak sebeplerinin hemen hemen aynı olduğu.Modern hayatın tanıştırdığı yiyeceklerin, alışkanlıkların, hareketsizliğin, güneş yüzü görmeden sürdürülen yaşamların sağlığımızı bozduğunu ifade ediyor hocamız. Prof.Dr.Ahmet AYDIN yaptığı araştırma ve incelemeler sonucunda olumsuz şartlara maruz kalmamak için, endüstriyel tuzaklara kapılmadan ‘hakiki’ yiyecekler yememizi, doğru beslenerek hastalıklardan korunmamızı ve kurtulmamızı bütün bunların da TAŞ DEVRİ DİYETİ ile yapılacağını ispatlamış.İşte yapmış olduğu bu bilimsel çalışmaları da aynı adı verdiği ‘TAŞ DEVRİ DİYETİ’ kitabıyla paylaşmış okurlarıyla.
 
Öncelikle Taş Devri Diyetinde genlerimizin yediğimiz gıdalar sonunda değiştiği savunularak bizden 3-4 nesil önceki insanların bile daha sağlıklı olduğundan bahsedilmektedir.40 lı yaşlar ve üstündekiler köy ortamında yaşayan dedelerimizin ya da büyüklerimizin ne kadar daha sağlıklı olduğu, sizce bu söylemi doğrulamıyor mu?
 
Kitapta; İnsan vücudunun 23 bine yakın gen tarafından denetlendiği,bugünkü genlerimizin % 99,99’u 40 bin yıl önceki gibi atalarımızın genleri gibi çalıştığı,genlerimizin 40 bin yıl önceki gibi olmasına karşılık onları etkileyen çevresel faktörlerin çok değiştiği de bilinmekle ,bunun sonucu olarak da genlerimizin bozularak kalp,şeker hastalığı,kanser vb. hastalıkların arttığı belirtilmektedir.
,
Prof.Dr.Ahmet AYDIN muhteşem bir bilim adamı olarak tasvir ettiği Dr.Weston Price’nin 1930 lu yıllarda yazdığı Nutrition and Physical Degeneration (Beslenme ve Fiziksel Yozlaşma) kitabından bahsediyor.Bu kitabı beslenme biliminin Kitab-ı mukaddes’i olduğuna değiniyor hocamız.Kitaba göre;Dr.Weston Price’nin Kanada ve Alaska Eskimoları, Alaska, kanada, Amazon ve Florida Kızılderelileri, Avusturalyalı Aborjinleri,Yeni Zelandalı Maorileri,izole İsviçre dağ köylüleri,başta Masailer olmak üzere Afrika yerlileri ve Okyanusya yerlileri gibi onlarca etnik topluluğu inceleyip,sonucunda basit ve basit olduğu kadar da şaşırtıcı şu sonuca varmış: doğal işlenmemiş,geleneksel yiyeceklerle beslenen insanların sağlıklarının çok mükemmel olduğu,buna karşılık rafine edilmişi gıdalarla beslenen insanların hızla fiziksel ve ruhsal dejenerasyona maruz kalmışlardır.Dr.Weston Price ayrıca bütün bu bulguları binlerce resim ile de belgelemiş.
 
TAŞ DEVRİ DİYETİNE GÖRE SAĞLIKLI BESLENMENİN TEMEL İLKELERİ:
•          İki beyaz (şeker ve beyaz un) mümkünse azaltılmalı,hatta hiç yenmemeli.Tuzu
     (üçüncü beyazı) tamamen kesemesek de azaltılmalı ve kaya tuzu tercih edilmeli.
•          Her mevsimin taze meyve ve sebzesi tüketilmeli.
•          Özgür dolaşan hayvanların etini ,süt ürünlerin ve yumurtası yenmeli.
•          Zeytinyağı (mümkünse rafine olmayan,sızma) dışında sıvı yağ tüketilmemeli ve doymuş yağlar (tereyağı,iç yağı,kuyruk yağı) tercih edilmeli,paket margarinler kesinlikle kullanılmamalı.
•          Her yiyeceği doğal şekline en yakın olarak tüketilmeli.(paketlenmiş gıdalara itibar edilmemeli)
•          Günlük yenen yiyeceklerin en az yarısı çiğ yiyeceklerden oluşmalı.
•          Kefir,yoğurt,turşu,sirke,nar ekşisi,boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplardan) zengin gıdalar bol miktarda tüketilmeli.
•          Yasaklar haricinde yeme sınırı yok.Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz.(Patlayıncaya kadar değil)
•          Yeteri kadar güneşlenmeli,gerekirse takviye D vitamini alınmalı.
•          Omega-3 omega-6 oranları arttırılmalı.Mutlaka omega-3 takviyesi alınmalı.
•          Günde en az 2 litre su içilmeli.
•          Derin nefes almalı,stresten uzak durmalı,iyi uyumalı.
İşte temel ilkeleri bu. Aslına bakıldığında bu ilkeleri uygulamak çok da zor değil.Hele ki sağlığımız söz konusuysa.Canımızdan, sağlığımızdan daha önemli bir şey var mı ki hayatımızda?
    
 Şimdi de Taş Devri Diyetinde (aslında diyet değil beslenme biçimi desek daha iyi olur) bakın tabular nasıl yıkılıyor?
  
Yumurtadan başlayalım.Kolestrol yükseltmesi sebebiyle belli yaşın üstündekiler pek de önerilmediğini biliriz, değil mi? Ancak Taş Devrine göre günde 1-4 adet yenilebiliyor.Dikkat edilmesi gereken tek şey,köy yumurtası olması.Ayrıca az pişmiş olması makbul.
      
Yine belli yaşın üstündekilere kırmızı etin yasak olduğunu söylerler değil mi? Yemlenen değil otlanan hayvanların etleri yağlı olmak suretiyle yenmesinde bir sakınca yok Taş Devrin de.Prof.Dr. Ahmet AYDIN , kırmızı etin iddia edilenin aksine kroner kalp hastalığına neden olmadığını belirtiyor.Veteriner kontrolünde kesilen sakatatların yenmesinde de bir sakınca görmüyor.Salam ,sosis,sucuk, paketlenmiş ve katkı maddesi atılmış et ürünleri olarak yenmemeli. Ancak klasik usulle yapılmış sucuk ve kavurma yenebiliyor.
 
Beyaz et olarak yine özgür dolaşan kümes hayvanları,köy tavuğu yenilebilir.Çeşitli hormonlarla büyütülen gün yüzü görmeyen ve yediği yemleri doğal olmayan çiftlik tavuklarının ucuz ve çabuk pişmesinden dolay tercih edilmesi pek tavsiye edilmiyor, bu diyette.
 
Süt ve süt ürünlerinden pastörize ve homojonize kutu sütlerinin pek tercih edilmediği Taş Devri diyetinde mandıra sütü tercih ediliyor.Aslında Süt yerine klasik usulle yapılmış süt ürünleri (yoğurt,peynir,kefir) tüketilmesi bahsedilerek ekşimeyen yoğurdun,kaymak bağlamayan sütün tüketilmemesi gerektiği vurgulanarak yoğurdun evde yapılmasının daha sağlıklı olacağı belirtiliyor.
 
Sebze ve meyve bol miktarda tüketilmeli ancak patates yüksek şeker içerdiğinden az tüketilmeli ve kızartma olarak tüketilmemeli.
 
Ağzımızın kokmasına neden olduğu için pek tercih etmediğimiz sarımsak ise günde en az 2 diş tüketilmeli,.Aynı şeklide soğan da mutlaka her gün yenilmesi gerekenlerden.
 
Az şekerli meyveler daha çok yenilmekle birlikte kayısı,muz ,üzüm gibi şeker içeriği yüksek meyveler sınırlı tüketilmelidir.
   
Nohut,bezelye,fasulye,mercimek,börülce vb. haftada 2-3 kereden fazla tüketilmemeli.Baklagiller.8 ya da 12 saatte bir suyu değiştirilmek üzere 48-72 saat suda bekletildikten sonra ağır ateşte ve mümkünse güveç kapta pişirilmeli.
  
Kuruyemişler aşırı yenilmedikçe şişmanlatmaz.Çiğ ve az tuzlu olarak tercih edilmeli.Mümkünse kabuklu satın alınmalı ve evde kırılmalıdır.Günde 1-2 avuç (50-100 gram) ceviz omega-3 bakımından zengin olduğundan oldukça yararlı.
  
Bütün çay çeşitleri çok yararlıdır ve şekersiz tüketilmelidir.5-10 dk.demlendikten sonra hemen tüketilmelidir.Makine ve sarkma çaylar tercih edilmemelidir.Ayrıca yeşil çayın diğer çaylara oranla bir üstünlüğü olmadığı da belirtiliyor.Kahve,neskahve, kapuçino,büyük ölçüde yasak.Arada bir 1-2 fincan şekersiz Türk Kahvesi tüketilebilir.
 
Sanayi tipi meşrubatların her türlüsü yasak.Enerji içecekleri ise kullanılmamalıdır.Eğer içilecekse ayran,kefir,boza,şalgam suyu ve meyan kökü şerbeti içilmelidir.
 
Su, yemekten ya yarım saat önce ya da yarım saat sonra içilmeli,yemek sırasında içilmemelidir.Yemek sırasında içilen su sindirim sıvılarını seyrelterek azaltır.Suyu ayakta değil oturarak içmeli, ayrıca uykudan önce 1-2 bardak su içmek yararlıdır.
 
PEKİ BU YİYECEKLERİ NASIL PİŞİRMELİYİZ?
Et ve diğer yiyecekler kendi suyunda ağır ateşte pişirilmelidir.Geleneksel yöntemler(buğulama,buharda pişirme) yanında turbo fırınlar da kullanılabilir.Böylece besin öğeleri fazla zarar görmez.Kızartmalardan uzak durmak gerekir.Kızarma olacaksa zeytinyağında veya fındık yağında yapılmalı. Yanında kızartmanın etkisini azaltmak için sarımsaklı yoğurt ve yeşillik yenmelidir.Teflon,aleminyum ve kalaysız bakır kaplar kullanılmamalıdır.Sıcak yemeklerin aleminyum folyo ve streç ile temas etmesine izin verilmemelidir.
 
YEMEK ÖĞÜNLERİ VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DİĞER HUSUSLAR NELERDİR?
Öğünleri mutlaka iyi ayarlamalıyız.Çinlilerin dediği gibi akşam yemeği hafif olsun.Günlük yemek miktarını bölümlersek sabah 3, öğlen 2, akşam 1 bölüm olmalıdır.Lokmaları iyi çiğnemeli, her yemekten sonra ve yatmadan önce dişleri fırçalamalı ve mümkünse saat 20.00 den sonra bir şey yenmemelidir.
 
Taş Devri Diyeti’nde hareket etmek de önemli bir yer tutar.Günde en az yarım saat hızlı tempolu yürüyüş yapmalı,ya da yavaş yavaş koşmalı.Asansör kullanmamalı,merdivenleri çifter çıkmalıyız.Yorgun düşürecek hareketlerden kaçınmalı,egzersiz ağırlığı tedricen arttırılmalıdır.Derin temiz hava soluyarak hücrelerimizdeki oksijeni arttırmalı,onları gençleştirmeliyiz.Güneş ışığından yararlanmalıyız.Güneşlenirken amacımız güneş ışığını yavaş ve dengeli bir şekilde almak olmalıdır.
 
Prf.Dr. Ahmet Aydın sürekli olarak güneş ışığı alanlarda kanser riskinin çok düşük olduğunu belirtmektedir.Yazın mayo ile güneşlenirken 10-15 dakikadan fazla güneşte kalmamamız, başımızda mutlaka şapka olmasına dikkat etmemiz tavsiye edilerek bronzlaştıkça güneşte kalma süremizi arttırabileceğimiz belirtilmektedir.Ayrıca bu diyette güneşlenirken yağ sürmememiz belirterek illa yağ sürülecekse bu işlemin güneşlendikten 10-15 dakika süre sonra yapılması tavsiye edilmektedir.
 
Taş Devri Diyeti’nde uyku düzeni de önemlidir.Mümkünse saat 22.00 den önce yatılmalı 5 saatten az,9 saatten fazla uyku uyunmamalıdır.
 
Prof.Dr.Ahmet Aydın Taş Devri Diyeti’ni uyguladıktan en geç bir hafta sonra yorgunluğunuzun ortadan kalkacağını,kendinizi genç hissedeceğinizi belirterek; bu sağlıklı beslenme ilkelerinin sağlıklı ve hastalıklı herkes için faydalı olacağını özellikle vurgulamaktadır.Bu diyetin hem hastalık önleyici hem de kısmen ya da tamamen tedavi edici olduğu,sadece fazla protein almaması gereken hastaların ( bazı metabolizma,böbrek ve karaciğer hastaları) proteini kısıtladıkları takdirde diğer önerileri rahatlıkla uygulayabilecekleri belirtmektedir.
 
İşte size sağlıklı olmanın,sağlıklı yaşamanın sırları.Yazmak bizden okumak ve uygulamak ve sizden. Konu ile daha geniş bilgi almak isteyenlere 
 
‘7’ den 77’yeTAŞ DEVRİ DİYETİ’ kitabını okumalarını tavsiye ediyorum.
 
Sağlıklı uzun ömürler dileğiyle…
(BA-BA-S) İSTANBUL (KHA)

İlk Yorum Yapan Siz Olun!


Yorum Ekle

Haber Bülteni için kayıt olun

Haber Bültenimize katılın ve gelen kutunuzdan güncel haberleri anlık alın. Size spam göndermeyiz ve gizliliğinize saygı duyarız.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
  Yukleme: 0.219611