• ÖGEL TEPE REKLAM

100. Yılına Girerken Yeşilay’ın Tarihi Yazıldı

Atatürk ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından 100. Yılına girilirken Yeşilay’ın tarihi yazıldı.

  • 26 Kasım 2019 14:34
  • A
  • A

100. Yılına Girerken Yeşilay’ın Tarihi Yazıldı

KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK

Atatürk ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından 100. Yılına girilirken Yeşilay’ın tarihi yazıldı.

Serkan Erdal, Hasan Demirci, Pir Murat Sivri, Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Türkiye’de İçki İle Mücadele ve Hilal-i Ahdar Cemiyeti (1908-1927), Kitabevi Yayınları, İstanbul 2019.

Hilal-i Ahdar Cemiyeti, Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarında gerek işgal kuvvetlerinin gerekse Rus mültecilerin toplumumuzda yaygınlaştırdığı alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanımının engellenmesi amacıyla devrin Şeyhülislamı’ı İbrahim Haydarizade’nin himayesinde, Dr. Mazhar Osman (Uz) ve arkadaşları tarafından kurulmuştur.  5 Mart 1920’de İstanbul’da “Hilal-i Ahdar” adıyla kurulan cemiyetin ismi daha sonra “Yeşil Hilal” ve nihayetinde “Yeşilay” şeklinde değiştirilmiştir. 1934 yılında ise cemiyete, Bakanlar Kurulu kararıyla “kamuya yararlı dernek statüsü” verilmiştir. Yeşilay, bugün ülkemizde ve dünya adından sıkça söz ettiren değerli bir cemiyet olarak varlığını devam ettirmektedir. Alkol, uyuşturucu ve tütün mamullerine karşı yürüttüğü kampanyalarla bedenen ve fikren sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde büyük bir misyon yüklenmiştir.

Osmanlı Devleti’nde her ne kadar alkol kullanımının tarihi daha eskileri dayansa da II. Meşrutiyet döneminin getirdiği cemiyetleşme anlayışı doğrultusunda alkol ve uyuşturucuya karşı en etkili ve örgütlü mücadele bu dönemde verilmiştir. Nitekim bu mücadele mütareke yıllarına tesadüf eden 1920’de Hilal-i Ahdar Cemiyeti’nin kurulmasıyla yönünü bulmuştur. Fakat ne yazık ki gerek II. Meşrutiyet dönemi içki ile mücadele konusunda ve gerekse Hilal-i Ahdar Cemiyeti’nin bu konudaki mesaisi ile ilgili ciddi akademik çalışmalar yapılmamıştır. Mevcut çalışmalar ise yetersizdir. “Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Türkiye’de İçki İle Mücadele ve Hilal-i Ahdar Cemiyeti (1908-1927)” adlı çalışma bu konudaki akademik boşluğu doldurma amacıyla kaleme alınmıştır. Bu anlamda eser, dönemi tüm yönleriyle aydınlatan ilk akademik çalışma olma özelliğini taşımaktadır.

İki yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan eserde ana kaynak eksenli bir çalışma metodu izlenmiştir. Çalışmada, Başkanlık Osmanlı Arşivi,  Başkanlık Cumhuriyet Arşivi,  Milli Savunma Bakanlığı Arşivi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Arşivi ve Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Arşivi gibi önemli devlet arşivleri ile TBMM Zabıt Ceridesi, TBMM Gizli Celse Zabıtları, Düstur, Ayın Tarihi, Ceride-i Resmiye, Hadisât-ı Hukukiye gibi resmi yayınlar ana kaynakları teşkil etmektedir. Bunların dışında dönemin gazete ve mecmuaları taranarak içki ile mücadele ve Hilal-i Ahdar Cemiyeti ile ilgili yazılar titizlikle tespit edilmiştir. Zengin bir kaynakçaya sahip olan çalışmada eski harfli Türkçe eserler ile diğer telif eserler de titizlikle kullanılmıştır.

Dört bölümden meydana gelen çalışmanın birinci kısmında; Osmanlı döneminde içki kullanımı ve ticareti ile ilgili gelişmeler ve yasal düzenlemeler anlatılarak esas konuya zemin oluşturulmuştur. İkinci ve üçüncü bölümler ise çalışmanın asıl kısmını oluşturmaktadır. İkinci bölümde; II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyete değin içki ile mücadele konusu ve bu kapsamda kurulan cemiyetler incelenmiştir. Bu kapsamda Karadeniz Ereğlisi Osmanlı İçki Düşmanları Cemiyeti, Osmanlı Men-i Müskirat Cemiyeti ve İçki Düşmanları Cemiyeti gibi dönemin önde gelen içkiyle mücadele kuruluşları ve bunların faaliyetleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde; çalışmanın ana iskeletini oluşturan Hilal-i Ahdar Cemiyeti’nin kuruluşu, ilk faaliyetleri, kongreleri, yıllık faaliyetleri ve şubeleri ile cemiyetin yayın organları üzerinde değerli bilgiler verilerek günümüze kadar varlığını koruyan bu cemiyetin tarihi serüveni tüm detaylarıyla ortaya koyulmuştur. Son bölümde ise Hilal-i Ahdar Cemiyeti’nin kuruluşunda ve gelişiminde emeği olan tarihi şahsiyetlerin biyografilerinin verilmesi suretiyle okuyucunun zihnindeki muğlaklık kaldırılarak şahıs tasvirinin güçlenmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Bu kıymetli eser çok kısa bir süre önce yayınlanmasına rağmen akademik camiadaki müstesna yerini almıştır.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) / KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.