Hayatını atına borçlu!

Kars'ta yaşayan ve geçirdiği akciğer rahatsızlığı nedeniyle hayata küsen Selçuk Başkaya (30), 2009 yılında bindiği 'Ejder' isimli atı sayesinde sağlığına kavuştuğunu söyledi.

Hayatını atına borçlu!

KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK

Kars'ta yaşayan ve geçirdiği akciğer rahatsızlığı nedeniyle hayata küsen Selçuk Başkaya (30), 2009 yılında bindiği 'Ejder' isimli atı sayesinde sağlığına kavuştuğunu söyledi. Evde ameliyat gününü beklerken binmeye karar verdiği atının huysuzlandıktan sonra kayalık alanlara koştuğunu, vücudundaki iltihapların akmasına sebep olduğunu söyleyen Başkaya, atı sayesinde yeniden hayat bulduğunu kaydetti.

Hayatını atına borçlu! Evde ameliyat gününü beklerken...

Selim ilçesine bağı Kekeç köyünde yaşayan Selçuk Başkaya, 2009 yılında askere gitmeye hazırlanırken rahatsızlandı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'nde muayene edilen Başkaya'nın akciğerlerinde iltihaplanma olduğu belirlenerek tedaviye alındı. Bir yıl hastanede kaldığı sürede 3 kez ameliyat geçiren Başkaya, doktorlarından izin alarak köyüne gitti. Akciğerlerindeki rahatsızlığının artması üzerine yeniden hastaneye giden Başkaya'yı muayene eden doktorlar 4'üncü kez ameliyat edileceğini iletti. Ameliyat gününe kadar hastanede olmak yerine evine dönen Başkaya, bahçede dolaşan 'Ejder' isimli atını görünce binmek istedi. Tedavi süreci boyunca ayrı kaldığı atına binen Başkaya, bir süre köy çevresinde gezdi. Bu sırada huysuzlanan at, köydeki kayalıklara doğru koşmaya başladı. Başkaya'nın dizginleyemediği at, yaklaşık 20 dakika boyunca koştu. Kayalık bölgesinde bir süre koşturan at daha sonra sakinleşince Başkaya, köydeki evine dönmeyi başardı.

Evin önünde güçlükle atından inen Başkaya, baygınlık geçirdi. Oğlunun vücuduna takılı tüpün de yerinden çıktığını gören anne Menice Başkaya sinir krizi geçirdi. Acılar içinde kıvranan Selçuk Başkaya, Selim Devlet Hastanesi'nde yapılan müdahalenin ardından Kars Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Doktorların ağrı kesici iğne yaptıkları Başkaya, köyüne dönerek at binmeye devam etti. Yaklaşık 2 ay süreyle köyünde ata binen Başkaya, ameliyat için Erzurum'daki Araştırma Hastanesi'ne gitti. Başkaya'yı muayene eden doktorlar, yapılan tetkiklerin ardından akciğerindeki iltihaplanmanın geçmesine şaşırarak, yurtdışına tedavi olmaya gidip gitmediğini sordu. Köyde başından geçenleri dinleyen doktorlar, Başkaya'nın iyileştiğini belirterek evine geri gönderdi.

HAYATINI ATINA BORÇLU EVDE AMELİYAT GÜNÜNÜ BEKLERKEN...

‘ÖYLE DE ÖLECEĞİM BÖYLE DE ÖLECEĞİM’

Yeni bir ameliyata gerek kalmadan evine dönen Başkaya, büyük sevinç yaşadı. 'Ejder' ve 'Poyraz' isimli atlarıyla vakit geçiren  Başkaya, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Hastaneye gittiğimde bana ciğerimdeki rahatsızlığı söylediler. Bir yıllık sürecin ardından geri döndüğüm evimde öleceğimi düşünürken karşımda atımı görünce duygulandım. ‘Öyle de öleceğim böyle de öleceğim’ dedim ve Ejder isimli atıma bindim. Atım çok uysaldı. Onun bazı şeyleri hissettiğine de inanıyorum. Ata biner binmez at beni alıp hızlıca kaçtı. Hiç beklenmedik bir hamle yaptı. Uzun süre beni sırtında götürdü, sonra kayalık bir alana gitti orada da beni iyice sarstı. Sonra at tekrar geri döndü ve beni evimin önüne getirdi ve tekrar uysallaştı. Attan indiğimde kan ter içinde kalmıştım. Annem halimi görünce ağlamaya başladı. Sonra baktılar ki vücudumdaki tüm iltihap akmış. Ondan sonra rahatlık hissettim ve yavaş yavaş ata binmeye devam ettim. O günden sonra hep ata bindim ve bir daha rahatsızlık geçirmedim."

Kontrol için tekrar hastaneye gittiğini ve doktorların ameliyat için tetkikleri yaptıklarında şaşırdıklarını anlatan Başkaya, "Doktorlar bana 'Sen ne yaptın yabancı bir ülkeye mi gittin tedavi için' dediler. Ben de ‘yok at bindim’ dedim. Onlar da bana ‘git ata binmeye devam et’ dediler. Ben de gelip çocukluk sevdam olan cirite başladım. O günden bu yana cirit sporu yapıyorum. Atsız yapamıyorum. Ben hayatımı ata borçluyum. Taş düşürmede, bel fıtığında benim gibi akciğer konusunda rahatsızlık çekenlere ata binmelerini tavsiye ederim. Ben çok faydasını gördüm" dedi.

HAYATINI ATINA BORÇLU EVDE AMELİYAT GÜNÜNÜ BEKLERKEN...

"At beni hayata bağladı" diyen Başkaya, "Eski günlerim aklıma geldiğinde hüzünlenip ağlıyorum. Ama iyi ki de ata binmişim. Şimdi atsız yapamıyorum. Günde 2-3 saatimi atımla geçiriyorum. At sevgisi ayrı bir aşktır. Bu anlatılmaz, tarifi olmayan bir duygu. Ata binince de huzur ve mutluluk hissediyorum. Bazen stresli olduğumda ata binip dolaşıyorum ve rahatlıyorum. O anda inanın her şeyi unutuyorum. Ciritte attan bazen düşüyorum bu bile bana keyif veriyor" diye konuştu.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) / KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK


11.11.2019 11:31:00